Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 57
a adığı tli va
"oyunların
zevk verdiği, hayat şartlarının bu kadar zaman tadında olmadığı zamanlardı o günler. O günleri gerçekten çok özledim. Canımın sıkıntısı bir kat daha artarken sorularıma geçmek istiyorum (nasıl olacaksa) hayırlısıyla. Polat bu arada geçmiş doğum günün de kutlu olsun, mutlu ve başarılı yıllar geçirmen dileğiyle. Pol: Karamsarlığın ile şurada 2 dakikalık sahte plastikten yapılma bir neşem vardı onu da aldın bravo sana Aycan, hatta bütün tadımı aldın, yedin bitirdin şaka). Aslında haklısın. O zamanların kıymetini bilemedik ama. O güzel zamanlar elimizden akıp giderken de mutsuzduk. (kendi adıma konuşuyorum çoğul eklerini umursamayın). En azından mutsuz derken hep lüks sorunlar nedeniyle saçma sapan dertlerimiz olurdu ama çok da kafaya takmazdık. Şimdiye bakıp geçmişi sevmek için ne kadar çok nedenimiz var. Şimdiki zaman o kadar berbat bir seyir izliyor ki, insana kendini kötü hissettirecek her şey mevcut. Kim böyle berbat bir gerçeklikte yaşamak ister ki. O yüzden geçmişe bakıp özlem duyuyoruz. Her şeyin bir değeri olduğu zamanlara kadeh kaldıralım yoldaşlar ne oluyor polat, saçmalama :)J. Doğum günümü kutladığın için teşekkür ederim. Ne zamandı? Hatırlamıyorum da :) 1-Crusader:No Remorse ve Crusader:No Regret, oyunlarını hatırlıyor musun? İşte o günlerdi beni bilgisayar başına çivileyen zamanlar. Bu iki seriyi de oynayıp bitirdim ve şu ana kadar bu serinin verdiği hazzı bana verebilen tek oyun Baldur's Gate diyebilirim. Bu oyun hakkında senin fikirlerin neler olmuştu? Neverwinter Nights ne zaman gelir? Baldur's Gate oyununa (Throne of Bhaal dışında) yeni bir eklenti veya yeni bir oyun çıkar mı? Throne of Bhaal'da bitti (ne kazık bir eklenti olmuş anlatamam). Pol: Her iki oyunu da hatırlıyorum. Kamer'in eski yerinde oynardık sürekli o zaman hep oynardık, dertsiz tasasız günler. Öyle bir geçti ki asla gelmez geri). Baldur's Gate iyi oyun hem de çok iyi oyun. Kamer'in yeni yerinde oynardık sürekli tamam tamam). Ancak Baldurs Gate 2 çok daha iyi. Birincisinin bazı gıcık bug'ları vardı. İnsanı çıldırtıyordu. Throne of Bhaal'ı henüz oynayamadım (eski oyunları oynuyorum da) ama bizim yazar denen ve artık D&D'nin 4. Setting'inde mutlak yer alması gereken korkunç canavarlar yeni eklentiyi pek tutmamışlar. Şimdi Baldur's Gate'in yeni versiyonu olan “Dark Alliance” çıkacak, ama Playstation 2'de. Haberlere göre Action Adventure olacakmış ve sırf Playstation'dakiler daha iyi oynasın diye |bu ne demek yaa!) hayvani movie'ler, efektler, canavarlar, kahramanlar koyacaklarmış. PC'ye gelir mi bilinmez (gelir). 2-Legacy Kain:Soul Reaver 2, Eidos'un sitesinde gördüğüm kadarı ile PC'ye çıktı. Bu sıcak haberi verdikten sonra beni hayatımda ikinci vuran oyunun da Soul Reaver olduğunu söylemek istiyorum (hatta söyledim bile). Acaba bu oyun ne zaman gelir diye sorsam Zeboş bu konuda ne söyler? (gerçekten ne dersin, bak merak ettim şimdi). Bu konuda ben derim ki Soul Reaver 2 şu anda Playstation 2'de zaten çıktı bunu ben demiyorum gavur diyor). Ama PC'ye Ekim ayı içinde bir tarih veriyorlar. Ben bu satırları yazdığımda oyun Pre-Order yapılıyordu. Sen bu satırları okuduğunda PC'ye çıkmış olabilir. Ama Türkiye'ye gelir mi? -Gelir. Gelirse ne zaman gelir? -Bilinmiyor. Ama orijinal olarak gelmeyeceği kesin |birisi Eidos'un distribütörlüğünü almadığı sürece). Param olsa orijinalini pre order