Gameshow sayı 49, sayfa 90

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 90

3- Cryptic Writings' den (artık hangi grubun albümü olduğunu bile söylemiyom-sen bilirsin) en çok sevdiğin şarkıyı söyle. Zeb: Walla “Use the Man” nefis bir parça. Albümün en iyisi. Marty Friedman'da gitti zaten. Senin ki hangisi? Megadeth dinleyen bir bayanı ilk defa duyuyorum bu arada. Olmadığını sanırdım, gerçek dişi sanırdım. Susmalıyım belki de sanırım :))

4- “Hayalkırıklığı nasıl olur bilir misin” konulu 1200 kelimelik bir yazı istiyorum hemen, elimden kurtulamazsın...(ulan çok içimde kaldı anlatamıyorummm!) Zeb: Hayal kırıklığı ile ilgili sana 1200 kelime değil, ansiklopedi yazarım. Özellikle son 7 aydır uğradığımız (|MEG'le beraber) hayal kırıklıkları ruhumuzu kırık dökük cam gibi öyle bir parçalara ayırdı ki, burda okudukların o kırık dökük cam parçalarının yansıttığı cılız ama ışıltılı hayallerimiz aslında... Keşke daha fazlasını anlatabilsem... Yer yok!

5- Baba ya, şöyle “Yazarlık için çok mail geldi, mailbox kilitlendi” gibi şeyler yazmasanız da şuracıkta hayallerimizle, umutlarımızla yaşayıp ölsek... Zeb: Hayaller ve umutlarının hemen önünde gerçekler duruyor İrem. Ne yapabilirim ki? Ehe yani... Gerçeklerin gerçek dışı bir elçisiyim ben. Elçiye zeval olmaz'ın esas anlamı bu zaten famma da salladım haa! :))). Tamam tamam, Mailbox'larımız kilitlenmedi. Oldu mu? (olmadı tabii ki!)

6- Logoyu harbi değiştirmeyin ya... Zeb: E ama değişti. Ne yapabilirim ki. O logo gerçek ve ben gerçeklerin kem küm...

7- Diet kolanın hafıza kaybına yol açtığını biliyor muydun, yoksa etkilerini göstermeye mi başladı? Zeb: Ne dedin unuttum? Hatırlayamıyorum bir daha söylesene... ))

(sonuç) Kimse beni uzun yazmaktan ve SANA yazmaktan alıkoyamaz...sen bile...ama yine de; “Dal rüzgârı affetse de nafile, Dal, kırılmıştır bi kere.” (burda ben “dal”; sen de “rüzgâr”sın galiba ama neyse...) NOT: Benim için “UYUZ köşesine şunu ekler misin; 1 Yazını yayınlıycam deyip yayınlamayan yazarlara... ) ehehe İrem Uygun Zeb: Gider ayak laf soktuğun için seni tebrik mi etsem, yoksa kınasam mı bilemiyorum. Evet ben rüzgarım; bir bahar gününde her yere yayılan ve tüm vücutlara hafifçe dokunup giden hafif bir rüzgar (ya ne oluyor bana? İmdat!)... Son mesaj vereyim mi sana? Tamam veriyorum: Off böyle olmuyor ki? Ama sen anladın. Rtf olacak unutma, he he...

MERHABA ZEBANİ Dergiyi ilk çıktığı günden beri alıyorum. Bu sana ilk mailim. Nasılsın, iyisindir umarım. Dergi zaten çok güzeldi şimdi daha da güzel olmuş. Hele bir de şu CD verme işinden vazgeçince eski GAMESHOW'un havası yerine gelmiş. Her neyse lafı fazla uzatmadan sorulara geçmek istiyorum. Zeb: Dergi övgülerin için teşekkür ederiz Göksel. Yalnız geçen ayki dergide bazı renk aksaklıkları oldu. Matbaamız olacak kuruluş (kedileri çok sevimli), nedense renkleri birbirine karıştırmış. Olmayacak şeyler yapıp dergiyi sürrealist bir ressamın bile yapamayacağı bir forma sokmuş. Hani her yaptığı sorgusuz sualsiz kapışılan Picasso (çok afedersiniz) boş bir tuvale sıçıp resim sergisinde yer alsa ve hemen yanında bizim dergi olsa inanın serginin yıldızı olurduk (belki o zaman daha çok tanınırdı:))). O derece yani... neyse cevaplar:

