ZEBANİ ZONE

Yine — karşınızda sevinç duygularım sinir — hücrelerine

Herkese — merhaba. olmaktan doğan beynimdeki egemen olarak mutlu olmamı sağlarken,

Bu yazıyı okumaya katlanırken oluşan olumsuz!

duyguların sizlerde nasıl bir ifade yaratacağını da merak ediyorum. Yani konuyu açmak “gerekirse bu ayki kanserli muhabbetimize kaldığımız yerden ve utanmadan ediyoruz. Geçen ay gelen bir dolu mektupdan anladığım kadarıyla 'Pis-Lanet editör bozuntusu bayağı milletin merak kaynağı olmuş. Şahsen zat'ıma yazılan bu mektuplar neler neler içeriyor bir bilseniz: "Kimsin ya sen?", "Vay | metal müzik dinliyorsun ha?", "Resimdeki kadar çirkinmisin?", "Lanet insanları severim,

Lanet kal!", "Ben de bir kodummu fena oturturum!", "Gerçek ismin ne?" falan filan... Ya abi niye böyle yapıyorsunuz; ben de insanım, “benimde bir kuğu kadar zarif ve ince duygularım var. Bakmayın siz benim Napalm Death!!! dinlediğime, dokunsanız ağlarım. Aslında merak etmeniz gayet doğal, sonuçta etrafa kin kusan, normal insanlar gibi yaşamasını beceremeyen, her boka bir sebep bulan, oldukca geveze, Death-Trash dinleyen, apolitik ve muhalefet lanet bir tip olan söz konusu şahıs, bir gün bir dergi çıkartıp saçma sapan yazılar yazarak milletin kafasını karıştırsa ben de "bu nasıl bir yaratık" diye merak “ederdim! Ama merak etmeyin belki de birgün üzerine konmuş kara sineklerden oluşan t Hz. medyanın evrim geçirmemiş paparazzi denilen eşşek derili piçleri” beni de bir güzel rezil eder ve o zaman 'Pis editör Zebani' üzerindeki mistik merakınız da son bulur (işte yine öfke kustum). Pekala bu kadar yeter, biz gelelim asıl meseleye: Geçen ay okuduğunuz gibi bu köşede her türlü muhabbetin yapılacağı gibi ucuz ve görece bir açıklama yapmıştım. İşte o ucuz ve görece açıklama bu ay da son hızıyla devam ediyor. Yine birbirinden ilginç mektuplar 35 mm'lik bir film şeridindeki kareler gibi birbirini ahenkle izlerken, siz de bu mektupların içeriklerini ve entrikalarını Dallas dizisini izler gibi nefesinizi tutarak izleyeceksiniz (aslında okuyacaksınız! tabii ki, ben yine edebiyatsal(!) # bir şekilde saçmaladım). Bu arada mektup “© gönderipte burada yayınlanmayan arkadaşlar da “sakın yanlış anlamasınlar. "Sayın okuyucular, “tam biz baskıya girerken mektuplar birikmiş oluyor. ve biz de o mektupları o aya yetiştiremiyoruz" gibi bir savunma yapsam heralde beni affedersiniz değil mi?. Tabii burada "Türkiye'de Postane işletmeciliğinin — 1350 temel sorunu ve Postacıların kapıyı 2 den fazla devam | bırakmayın © tahminlerin vuku bulmuştur. |. olacağını tahmin etmiyordum yine de ama senin sayende yanıldığımı anladım. Mektubunda 2 vuramamasından doğan etik ve ironik sebepler zinciri" isimli kitabımı okursanız 0 zaman sorunu daha iyi anlarsınız zannediyorum kanaatindeyim (ne diyom ben yaa!!). Neyse, şimdi mektup yoluyla transa geçip cevap yollama seanslarına başlayalım: Bu ayki ilk mektubu Bakırköy'de ikamet eden, soyadı özürlü OKTAY isimli bir şahıs göndermiş. Oktay beni duyuyormusun canım? ilk olarak dergiye 'makinalı bir tüfekten boşalan kurşunlar” gibi yağdırdığın övgüler nedeniyle teşekkür ediyorum; amaaaaaaaaaaa bir konuda beni dehşete düşüren öldürücü bir hata yapmışın ki, o hata sana karşı oluşan artistik ve ülke puanlarımı bir anda sıfıra indirdi. "Oktay, bu boktan mesele yüzünden belki yanlış yapmıştır" diye düşünürken, mektubu iyice inceleyip 4,5'dan 5 vermeye çalıştım ama sen diyeceksin ki "ne yaptım hocam?". Aslında senin yaptığın birşey yok ama bu dergiyi Disket olarak çıkan ile karıştırmışsın. İşte en baştan beri tırstığım olay da senin sayende başıma geldi. Şimdi bir uyarı yapıyorum: BU DERGİ DİSKET DERGİ DEĞİLDİR VE HİÇBİR ZAMAN DA OLMAMIŞTIR. AMIGAMAĞ İLE MEGAMIGA AYNI DERGİ DEĞİLDİR LÜTFEN KARIŞTIRMAYINIZ. Amigamag adlı diskette çıkan dergi, 7 aydan beri yayın

