Plazma sayı 1, sayfa 64

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 64

Oyun yapan iki kafadarın hikayesi ise genelde çok daha hızlı gelişir ve sonlanır. Genelde yaz tatili dönüşü başlayan proje ikinci vizeler civarı tamamen durmuştur. Zaten sonraki dönem aynı dersleri almayan ekibimiz iyice az görüşmeye başlar. Tabii web sitesi daha birkaç yıl ayakta kalabilir. Daha kötüsü bu arkadaşlar daha sonra başka arkadaşlarıyla üniversite boyunca böyle 4 oyun daha yarım bırakırlar. Sonra zaten biri bankacı olur, diğeri database uygulamaları geliştiren bir şirkette SQL Query'leri yazmaya başlar.

Neden Bu iki hikayede de çok tanıdık "sonunu getirememe" örnekleri var. Başlanan bir işin sonunun gelebilmesi birkaç şeye bağlıdır. 1- İş büyüklüğünü öngörebilmek 2- Proje yapılmaktayken, işin ne kadarının bitip ne kadarının kaldığını ölçebilmek 3- Projenin sonucuna odaklı olmak. Yani "proje esnasında çıkan bir problemi çözmek için bir araç yapmaya karar verip, o aracı yaparken çıkan başka bir problemi çözmek için başka bir araştırma yapıp, o araştırma esnasında çıkan bir konuyu derinlemesine incelemeye karar vermek..." şeklinde davranmamak.

Bir projenin büyüklüğünü öngörebilmek, çok temel bir ihtiyaçken nedense bir türlü gereken önem verilmez. Bugüne kadar gördüğüm şirket ortamlarında yöneticiler hep bu soruyu sorar. "Bu işi kaç adamla ne kadar sürede yapacaksınız". Gelin görün ki ne cevabı veren bu öngörüyü doğru yapar ne de yönetici yanlış bir öngörüyü erken fark edebilecek durumdadır.

Öngörü adı üstünde bir tahmindir ve hata payı her zaman vardır. Fakat bu hatayı azaltmanın yolları da vardır. Bunlara tasarım ve planlama denir.

Bir proje ilk önce kağıt üstünde, alt işlere ve o alt işler de kendi içlerinde sürekli daha küçük parçalara bölünebilir. Bu şekilde küçük parçalar için yapılan tahminler toplandığı zaman elde edilen sonuç, projeye kocaman bir blok olarak bakılıp yapılan tahminden çok daha gerçekçi olacaktır. Bütün olay bu kadar basittir. Ama bu basit olayı çok az insan uygulamaktadır. Bir proje küçük iş parçacıkları listesi haline getirildiğinde ekip ilk defa kafasında projeyi gerçekten görür. Bundan önce ekip kafasında projenin sadece sonucunu görebilmektedir (şanslıysa). Bir projenin bittiği zamanki halini görmek başka, projenin yapım sürecini görebilmek bambaşka şeylerdir.

Aynı bölümleme sonradan proje esnasında da ölçüm amaçlı kullanılabilir. Zaman olarak tam ne kadar işiniz kaldığını ölçemeseniz bile kalan iş kalemlerini böylelikle görebilirsiniz.

Bu ölçme size proje esnasında refleks gösterme şansı tanır. Olası değişiklikler veya bir iş parçasının beklenenden uzun sürmesi halinde bunu erken fark edebilir ve önlem alabilirsiniz. Örneğin bir ekip ile çalışıyorsanız, geciken iş parçacığına daha fazla kaynak kaydırabilir veya alternatif çözümler arayabilirsiniz. Bu "yaa nasıl olsa daha 8 ayımız var" demekten daha sağlıklıdır.

Son olarak projenin sonucuna odaklı olmak, sizin sonuca doğru ilerleyen yoldan mümkün olduğunca az saparak yürümeniz demektir. Bu özellikle teknik insanlarda sık görülen bir davranış desenidir. Teknik kişiler bazen ilgilerini çeken konularda daldan dala konarak hedeflerinden uzaklaşırlar. Amaç ile aracı karıştırırlar. Bu kişisel bir disiplini gerektirir. Düzenli aralıklarla kişinin ben ne yapıyorum ve niye yapıyorum diye kendine sorması bunu çözebilir. Ayrıca yine iş parçacıkları planında gecikme veya sürekli yeni iş parçacığı eklemek durumu, bunun fark edilmesini sağlayabilir.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.