1) CINEMAWARE açılıyormuş bu konu hakkında ne düşünüyorsun? Acaba eski günlerdeki gibi Defender of the Crown, Wings gibi oyunları oynayabilecek miyiz? Yani bu oyunların CD versiyonunu çıkaracaklar mı? Zeb: Walla ben duyunca çok heyecanlandım. Efsane firma Cinemaware ne yapsa oynardım zamanında. Fakat şimdiki teknolojiye adapte olup bu teknolojiyi kullanacaklar. İşte sihirli kısım. Cinemaware o zamanlar çağının ötesinde oyunlar yapıyordu. Şimdi çağına uygun oyunlar yapacak. Demolar, klasik hikayeler, 3D vs. vs. olmazsa olmaz şeyler. Cinemaware fikirlerin ve icatların tükenmediği zamanların efsanesiydi, şimdinin bir nefeslik oyun firması olmayı kendilerine yakıştırmak gelmiyor içimden. Bakalım neler olacak. Yine de onlara güveniyorum.

2) Ayrıca NOX DIABLO'YA beş basar. Zeb: Haksızlık yapma ama şimdi. O nerede, bu nerede... Diablo öyle bir oyun ki hala yüklenip oynanabilecek bir kaliteye sahip. Nox da güzel oyun ama bir daha oynamak içinden gelmiyor insanın (en azından ben böyle hissediyorum). Diablo Clanlarına söyleyeyim de kemiklerini kırsın senin, büyü bile yapar hale gelmiş:))).

3) Yahu Zebani şu MAX PAYNE denilen oyun ile ne zaman tanışacağız? Zeb: Coming soon diyorlar. Ben ne desem?

4) Ben şu internette hız olarak 45333bps'den yukarı çıkamıyorum acaba hızı arttırmanın bir yolu var mı? Zeb: Sen belanı mı arıyorsun? Ne dedin? 45333 mü? Doğru rakam değil mi bu? Türkiye'de bu tip hızlara çıkan efsane kişiler duymuştum. Demek onlardan birisi de sensin. Bir imza alabilir miyim? Hızını daha da artırmak istiyorsan (gözün doysun!) “Netsonic" denen bir program var, install ettim ve bana “nah hızlanırsın” işareti yaptı (yani çalışmadı). Bağlantımı hızlandırmak için yapmadığım cambazlık kalmadı walla. Bir de sen dene, sonra da bana tavsiye et. Demek 45333.

5) Sence Türkiye'de kopya oyun davasına bir çözüm bulunacak mı? Yani bizde diğer Avrupa ülkelerindeki gibi her oyunun orijinalini bulabilecek miyiz? Zeb: Zaten çoğu oyunun orijinalini bulabiliyorsun. Esas soru “bu oyunları almak için para bulabilecek miyiz?” olmalıydı sanırım. Ehe. Ne dedim ben be? Neyse... Türkiye'de orijinal oyun mantığının oturması için zamana, anlayışa ve emeğe saygıya ihtiyaç var. Bir de korsanların kurukafalı bayraklarını indirmeleri gerekiyor, en zor olanı:))).

6) Bu sene izlediğin en güzel film ve albüm hangisiydi? Zeb: Hmm! Soru eksik. Bu sene dediğin 2000 ve daha 2000 senesinde çıkacak bir sürü albüm ve oynayacak bir sürü film var. Nasıl cevap verebilirim ki? Ne yani zamanda yolculuk mu yapayım? (ehe yine yırttık!).

7) Mac'ın GAMESHOW'a dönme olasılığı var mı? Varsa yüzde kaç? Yoksa niye? Zeb: Murat'ın Gameshow'a dönme olasılığını bilmiyorum walla (hemen hemen hiç!). NetShow'u o yapıyor. İstersen oradan ulaşabilirsin Murat'a ve her türlü soruyu sorabilirsin. Kamer ile Murat arasındaki buzlar çözüldü. Her şey olabilir, olmayadabilir (ikilim değil mi?)

Her neyse Zebani benden bu kadar mailimi umarım yayınlarsın yayınlamasan bile cevap gönder. Şimdiden teşekkür ediyorum. Mail göndermeye de devam edeceğim BYEEEE!!! H.GÖKSEL BAKİ Zeb: Mektubunu yayınlıyorum ki mailden cevap göndermeyeyim diye aa? ne saçma :))). Mail göndermeye devam et ama şunu da aklından çıkarma: “Overdose'a mail göndermeyen sürekli

8 8 oVerDose

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.