B-BÖLGESİ

KÖŞELER iliyorum, aradan oldukça fazla zaman geçti ve hepimiz çok | yorulduk. Benden açıklama bekleyen var mıdır yok mudur onu da tam bilemiyorum, ve ne söylemem gerekti bilemiyorum, ama. Sizin kadar biz de belirsizlikler içindeyiz. Sürekli olarak kalitesiz ve kötünün daha başarılı olduğu Türkiye'de, ki zaten rating'lerden tutun da, en çok parası olanın, rahat ve hak ettiğ Ğ inin karnından tesadüfen insanlığın yirminci yüzyılda “güzel” diye Şi , Canlılar Alemi Zeka Sıralaması'nda fasulye ile okaliptus arasında bile olsa düzeysizlik yoluyla “hepimizin kalbinde" taht kurmuş binde mi bilmiyorum artık o taht) “manken'"lerin olduğu, " olma yoluyla, toplum beğenisinin odağı olarak, çıkar ve menfaatlere hitap ettiği için (ki inanın, en popül yapmak insanın sosyal olma yolunda attığı, çıkar kokan — ve bu yüzden de çirkin olan bir adımdır), her zaman sonu mutsuz biten öykülerle dolu olacak Türkiye'de, iş yerine para, zaman yerine yine para, emek yerine hep para — koyan dergiler arasında, GameShow içeriği ile, ki onlar içerik yerine de para koyup içeriği “satın alıyorlar”, litesi ile ayakta kalmaya çalışıyor. GameShow'u küçük” görüp reklam vermeyen şirketlerden mi bahsetsek, yoksa dergiyi almayıp arkadaşından okuyunca kendisini karda hisseden küçük hesap — — insanlarından mı, bütün bunların hiç birinde haberi olmadığı halde fiyattan şikayet eden, et protestonun, dergiyi almamanın, bu duruma hiçbir katkısı olamayacağından, çünkü bunun zaten “olabileceğin en

Burçak CANER beaner©Okamernet.com azı” olacağından mı bahsetsek... ya da geçen cildi görünce üzülüp, bütün sayılar olduğu halde iki tane alıp onu da arkadaşlarına hediye eden, ve yine | bunlardan haberi olmayanlardan, bize mail atıp “derginin kapanmaması için ne gerekiyorsa yapacağını” anlatanlardan mı. O mail'lere cevap veremesem de, bilin ki hepsini okuyorum ve yine bilin ki mail programımdaki ufak bir sorundan dolayı, ufak ama çözülemeyen sorunlar vardır ya, işte onlardan biri, cevap veremiyorum. — Sahilden gemiye adımımızı atıp, ismini GameShow koyup yola çıktığımızdan beri arkamızda olanlardan, boş yelkenlerimizi doldurup bizi biraz daha ileriye götüren, kendi kendimize üstlendiğimiz, “bu sefer de iyiler | kazansın”, diye düşünüp yaptığımız işleri sadece daha iyisi olsun diye, | kendisini kanıtlasın, zeki olduğunu göstersin diye değil, eleştirenler ile birlikte Türkiye'de iyi noktalara geldik. Ama bilin ki artık sahilden çok uzaktayız ve | eskinin başarıları artık başarısızlık, artık akıntı öyle kuvvetli ki o yelkenleri doldurmak için çok rüzgar gerekiyor, ve yol o kadar uzun ki. Ne diyelim. İnanın biz elimizden geleni yapıyoruz, ve biliyorum ki bu yazıyı şu ana kadar okumaya devam etmiş sizler de yapıyorsunuz. Yine inanın ki,

