MegAmiga sayı 5, sayfa 18

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 18

boşluk kaplar. Dakikalarla sayılabilecek; ürkütücü, sebep-sonuç ilişkisi bilinmeyen ve yalnızlık hislerinin en güçlüsünü yansıtan bir boşluk. Hiçbir şeyle ilgilenmek ve hiç kimseyle konuşmak istemezsiniz. Hayatın anlamını arayan, hiçbir zaman cevabını bulamayan ve çelişkiler zincirinde bunalan bir insansınızdır o anda. Kendinize sonlu bir evren kurup kendi sınırlı mantığınızda çıkış yolu ararsınız. Bunun için tek soruda yoğunlaşırsınız: Neden? Kendi öz eleştirinizi yapar ve hiç düşünmediğiniz kadar çok düşünürsünüz. Bilinç altına attığınız önemli olmayan ayrıntılar birden bire çok önemli meseleler haline gelir. Kendinizle en dürüst olduğunuz, insan olarak iğrenç duygularınızın bir an için en derinlere gömüldüğü kutsal bir andır bulunduğunuz durum. Gözlerinizin içinde hiçbir zaman göremeyeceğiniz bir ışıltı, bir anlam belirir, bunu hissedersiniz. Hayatınız boyunca yaptığınız ve bundan sonra yapacağınız tüm fiiller bu ışıltı içinde yargılanır. Kendi kurduğunuz mahkemenin hem avukatı, hem jürisi, hem de sanığısınızdır artık. Kararı verecek Hakim ise yoktur. Kararı "neden?" soruları belirler. "Neden ben böyle?", "Neden hiç istemediğim halde başkalarının kalbini kırıyorum?", "Neden ben?", neden? neden? neden?..., İşte kilometrelerce uzayıp gidecek olan bu soruların cevabı, sizin hiçbir zaman göremeyeceğiniz o kutsal ışıltıda saklıdır. Onu bulup çıkarmak ise olduğundan çok ama çok daha zor olacaktır. Normal yaşantınıza döndüğünüzde ise artık yine o bildik rezil yaratık olan insansınızdır; kendini kazanan ve kaybedenlerin bulunduğu bir dünyada karnı aç bir aslan gibi hisseden, karnı tokken bile daha fazlasını arzulayan, saçma sapan "ütopya" reçeteleri bulan, kalınkafalı, uydurma bir gerçeklik peşinde kendinin ve başkalarının hayatını cehenneme çevirmek için elinden geleni yapan zavallı bir evrim hatası. Bir insandan zaten ne beklenebilir ki? Bir boşluk mu? Bir ışıltı mı? Yoksa... size de olur mu? Herkese tekrar merhaba. Yeni hastalığınız zebani zone bu ay da yine

Size de olur mu? Bir anda içinizi bir

G4 | Braveheart muhteşem bir film, hemen görün...

birbirinden ilginç olaylara ışık tutuyor. Hayat sahnesinde, oyuna beş dakika ara verip, "benim rolüm ne ki?", "bu nedir?" sorularını soranların kutsal bir yeri durumuna geliyor burası git gide. Her zaman ilginç, her zaman neşeli, yeri geldiğinde sert ama ne olursa olsun faydalı (mı?) bir "Teba" zebani zone. Ben zebani ise her zamanki gibi yine esrarengiz (ne yapalım yani), mutsuzluk içinde mutlu (nasıl oluyor bu?), biraz kızgın (ateş düştüğü yeri yakar!), iyi niyetli (aman da aman!), bazen cesur, bazen korkak (olabilir) ve ısrarlı bir keçi olarak yaşayıp gidiyorum hayatın acımasız sınırlarında. Bu sınırlar dahilinde, bir gün çakıl taşları arasında bir "inci" bulabileceğimi düşünüyorum. Düşünmeye fırsat bulursam işte yukarıdaki gibi saçmalıyorum (mu acaba?). İnsanların ne

-olursa olsun düşünmelerini istiyorum.

