MegAmiga sayı 3, sayfa 18

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 18

4 dilediğin gibi davranabilirsin ama artık yazar | kadromuz oluştuğundan şimdilik ihtiyacımız yok gibi. Hani sonra açıklama gönderirsin ve bizde — yayınlayamassak sana ayıp olur düşüncesindeyim. Yine de Teşekkür ediyorum ve senden mektuplarının devamını ©. bekliyorum... |

Sırada kısa ve öz konuşmasını seven ve nereden gelip nerede yaşadığı belli olmayan |

LEVENT TAŞDEMİR var. Sevgili levent, mektubundan — anladığım — kadarıyla — senin muhabettine — doyum — olmuyordur. 'Kısa

Kesmek'ten hoşlanan bir tipsen bende kısa kesiyorum. Al sana Cevaplar: /- Eğer ekranın | yeşilse o sırada Televizyonda ' Vadim o kadar ki” isimli film oynayabilir (kötü espri olduğunu düşünenlerin kemikleri kırılır, ellerine verilir). Şaka bir yana senin A500'de bulunan 'Denise' çipinde veya monitöründe (veya Televizyonunda) bir sorun olabilir. Tavsiyem Mr. No'nun uçağına yaptığı sevimli karate hareketlerini sende A500'üne yapabilir veya bir tamircisine — danışabilirsin (veya doktor. Chip'e). Hastalık çok ilginç ve ilerlemeden durdurman gerek!... 2- Gördüğün gibi renk konusu bir haber değil artık bir gerçek. 3- Gerçek ismimi söyleyebilmem, (| yaşadığım ülkenin bazı şartlarının düzelmesine ve ondan sonra da benim şartlarımın düzeltilip adam gibi sistematik bir çerçevede seyretmesine bağlı. Olayı global perspektiften bir analiz olursak, ekstrem kaygılardan oluşan psikosomatik — devinimler negatif — transfer “sürecine girecek ve ileri proleter düzeye ulşıncaya kadar.......... 4- Senin bu sorduğun sorunun Psikloljideki ismi — Hipokondria (hastalık hastalığı). Yavrucum, eğer drive'nın üzerine güç denemesi yapmıyorsan, kola veya | şarap gibi yararlı sıvılar dökmüyorsan, yediğin (İL yemeği drive'ın da yemek zorunda kalmıyorsa, "dur bakiyim ne olacak?" deyip makina açıkken takıp çıkarmıyorsan kısaca drive'ın — başına herhangi bir doğal ve doğal olmayan bir afet gelmiyorsa, drive'ın çalışmaması gibi bir durum olamaz. Ama çok korkuyorsan bir test — yap (nasıl yaparım diye sorma). Evet levent gördüğün gibi her ne kadar çenem düşük olsa da bende yeri gelince kısa kesmesini bilirim (yalana bak be!). Onun için şimdilik eyvallah diyorum ve mektup yazacağından da en ufak bir şüphem yok (bu cevaplardan sonra ne olur ©

“Rİ bilemem ama)... Evet şimdiki —mektubumuz Bakırköy'den GENÇ diye birine ait. Sevgili genç, dergi için sıraladığın ve çok içten olduğunu tahmin ettiğim övgülerin sebebiyle koca bir teşekkürü hakettin. Sağol varol. Küfür konusunda söylediklerinde bir nebze haklısın. Bu konuda ben zaten söyleyeceğimi söyledim. Artık kimseye bir şekilde taviz vermek istemiyorum. Birilerine yaranacağım diye soytarı elbiselerini giyemem. Ben buyum, ben böyleyim; Beni seven böyle sevsin, okuyan böyle okusun. Kimse de bana terbiye “konusunda ders vermeye kalkışmasın. Ben de bilirim sahte 'terbiye' gösterisi yapmayı. Herkes kendini bilsin... Neyse canım bu laflarım sana değil genç, sakın yanlış anlama. İşte böyle — konularda laf açılınca delleniyorum birden. Evet gibi artık ülkemize de eskiden olduğu gibi oyunlar kısa bir sürede yine

“bir FRP

(çok kısa cevaplayacağım):

g bilemem ona göre...

