Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 13
Demonun müziğinde de aslında benzer bir durum söz konusu. Country melodileriyle süslenmiş bilindik dımp tıs demo müziği desem bir şey ifade etmez sanırım. Galiba dinlemeniz şart.
Kafadan GeForce 6800 istediğini söyleyen Fair Play to the Queen sizde de çalışmazsa maalesef videosuyla idare edeceksiniz. Ama bence göz atmaya değer, böyle orijinal fikirlerle sık karşılaşmıyoruz.
(Not: 10)
IN.OUT.SIDE: THE SHELL - Nesnausk!
Asıl çıkışını geçen sene Syntonic Dentiforms ile yapan Litvanyalı grup Nesnausk!, bu sene bir demoparti için değil de Microsoft'un ImagineCup'ı için bir demo hazırlamayı tercih etti.
In.Out.Side: The Shell, Nesnausk!'un grafik motoru Dingus ile yapılmış teknoloji odaklı bir demo. Efekt olarak fazla sürprizleri yok ama modelleme, karakter animasyonu ve görüntü kalitesi hayli yüksek. Demoda bir elemanın (robot?) boş bir odada gözlerini açması ve etrafını anlamaya çalışmasını izliyoruz. Elemanımız odanın boş sıvasını ilginç güçleriyle yok edip, ardından çıkan bir kapıdan başka bir odaya geçiyor ve burada başka kendine benzer elemanlarla karşılaşıyor. Cube filmini izlediyseniz bu hikaye size çok tanıdık gelecektir. Demo "İçinizdeki gücü keşfedin." gibisinden gudik bir mesajla sona eriyor. Sondaki scrollda da elemanın birkaç random hareketini izliyoruz.
Evet pek sürükleyici bir hikayeye sahip değil ama benzerlerinden kolayca sıyrılan bir görüntü kalitesine sahip. Özellikle ilk izlediğimde sıvanın altından çıkan kaplamalara oha diye tepki verdiğimi hatırlıyorum. Elemanın iskelet yapısı da jelimsi güzel bir efektten oluşuyor.
Elemanı yönetebileceğiniz bir interaktif moda sahip olması ve devasa boyutu da demoyu 2005'in ilk yarısının hatırlanan demoları arasına sokmaya yardım ediyor.
(Not: 6) Anesthetic / Resident
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 12
Demo daha hemen başlarda, arkadan hoş tınıların geldiği bir modern sanat müzesinde yapılmış kamera kaydı gibi geliyor. Bunun sebebi tabii ki çok iyi kaplanmış ve oldukça gerçekçi şekilde render'lanmış soyut modeller. Özellikle dansçı modeline baktığınızda, annenizden dayak yememek için düşmeden sağlam bir yere koyma isteği doğuruyor içinizde.
Müzik hızlanmaya başladığında ise bir demonun içinde olduğunuzu anlayıp, gerçek yaşama geri dönüyorsunuz. Tabii ki bu, görüntü ve model kalitesinin düşmesi yüzünden değil, modellerin wireframe gösterilmesi gibi daha demo tarzı bölümlerin başlaması sayesinde oluyor.
Hemen ardından ise demo tarihinin en gerçekçi tüneline giriyoruz. Bu tünelde aşağı doğru yuvarlanan bir mermer parçasını takip ediyoruz. Ardından da maalesef demo sona eriyor.
Biliyorum bir on sene sonra çizgi film tadı alacağız bu görüntülerden ama bugün, gerçek zamanlı bilgisayar grafiği teknolojisinde gerçekçiliğin sınırlarında demek zorundayız. Görüntülemedeki profesyonelliği tabii ki ekran kartlarına borçluyuz. Yumuşatmalar ya da environment map'ler modellerin biblo gibi görünmesini sağlayan unsurlardan birkaçı. Bu yüzden böyle demolar hazırlamakta coder'lara fazla iş düşmediği iddia edilebilir. Çünkü demoda çok fazla tanıdık efekt yok. Efektler genel olarak demonun görünümünü belirleyen kodlar halinde. Ama yine de yeni teknolojileri herkesten önce uygulayan ve muhtemelen zamanının çoğunu shader kodu yazmakla geçiren Bonzaj'ı takdir etmek lazım.
Harika modelleri tasarlayan Witja, model ve arka plan kaplamalarını hazırlayan Xenusion ve bu güzel müziği hazırlayan Cdnalsi'yi de unutmayalım tabii.
Bu arada RGBA manyaklarının bu demoya bir 64k remake yaptığını hatırlatalım. Müzikte biraz (?) farklılık var ve birkaç part eksik ama bu haliyle de insanın aklını başından alıyor. Parti sürümünün ardından Bonzaj, RGBA için demonun datalarını açtı ve onlar da daha iyi bir final sürümü çıkardılar. O demoyu da 195/95/256 ismiyle bulabilirsiniz.
(Not: 8)
FAIR PLAY TO THE QUEEN - Candela (Birdie Birincisi)
Tüneller, bloblar, kamera yolları, senkronizasyon, iskelet animasyonu ve görüntü filtreleri vs. son 2-3 yılda çıkan hemen hemen tüm demolarda olan şeylerden. Bunların hepsini ya da çoğunu yapabiliyorsanız, hemen art arda partlar yazıp, aralara geçişler ekleyip birkaç yere de gfx eklediniz mi genelde başarılı bir demo çıkar ortaya. Ama herkesin yıllar sonra bile konuşacağı bir demo yapmak için biraz daha fazlasına ihtiyaç var. Demonuzu diğerlerinden farklı kılacak bir şeye. Yukarıda saydığım elemanların hepsi Fair Play to the Queen'de var ama işte o bahsettiğim farkla.
Demomuz bir robotla başlıyor ve bu robot koşmaya başlıyor. Evet sadece koşuyor. Ama birazdan robotu platform oyunu açısından izlemeye başlıyoruz. Robot enfes bir blob efektinin yanından geçiyor ve sonra bir tünele dalıyor. Tünelin çıkışında tekrar bir platform oyunu kahramanı gibi koşmaya başlıyor. Bu esnada arka planda greetz geçiliyor. Tam "Nerde senkronizasyon oyunları?" derken müzikle birlikte yanan küplerle karşılaşıyoruz. Küplerin sonunda yol sona eriyor ve robotumuz kendisini aşağı atıyor ve aşağı doğru eğimli farklı bir yola düşüyor. Ama o da ne? Yol yıkılmaya başladı! Robotumuz Indiana Jones edasıyla kaymaya başlıyor ve bize de bu heyecanlı saniyeleri izlemek düşüyor. Yolun sonunda da bölüm sonu kapısından geçerek sonraki bölüme ulaşıyoruz.
Evet sadece bir iki tanıdık efekt var demoda ama koşan robot tüm demonun çehresini değiştiriyor. Tetris'i tetris yapan şeyin düşen kareler olması gibi. İyi bir fikir çoğu zaman en basit fikir olabiliyor.