yapardım açıkçası. Çünkü çok güzel oyun. 3-Polat sana bir önerim var. Gameshow 3 ayda bir ve cilt olarak mı çıksın, aynı zamanda Meg abimiz bulabildiği kadar cd toplasın ve dergimizle sıcak sipariş verilsin hmm ne dersin? (Zeboş beni duymuyor musun ne dersin dedim... Polat... Polattt...) Pol; Kulağımın dibinde bağırırsan bir daha atarım seni dışarı (Edebiyat hocamız derdi bunu. Sınıf güneyde kadın kuzeyde otururdu ve bu kulağımın dibi derdi. Komik kadındı ve 300 yaşındaydı). Cilt konusu tamamıyla MEG'in ellerinde, Aslında sen ona bu fikri danışsan ne güzel olur. Şifre sorarsa “şişko patates” dersin. Kulağa mantıklı geliyor. 4-Polat farkında mısın uzun zamandır oyun önerisi sorulmuyor. Polat bana şöyle kanlı canlı Baldur's Gate ayarında bir kaç oyun önerir misin? (Zeboş beni yine duymuyorsun sanırım) Pol: Duymuyorum gerçekten de. (Planescape Torment, Vampire The Masquerade, Baldur's Gate, eheh| 5- Şu ana kadar bu gönderdiğimle beraber 4. mektup (?) (e-mail). Ama sen 1.si elime ulaşmadı dedin, okey. 2.'sini yayınladın (ZEBOŞ BU MEKTUBU DA mektup). Peki neden 3. mektubumu yayınlamadın sadece merak ettiğim için soruyorum Zeb, yanlış anlama (sanırım chat ağzı ile yazmam olabilir mi, eğer bu yüzdense herkese ders olsun). Pol: Şimdi gelen mektupları neden yayınladığımı veya yayınlamadığımı açıklamaya kalkarsam bu işin içinden çıkamayız. Ancak yayınlanmaması için en büyük kriterlerden birkaçı şunlar: iğrenç chat ağzı, Türkçe karakter olmaması, rtf kaydedilmeden gönderilmesi ancak bu maillerin sahiplerinin hepsine “bu türden mektup basamam” konulu cevap yazıyorum). Haa aklıma gelmişken arkadaşlar, sevgili Overdose sakinleri, pek değerli Gameshow'cular (geliyor bekleyin) lütfen ama lütfen, artık, bundan sonra, hiçbir zaman bana Blind Guardian ile ilgili soru sormayın rica ediyorum. Yani Blind Guardian'ı seviyorum, iyi gruptur, vokali çok güzeldir ve en sevdiğim albümleri “Imaginations From The Other Side", “Follow The Blind”, ile "Nightfall in the Middle Earth'dür. Bu BG ile ilgili sorular o kadar birbirine benziyor ki ben de hep aynı cevapları vermek zorunda kalıyorum |ya da kesiyorum ehemi, yuh!) ve bu çok sıkıcı bir iş. Üstelik bazı arkadaşlar kaşarlı Overdose'cu olmasına rağmen ve daha önceki Overdose'larda yüzlerce kez BG “şöyle gruptur, böyle gruptur” açıklamaları yapmama rağmen hala “BG nasıl gruptur?” türü sorular göndermekteler, Lütfen böyle olmuyor. Zebanileştirmeyin beni :). Aycan sen ne demiştin yaa! Koptuk yine. Mektubuma burada son noktayı koymadan önce, ilk başta sana ve diğer Gameshow yazarlarına, çalışanlarına sevgilerimi gönderiyorum ve tüm iyi gelişmelerin sizlerin adına gelişmesini dileyerek, her zaman her şeyde olması gereken son noktayı koyuyorum. Aycan “CRUSADER” Özkayın Pol: Bizde sana Gameshow ekibi olarak dur bu olmayacak. Böyle şeyler yazmasını beceremem, Şunu deneyeyim: mail, wordpad, rtf, Türkçe karakter, imla kuralları... (bak ben 3 nokta koydum, iyimser ol biraz)
DOSE MEKTUP