ulaşıyor. Bu duruma sizler gibi seviniyoruz. Anladığım kadarıyla sende bir FRP manyağısın ve bu gidişle siz manyaklar(!) için sayfası yapacağız. Tek sorun istediğimiz bir Dungeon Master'ı henüz bulamamamız. Bizim köle yazarların bulunduğu zindandan Dungeon Masterimsi bir yaratık çıkarsa acil olarak yazı dizisine başlayacağız. Siz acele etmeyin ve birazcık daha bekleyin. Herkesin görmek istediği bir dergi yaratmak için çalışıp duruyoruz (yalana bak!). Bu konuda hiç şüpheniz olmasın. Şimdi gelelim sorularına bütün oyunlar Türkiye hariç tüm dünyada bulunuyor desem zaten inanmayacaksın; bu yüzden Türkiyeye de eninde sonunda geliyor, yani bulunur... 2- FRP'ye başlaman için Dungeon Master, Eye of the Beholder, Black Crypt ve kolay olan birkaç SSI FRP'lerini önerebilirim, ama karşına ne çıkacağını 3- İstanbul efsanelerinden sonra ufukta başka oyun yok gibi gözüküyor kristal küreme — göre. Türk — oyunlarını desteklemen iyi bir davranış; bu yüzden seni Amiga dünyası adına 'Onur kolu' seçiyorum, aferim... 4- Civilization adlı oyun için verdiğimiz tüyo sende çalışmıyorsa bil bakalım neden?... 5- A500'e CD-ROM taktırmak çok paraya patlayabilir çünkü o CD-ROM'u takmak içinde başka alet-edavat takman icab edebilir. Sonuçta A500'e CD-ROM taktırmayı unutmaya başlasanız iyi olur... 6- UFO'nun açıklamasını yazan yazar grubu UFO'lar tarafından kaçırıldığı için şimdilik yazısını yayınlayamıyoruz. Diğer yazarlar da korktukları için bu oyunu yazmak istemiyorlar. Sonuçta iş bana düşüyor; ne zaman bu dünyadan canım sıkılır, oturur o zaman UFO'yu açıklarım ama şimdi...yok yok dünya çok boktan bir yer de olsa yine de yaşanacak bir kaç sebep içeriyor; yani senin anlayacağın UFO yazısı için şimdilik ümit yok (belki köle yazarlar imana gelirse şu anda sayfaların içinde bulabilirsin)...7-Hepimiz Heavy Metal dinlemiyoruz tabii ki. Sadece ben Death/Trash/Hardcore dinliyorum o kadar. Black Metal kültürüm şimdilik Samael, Rotting Christ ve Amorphis ile sınırlı. Yani 'tu kaka' demiyorum seninde gördüğün gibi. Öyle kaka bir hareket bana yakışmaz zannediyorum... Evet genç, senden devamlı mektup bekliyorum ve Bol Black'li günler diliyorum. Hoşcakal... Şimdi sırada Rami'den yazan ve A1200 almak için canını dişine taktığını tahmin ettiğim BARIŞ GÜZEL isimli güzel bir vatandaşımız var. Barış, soyadındaki gibi güzel misin? Yoksa bizim gibi aşure derili, katil suratlı bir yaratıkmısın? neyse geçiyorum. Şimdi dergi için saydığın övgülere Teşekkür ediyorum ve bir daha tekrarlıyorum: eğer bana; Zebani abi, Zebani dayı, Zebani abla, Engin abla (yok lan o bu dergide değil game show” da,

© karıştı galiba), Zebani amca, Zebani nine gibi şeyler yazarsan, hiç abartmıyorum önce dilini keser kendime kravat yaparım; dişlerini söker tesbih yaparım, kafanı keser süs diye odama asarım, iç organlarını çıkartıp çürütürüm ve leş haline gelince köpeğime veririm (şimdilik bu kadar). Sinir ve boşaltım sistemlerimi etmene rağmen sorularını yanıtlıyorum: /7- A1200'ün yeni üretilmiş olanları yurdum topraklarına Eylül-Ekim aylarında gelir (mi acaba?). 2- Ucuzlama konusunu yazı-dizisinde okuyabilirsin. 3- Bu makinayı (A1200) şimdilik hiç kimse getirmeyi düşünmüyor ama ben bir tane getirtecem. 4- Piyasadaki kullanılmış A1200'lerden bir tane alabilirsin ama onlar biraz pahalı olabilir. Yine de sen bilirsin ama madem bu kadar bekledin | ay daha bekle (7 aylık değilsen çabuk geçer). 5- Sana 386-DX tavsiye eden Tayfunu önce karşına sağlı-sollu 386 kere tokatla, sonra bir odaya tık ve odanın her yerinde Amiga olsun. Günde 8 öğün Amigayla yatıp kalksın. Hala bir değişme © olmuyorsa kellesini vurun (Suudi Arabistandaki | gibi dehşetengiz bir infaz olmalı)...Evet barış bu bizler de ği

1- Tanıttığımız | cevaplayayım bari (yanlış olabilir ama!): /- ©

© biliyorum. Anladığım kadarıyla için alıp ©

İlke

sonra bir tane daha A1200'cü kazanmanın mutluluğunu yaşıyorum şimdiden.

cevaplardan

Bu yüzden her gece ben....derimki: mektup yaz ulan mektup yaz. Hadi bakalım sana hoşça kal diyorum ve en yakın zamanda bir A1200 almanı tavsiye ediyorum (tavsiyelerime uy).

