Plazma sayı 8, sayfa 41

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 41

Alternatif Gerçeklik Yaratmak sinizdir.

Dikkat edeceğiniz nokta bütün bu büyü mekanizmalarının dengelenebilir ve tanımlı bir şekilde ortaya dökülmüş olmasıdır. Karakterlerin özel güçlerinin bir sınırı olmalıdır.

Hemen bunu çok kötü bir örnekle destekleyelim. Örneğin Süpermen bana göre kabus gibi bir karakterdir. Gücünün sınırı yoktur. Bir arabayı kaldırırken de aynı derecede zorlanır, bir dağı kaldırırken de. Kısacası ne idüğü belirsiz, tanımsız ve kazma bir yazınsal örnektir. Bu tarz tanımsızlıklardan kaçının.

Büyü konusunun alternatif gerçeklikte nasıl bir tanımsal bütünlüğü olması gerektiğine dair bir de iyi örnek vereyim. Ursula K. Le Guin'in Yerdeniz serisinde büyü olayı benim çok hoşuma giden bir şekilde tanımlıdır. Yerdeniz'de var olan her varlığın, yaratılış dilinde bir adı vardır. Bu ad o varlığın ta kendisidir. Bir varlığın gerçek adıdır. Eğer bir varlığın gerçek adını bilirseniz, onun üzerinde kudretiniz olur. Onun hayatı da elinizdedir. Yerdeniz'de insanlar gerçek adlarını ergenliğe girerken bir büyücünün dilinden alırlar ve bu isim kimse tarafından bilinmez. Herkes takma ad kullanır. Ancak çok çok güvendiğiniz birisine gerçek adınızı söylersiniz.

Dolayısıyla, Yerdeniz'de büyü bilimi, bir varlığın gerçek adını anlama, öğrenme bilimidir. Büyücü karakterler bir varlıkla ilgili büyü yapabilmek için onun gerçek adını çözmeye, öğrenmeye çalışırlar.

Bu örnekte, daha baştan edebiyat severleri kalbinden vuran bir kavram var. Kelimelerin gücü. Bir nevi kalemin kılıçtan keskinliği. Ancak aynı zamanda bu yapı büyü kavramının sınırlarını ve karakterlerin yaptıkları şeylerdeki amaçları da tanımlıyor. İşte bu bir alternatif gerçeklikte benim bugüne kadar gördüğüm en çarpıcı büyü tanımıdır.

Genelde bu büyü kararını çok başlarda alacaksınız. Bu yarattığınız alternatif gerçeklikteki pek çok şeyi etkileyecek.

Eğer büyü kavramını gerçekliğin parçası yaparsanız ve olaylar bu dünyada geçiyorsa dinlerle ilgili de nasıl bir duruş alacağınızı belirlemek lazım. Yani büyü gücü dinden ve dualardan falan mı geliyor yoksa doğadaki güçlerden mi? Kimi hikayelerde büyücüler Hristiyan öğeler kullanır (ki ben buna kıl olurum). Kimilerinde ise doğadaki güçler büyünün kaynağıdır (ki bu daha pagan bir yaklaşımdır). Genelde büyünün kaynağını doğal güçlere bağlarsanız, çok farklı çeşitlerde lokasyona ve elementlere bağlı binbir türlü büyü uydurabilirsiniz. Bu yüzden genelde bu yaklaşım tercih edilir.

Genel olarak oyun dünyasına üç semavi dinden öğeler katmak kötü bir pazarlama fikridir. Nitekim din hassas bir konudur ve genel olarak oyun yapımında bulaşmamayı tavsiye ederim. Çözüm olarak dinden ya hiç bahsetmeyebilirsiniz, ya da zaman periyodu olarak yeterince geriye giderseniz üç dinin zaman aralığını atlatabilirsiniz. Zaten her üç semavi dinde de geçmişte büyünün olduğundan bahsedilir (Hz. Musa'nın firavunun büyücüleri ile yarışması vs.). Yani mesela M.Ö 2000'lerde geçen ve büyü içeren bir hikaye yapsanız, dinlerle de çelişmemiş olursunuz. Bir diğer sık kullanılan teknik de, hikayenizi son buzul çağından da geriye atmaktır (mesela Conan). Sonuç olarak temelde bu işin eğlence amaçlı olduğunu ve öyle değerlendirilmesi gerektiğini unutmayın.

Şekil 2.

Coğrafya

Coğrafya alternatif bir gerçeklikteki en önemli etkenlerden biridir. Alternatif dünyanız nasıl bir gezegen veya gezegenler coğrafyasında geçiyor? Örneğin Tolkien'in Orta Dünyası gibi tek bir kıta mı? Yoksa Yerdeniz gibi bir adalar grubu mu? Asimov'un galaktik imparatorluğu gibi milyonlarca gezegene dağılmış ama tek akıllı türün insan olduğu bir evren mi? Yoksa Star Wars'daki gibi binlerce gezegen ve binlerce farklı tür mü?

Şekil 3.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.