Selam Polat, Dostum bu GAMESHOW'a üçüncü mailim. Sana ilk mailim. Sana atmaya korktum. Çünkü senin yerin dar ve ben senle konuşacak konu bulamıyordum. Ama artık sinirlenip gaza geldim ve aklıma gelen soruları soracağım. Hemen olaya girmişim ama; sizi tebrik ediyorum. Süper dergi. Böyle elime alıyorum. Kapak zaten Gülbence'yi bile geçmiş. Dizayna bak! Dayalı döşeli (bunların hepsi seninle ilgili galiba ama neyse). Seviyorum ya bu dergiyi! Evet seninle konuşacak şeylerim var. Gecikmeden onları halledelim..: Pol: Gel bakalım gel, madem Overdose'da yenisin sana da birkaç doz verelim. Kap şuradan Diet Kola'yı al demek istiyorum yani) otur karşıma. Dergi için sıraladığın övgüler için biz yani Gameshow takımı olarak çok sevin... olmuyor işte. Ama teşekkürler (her şeyi anlatacak, bütün ifadeleri açıklayacak tek bir kelime istiyorum. Fizikçilerin Ütopyasını bilir misiniz? Çok ilginçtir: Bütün her şeyi açıklayabilecek tek, nihai bir formül bulmak yani TOE: "Theory Of Everything”. Kolay gelsin diyorum. e artık parantezi kapatalım). Kapak konusunda dediklerini şimdilik sineye çekiyorum ama bana en çok ne koydu biliyor musun? Gülbence lafı. Sen tut o sarsak kadını bizim Gameshow'umuzla eşdeğerde tut! Cık cık cık! Ver kolamı :) 1 Dostum birinci sorum filmle ilgili. Pi'yi (yok burda işaret :)) izledin mi? İzlediysen sevdin mi? Konusu çok ağır. Ben ikinci izleyişimde anladım. Ama senin yorumunu almak istedim. Sen böyle kafa gerektiren şeylerden anlarsın diye. Pol. Pi filmi bir türlü ağız tadıyla seyretmiş değilim. Sinemada kaçırmıştım. Sonra VCD'sini aldım (Orijinal, ehe) ve 2.Cd'si bozuk çıkmıştı da kırmıştım çevremdeki bazı nesneleri sinirden büyük bir hiddetle sinirlenince cümle de düşük oluyor :)). Anlayacağın filmi yarım seyretmiş durumdayım. O ana kadar her şey çok güzel gidiyordu. Enfes karmaşık bir yapısı vardı. Sonra ne oldu? Nasıl bitiyor film? Anlatsana sonunu (Rezil Timur ve Mert'e Sanırım sonunu söylesen bile bir şey fark etmez türü filmlerden bu da. Bak aklıma geldi deli yönetmen David Lynch'in Lost Highway'i vardır. Sinema tarihinin bütün filmlerini seyretmişimdir foha atma!) ama bu film kadar karışık profesyoneli olmaz. Olursa da ayıp e Gönlün olsun ayağın alışsın diye mailini yayınladım bak bir daha olmasın ine diyorsun abi!). Bakıyorum bu son zamanlarda İrem denen tavuk kızı koruyan mailler gelmekte. Sen şimdi o parantezi açmasaydın hiç şüphelenmeyecektim.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 56
* Şimdi Zebani, girişi fazla okumaman konusunda seni bir uyarayım baştan. Pek ipe sapa gelir şeyler yazmayacağım sanırım. Fakat hakikaten cevaplarını öyle ya da böyle almak istediğim sorularım var. Bir bakıver be! Sana zahmet. Pol: Fazla okuyacağım bir giriş yapsan tamam dediğini anlayacağım. İpe sapa gelmeyen şeyler yazmamak için ipe sapa gelmez bir giriş yapmışsın anlamadım dediğimi :)). Sana şimdi hakikati içeren cevaplar vereceğim ve bundan sonra girişlerin içerdiği kelime sayısı kadar giriş yapacağım bende (acayip konu bağladım ama neyse) 1- Başka zaman başka platform diyip duruyorsun, abi bu neden OverDose olmasın? Gayet güzel bir ortam, en azından light konularda :). Yani hiç olmazsa web sitesinde böyle bir olaya girilemez mi? Misal şu kadın-erkek muhabbeti bayağı bir tatlıydı :). Hatta misal şöyle bir konu tartışalım bak: “Metal müzik insanların psikopatolojik dürtülerini açığa çıkarmakta kullandıkları en tehlikeli yöntemlerden biridir.” Nasıl? he he :) Pol: O meşhur Overdose atasözünün anlatmak istediği tik, şey tam olarak şu: “Bak abicim bu konu veya konular çok çetrefilli zaten burada tartışmanın ve polemik yapmanın hiçbir anlamı yok. Mümkünse bunu başka yerde veya başka zamanda konuşalım. Ha bak konuşmasak da olur. Zaten sayfa sayısı da az. Elini çek!". |Biraz ağır mı oldu ne? :)). Ama web sitesinde böyle bir şey olabilir. Kafanda detaylar varsa MEG ve sidikli Altuğ'a bir maille bildir. Şifre sorarlarsa “başlarım | şifrenize" de. Bu arada son söylediğin şey ki için ne zaman ne de... 2- Fırsat vermek nasıl bir duygu? Pol: Zaman, koşullar ve platforma göre Vİ değişir (rezilim tamam!) Ancak bunun ne ile ilgili