| hayatına devam etmektedir. Biz ise topu topu 4 aydır çıkıyoruz. Garip bir isim benzerliği ve f Amiga piyasasını canlandırmak dışında ortak bir yanı olmayan bu iki dergiyi karıştırmamaya dikkat ediniz. Bu arada o dergiyi de desteksiz sakın. Gördüğün gibi Oktay, tamamen — yanlış istikamette seyretmiş bunca aydır. Neyse, bu tür raslantılar, talihsizlikler, yanılmalar tarihin her döneminde Ben böyle bir karıştırma tane soru sormuşsun ama bir soru içinde seri olarak 7-8 tane soru olduğundan biraz sonra okuyacağın — cevaplarda — bazılarını atlamış olabilirim. Aslında çoğunluğu teknik şeylerden oluşan bu tür soruları Dr. Chip daha iyi açıklar zannediyorum. Yani bu tür teknik soruları onun adına yollarsanız onu da beni de sevindirik etmiş olursunuz. Neyse ben şimdi sana bir kıyak yapıyorum ve yarım yamalak bilgilerimle sorularını kısaca cevaplıyorum: /- Şimdi disket değiştirmekten bıktıysan hemen bir A1200 £ alıyorsun ve. içine harddisk taktırıyorsun. Böylece eski sorunların kalmıyor ama daha yeni geçici sorunlara bulaşıyorsun. Bu sorunların çözümü içinde Dr. Chip'den reçete alıyorsun |

(çok teorik bir cevap oldu bu). 2- PC almak

* Doom Metal ve tecrübe isteyip de dezavantajlarını gördüysen, senin az da olsa 'geleceği kestirme ve belirsizliği azaltma'

yolunda ufak çaplı yeteneklerin var demektir, yani anlatabildim mi?. 3- A1200 alırsan istediğin her türlü Hardware'i taktırabilirsin desem çok feci saçmalamış olurum. Sonuçta tabii ki CD taktırabilirsin ama o CD ile ne yapmak istediğin hakkında bir takım şüpheler içimde. Yani oyun oynanak için CD | alacaksan bir şekilde ya CD32 al yada © dezavantajlarını gördüğün bir PC al. Ama Program, müzik, utility gibi şeyler için CD alacaksan piyasada çok ucuz 2 hızlı IDE CD-ROM'lar mevcut. Bunlar işini görebilir. 4- CD'lerin fiyatları bulunduğun yerle doğru orantılıdır. Mesela 26-45 doğu meridyenleri ile 36-42 kuzey paralelleri(!) arasında yaşıyorsan CD'lerin fiyatları kesinlikle pahalıdır. Yani almadan önce ya 2 kere düşüneceksin ya da bu diyardan gideceksin(!). 5- CD32, batan Commodore'un Sega ve Nintendoya rakip olarak çıkardığı bir oyun makinasıdır. Özellikleri bir A1200 ile benzer özellikler göstermektedir. ve gavur diyarlarında peynir ekmek gibi satılan bu aleti, Türkiye de fiilen hiçbir yer satmamaktadır. Sanıyorum seni bir parça aydınlatmışımdır. Evet Oktay, şimdi sana hoşcakal diyorum ve bir daha ki sefere soyadı olan bir mektup bekliyorum. Yoksa kodummu oturturum (bak gene kafiye!!!)...

Şimdiki — mektubumuz — bayırlarından kopup : gelmiş coolman lakaplı yağız delikanlı TOLGA DEMİRTOLA”ya ait, Tolga, koçum, bu mektubun ilk satırlarını okurken bir anda "ulan şu herif şimdi karşımda olsada 5 dakika sağlı-sollu tokatlasam" diye düşündüğümü biliyormusun? Yaa bakma öyle şaşkın tavuklar gibi. "Bunu hakedecek ne yaptım?" diyorsan hemen mektubunun ikinci paragrafındaki cümleyi aynen buraya da yazıyorum: "Bu arada £ arkadaşım Kuter'in ve benim (tolga-coolman) ortak fikrimiz Zebani'nin eski 64'lerdeki Mac olduğu. Doğru mu bu?"...Şimdi Tolga, eğer okuduklarını hafızanın belli bir kısmına alıp, orada da analiz etmesini biliyorsan benim mac olmadığımı — 'üslup — anlamışsın demektir. Ama bu şüphe içinde boğulan beynin o ufak mekanik hareketi gerçekleştirememiş olsa gerek bana utanmadan bu cümleyi yazıp yollamışsın. Madem mac okudun/okuyorsun, o Şi zaman onun üslubunun benimki ile farklı olduğunu da bir çırpıda anlaman gerekiyordu. Böyle bir fikir nereden geldi aklınıza bilmiyorum ama düşünülmesi en kolay, en ucuz ve en kalitesiz mantıkların kurulduğu cennet vatanımızda sizde böylesine ucuz bir mantığa kurban gitmişsiniz. Benim anladığım kadarıyla bağlantıyı Metal müzikten yaptınız ama bu ülkede yazı yazıp metal müzik dinleyen başka insanlar da olduğunu unutmayın. Neyse, umarım kalbinizi kırmamışımdır. — Şimdi, dergiyi beğendiğiniz için size Teşekkür ediyorum. Bu dergiyi ZİNE olarak algılaman senin çıkartmaya çalıştığın — derginin — de siyah-beyaz olmasıyla doğru orantılı. Sonuçta *