Olayları mantıklı bir tartıda değerlendirmelerini istiyorum. Gerçekleri istiyorum. Anlayış istiyorum. İfade istiyorum. Turbo'yu ve Omay'ı dövmek istiyorum. Amiga'ların PC'lerden ucuz olmasını istiyorum. Halkın bir Burak Kut veya Tarkan konserine gittiğinde "ulan bunlar playback yapıp bizi kandırıyorlar be. Bir daha gitmeyeceğim bu sahtekarların konserlerine" demelerini istiyorum. Kağıtlara zam gelmemesini istiyorum. Pagestream 3.1'i istiyorum. Bir matbaam olmasını istiyorum. Mektup istiyorum. Gorefest'in yeni albümünün çıkmasını istiyorum, Serena Grandi ve Eva Grimaldi'yi bir kez olsun öpmek istiyorum. İstiyorum, istiyorum, istiyorum....ve galiba git gide saçmalıyorum...Ne yani çok şey mi istiyorum? Bu ayki ilk mektup taaa Bandırma'dan geliyor huzurlarınıza. Yazarı ise MUSTAFA KAYMAKÇI. Selamlar Mustafa bey. Bandırma deyince benim aklıma ilk gelen şey hep ünlü Bandırma vapuru olur. Oturup kırk yıl düşünsem Bandırma'da MegAMIGA okunacağı aklıma gelmezdi (dağıtım şebekemizin düzensizliği yüzünden). Demek ki oralarda bile bizi destekleyenler var. Şimdi Mustafa bey, her şeyden önce dergi için sıraladığınız övgülere binlerce teşekkür ediyorum. Sanatla ilgilenen insanların Amiga'yı sevmesi gayet doğal; verdiğiniz örnekler gibi. Bu güzel aleti, ne yapmak istediğini bilenler zaten çok verimli bir şekilde kullanıyorlar. Sizin de bu makine ile ilgili bayağı bir geçmişiniz var gibi (bir sürü dergi eskitmişsiniz). Tabii bunun sonucu Amiga'yı sevmeniz kadar doğal bir şey yok. Çünkü ne için kullanacağınızı biliyorsunuz. Sizin tek sıkıntınız Bandırma'da yaşamanızdan doğan kaynak sorunu. Yani oralarda piyasa nasıl bilmiyorum ama Amiga'yla ilgili yetersiz kaynaklar sizin çok fena canınızı sıkıyor (bu kaynak sorunu aslında genel bir sorun. Başka platformlarda tartışmak gerekir). Bu durum maalesef İstanbul harici yerlerde hep böyle. Şu anda ne yapılır bilmiyorum. Tek çare beklemek. Bir gün İstanbul'a gelip dergiyle tanışmanız oldukça güzel bir durum. Yeni bir okuyucu kazanmanın mutluluğunu tadabiliriz. Tabii sırada daha birçokları var ama ah şu dağılım sorunu, o kadar bel büküyor ki anlatsam ağlarsınız. Umarım bu sorunu da en yakın zamanda çözeceğiz (umarım!). Şimdi mektupta sorduğunuz ve sorun olarak gördüğünüz şeyleri çözmeye uğraşalım: 1- A500 ve 1 MB hafıza da Imagine ile uğraşmak teorik olarak bir pire sürüsünü kuş kafesinde tutmak kadar zor bir iş. Yani sizde ya peygamber sabrı var, ya çok zor şeylerle uğraşmayı seviyorsunuz, ya da eziyet çekmek hoşunuza gidiyor. Ayrıca Imagine 2.0 ile bu işleri zor zoruna yapmanız, 3.0 veya 3.1 ile hiç ama hiç ama hiç yapamamak anlamına gelmektedir. Bu çok olumsuz tavrım için üzgünüm ama yapacak bir şey yok şu anda sizin için. Tek çare bahsettiğiniz fiyattaki A1200'ü alıp gönül rahatlığıyla çalışmak. 2- D.paint 5'i verimli kullanmak için ilk önce doğru düzgün bir Install edilmesi gerekiyor. Ancak siz disketten çalışıyorsanız işiniz iki kat daha zor. Yani buradan çıkarılacak ders: bu tür programlar için harddisk şart ve şurt!. Ama diskette dikkatli bakarsanız Floppy isimli bir file görürsünüz. Bunu kullanarak diskette çalışan sorunsuz bir DPaint elde edebilirsiniz. Yalnız programın eksik disketleri varsa denemeyin bile. 3- Eğer müzikle amatör olarak ilgileniyorsanız (ki zannediyorum öyle) piyasada çok ucuz 2-3 milyona Sound Sampler'lar var (tabii İstanbul'da var. Bandırma'da var mı? yoksa bir vapurla yollayalım). Ancak merak ettiğim şey modül toplamak için Sound Sampler'ı ne yapacağınız. Yani herhangi bir kaynaktan ses alıp modül yapacaksanız tamam; ama sadece aldığınız sesleri AudioMaster'da dinleyecekseniz şu anda işgüzarlık boyutlarını fazlasıyla zorlamış bulunuyorsunuz. Kırmızı alarm dikkat. 4- Mini Office ve türevlerini şimdilik açıklamayı düşünmüyoruz. Ama hiçbir zaman açıklamayacağız anlamına da gelmiyor bu. Dolayısıyla arz-talep kanunu işler gibi gözüküyor şu anda. Aynı sorun Deluxe Music 2.0 için de geçerli, teşekkür ederim!. 5- Valla bu soru için en yanlış adamı seçmiş bulunuyorsun. Hayatında Midi'yle ilgilenmemiş biri olarak bu soruya cevap vermem imkansız hatta ondan da öte bir şey (bu kadar da imkansız olamaz, ama öyle!). Bu durumda bizim müzikçilerin sana yardımcı olacağını umuyorum (ben sadece çok iyi müzik dinler, eleştirir ve biraz da modül yaparım. Canawar gibi bestelerim vardır ha). 8- Street Fighter'ın son versiyonu A500/A500+ ve A600'ler için çıktı (tabii İstanbul'da). Bunu temin ederseniz oğlunuz sizi çok sevecektir sanırım (oynadıktan sonra saldırma olasılığı da var). 9- İstediğiniz şeyler adresinize postalandı. Yakında elinizde olur. Ama tekrarlıyorum, Imagine 3.0 veya 3.1'i, 1MB hafıza da çalıştırmayı, hatta o disketleri drive'a yaklaştırmayı dahi düşünmeyin; hayal kırıklığına uğramayı istemiyorsanız. 10- İstanbul'a gelip bizimle görüşmeniz oldukça zor çünkü toplu olarak yaşamıyoruz biz. Genelde sürüler halinde veya tek tek dolaşıyoruz. Sanırım anladınız. Henüz 'yerleşik dergi yaratma' sistemine geçemedik. Sistem Operatörü(!) ALİ ÇALIK denen iblis bu sorun için şu anda incelemede. Bakalım ne yapacak hıyarto. Bunun için bizi görmeniz oldukça zor, üzgünüz...evet sanıyorum epey muhabbet ettik. Ben sizi şimdilik uğurluyorum ve bol bol mektup yazmanızı diliyorum. Bir gün Bandırma'da görüşmek üzere hoşça kalın.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.