Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 36
HOSE
Levent GÖÇER |
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 37
İkinci Dünya Savaşı, geride bırakmakta olduğumuz 20. Yüzyılın en büyük savaşlarından biridir. Adı üstünde, bir dünya savaşı. Siz, sevgili okuyucularımız da zaten bıktınız bu savaşla ilgili mevzular dinlemekten, oyunlar oynamaktan. Ama ne yapalım. Geçtiğimiz yüzyıla damgasını vuran her on buluştan altı-yedi tanesi sadece bu savaşın gündeme getirdiği üstün gelme arzusundan ve korkudan bulundu. Bugün eczanelerden aldığımız ilaçların; askerlerin kullandığı silahların; arabalardaki, uçaklardaki motorların, jetin, roketin, füzenin, radarın, sonarın, telsizin; icadı veya geliştirilmesi bu döneme denk geliyor. Bu kadar öneme haiz bir savaşın da oyunları, neredeyse o savaşta sıkılmış mermilerin adedince, bol oluyor. Şimdi, aslında mevzu her yapılan İkinci Dünya Savaşı oyunu değil. Arada bazıları var ki, bunlar sırf oyunun kendisi için oynanır. Mesela Close Combat serisi. Hiç bu seriden herhangi bir oyunu oynadınız mı bilemiyorum ama, eğer oynamadıysanız işte tam sırası. İlk üç oyun “Close Combat Trilogy” idi galiba adı; işte böyle bir paket ile piyasaya sürüldü. Koşup alın. Yeni oyunlarını ise bulması biraz zor. Nedense böyle oyunlar Türkiye'ye pek fazla sayıda getirilmiyor. Meraklıları da kapıyor, bul bulabilirsen. Oyunu bilen zaten bilir. Bu sebeple ben bilmeyenlere anlatıyorum. Şahsen bu oyun dizisinin ikincisi olan “A Bridge Too Far”ı dergilerde ilk gördüğümde (reklamları aylar önceden başladıydı), hiç gözüm tutmamıştı. Bana bir garip gelmişti üstten üstten, minnacık adamlar, adamların sekiz katı büyük bir emir levhası, bir sürü evin olduğu garip bir harita, daha doğrusu savaş alanı....falan filan. Zaten görünüm itibarıyla da sanki kötü bir sıralı “turn based” strateji oyununu akla getiriyordu. Piyasaya çıkmasının ardından alıp oynamadım bile. Taa ki elime bir tanıtım sürümü geçip, sıkıntıdan bunu kurup, oynayıncaya kadar.
Oyunu oynaması çok basit. Herhangi bir birliğin veya aracın üzerine tıklayınca çıkan emir levhasından gerekli veya istediğiniz emri seçerek vermiş oluyorsunuz. Gerisini adamlarınız, kendileri yapıyorlar. Daha fazla açıklayıcı bilgiler için “Training”
kısmına bakmanız yeterli.
OYUN-SAVAŞ ANILARIMDAN BAZILARI Bu oyunu daha evvel hiç oynamamışlar burayı dikkatle okusunlar; çünkü şimdi anlatacağım olaylar, bu oyunun oynanış tarzının etkisini çok iyi anlatıyor. Ayrıca, bazı önemli hususlara da dolayısıyla değinmiş olacağım. Açıklamanın sonunda -bunu yapın, şunu yapmayın- kısmında atlamış olabileceğim mevzular olabilir. *Yıkıntılarda birlikleri ilerletirken, bir manga -düşman göründü- ibaresiyle tam siper yatıyor. Bakıyoruz ki gerçekten, 25-30 metre kadar yanlarında bir düşman mangası onların tam aksi istikamette temkinli bir şekilde ilerliyor. Ne var ki düşman sizin adamlarınızı henüz görmemiş. Öncü mangamızın bir 50 metre ardından ikinci bir manga geliyor olması sebebiyle düşman öncülerinin bizimkileri bir miktar geçmesine ses çıkarmıyoruz. Çünkü farklı bir gelişme olmazsa birkaç dakika sonra düşman öncülerini çapraz ateşe almak mümkün görünüyor. Arkadan gelenler de mevzi alınca ilk birliğe ateş emri veriyorum. Şimdi silahların patlamasını bekliyoruz. Ancak o da ne, adamlar siper durumundan çıkmıyor, İki kişi hariç. Bu iki kişi duvara sürünerek kenara kadar geliyor ve düşmandan tarafa el bombaları fırlatıyor ve mevzileniyorlar. Patlamaları müteakiben tüfekler patlıyor. Arkadaki mangaya da pusu konumundan savunma konumuna geçmeleri konusunda emir veriyorum. Çok geçmeden onlar da ateşe başlıyorlar. Birkaç dakika içinde düşman yarıdan fazlasını zayiat veriyor. Geriye kalanlar da teslim oluyorlar.” Stalingrad - Close Combat 3 - “Russian Front ARDENLER SAVAŞI Giderek ilerleyen müttefik kuvvetleri, Almanya sınırına gelir dayanır. Savaşı kazanma ihtimali çok zayıf olan Almanya, bir karşı saldırıyla düşmanlarını mümkün olduğu kadar geriletmek amacındadır. Böylece zaman kazanacak ve belki de ezilmeden barış masasına oturma ortamını oluşturacaktır. Kurmayların pek de taraftar olmadıkları bir saldırı tasarlanır. Büyük hazırlık yapılır. Ağaçlık ve herhangi bir askeri harekat için pek de müsait olmayan bir bölge olan Ardenler'i tutan 75.000 Amerikan askeri 1944 yılının 16 Aralık sabahı saat 5:30'da Alman karşı saldırısı ile uyanır. Bekledikleri çapta, ufak bir karşı saldırı değildir bu, çünkü karşılarında tankıyla, topuyla 250.000 kişi vardır.
HAFİF SİLAHLAR - (ALMAN) Saldırıyı Almanlar yapıyordu. Bu sebeple çoğu makineli tabanca ve
COMBAT BATTLE OF THE BULGE