9 ben bu dergiyi çıkartırken Underground bir kimlikte çıkarttım. Tabii ilk sayı elinde varsa P; bunu açık seçik!! görebilirsin. Bana göre oldukca seksi bir havası olan o sayı şimdikilere göre daha bir ZINE havası taşıyor. Bu yüzden o sayı benim en sevdiğim sayı olarak kalacak. Senin çıkarttığın CYBERPUNK ZINE adlı « dergiyi de mutlaka görmek istiyorum. Tabii burada bahsettiğin Cyberpunk benim tahmin ettiğim Cyberpunk ile aynımı bilmiyorum ama ne olursa olsun mutlaka istiyorum. İstersen sen

4 onu yolla ben de sana bu derginin ilk sayısından yollayayım ne dersin?...Bu arada derginin belini doğrultamadıysan bu konuda sana bizim derginin editör köşelerini okumanı tavsiye ederim. Orada daha önce düşünemediğin veya atladığın sebeplerin bilimsel olarak kanıtlanmış edilmiş gerçek hikayelerini bulabilirsin. FRP manyağı olmanız iyi bir şey |

| mi bilmiyorum ama bu işten gerçekten zevk | alıyorsanız sizi eski 64'lerdeki Şahin Derya ile tanıştırabilim. Bu konudaki tüm bilgileri ondan © öğrenebilirsiniz; fakat dikkatli olmalısınız çünkü arkadaş Dungeon Master olduğundan beri gelene gidene büyü fırlatıp kendisini kızdıranları kurbağa, ördek, elf gibi yaratık haline dönüştürüyor. Yani tehlikeli adamdır, dikkat. Şimdi gelelim sizin şu Voice Of İllegal adlı. underground HC/PUNK grubunuza. Anladığım kadarıyla sizin Ungerground bir dünyada yapmadığınız halt yok gibi. Bu benim

“gibi salakça bir fikre kapıldıkları için artık açımdan düşünülecek olunursa oldukça bir durum. Size bu konularda -bilgi bazında- elimden gelen yardımı yaparım. Ama bu underground dünyada parasal sorunlarınızı dert etmemeyi öğrenmiş olmanız gerekiyor. Yani çok basit düşünecek olursak kurduğunuz grubun bir yerlere gelmesi için paranın olduğunu, parayı kazanmak için insanlara bir şekilde kendinizi duyurmak olduğunu, Türkiye'de bu tür müziğe karşı oluşan antijenli bilgi geçirmeyen beyinleri iyi huylu hale getirmenin gerekli olduğunu ve kısaca herkesi besleyecek bir piyasanın oluşması gerektiğini anlamak lazım. Underground ruh bir yerde dışarı çıkmak gerekli

A500/600/1200 için gelen bir sürü oyun, program ve utility'den anlayabilirsin. Ayrıca üretimin tekrar başladığını ve çok yakın bir zamanda Amiga'ların Türkiye'de de yeniden satılacağını unutma (belki şu anda başlamıştır bile). Kısacası umutsuzluğa ve karamsarlığa yer yok, taa ki bu makina piyasadan tamamen silinene kadar. Şimdi; oyun, utility, program vs. bulamıyorsan bu senin sadece belli bir firmaya gitmene ve o Amiga ile hemen hemen alakasını gösteriyor. Böyle birçok firma Amiga'nın bittiği

Amiga'yla pek fazla ilgilenmek istemiyorlar. Senin gittiğin yer/yerler bu tip bir abukluğa düşmüş yerler olabilir. Bu yüzden gittiğin yerlerdeki durumu, oradaki Amiga'ya olan yaklaşımı da göz önüne alarak gözlemlemeni tavsiye ederim. Bu arada

Teleteknik'te başına gelenler her Amigacı Türk gencinin başına gelen talihsiz olaylar silsilesinin bir uzantısı olduğundan, bir dahaki sefere aynı yere uğramaman senin ve Amiga'nın muhtemel sağlığı açısından çok çok önemli ve akıllı bir davranış olacaktır. Umarım beyninin etrafında üşüşen kararsızlık rüzgarını bir parça dağıtmıştır gibi cesaret isteyen bir işe kalkıştığı zaman kimliğini ve kişiliğini ufak/orta/büyük çaplı tavizler verecek kadar kaybetmek zorundadır.

sormuşsun yukarıda yazdıklarım. Yani kararsızlığı bırak ve makinenin değerini bil. Şimdi bir iki ufak soru onları cevaplayayım — bari: — /-

CD-ROM'lar: iyi bir konfigürasyonu olan her

Yani Long live Underground diyorsan bu işi hiçbir karşılık beklemeden — zevk yapmalısın. Ama "para abi, para lazım" diyorsan ve iyi müzik yapma kapasiten de varsa Metallica'nın izlediği yolu izleyebilirsin. Bu arada Metafizikle fazla içli dışlı olmayın yoksa bu garip toplum tarafından dışlanırsınız. Zaten