Şimdi sırada, bu ay her yerde ismini göreceğiniz ve bu köşeye de zahmet edip bir şeyler göndermiş — Beşiktaşlı ORHAN BUSOYDAN var (konuyla alakası yok ama Beşiktaş hep böyle rezil mi olacak Avrupa kupalarında. O Alpay denen adam futbolcu mu, artist mi, şaklaban mı, kabadayı mı, cellat mı belli değil. Sezon sonunda istedikleri para ile sezon içinde oynadıkları futbol arasında dağlar kadar fark olan bu tip insanların "profesyonel futbolcuyum" demeye hakları var mı?) Şimdi Orhan, dergi için iyi şeyler söylemişsin. Harcadığımız emeğin karşılığını hem siz alıyorsunuz hem de biz (maddi olarak değil, manevi olarak ama bunu da anlayan varsa). Benden birkaç soru cevaplamamı istemişsin ve puanlama sistemini de şöyle açıklamışsın: Her doğru cevap her ay bir mektup, her yanlış cevap her ay dergiyi alma sözü. Şimdi bu puanlama sistemine göre ben her soruya karşılık yanlış cevap verirsem, her ay verdiğim yanlış cevap kadar dergi alacağın anlamına geliyor. Bu ay 4 soru sormuşsun; yani 4 dergi alacaksın (ha ha ha güzel oldu bu Orhan, sen her ay bir mektup yolla ama içinde 150-200 tane soru olsun... ha ha ha...). Neyse

A600 hakkında sen ne biliyorsan bende onu 4 MB Chip Hafızayı artırabilirsin ama

Memory yetmiyor. A600 için hafıza kartı satan bir yer bilmiyorum. Tek çaren yurt dışından getirtmen. Bir hafıza kartının yararı tabii ki olur. Fazladan bulunan birkaç MB RAM'in kime ne kadar zararı olmuş ki? 2- Adventure ile ilgili bir köşe açılacak ama bu konuda gerçekten deneyimli ve işi bilen bir yazar arıyoruz haberiniz olsun. 3- Şimdi Orhan, bu soru için seni ne kadar tokatlama isteği doğdu içimde bilemezsin. Zaten potansiyel katil olarak yaşamak zorunda kaldığım yetmiyormuş gibi, sen de bu katili canlandırmaya çalışıyorsun. Şimdi İstanbul Efsaneleri'nin içinde, orijinal kitapçığında, bütün semtlerin haritası yoksa ben nereden bulabilirim yav? Hani sen bu soruyu yazmak için düşündüğün süreyi bir İstanbul haritası bulup semtlere bakarak harcasan oh dünya ne kadar güzel olacak di mi? Sonuçta semtlerin haritası bende, bir başkasında ve oyunu yapanlar da dahil olmak üzere hiç kimsede yok. Ayrıca tüm semtlerin haritası olduğunu da nereden çıkardın? cık cık cık... 4- Daha ayrıntılı oyun açıklamaları için, daha ayrıntılı oyunların gelmesi ve daha ayrıntıya ayıracak sayfa sayımız olması gerekiyor. Do you have another problem my son?. Evet Orhan, sana da bol bol mektup yaz diyorum ve bekliyorum. Bu arada "Lütfen mektubumu köşende yayınla, ben de sana her ay mektup yazayım" gibi şeyler yazdığını görmeyeyim bir daha (katil canlanıyor). Şimdilik hoşça kal...

Eveeeeeeet, bu ay da güzel muhabbet yaptık sanıyorum. Bu mektupları yollayıp da yayınlanmayan arkadaşlar sakın yanlış anlamasınlar çünkü yukarıda da dediğim gibi ben bütün dizgiyi bitirdikten sonra mektuplar geliyor ve haliyle onları cevaplayamıyorum. Bu yüzden herkesin mektubunu sırayla cevaplayacağım. Bundan hiç şüpheniz olmasın. Siz her türlü konuda yazabilirsiniz. Bu sayfada utanmak, sıkılmak yok. Dökün içinizi bana yavrularım, ben sizin buradayım!... ve şimdilik hoşça kalın... Zebanisiz kalmayın...

ADRES: ZEBANI ZONE P.K 177 BAKIRKÖY-İSTANBUL

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.