Geçen ay (hahaha, olmadı, iki ay önce), GameShow'da kendimce “gamer'”liktan bahsetmiştim. Bu konuda, tıpkı tahmin ettiğim gibi, bir çok tepki aldım. Çoğu beni haklı bulan mail'lerdi tabii, arada güzel eleştiriler de geldi, okundu, dersler alındı. Ve her zamanki gibi sırf zeki olduğunu kanıtlamak için saçma sapan eleştirenler de oldu. İşte bunlardan bir mail'i, de karşı düşünce olarak yayınlıyorum, zaten çok da uzun değil. Bakın mail şöyle. “Sen şimdi kendini oyunların bazılarında herkesi bazen yeniyorum mu sanıyorsun?” Evet, aynen böyle bir mail aldım. Bu mail'i pek de anlamadım tabii ki. Sonuç olarak ben Türkçe, Fransızca, İngilizce ve şöyle böyle Latince biliyorum. Fakat bu mail'in yazıldığı dili bilmiyorum. Ve zaten böyle bir cümleyi kuran insanın da bana karşı nasıl bir düşünce kurabileceğini hiç bilmiyorum. O yüzden diyorum ki, eğer eleştirecekseniz, sonradan okuduğunuzda, tıpkı bu mail'in yazarının şu anda olduğu gibi, utanmayacağınız cümleler kurun. Bana başka eleştiriler de yapıldı. Bunlardan en manalı olanı (beni Starcraft'ta yeneceğini iddia edenlerden başka eleştiriler de oldu yani, biraz akıllı insanlar da okuyorlarmış yazılarımı), sanırım, bütün bunların iyi hoş olduğu, fakat hayatın bundan ibaret olmadığından bahsedenlerdi. Sonuna kadar katılıyorum. Hatta altına imzamı da atarım. Geçen ay bahsettiğim “ben de yaparım n'oolcak ki?” insanları gibi, bu işi manasızcasına önemseyip de bu yüzden insanları kıran, onlara hakaret eden, aptallıkla suçlayanlar da çok rahatsız ediciler. Sonuç olarak bu bir oyun. Zaten, biraz dikkatli düşünürseniz, benim geçen hafta bahsettiklerim, bir oyunda birisinin daha iyi olabileceğini ve bunun iyi bir şey olduğunu kabullenemeyen, “kimse benden iyi olamaz” mantalitesiydi. Bunu bir oyun olarak görmeyip, onda kaybetmeyi hayatta ezilmek olarak görmek oldukça bahsettiğim ve kendisi de bir Ouaker olan Alp Övütmen, Başar Coşkunoğlu, Mert "Jester” Özatak, Onur Konuralp ve daha bir sürü benden çok daha iyi olabilecek gamer var Türkiye'de. Bana gelen mail'ler arasında “ben nasıl gamer olurum”, “ben de istiyorum” falan gibi cümleler de vardı. Benim size söyleyebileceğim şu ki, bu öyle çok da önemli bir şey değil. Yani oyun oynamayı seviyorsanız bir başarı seviyesinden sonra kendinizi böyle adlandırabilirsiniz, ama çok da önemli bir şey değil. Kimsenin size böyle bir paye vermesine gerek yok, siz takılın oyununuzla. Yavaş yavaş bu yazının da sonuna geliyoruz. Son olarak söylemek istediğim (bir bakıma) özel bir şey var. Bundan yaklaşık 3 ay kadar önce, belki duymadığı Magic: The Gathering adlı karl Oyununu oynamaya başladım. FRP&Magic'deki yazar arkadaşım Sarp Övütmen'in tavsiyesi ve yardımı ile başladığım bu oyun, daha sonra bana gerçekten çok sevdiğim insanlar ile tanışma olanağı verdi.

Sen şimdi kendini oyunların bazılarında 4 herkesi bazen yeniyorum mu sanıyorsun? , kötü, zaten öyle olmasa, o kişiler de bunu bir oyun olarak görseler onlar da büyütmezler. Aynı şekilde onda kazanmayı hayatta ezmek olarak görmek yanlış: ber Bana Guake 3'te Türkiy: ayrıca Dünya çapınca yapılacak bir turnuvada Türkiye'yi temsil edecek 6 kişiden biri olan, nick'i ile anıyorum, Survivor da vardı. Buna çok mutlu oldum. Genel olarak beni haklı bulduğuna inandığım mail'inde, bir oyunda iyi olmanın Türkiye'de değerinin bilinmediğinden, ve ona karşı da ukalalık yapanlardan bahsetmiş. İlgisi ve özverisi için teşekkür ederim. Ayrıca turnuvadaki başarısını da kutlar, ve aynı turnuvada ilk 6'ya girmiş olan, Raistlin, Arsenik, Breakthru, Polaris ve Indigo'yu da kutlarım. Polaris, Indigo ve dışındakilerini tanıdığım bu 6 kişilik ekibin bizi Avrupa'da da başarı ile temsil edeceğini düşünüyor, ve umuyorum. Yeri gelmişken bahsedeyim dedim Yine bana gelen mail'ler arasında Türkiye'de gamer'ların olup olmadığı hakkında sorular sorulmuş. Saçmalamayın tabii ki en iyisi ben değilim. Az önce adı geçen Ouaker'lar, daha önce Starcraft'taki başarısından bazılarınızın adını bile k

Gökhan Sarıışık, Başar Coşkunoğlu, Yusuf Kemal Vefa, Genco Gün, Onur Konuralp, Evren 'soyadını iyorum onun, o gizemli biri... gibi insanlarla in en iyilerinden biri olan, — beni tanıştıran, ve kompetitif oyunculuk ruhunun çok güzel bir örneği olan, ayrıca gerçek bir zeka oyunu olan Magic: The Gathering'e başlamanızı tavsiye ediyorum. Hayatımda yaptığım en doğru işlerden biri başlamaktı sanırım; ve sizinle de bunu paylaşmak istedim.... ve gitti Burçak. Üzerinde bir aylık tatilin tembelliği ve iki haftadır beklenen yazının yazılmasının verdiği rahatlık vardı. Polat da iyiydi ama, yani bir insanın gözleri bu kadar da manasız bakmazdı ki be kardeşim.... üff be Burçak... ne yaptın yine? Burçak Caner “Sıkıldım kötü niyetinizden....