'kategorize etme' seviyesi oldukça yüksek olan Türk toplumu şimdi bile bu hareketlerinizi yeraltından çıkartmayıp 'yılanın başı küçükken ezilir” felsefesini güttüğünden, her yerde garip ve ırkçı yaklaşımlara maruz kalabilirsiniz. Bu, en yakınınızda duran kişiler için bile geçerlidir. Bu insanlarla (toplum) başa çıkabilmeniz için Gnome'lar ve Dwarf'lar gibi fantastik düşünce yerine onların anlayacağı dilden düşünmenizi öneririm. Nedir bu dil diyorsanız o da burada hiçbir zaman anlatmayacağım başka bir hikayedir... Evet sizinle epey bi muhabbet yaptık sanırım. Son olarak size gittiğiniz yolda başarılar diliyorum. Doğru bildiğiniz şeyleri yapmaktan çekinmeyin. Doğruları ve yanlışları limitleri zorlamadan yaşayarak öğrenin (Riske girme kapasitenizi ölçün). Tavsiye edin, Tavsiye alın ve şunu unutmayın: İt ürür kervan yürür...(Demo kayıtlarınızdan istiyorum Ayrıca gönderdiğiniz grup info'ları için teşekkür ediyorum. Grubunuzu dinleyip destek verebilmem için önce müziğinizi dinlemeliyim değil mi? o halde hemen demo kaydınızı yollayın bana. Parası neyse veririm. ; Benim oraya kaset gönderip geri alma olasılığım, kuzuları kurda teslim edip geri alma olasılığıyla aynı olduğundan, siz bana ödemeli olarak kasetiyle birlikte Unutmadan, en kısa zaman da bir A1200 almayı da ihmal etmeyin).

Evet, şimdiki — mektubumuz Bakırköy'den Efe TOPÇUOĞLU'na ait. Şimdi Efe, — mektubundan — anladığım kadarıyla Amiga'nın 2 seneye yakın bir süredir kaybetmiş olduğu kan sende (ve tabii bir çok kişide) pembe dizilerdeki duygusallığa ve önü alınmaz bir karamsarlığa dönüşmüş (aynı zamanda psikolog olduğumu unutmayın). Yani birgün, "lanet olsun" deyip makinanı satmaya karar verirken, — ertesi gün — -Amiga'ya — olan bağlılığından — olsa gerek- bu fikrinden vazgeçiyorsun. Benim sana tavsiyem, bu tip “fikirleri kafandan tamamen silmen; çünkü yeni firma Escom durumu düzeltmek için harıl harıl köpekler gibi(!) çalışıyor. Ayrıca bu mektubu yazdığın zaman ile şimdi cevabını okuduğun zaman arasında — bir — fark olduğunu için

Amiga'ya bağlanabilir. Fiyatlar ise yukarda Oktay isimli şahısa verdiğim cevapla aynı. 2-

Amiga için en yüksek kapasiteli Harddisk kaç

© makinanın

MB'dır ve fiyatı ne kadardır? gibi bir soru sormuşsun. Şimdi bu soruyu kesin bir şekilde çok popüler bir duruma geldiler. Escom'la ilgili cevaplamak Alman fizikçi Heisenberg'in bütün çalışmalarına ve ruhuna yapılan bir terbiyesizlik olacağından kesin bir şey söyleyemiyorum. Yani hergün yeni bir Harddisk — teknolojisi — üretilen — günümüz dünyasında ben ne desem boş ve anlamsız. Fakat Harddisklerin kapasitesi ve hızı arttıkça fiyatlarının da arttığını bilmen yeterli olacaktır. 3- Harddisklerin çalışma prensibi — öyle bildiğimiz basit bir okuma/yazma olayından ibaret değildir. Bu durumda "PC'deki kadar hızlı mı?" sorusu gayet saçma bir soru olmaktadır. Harddiskler milisaniye denilen bir hız ile ölçülür. Ayrıca makinanın konfigürasyonu ve içindeki Ram'lerin de katılımıyla Harddisk daha da hızlanabilir. Yani 15 milisaniyelik bir harddisk PC'de de Amiga'da da aynıdır. Onun hızını ve performansını artıran etken ise konfigürasyonudur — ve

4- Zebani'nin kim ve ne olduğu yukardaki giriş yazısında teorik olarak incelendi. Şimdilik onlarla yetinmeye çalış, belki ilerde daha iyi tanıtabilirim kendimi. 5-

“Amiga 500'ünü 1200'le değiştirmen oldukça bir hareket olacaktır. Çünkü son çıkan oyunların, programların çalışıyor. Ayrıca makinanın mimarisi eski bazı yollayabilirsiniz.

