MegAmiga sayı 3, sayfa 16

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 16

Yine — karşınızda sevinç duygularım sinir — hücrelerine

Herkese — merhaba. olmaktan doğan beynimdeki egemen olarak mutlu olmamı sağlarken,

Bu yazıyı okumaya katlanırken oluşan olumsuz!

duyguların sizlerde nasıl bir ifade yaratacağını da merak ediyorum. Yani konuyu açmak “gerekirse bu ayki kanserli muhabbetimize kaldığımız yerden ve utanmadan ediyoruz. Geçen ay gelen bir dolu mektupdan anladığım kadarıyla 'Pis-Lanet editör bozuntusu bayağı milletin merak kaynağı olmuş. Şahsen zat'ıma yazılan bu mektuplar neler neler içeriyor bir bilseniz: "Kimsin ya sen?", "Vay | metal müzik dinliyorsun ha?", "Resimdeki kadar çirkinmisin?", "Lanet insanları severim,

Lanet kal!", "Ben de bir kodummu fena oturturum!", "Gerçek ismin ne?" falan filan... Ya abi niye böyle yapıyorsunuz; ben de insanım, “benimde bir kuğu kadar zarif ve ince duygularım var. Bakmayın siz benim Napalm Death!!! dinlediğime, dokunsanız ağlarım. Aslında merak etmeniz gayet doğal, sonuçta etrafa kin kusan, normal insanlar gibi yaşamasını beceremeyen, her boka bir sebep bulan, oldukca geveze, Death-Trash dinleyen, apolitik ve muhalefet lanet bir tip olan söz konusu şahıs, bir gün bir dergi çıkartıp saçma sapan yazılar yazarak milletin kafasını karıştırsa ben de "bu nasıl bir yaratık" diye merak “ederdim! Ama merak etmeyin belki de birgün üzerine konmuş kara sineklerden oluşan t Hz. medyanın evrim geçirmemiş paparazzi denilen eşşek derili piçleri” beni de bir güzel rezil eder ve o zaman 'Pis editör Zebani' üzerindeki mistik merakınız da son bulur (işte yine öfke kustum). Pekala bu kadar yeter, biz gelelim asıl meseleye: Geçen ay okuduğunuz gibi bu köşede her türlü muhabbetin yapılacağı gibi ucuz ve görece bir açıklama yapmıştım. İşte o ucuz ve görece açıklama bu ay da son hızıyla devam ediyor. Yine birbirinden ilginç mektuplar 35 mm'lik bir film şeridindeki kareler gibi birbirini ahenkle izlerken, siz de bu mektupların içeriklerini ve entrikalarını Dallas dizisini izler gibi nefesinizi tutarak izleyeceksiniz (aslında okuyacaksınız! tabii ki, ben yine edebiyatsal(!) # bir şekilde saçmaladım). Bu arada mektup “© gönderipte burada yayınlanmayan arkadaşlar da “sakın yanlış anlamasınlar. "Sayın okuyucular, “tam biz baskıya girerken mektuplar birikmiş oluyor. ve biz de o mektupları o aya yetiştiremiyoruz" gibi bir savunma yapsam heralde beni affedersiniz değil mi?. Tabii burada "Türkiye'de Postane işletmeciliğinin — 1350 temel sorunu ve Postacıların kapıyı 2 den fazla devam | bırakmayın © tahminlerin vuku bulmuştur. |. olacağını tahmin etmiyordum yine de ama senin sayende yanıldığımı anladım. Mektubunda 2 vuramamasından doğan etik ve ironik sebepler zinciri" isimli kitabımı okursanız 0 zaman sorunu daha iyi anlarsınız zannediyorum kanaatindeyim (ne diyom ben yaa!!). Neyse, şimdi mektup yoluyla transa geçip cevap yollama seanslarına başlayalım: Bu ayki ilk mektubu Bakırköy'de ikamet eden, soyadı özürlü OKTAY isimli bir şahıs göndermiş. Oktay beni duyuyormusun canım? ilk olarak dergiye 'makinalı bir tüfekten boşalan kurşunlar” gibi yağdırdığın övgüler nedeniyle teşekkür ediyorum; amaaaaaaaaaaa bir konuda beni dehşete düşüren öldürücü bir hata yapmışın ki, o hata sana karşı oluşan artistik ve ülke puanlarımı bir anda sıfıra indirdi. "Oktay, bu boktan mesele yüzünden belki yanlış yapmıştır" diye düşünürken, mektubu iyice inceleyip 4,5'dan 5 vermeye çalıştım ama sen diyeceksin ki "ne yaptım hocam?". Aslında senin yaptığın birşey yok ama bu dergiyi Disket olarak çıkan ile karıştırmışsın. İşte en baştan beri tırstığım olay da senin sayende başıma geldi. Şimdi bir uyarı yapıyorum: BU DERGİ DİSKET DERGİ DEĞİLDİR VE HİÇBİR ZAMAN DA OLMAMIŞTIR. AMIGAMAĞ İLE MEGAMIGA AYNI DERGİ DEĞİLDİR LÜTFEN KARIŞTIRMAYINIZ. Amigamag adlı diskette çıkan dergi, 7 aydan beri yayın

