Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 33
TÜN daa.. (Neler oluyor böyle!)
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 32
eulukurtlar@kamernet.com zamanında yani daha Amiga ölmeden önce deliler gibi Wing Commander oynardık. Tek bir çeşit gemi ile 3-5 çeşitte silahı kullanabiliyordunuz. O zamanlarda hatırlarım da sanki bugünleri hayal edermişim. Devasa ana gemilere dalan onlarca uzay pilotundan biri olmayı hayal ederdim hep (aslında şimdi de hayal ediyorum ama henüz dünya medeniyeti benim hayallerimin seviyesinde değil hehee). Bu tür oyunların çok hızlı ve geniş olmasını hayal ederdim fakat dedim ya delicesine oynadığım Wing Commander bana bunları vermekten acizdi (oyun o kadar yavaştı ki gemiyi düşmana doğru dalışa geçirdiğinizde düşmanın yakınına gelene kadar bir GameShow bitirebilirdiniz (Oha!). Fakat gene de o zamanlar daha mutluydum. Neyse efendi Polat (Kamer biraz demokrasiden yoksundur da :)) bir yerlerde dediği gibi PC'lerin dünyayı işgalinden sonra bu türe özel bir ilgi gösterildi. Özellikle Wing Commander serisi, efsanevi X-Wing/TIE Fighter serisi ve Privateer serisi oyunları inanılmaz başarılar kazandılar. Uzay simülasyonu oyunları arenasında son olarak geçen aylarda Descent Freespace 2 adlı oyunu görmüştük. Şimdi ise StarLancer sizi geminizin kokpitine geri çağırıyor. StarLancer 2 CD'den oluşuyor ve Microsoft tarafından pazarlanıyor. Alışılageldiği üzere Microsoft yine bu oyunda da kaliteyi düşürmemiş, hatta birçok yönden rakiplerine fark atmış. Yeni gelen birçok CD'li oyunda olduğu gibi ilk CD'si install CD'si olarak ayrılmış. Hatta oyunu birinci CD'den bir kere install ettiniz mi bir daha onu istemiyor. Bu da yeni moda, aslında iyi bir şey tabii. Oyunun multimedia kısımları ve oynanış özellikleri diğer CD'lerde oluyor. Öncelikle StarLancer gerçekten çok hızlı bir oyun. Yani bir saniye bile action yönü dağılmıyor. Önemli olan; neredeyse oyun ekranındaki her nesne için geçerli olan grafiklerin, efekt ve animasyonların bu hıza ayak uydurabiliyor olması. Böyle olunca etrafınızda gerçek bir çarpışmanın döndüğüne kapılabiliyorsunuz (eee ne kadar çok ayrıntılı olmasa da bir simülatörün asıl görevlerinden biri de bu olsa gerek). Hikaye biraz bayat olsa da mükemmel demolarla ve ustalıkla hazırlanmış senaryolarla iyi desteklenmiş. Oyun kurgusu açısından iyi bir uzay simülasyonunda olması gereken her şey mevcut diyebiliriz StarLancer'da. Onlarca gemi ile büyük savaşlar yapabiliyorsunuz. Ayrıca bu türde adet olduğu üzere (Descent Freespace'deki kadar olmasa da) devasa uzay gemileri de bütün ihtişamıyla uzayda süzülüyorlar ve özellikle bu gemilere baskınlar yaptığınız görevler inanılmaz heyecanlar veriyor. Kendi geminizden onlarca kat daha büyük bir uzay gemisinin yüzeyinde turretlerin saldırısı altında bir tur atmak insanı bayağı bir geriyor. Yine bu türdeki oyunların "kaçınılmaz elemanları" takım arkadaşlarınız da iyi bir şekilde düşünülmüş. Çok fazla ayrıntılı olmasa da onları göremedim ben. Neyse daha sonra gaye güzel bir demonun yönlendirebilmek çoğu zaman faydalı oluyor. Ayrıca takım ardından soluğu ana gemimizde yanında alıyoruz. Arkadaşlarınızın yapay zekaları da beni oldukça şaşırttı. Bu esnada oyunu yapanları huzurunuzda kutluyorum çünkü Örneğin oyun içerisindeki görevlerde büyük bir gemiye oyunun menülerini normalden farklı olarak güzel animasyonlar çarpıp görevi tamamlamama yardımcı olan ya da ufak haline getirmişler. Yani oyuna başladığınızda yatağınızın planlar kuran (örneğin altlardan ve üstten ayrı biçimde bir yanındasınız ve gidebileceğiniz yönler bulunuyor gemiyle uğraşarak) takım arkadaşlarım oldu (birçoğu ilk (seçebileceğiniz menüler), bunlar ilk başta simülatör bölümlerde öldüler heheh!). Aynı şekilde düşman yapay adında bir üzerindeki son bilgileri zekasının da tatmin edici olduğunu söyleyebilirim. alabildiğiniz monitör ve briefing-room'dan oluşmakta. Adından Gerçekten de hızlı düşman gemilerini indirmek bazen anlaşılabildiği gibi; simülatör podda training yaparak tecrübe inanılmaz zor oluyor. Benim gibi yıllarını pilotluğa vermiş kazanıyoruz. Bilgisayarda ise oyunun ana konusu, takım birinden bile (bilgisayarlarda canım..) insanüstü manevralar arkadaşlarınız ve sizin hakkınızdaki istatistikler ile beraber son yapar kurtulabiliyor kefereler.. gelişmeleri ve kaybettiğiniz/kazandığınız görevleri ayrıca ekran da gerek düşman gerek dost kuvvetleri ile ilgili izleyebiliyorsunuz. Buradan ilerleyip briefing-room'a girersek İlk olan animasyonlar ve sesler sizi gerçekten havaya sokuyor. görevimiz için gerekli bilgileri alıyor olacağız. Genellikle ilk Takım arkadaşınızın düşman tarafından patlatılmadan önceki baştaki kısa görev anlatımından sonra önümüzdeki son bağrışlarını duyduğunuzda adeta bu bölüme hiç olmazsa bilgisayardan O görevde kullanabileceğimiz gemi türleri ve onun hayatı onuruna başarmalıyım deyip, görev bittikten sonra silahlarını ayarlıyoruz. Yeri gelmişken söyleyeyim StarLancer ise monitörün önünde saygıyla eğiliyorsunuz. da oldukça fazla sayı ve çeşitte gemi ve mühimmat Biraz da oynanıştan bahsedelim. Oyun kalite kokan bir kullanabiliyorsunuz. İlk başlarda kullanabilecekleriniz ise menü ile açılıyor burada seçeceğimiz pilot tipinin (kadın-erkek) Naginata, Crusader, Predator, Grendel gemilerinden oluşmakta. kokpitteki bağrışmalarda duyulan sesler dışında bir önemini Ben size ilk görevler için devamlı Crusader gemisini kullanın StarLancer #2
Descent sentezi...