“lahit yazılarının çözülmesine yarayacaktır. Hem | hepsi A1200'de de oyunları da çalıştırmaya müsait. Yani canavar gibi makina işte kesin al. Bu arada mektubundaki yazının bu kadar kötü olmasını ya doktor olarak ya da arkeolog olarak değerlendirmen, büyük bir ihtimalle hastalara, eczacılara ve eski medeniyetlere ait duvar veya belki bol para bile kazanabilirsin. Evet, şimdilik

SURKÇ olarak bekliyorum öyle kinli

TÜRKÇE olarak bekliyorum. Böyle alfabesinde yazmaya devam edersen optik ve psikolojik bazı olumsuz durumlara maruz

kalabiliriz, bize acı...

Şimdi Bursa'dan BURAK YAŞAR AHISHALI isimli bir arkadaş'ın mektubuna geçiyoruz. Sevgili Burak, bu derginin gerçek FP değerini ancak böyle Laneth tayfasından gelen birisi anlayabilirdi. Bu yüzden sıraladığın övgülerin içtenliği karşısında gözlerimden kovalarca(!) yaş boşaldı. Sen ve senin gibilerin bu dergiyi her zaman, her şart altında destekleyeceğini bilmek, yaptığım işten daha kesmeye başlamış olduğu iyice sanırım

zam yapmaktan fazla zevk almamı sağlayacaktır. "Editörün yazısı” için yazdığın şeyleri okudukça haklı olduğumu şimdi daha fazla anlıyorum. Siyah beyaz bir derginin sana daha yakın gelmesinin sebebi ise yukarıda da söylediğim gibi Laneth okuyucusu olmandan ileri geliyor (baba bir dergiydi ama battı). Bu işi hizmet amacı ile yaptığımız sürece sen her zaman mutlu olmaya —mahkumsun burakcığım (bu ne samimiyet lan!).

Evet istersen sorularına gelelim: /- A1200 konusunda yazdıklarım, benim tamamen şahsi fikirlerim olup: bu makinayı sevmemin ve başkalarına da tavsiye etmemin yegane sebebini yine A1200 oluşturmaktadır. Bu durumda yeni ve güzel bir makinaya sahip olmak istiyorsan hemen bir tane A1200 al. Bu dergide fiyat gereksiz. bir hareket olacaktır. Onu bizim yapmamız yerine firmalar yapsa, yani uzun lafın kısası muhtemel verecekleri reklamlarda bu işi yapsalar, hem size, hem bize, hemde onların işine gelecektir ama ama ama? 2- bazı eski oyunları A1200'de çalıştırabilirsin. Ayrıca çoğu da çalışıyor merak etme 3- A1200, 68020 motorola çipi olan, AGA (Advanced graphics Artitecture) çipsetli, aynı anda 16.000.000 renk paletinden 256.000 renk gösterebilen, Surface mount teknolojisiyle donatılmış, ve bazı çipleri revizyondan geçirilmiş en yeni ve A4000'le beraber en güzel Amiga modellerinden biridir (aslında daha çok şey var ama şimdi aklıma

“| gelmiyor). 4- Şu anda en son çıkan Virüs killer

'Siegfried Antivirüs' isimli bir hemen al. Onu bulamassan 'Z de işine yarar. 5- Escom'un Amigayı yeniden üretmesiyle birlikte A1200 ve A4000 yazıda da okuyacağınız gibi şimdiden 20.000 tane A4000 siparişi verilmiş Escom'a. Yani Avrupa'da herşey iyiye gidiyor. Özellikle oyun açısından A1200'e korkunç bir destek var. hala almayı düşünmüyormusun? — 6- Yazarların gerçek isimlerini şu anda teknik, taktik, ekonomik, stratejik ve bazı polemiklerimiz olduğundan veremiyoruz. Zebani ise ne yapacak bilinmiyor, bekleyiniz azcık...Evet Burak ben şimdi sana hoşcakal diyorum ve övgü dolu | mektuplarını her zaman bekliyorum. Yazmassan 2 kanlı elim yakanda olur ona göre (derginin ilk sayısından istiyorsan bir mektubun içine 60.000 TL koy ve gerisine — karışma. — Bana güvenebilirsin). Şimdi yine Bakırköy'den bir başka okuyucumuz olan ALP ŞEBER'e geldi sıra. Sayın Alp bana sadece Zebani demen yeterli olacaktır. 'Sayın” kelimesi saygınlık ifade eden bir kelime olduğundan senin saygılı bir kişi olduğunu tahmin ediyorum. Şimdi Amos ile olan sorunlarını bana sorman oldukca ilginç bir durum. Omay'ın mektup cevaplayamama sorunu bir yerde benim yüzümden çünkü sayfa sayısının artmasını istediği halde ben “çekil karşımdan şimdi bir korum geberir gidersin, onca şey var onları nasıl sığdıracağım iblis hıyar, çekil çekil artık huzurumdan çık hayatımdan" diyerek başımdan sağdım. Sonuçta böyle olacağı belliydi. Şimdi merak etmeyin Omay için 2 sayfa ayırmayı düşünüyorum (hatta