| hayatına devam etmektedir. Biz ise topu topu 4 aydır çıkıyoruz. Garip bir isim benzerliği ve f Amiga piyasasını canlandırmak dışında ortak bir yanı olmayan bu iki dergiyi karıştırmamaya dikkat ediniz. Bu arada o dergiyi de desteksiz sakın. Gördüğün gibi Oktay, tamamen — yanlış istikamette seyretmiş bunca aydır. Neyse, bu tür raslantılar, talihsizlikler, yanılmalar tarihin her döneminde Ben böyle bir karıştırma tane soru sormuşsun ama bir soru içinde seri olarak 7-8 tane soru olduğundan biraz sonra okuyacağın — cevaplarda — bazılarını atlamış olabilirim. Aslında çoğunluğu teknik şeylerden oluşan bu tür soruları Dr. Chip daha iyi açıklar zannediyorum. Yani bu tür teknik soruları onun adına yollarsanız onu da beni de sevindirik etmiş olursunuz. Neyse ben şimdi sana bir kıyak yapıyorum ve yarım yamalak bilgilerimle sorularını kısaca cevaplıyorum: /- Şimdi disket değiştirmekten bıktıysan hemen bir A1200 £ alıyorsun ve. içine harddisk taktırıyorsun. Böylece eski sorunların kalmıyor ama daha yeni geçici sorunlara bulaşıyorsun. Bu sorunların çözümü içinde Dr. Chip'den reçete alıyorsun |

(çok teorik bir cevap oldu bu). 2- PC almak

* Doom Metal ve tecrübe isteyip de dezavantajlarını gördüysen, senin az da olsa 'geleceği kestirme ve belirsizliği azaltma'

yolunda ufak çaplı yeteneklerin var demektir, yani anlatabildim mi?. 3- A1200 alırsan istediğin her türlü Hardware'i taktırabilirsin desem çok feci saçmalamış olurum. Sonuçta tabii ki CD taktırabilirsin ama o CD ile ne yapmak istediğin hakkında bir takım şüpheler içimde. Yani oyun oynanak için CD | alacaksan bir şekilde ya CD32 al yada © dezavantajlarını gördüğün bir PC al. Ama Program, müzik, utility gibi şeyler için CD alacaksan piyasada çok ucuz 2 hızlı IDE CD-ROM'lar mevcut. Bunlar işini görebilir. 4- CD'lerin fiyatları bulunduğun yerle doğru orantılıdır. Mesela 26-45 doğu meridyenleri ile 36-42 kuzey paralelleri(!) arasında yaşıyorsan CD'lerin fiyatları kesinlikle pahalıdır. Yani almadan önce ya 2 kere düşüneceksin ya da bu diyardan gideceksin(!). 5- CD32, batan Commodore'un Sega ve Nintendoya rakip olarak çıkardığı bir oyun makinasıdır. Özellikleri bir A1200 ile benzer özellikler göstermektedir. ve gavur diyarlarında peynir ekmek gibi satılan bu aleti, Türkiye de fiilen hiçbir yer satmamaktadır. Sanıyorum seni bir parça aydınlatmışımdır. Evet Oktay, şimdi sana hoşcakal diyorum ve bir daha ki sefere soyadı olan bir mektup bekliyorum. Yoksa kodummu oturturum (bak gene kafiye!!!)...

