Gameshow sayı 49, sayfa 61

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 61

1- Hemen uyanıklık yapıp askerleri Avustralya ve Güney Amerika'nın dibine yığıp kıta bonusu almaya çalışmayın (Rauf, MEG, Polat kısacası herkes) 2- Bunun için kavga çıkarıp oyunun huzurunu kaçırmayın (Polat, Çilem ve eşi MEG - Destek olacak ya!) 3- Bunun oyunun ve oyuncuların sonu olduğunu anlayıp Avustralya ve Güney Amerika'yı bir çizgi çekip birbirine bağlamayın (bu sefer de kimse oraları almıyor) 4- Oyunda tecrübeli generaller gibi müthiş taktikler öneren, her stratejiyi bilen ve oyunun geleceğini kestirdiği halde daha 5. dakikada yenilen birisinin tavsiyelerine güvenmeyin (Rauf) 5- Zarları uyuz olduğunuz rakibinizin askerlerine doğru atın ve hatta mümkünse dağıtın. Pis pis sırıtmayı ihmal etmeyin (Polat) 6- Sürekli yemek yemekten yenilmeyin, kolayı halıya dökmeyin (MEG) 7- Ortada apti apti dolaşan birisini gördüğünüz anda ona diet kola, patates kızartması, cips ve abur cubur gibi şeyleri servis yaptırmayın yoksa üstünüze döküyor (Nesime) 8- Oyunda bir kadının erkeğe (ya da tersi) mantıken saldırması gerekiyor ve saldırmıyorsa anında bir aşk ilişkisinden şüphelenin (Nesime, Rauf veya MEG, Çilem... Ay bunlar evliydi zaten!) 9- Umudunuz kalmadığında düşmandan merhamet dilemeyin (Ertunç) 10- Herkesle anlaşma yapıp sonra kazık yemeyin (Nesime) 11- Herkesle anlaşma yapıp sonra kazıklamayın (MEG) 12- Oyunda sürekli yenildiğiniz halde, oyun bittikten sonra yüzsüzce hepinizi yendim, sürekli yendim demeyin (MEG) 13- Diet Kola krizine girip termostaki çayı tepenize dikmeyin (Polat)

zıplayıp sevinç çığlıkları attığında daha da eğleniyorsunuz. Ama bu zafer sarhoşluğuyla haddiniz olmayan saldırılara girişip boşu boşuna asker kaybetmenin de bir anlamı yok. Arkada çalan bir müziğin olmaması nedeniyle bazen anlamsız sessizlikler yaşayabiliyorsunuz. Sanki savaş olmuş bitmiş ve siz de Red Kit'teki süvarileri gibi olaya son anda yetişmişsiniz. Çıt çıkmıyor meydanda. Ancak zarları atıp saldırıya geçerseniz o zaman top, tüfek, yaralanan askerlerin seslerini duyabiliyorsunuz. Sonra yine o sinir bozucu sessizlik. Bir dakika....Bir de arada çıkıp spiker edasıyla oyunla ilgili detay bilgileri veren sesi unuttum. Siz sessiz sessiz strateji kurarken birden nerden geldiği belli olmayan o ses sizi yerinizden zıplatabiliyor. Bazen bunu özellikle yaptığını düşünüyorum. Genel olarak eğlenceli bir oyun. Ama arka arkaya iki üç kez oynadıktan sonra da aynı şekilde düşünür bilemiyorum. Ben yine de orjinalini tercih ir ederdim. Masanın etrafına dizilip zarları rakibinin gözünün içine baka baka atmak sonra da fethettiğin ülkeye yine rakibinin verdiği misyonu yerine getirerek de oyunun galibi içine baka baka kurulmak daha eğlenceli. Ama gözünün olabiliyorsunuz. “Afrika ve Avrupa kıtasını ele geçir ya da içine baktığınız rakibinizin sizden çok güçlü olmaması da oldukça önemli. rakibin Şehabettin'i yok et” gibi..Ya da kendinize bir merkez — ©U Kadar sinir edildikten seçerek, oyun boyunca bunu koruyup yanında iki düşmanın da R a daha merkezini ele geçirdiğinizde oyunu ğe kazanabiliyorsunuz. Gördüğünüz gibi bir sürü seçenek var böyle br kazanmak için. Yeter ki siz kazanmak isteyin. Haydi y yi TRT aslanlarım göreyim sizi. Savaş meydanını “Allah Allah” sesleriyle inletin. Ehem..Nerde kalmıştık...Görsel konulara bu kadar... Çılgınlık Gizli Hedef ile da değinirsek; grafiklerin çok iyi olduğunu Sar ka Fi Başlamıştı, Risk ile iz söyleyemeyeceğim, Özellikle insanı gaza getiren ge oğlan aldı güzelim intro'sundan sonra. Ama saldırı emri verdikten sonra güçlerin yoğunluğuna göre ayarlayabiliyorsunuz. Seçiminize göre, oyunda 9660, 9680 ya da 96100 hava çok güzelmiş.....Beni oyunu bilgisayarımıza taşıdı. Yetinmedi aha haritaya zoom girip ve orada askerlerinizi bire bir savaşırken İşimi yaptı? am görmek gerçekten eğlenceli. Hele askerleriniz (ya da Lay laylöm. gözel. 0 Oy zarlarınız!) tek atışta düşmanı yere serdiğinde hoplayıp

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.