2 sayfa artık). Böylece sorunlarınızı daha çabuk listeleri veya yan ürün listeleri yapmamız çok çözeceğinizi zannediyorum. Bu arada sorduğun soruyu Omay'a ilettim, umarım açıklar çünkü bu soruyu benim bilip cevaplamam önümüzdeki 50 yıl içinde mümkün değil; yani Amos'a bulaşmayı hiç ama hiç düşünmüyorum. Dergimiz için sıraladığın övgülere çok teşekkür ediyorum. İşte sizin gibi duyarlı ve ne yaptığını bilen insanlara ihtiyacımız var. Fakat, "ayrıca sakın çekinmeyin. Bence Amigacılar her miktarı düşünmeden öderler" gibi bir cümle senin gerçekten iyi niyetli olduğunu ama bu düşünce biçimini çoğu Amiga

“sahiplerinin iplemediğini şu andaki derginin durumuna bakarak anlayabilirsin. — Ayrıca konusundaki gerçek düşüncelerimi 2. sayının Editör köşesinde açıkladım. Daha fazla bilgisayar belirttiğin birşeyler söylemeye gerek yok. Gelelim senin “Hafıza” durumuna: Amiganı elbette 2-3 MB'a | çıkarmanda bir sorun olmaz, olamaz ama bir dolu para vererek bunu yapacağına bir tane A1200 alsan senin için daha iyi olur kanaatindeyim. Hem hazır 2 MB üzerinde ve yeni bir makina. A500'ler için bu kadar harcama yapman ileride pişman olmana sebep olabilir. Ayrıca A500'de böyle şeyler oldukca sorunlu ve zahmetli. Tabii son karar yine senin ama daha iyi seçenekleri de değerlendirmen ileride üzülmemen açısından önemlidir. Ben yine de derim ki bir A1200 al...Evet Alp sana iyi günler dilemeden önce yazarlık konusunda

4 dilediğin gibi davranabilirsin ama artık yazar | kadromuz oluştuğundan şimdilik ihtiyacımız yok gibi. Hani sonra açıklama gönderirsin ve bizde — yayınlayamassak sana ayıp olur düşüncesindeyim. Yine de Teşekkür ediyorum ve senden mektuplarının devamını ©. bekliyorum... |

Sırada kısa ve öz konuşmasını seven ve nereden gelip nerede yaşadığı belli olmayan |

LEVENT TAŞDEMİR var. Sevgili levent, mektubundan — anladığım — kadarıyla — senin muhabettine — doyum — olmuyordur. 'Kısa

Kesmek'ten hoşlanan bir tipsen bende kısa kesiyorum. Al sana Cevaplar: /- Eğer ekranın | yeşilse o sırada Televizyonda ' Vadim o kadar ki” isimli film oynayabilir (kötü espri olduğunu düşünenlerin kemikleri kırılır, ellerine verilir). Şaka bir yana senin A500'de bulunan 'Denise' çipinde veya monitöründe (veya Televizyonunda) bir sorun olabilir. Tavsiyem Mr. No'nun uçağına yaptığı sevimli karate hareketlerini sende A500'üne yapabilir veya bir tamircisine — danışabilirsin (veya doktor. Chip'e). Hastalık çok ilginç ve ilerlemeden durdurman gerek!... 2- Gördüğün gibi renk konusu bir haber değil artık bir gerçek. 3- Gerçek ismimi söyleyebilmem, (| yaşadığım ülkenin bazı şartlarının düzelmesine ve ondan sonra da benim şartlarımın düzeltilip adam gibi sistematik bir çerçevede seyretmesine bağlı. Olayı global perspektiften bir analiz olursak, ekstrem kaygılardan oluşan psikosomatik — devinimler negatif — transfer “sürecine girecek ve ileri proleter düzeye ulşıncaya kadar.......... 4- Senin bu sorduğun sorunun Psikloljideki ismi — Hipokondria (hastalık hastalığı). Yavrucum, eğer drive'nın üzerine güç denemesi yapmıyorsan, kola veya | şarap gibi yararlı sıvılar dökmüyorsan, yediğin (İL yemeği drive'ın da yemek zorunda kalmıyorsa, "dur bakiyim ne olacak?" deyip makina açıkken takıp çıkarmıyorsan kısaca drive'ın — başına herhangi bir doğal ve doğal olmayan bir afet gelmiyorsa, drive'ın çalışmaması gibi bir durum olamaz. Ama çok korkuyorsan bir test — yap (nasıl yaparım diye sorma). Evet levent gördüğün gibi her ne kadar çenem düşük olsa da bende yeri gelince kısa kesmesini bilirim (yalana bak be!). Onun için şimdilik eyvallah diyorum ve mektup yazacağından da en ufak bir şüphem yok (bu cevaplardan sonra ne olur ©

“Rİ bilemem ama)... Evet şimdiki —mektubumuz Bakırköy'den GENÇ diye birine ait. Sevgili genç, dergi için sıraladığın ve çok içten olduğunu tahmin ettiğim övgülerin sebebiyle koca bir teşekkürü hakettin. Sağol varol. Küfür konusunda söylediklerinde bir nebze haklısın. Bu konuda ben zaten söyleyeceğimi söyledim. Artık kimseye bir şekilde taviz vermek istemiyorum. Birilerine yaranacağım diye soytarı elbiselerini giyemem. Ben buyum, ben böyleyim; Beni seven böyle sevsin, okuyan böyle okusun. Kimse de bana terbiye “konusunda ders vermeye kalkışmasın. Ben de bilirim sahte 'terbiye' gösterisi yapmayı. Herkes kendini bilsin... Neyse canım bu laflarım sana değil genç, sakın yanlış anlama. İşte böyle — konularda laf açılınca delleniyorum birden. Evet gibi artık ülkemize de eskiden olduğu gibi oyunlar kısa bir sürede yine