Şimdiki — mektubumuz — bayırlarından kopup : gelmiş coolman lakaplı yağız delikanlı TOLGA DEMİRTOLA”ya ait, Tolga, koçum, bu mektubun ilk satırlarını okurken bir anda "ulan şu herif şimdi karşımda olsada 5 dakika sağlı-sollu tokatlasam" diye düşündüğümü biliyormusun? Yaa bakma öyle şaşkın tavuklar gibi. "Bunu hakedecek ne yaptım?" diyorsan hemen mektubunun ikinci paragrafındaki cümleyi aynen buraya da yazıyorum: "Bu arada £ arkadaşım Kuter'in ve benim (tolga-coolman) ortak fikrimiz Zebani'nin eski 64'lerdeki Mac olduğu. Doğru mu bu?"...Şimdi Tolga, eğer okuduklarını hafızanın belli bir kısmına alıp, orada da analiz etmesini biliyorsan benim mac olmadığımı — 'üslup — anlamışsın demektir. Ama bu şüphe içinde boğulan beynin o ufak mekanik hareketi gerçekleştirememiş olsa gerek bana utanmadan bu cümleyi yazıp yollamışsın. Madem mac okudun/okuyorsun, o Şi zaman onun üslubunun benimki ile farklı olduğunu da bir çırpıda anlaman gerekiyordu. Böyle bir fikir nereden geldi aklınıza bilmiyorum ama düşünülmesi en kolay, en ucuz ve en kalitesiz mantıkların kurulduğu cennet vatanımızda sizde böylesine ucuz bir mantığa kurban gitmişsiniz. Benim anladığım kadarıyla bağlantıyı Metal müzikten yaptınız ama bu ülkede yazı yazıp metal müzik dinleyen başka insanlar da olduğunu unutmayın. Neyse, umarım kalbinizi kırmamışımdır. — Şimdi, dergiyi beğendiğiniz için size Teşekkür ediyorum. Bu dergiyi ZİNE olarak algılaman senin çıkartmaya çalıştığın — derginin — de siyah-beyaz olmasıyla doğru orantılı. Sonuçta *

9 ben bu dergiyi çıkartırken Underground bir kimlikte çıkarttım. Tabii ilk sayı elinde varsa P; bunu açık seçik!! görebilirsin. Bana göre oldukca seksi bir havası olan o sayı şimdikilere göre daha bir ZINE havası taşıyor. Bu yüzden o sayı benim en sevdiğim sayı olarak kalacak. Senin çıkarttığın CYBERPUNK ZINE adlı « dergiyi de mutlaka görmek istiyorum. Tabii burada bahsettiğin Cyberpunk benim tahmin ettiğim Cyberpunk ile aynımı bilmiyorum ama ne olursa olsun mutlaka istiyorum. İstersen sen

4 onu yolla ben de sana bu derginin ilk sayısından yollayayım ne dersin?...Bu arada derginin belini doğrultamadıysan bu konuda sana bizim derginin editör köşelerini okumanı tavsiye ederim. Orada daha önce düşünemediğin veya atladığın sebeplerin bilimsel olarak kanıtlanmış edilmiş gerçek hikayelerini bulabilirsin. FRP manyağı olmanız iyi bir şey |

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.