MEGAFON

Düşündüğüm kadar kolay olmadı, geçen ay yapılan sözde devrimin suçlularını cezalandırmak. Benim şehir dışında olmam fırsat bilinerek gerçekleştirilen bu hareketin elebaşı Polat Yarışçı ve baş yardakçısı Altuğ Canıtez ve yedek yardakçısı İrem Uygun hak ettikleri gibi cezalarını çekiyorlar şu anda (sus İrem, biliyorum sen de onların bu ay yine yanındasın). Neyse, biz yine de her işte bir hayır vardır, diyelim ve işimize bakalım. Gördüğünüz gibi MEGafon artık şekil değiştirdi. Her zaman kendini yenilemeyi bir ilke (ilke di mi?) haline getirmiş olan MEGafon diyaloglu haber anlatım tarzını bırakıp yeni bir atraksiyona girmiştir. "Daha interaktif sayfalar ile daha mutlu yarınlara" sloganıyla ortaya çıkan bu yeni konsept belli amaçları ve hedefleri de içinde barındırıyor. Bunlardan en önemlisi, oyunlar hakkında haber almak isteyip aradaki muhabbeti istemeyen, “Ne o öyle birbirinize laf atıp duruyorsunuz, oyun hakkında haber alamayacak mıyım doğru dürüst” diyen Engin Ulukurtlar türevi arkadaşlarımızı mutlu etmek ve gerektiğinde oyun haberciliğinin kralını yaparız imajını vermek ve bu imajı gelecek nesillere aktarmak. İkincil amacımız ise MEGafon'a daha bir "köşe" havası vermek, gerektiğinde dergideki diğer köşelere ya da yazarlara savaş açmak, belki bazıları ile işbirliği yapmak. Bu çerçevede ilk savaşımız, tabii ki geçen ayki sözde devrimin baş mimarı Polat Yarışçı ve giderek amacından çıkan köşesi. Evet, yanlış duymadınız, bu aydan itibaren açık bir savaş başlamıştır. Bu konuyla ilgili olarak Can Kantarcı (Polat sırf keyfi için senin Fantasya ve Kantar'ın Kefesi köşelerini kapattı kardeşim, unutma) ve Ali Demirel'e (senin için dediklerini söylesem inanamazsın) işbirliği teklif ediyorum. Sizlerin de desteği ile ilk hedefimiz belli. Buyurun iz olarak deli gibi. Siz de oynuyorsanız.

NEREDE O ESKİ OYUNLAR? 7. Moor de vardı. Tebe etmiştim. Yüzde yüz 50'e oyunu olarak bitirmiştir bilmeyenler için a yoru yok.

MEGAFON