Gameshow sayı 48, sayfa 35
Sayfanın metni

Sayfa 35

bence öyle,

Oyuna yolun ortasında başladık, her yerden savaş sesleri falan geliyor. Hemen Adventurer'ların olduğu o binaya gidip (deniz kıyısında büyük bina, deneye deneye bulursunuz) yanınıza vampir kızla necromancer dedeyi alın. Sonra biraz dolaşıp yerlerini falan öğrenin. Yapabiliyorsanız Alchemy malzemeleri satırı alın. Evet iyi gidiyoruz. O sırada adamın biri gelip size şehir merkezine gitmenizi söyleyecek. Gerçi bunun olmasını beklemenize gerek yok ama olsun. Ortadaki, kapısında iki tane taş mabedimsi yapı bulunan binaya gidin. İçerdeki iki adamla da konuşun, mektubu alın. Sonra o binanın karşısındaki evlerden en köşedekine girin ve rahiple konuşun, Onu yanınıza alıp, ortadaki mabedimsi yapı dediğim taşlardan birine (biri çalışıyor zaten) girin. Çıktığınız yerde kimseyle uğraşmayın ve aşağıya yürüyün. Üç tane ev göreceksiniz. Bunlardan birindeki kadından Quest'i alın. Daha aşağıdaki Portal'a girin, ve çıktığınız adadaki temple'a da girin. Size katılmayı teklif eden adamı aranıza alın. Burada düşmanlara öldüre öldüre ilerleyin. Söyleyecek çok da bir şey yok. Bir ara bir odada yere basar basmaz aşağıya düşeceksiniz. Perception'u olan bir karakterle tuzaklı yerleri görün, ve sadece kırmızı parlayan yerlere basarak ilerleyin. Sonra bir odaya geleceksiniz ve kapıyı açmaya çalışınca bastığınız taşlar geriye çekilmeye başlayacak. Hah işte, orada duvardaki gözlere basın. 8 tane düğmeyi oynatınca kapı açılacak. Kaçın gidin. Çok uğraşmadan kapıya ulaşıp dışarı çıkın. Portal'ı kullanarak şehre dönün ve herkesle konuşup alınabilecek her Quest'i alın. Eğer yoldan potion malzemesi topladıysanız Quest almış olduğunuz kadına gidip malzemeleri topladığınızı söyleyin ve bir sürü experience alın. Bunlarla gidip eğitim yapın, ve daha sonra skill'lerinizi geliştirin. Şehirdeki korsanları doğrayaraktan ortalıktaki sandıkları falan açın, ve sonra şehre geri döndüğünüz portal'dan geçip gemiye binin.

İndiğiniz yerde bir süre oyalanın. Bu arada yanlışlıkla da olsa bulmanız gereken Merchant'ı bulacaksınız. Doğru zamanda doğru gemiye binerek tabii. Fakat çok kasmayın. Tavernalarda AcroMage faları oynayın. Adamı yanlışlıkla bulursunuz zaten. Öbür türlü aramak külfet halini alıyor. Evleri gezin. Yapabiliyorsanız bazı skill'lerde expert olun (özellikle merchant ve bow). O sırada adamı bulup mektubu verin, ve yeni Quest'i de kabul edin. Sonra nehir kenarından ilerleyip, yolda kimselerle savaşmadan, aradığınız Hideout'a gidin. Yoldaki metal parçalarını toplayın ama sakın buralarda kimseye silah yaptırmayın. Bir Dark Elf şehrinde yaparsanız en iyi silahlara sahip olursunuz, Unutmayın. Yanınıza bolca silah almayı da unutmayın. İçeri girince dikkatli olun, © yerdeki ufak, fare kılıklı yaratıklar çok fena vuruyorlar. Uzaktan öldürmeyi deneyin. İlk girişte gizli bir kapı var, onu açın ve sola doğru ilerleyin. Geleni geçeni öldürün, eğer yaralanırsanız ya da olayınız biterse kapının önüne çıkıp orada dinlenin. Sonra sola doğru devam edin, büyükçe bir meydana geldiniz mi, dümdüz karşıya gidin, içeriye girin, adamla konuşup Quest'leri alın, ama dikkatli okuyun bir daha çıkmıyor. Evet şimdi bu tür oyunların “biraz bekle" bölümündesiniz. Şu anda önemli hiçbir işi başaracak güçte değilsiniz. O yüzden kimseye bulaşmadan her yeri gezin, her şehirde AcroMage oynayın, ve bu arada şehirlerden birindeki kadınla konuşup şampiyonaya katılma kararı alın (ruhen). Sonra gezin dolaşın. Bundan sonra neyi önce neyi sonra yapacağınız falan tamamen size kalmış. Şunu bilin ki öyle çözülecek çok bir şey yok, genelde kombat üzerine kurulu.

Son Sözler. -Evet oyunumuz gerçekten çok güzel bir oyun Herkese gözüm kapalı tavsiye edebileceğim, çok güzel, sazevkli, nasıl diyorlar, addictive bir oyun. -Benim son aylarda en çok beğendiğim oyun, kesinlikle, Heroes III Armageddon's Blade'den beri en uzun zaman harcadığım oyun (ve yazı) Kesinlikle oyunun başında başarısız olursanız boynunuzu bükmeyin. Kesin bir yolu vardır. Mesela ben oyunun başında o rahibi bulamadığım için (bir tek o eve bakmadım) uzun süre başları geçemedim. En sonunda bir sürü healing potion hazırladım ve Feather Fall ile yüksek bir yerden suya atlayıp yüze yüze geçtim, boğulmamak için de Healing Potion'ları kullandım. Başka bir çözüm yolu olduğunu Oynayışımda öğrendim. Ayrıca bu hareketimle Türk olduğumu kanıtlamış oldum, sanırım tüm yurttaşlarım benimle gurur duyuyorlardır. Bence oyunlara böyle bir detector konmalı, ve benzeri bir olay gerçekleştiğinde “Are you from Turkey?” diye bir yazı çıkmalı hahaha.

Evet benden de bu kadar. Hepinize iyi günler, iyi oyunlar, ve daha kızlar yani... sallayın... hayat güzel değil mi? Özellikle böyle yapmanız gereken işleri bitirir bitirmez... Bitti.

9 95

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.