“bir FRP

(çok kısa cevaplayacağım):

g bilemem ona göre...

ulaşıyor. Bu duruma sizler gibi seviniyoruz. Anladığım kadarıyla sende bir FRP manyağısın ve bu gidişle siz manyaklar(!) için sayfası yapacağız. Tek sorun istediğimiz bir Dungeon Master'ı henüz bulamamamız. Bizim köle yazarların bulunduğu zindandan Dungeon Masterimsi bir yaratık çıkarsa acil olarak yazı dizisine başlayacağız. Siz acele etmeyin ve birazcık daha bekleyin. Herkesin görmek istediği bir dergi yaratmak için çalışıp duruyoruz (yalana bak!). Bu konuda hiç şüpheniz olmasın. Şimdi gelelim sorularına bütün oyunlar Türkiye hariç tüm dünyada bulunuyor desem zaten inanmayacaksın; bu yüzden Türkiyeye de eninde sonunda geliyor, yani bulunur... 2- FRP'ye başlaman için Dungeon Master, Eye of the Beholder, Black Crypt ve kolay olan birkaç SSI FRP'lerini önerebilirim, ama karşına ne çıkacağını 3- İstanbul efsanelerinden sonra ufukta başka oyun yok gibi gözüküyor kristal küreme — göre. Türk — oyunlarını desteklemen iyi bir davranış; bu yüzden seni Amiga dünyası adına 'Onur kolu' seçiyorum, aferim... 4- Civilization adlı oyun için verdiğimiz tüyo sende çalışmıyorsa bil bakalım neden?... 5- A500'e CD-ROM taktırmak çok paraya patlayabilir çünkü o CD-ROM'u takmak içinde başka alet-edavat takman icab edebilir. Sonuçta A500'e CD-ROM taktırmayı unutmaya başlasanız iyi olur... 6- UFO'nun açıklamasını yazan yazar grubu UFO'lar tarafından kaçırıldığı için şimdilik yazısını yayınlayamıyoruz. Diğer yazarlar da korktukları için bu oyunu yazmak istemiyorlar. Sonuçta iş bana düşüyor; ne zaman bu dünyadan canım sıkılır, oturur o zaman UFO'yu açıklarım ama şimdi...yok yok dünya çok boktan bir yer de olsa yine de yaşanacak bir kaç sebep içeriyor; yani senin anlayacağın UFO yazısı için şimdilik ümit yok (belki köle yazarlar imana gelirse şu anda sayfaların içinde bulabilirsin)...7-Hepimiz Heavy Metal dinlemiyoruz tabii ki. Sadece ben Death/Trash/Hardcore dinliyorum o kadar. Black Metal kültürüm şimdilik Samael, Rotting Christ ve Amorphis ile sınırlı. Yani 'tu kaka' demiyorum seninde gördüğün gibi. Öyle kaka bir hareket bana yakışmaz zannediyorum... Evet genç, senden devamlı mektup bekliyorum ve Bol Black'li günler diliyorum. Hoşcakal... Şimdi sırada Rami'den yazan ve A1200 almak için canını dişine taktığını tahmin ettiğim BARIŞ GÜZEL isimli güzel bir vatandaşımız var. Barış, soyadındaki gibi güzel misin? Yoksa bizim gibi aşure derili, katil suratlı bir yaratıkmısın? neyse geçiyorum. Şimdi dergi için saydığın övgülere Teşekkür ediyorum ve bir daha tekrarlıyorum: eğer bana; Zebani abi, Zebani dayı, Zebani abla, Engin abla (yok lan o bu dergide değil game show” da,

© karıştı galiba), Zebani amca, Zebani nine gibi şeyler yazarsan, hiç abartmıyorum önce dilini keser kendime kravat yaparım; dişlerini söker tesbih yaparım, kafanı keser süs diye odama asarım, iç organlarını çıkartıp çürütürüm ve leş haline gelince köpeğime veririm (şimdilik bu kadar). Sinir ve boşaltım sistemlerimi etmene rağmen sorularını yanıtlıyorum: /7- A1200'ün yeni üretilmiş olanları yurdum topraklarına Eylül-Ekim aylarında gelir (mi acaba?). 2- Ucuzlama konusunu yazı-dizisinde okuyabilirsin. 3- Bu makinayı (A1200) şimdilik hiç kimse getirmeyi düşünmüyor ama ben bir tane getirtecem. 4- Piyasadaki kullanılmış A1200'lerden bir tane alabilirsin ama onlar biraz pahalı olabilir. Yine de sen bilirsin ama madem bu kadar bekledin | ay daha bekle (7 aylık değilsen çabuk geçer). 5- Sana 386-DX tavsiye eden Tayfunu önce karşına sağlı-sollu 386 kere tokatla, sonra bir odaya tık ve odanın her yerinde Amiga olsun. Günde 8 öğün Amigayla yatıp kalksın. Hala bir değişme © olmuyorsa kellesini vurun (Suudi Arabistandaki | gibi dehşetengiz bir infaz olmalı)...Evet barış bu bizler de ği

