Plazma sayı 1, sayfa 65

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 65

Başlanılan işin sonunu getirebilme alışkanlığı, bu üç temel yaklaşımın benimsenmesi ile kazanılabilir. Demoscene bu alışkanlığı kazandırmakta rol oynar. Çünkü demoscene'de yapılan parti ve yarışmalar esnasında demo çıkarmak önemlidir. Bu da sabit ve esneyemez bir proje son tarihi demektir. Bu yüzden scenerlar genelde bir demoyu bir partiye yetiştirmeye çalışırken yaşadıklarından çok şey öğrenirler.

Belki de en temel öğrenilen şey şudur. Yazılım geliştirmek zor ve sürprizlere açık bir süreçtir. İster amatör ister profesyonel olarak yapılsın, en küçük yazılım projelerinde bile beklenmedik problemler her zaman çıkabilir. Scenerlar genelde bunu ilk intro çalışmaları esnasında öğrenirler. En küçük bir intro bile bir scenerın kendi yetilerini tanımasını sağlayan zorlu bir proje olacaktır.

Demolar genelde ard arda gelen efektlerden oluştuğu için, ekipler halinde çalışan scenerların, bir demodaki efektleri bölüşmesi de nispeten kolaydır. Efektlerdeki bu bağımsızlık genelde scenerlara, bir projeye daha küçük iş parçacıklarının bir bütünü olarak bakma alışkanlığını kazandırır.

Diğer bir temel nokta, scenerlar genelde yarı bitmiş bir şeyi yayınlamazlar. Bu yüzden de sonuca odaklı olmayı öğrenirler. Bir demoscene ürünü ancak yayınlandığında bitmiştir. Bir scener da ancak bitirdiği ürünler kadar vardır. Ürün bitirmeyen adamlar ne kadar yetenekli olurlarsa olsunlar, her zaman ürün bitirenlerin gerisinde kalırlar. Scene ortamının ürün bitirme konusundaki bu zorlayıcı havası scenerların genelde çok küçük yaşlardan itibaren sonuç odaklı olmasını sağlar.

Takım Çalışması Sonunu getirebilmek dışındaki temel bir özellik de takım halinde çalışabilmektir. Yine başta verdiğim şirket örneğinde en temel problemlerden biri buydu. Takım çalışması, ağızlarda sakız olmuş ve geyik motivasyon konuşmalarında sıkça değinilen bir konu olmasına karşın çok insan tarafından anlaşılmaktadır. İnsanların takım olarak çalışabilmesi birkaç kavrama bağlıdır

1- İletişim 2- Uzlaşabilme 3- Sorumluluk ile beraber inisiyatifi de paylaşabilme

Eğer bir takımdaki bireyler aynı dili konuşamıyorsa, bir kişinin söylediğinden iki kişi farklı şeyler anlıyorsa ortada takım olamaz. Bu iletişim konusu önce insanların dinleme yeteneklerine bağlıdır. Bu özelliğin nasıl kazanılacağı bu yazının konusu değil. İletişimin bağlı olduğu bir temel unsur daha vardır. Çok yönlülük.

Çok yönlü insanlar, yalnızca kendi uzmanı oldukları dalda değil, başkalarının uzman olduğu dallarda bile biraz olsun fikir sahibi olurlar. Böylelikle problemleri tartışırken ekip arkadaşlarının gözünden bakabilir ve daha iyi iletişim kurabilirler. İşte bu scene'de çok karşılaşılan bir durumdur. Pek çok scener birden fazla alanda aktiftir. Sadece bir alanda aktif olanlar bile diğer alanlarda pek çok şey öğrenmek zorundadır.

Bu şekilde iletişim kurabilen bireyler arasında uzlaşabilme şansı doğar. Bu şans bireyler uzlaşmaya meyilli olursa gerçeğe dönüşür. Scenerlar bir demo çıkmadıkça emeklerinin karşılığını alamadıkları için projelerde birbirlerine daha hoşgörülü ve uzlaşımcı olmayı ilk birkaç ürünlerinde öğrenirler. Bunu öğrenemeyen scenerlar yalnız kalır ve silinir. Scene tamamen gönüllü takımlardan oluştuğu için bir scene grubunun ayakta kalması o gruptakilerin birbirine hoşgörüsüne ve uzlaşımcı yaklaşımına bağlıdır.

İnsanların sıklıkla gözden kaçırdığı son konu da sorumluluk ve inisiyatif paylaşımıdır. Özellikle şirketlerde görevler insanlara dağıtılır ve o insanların makine gibi o görevleri yapması beklenir. O işle ilgili bazı seçim ve kararlar yöneticilerce alınır. Bu durum genelde çalışanların motivasyon kaybetmesine ve yaptığı işi sahiplenmemesine sebep olur.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.