Maili Türkçe karakterlerle yazmayan, chat ağzı kullanıp bir de üstüne Wordpad'de “rtf” kaydetmeden gönderen okuyucu olduğu önemli. Mesela bak sana fırsat vermenin acı sonuçları olacağına dair bir örnek vereyim: Gameshow'a bir fırsat daha verelim dedik, eski günlerimizdeki olalım, eğlenelim vs. vs. dedik, tekrar açtık ve işte sonuç ortada. Ühüh, mendilin var mı? Ayrıca verdiğimiz fırsatlardan çok ayağımıza gelen fırsatlar da var ki onları hiç anlatmayayım istersen, sonuç ortada (bak şimdi yaa) Köy içindekiler sayfası saçmalamış? Sağı solu birbirine girmiş ne ki bu' Pol: Sana 3 seçenek sunuyorum: 1- Matbaa 2-Matbaa'dakiler 3- Matbaa'cılar 4- Kusmuğun size attığı mailleri her ay sansürlemeden bana forward edebilir misiniz? Adam ne yazıyor o kadar merak ettim şimdi. Hislerimize tercüman oluyor :). Pol: Kusmuk aslında yazısının son halini gönderiyor. Ben ona bazen killik yapıyorum, mesela bak bir mail diyaloğumuz aynen şöyle |sansürsüz|: Kusmuk: “Al lan yazıyı, sok bir tarafına, bıktım artık sizden” Pol: “Hıyar kusucu, bu yazı olmamış Türkçe karakterler görünmüyor ve hatalı yazının sonu yok adam gibi gönder şunu öküz” (burda onu uyuz etmek için yalan söylüyorum) Kusmuk: “Eese, elinin körü, ebenin körü, bok yiyin be. Yazmıyorum lan. Sıçarım yazınıza da derginize de"... İşte kusmuk böyle bir adam ama beni güldürüyor (daha neler var, buraya basarsam önümüzdeki ay çıkamayız!). 5- Amerika patladı yorumun nedir? Pol: Bu konuda şimdilik bir yorum yapmaktan kaçınıyorum. Ayrıca yetkim yok (o ne be?) Kısa ve öz olmasına dikkat ettim ki sen fazla zahmete girme (ne oluyor bana ya? Melemeye başlayacağım şimdi :). Aklımda daha da soru var ama bir dahaki maillere de soracak bir şeyler kalsın, ne dersin? Bu arada Overdose'u okurken mail atan arkadaşların isimlerine baktığımda sık sık “ulan ben bu adı bir yerlerden hatırlıyorum ama" der oldum, ya hakikaten okuyucu sayınız bu kadar az mı? Ya da hakikaten katılımcı arkadaşlar bu kadar az mı? Ya da hakikaten her ikisi de mi? Ya da hakikaten bitiriyorum. Murat Nokay muratnokay@yahoo.com Pol: Evet bu ay beni hiç zahmete sokmayan 100000'lerce arkadaştan | birisin (sayıyı takmayın). Herkes kendi mektubunu biçmiş budamış. Bana — | da yapacak bir şey kalmamış. Sevindirici bir durum ama üzülmedim de | değil. Ne güzel oluyordu şöyle paragrafı seçip “Del”e basıp silmek (ohaa, ayıp bunu söyleme bari). Okuyucu sayımız maalesef azaldı ama aynı isimlerin olması azalma ile alakalı değil. Çoğu arkadaş mail yazmanın ya da katılımcı olmanın yararsızlığına inanıyor (Haklılar). Bazıları uzaktan takip etmeyi seviyor (Onlar da haklılar). Bazıları ise sadece hal hatır mailleri atıyorlar ve dergiye basılsın gibi bir dertleri yok bunlar da haklılar :)). Neyse son olarak mail, wordpad, rtf, Türkçe karakter, imla kuralları... (bu sefer ben haklıyım ama!)
SELAM ASİL ZEBANİ Polat, bu işler nasıl gidecek? Bunu söylediğim her zaman aklıma gelen tek şey eski günlerim, oyunların zevk verdiği, hayat şartlarının bu kadar kasvetli yaşanmadığı insanların bu kadar duvar (7) olmadığı zamanlar... Kısacası
OVER
mail/hikaye/mavra/soru/cevap yani esas Hısım başlıyor bir de Overdose'dan ayır içerletmeyin.