1- Tanıttığımız | cevaplayayım bari (yanlış olabilir ama!): /- ©

© biliyorum. Anladığım kadarıyla için alıp ©

İlke

sonra bir tane daha A1200'cü kazanmanın mutluluğunu yaşıyorum şimdiden.

cevaplardan

Bu yüzden her gece ben....derimki: mektup yaz ulan mektup yaz. Hadi bakalım sana hoşça kal diyorum ve en yakın zamanda bir A1200 almanı tavsiye ediyorum (tavsiyelerime uy).

Şimdi sırada, bu ay her yerde ismini göreceğiniz ve bu köşeye de zahmet edip bir şeyler göndermiş — Beşiktaşlı ORHAN BUSOYDAN var (konuyla alakası yok ama Beşiktaş hep böyle rezil mi olacak Avrupa kupalarında. O Alpay denen adam futbolcu mu, artist mi, şaklaban mı, kabadayı mı, cellat mı belli değil. Sezon sonunda istedikleri para ile sezon içinde oynadıkları futbol arasında dağlar kadar fark olan bu tip insanların "profesyonel futbolcuyum" demeye hakları var mı?) Şimdi Orhan, dergi için iyi şeyler söylemişsin. Harcadığımız emeğin karşılığını hem siz alıyorsunuz hem de biz (maddi olarak değil, manevi olarak ama bunu da anlayan varsa). Benden birkaç soru cevaplamamı istemişsin ve puanlama sistemini de şöyle açıklamışsın: Her doğru cevap her ay bir mektup, her yanlış cevap her ay dergiyi alma sözü. Şimdi bu puanlama sistemine göre ben her soruya karşılık yanlış cevap verirsem, her ay verdiğim yanlış cevap kadar dergi alacağın anlamına geliyor. Bu ay 4 soru sormuşsun; yani 4 dergi alacaksın (ha ha ha güzel oldu bu Orhan, sen her ay bir mektup yolla ama içinde 150-200 tane soru olsun... ha ha ha...). Neyse

A600 hakkında sen ne biliyorsan bende onu 4 MB Chip Hafızayı artırabilirsin ama

Memory yetmiyor. A600 için hafıza kartı satan bir yer bilmiyorum. Tek çaren yurt dışından getirtmen. Bir hafıza kartının yararı tabii ki olur. Fazladan bulunan birkaç MB RAM'in kime ne kadar zararı olmuş ki? 2- Adventure ile ilgili bir köşe açılacak ama bu konuda gerçekten deneyimli ve işi bilen bir yazar arıyoruz haberiniz olsun. 3- Şimdi Orhan, bu soru için seni ne kadar tokatlama isteği doğdu içimde bilemezsin. Zaten potansiyel katil olarak yaşamak zorunda kaldığım yetmiyormuş gibi, sen de bu katili canlandırmaya çalışıyorsun. Şimdi İstanbul Efsaneleri'nin içinde, orijinal kitapçığında, bütün semtlerin haritası yoksa ben nereden bulabilirim yav? Hani sen bu soruyu yazmak için düşündüğün süreyi bir İstanbul haritası bulup semtlere bakarak harcasan oh dünya ne kadar güzel olacak di mi? Sonuçta semtlerin haritası bende, bir başkasında ve oyunu yapanlar da dahil olmak üzere hiç kimsede yok. Ayrıca tüm semtlerin haritası olduğunu da nereden çıkardın? cık cık cık... 4- Daha ayrıntılı oyun açıklamaları için, daha ayrıntılı oyunların gelmesi ve daha ayrıntıya ayıracak sayfa sayımız olması gerekiyor. Do you have another problem my son?. Evet Orhan, sana da bol bol mektup yaz diyorum ve bekliyorum. Bu arada "Lütfen mektubumu köşende yayınla, ben de sana her ay mektup yazayım" gibi şeyler yazdığını görmeyeyim bir daha (katil canlanıyor). Şimdilik hoşça kal...

Eveeeeeeet, bu ay da güzel muhabbet yaptık sanıyorum. Bu mektupları yollayıp da yayınlanmayan arkadaşlar sakın yanlış anlamasınlar çünkü yukarıda da dediğim gibi ben bütün dizgiyi bitirdikten sonra mektuplar geliyor ve haliyle onları cevaplayamıyorum. Bu yüzden herkesin mektubunu sırayla cevaplayacağım. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Siz her türlü konuda yazabilirsiniz. Bu sayfada utanmak, sıkılmak yok. Dökün içinizi bana yavrularım, ben sizin buradayım!... ve şimdilik hoşça kalın... Zebanisiz kalmayın...

ADRES: ZEBANI ZONE P.K 177 BAKIRKÖY-İSTANBUL