Spec Ops 2

gibi, hatta ve hatta Grim Fandango gibi Tactical (haniymiş sazanlarım?) oynayabiliyorsak, bunu öncelikle klavyemize, sonrada Zombie Studios'un 1.5 - 2 sene önce çıkardığı Spec Ops oyununa borçluyuz. Zombie, Spec Ops ile yeni bir karma oyun türünün ilk adımını atmıştı. Ancak sanırım adımını yanlış ayağıyla atmış (muhtemelen sol) olacak ki oyun Taş Devrindeki Ampul gibi karşılandı. Aslında Kondansatör diyecektim ama başımda gaya kelimelerimi, hatta virgüllerimi sayan ve eli sürekli Ctrl'de duran bir Zebani olduğu için harfleri mümkün olduğunca ekonomik kullanmamda fayda var. Yoksa ben istemez miyim kondansatör demeyi arkadaşlar. :) Neyse ne diyordum, ha evet Ampul. Hatta Ampu, hatta Amp. Evet evet Amp. (Zeboş'un RTÜK özelliği de

- Force gibi, hatta ve hatta Grim Fandango gibi Tactical

SPEC

eklendi: Spec Ops 2 var mı acaba? Windows'da kısayol tuşu yok ama) Neyse dediğim gibi Spec Ops çok orijinal bir oyun olmasına rağmen mühteviyatında çok fazla böcek (Bug) barındırmasından ve gıcık kontrol sisteminden dolayı (bir de o dönemde 3Dfx'siz zor çalışıyordu utanmaz) tek başına orijinalliği ile CD dolu çekmecelerin en arka köşelerine atıldı. Hatta bazen çekmecemi açınca “Ben orijinalim beni oyna” diye bir ses geliyor desem, siz de bana deli diyeceksiniz. Sonra her delinin yaptığı gibi bir albüm çıkarıp ana haber bültenlerine konuk olurum falan. Neyse oyun pek tutmadı ancak bu, diğer firmalara yepyeni fikirler kazandırdı ve bu fikirden yola çıkarak Rainbow Six gibi çok güzel oyunlar ortaya çıktı ve hâlâ da çıkmaya devam ediyor. Bir başka deyişle Spec Ops balık tutmak için oltayı buldu ancak ucuna yem takmayı unuttu denilebilir. Her ne kadar 19 kelime ARSLAN tutsa da, şimdi aslında yazının girişine “Türünün Babası Geri Döndü” hatta iyi olduğunu söyleyerek yazıya girmek isterdim ancak durum öyle değil. Bir kere özgün fikirlere imza atan mükemmel atmosferli oyun gitmiş, yerine Delta Force'a benzemeye çalışan taklitin takliti bir oyun gelmiş. Ancak çok yönleri de yok değil. Şimdi dilerseniz önümüzdeki binlerce kelime boyunca editörle iyi anlaşan yazar taklidi yaparak Spec Ops 2'de beğendiğim ve beğenmediğim, hatta kıl olduğum yönlerine bir bakalım, inceleyelim, irdeleyelim. Öncelikle oyun daha siz ikonuna çift tıklamanızla birlikte kıllıklar serisine başlıyor. Hâlâ anlayamadığım bir nedenden dolayı oyunu her açışta acaba içinde disket var mı diye disket sürücüsünü kontrol ediyor. Programcılar ellerinden geleni ardlarına koymamışlar yani. Ve tüm programcılık bilgilerini içi boş bir disket sürücüsünden gelen “Dart... Zart!” sesine yoğunlaştırmışlar. Neyse diyoruz ve menülerin dünyasına. Menü ekranının dizaynı 5 yaşında bir çocuğun yaptığı İnternet Sayfası gibi. Tabii bu 5 rakamı opsiyonel olduğu için demiyorum. Şimdi geçelim buraları ve direkt oyuna girelim. Silah seçimini yaptığımız ekran gayet güzel. Yani silahlar güzel demek istedim. Spec Ops 2'de her biri birbirinden farklı 19 silah var. Bir başka deyişle Spec Ops 2'nin muhteviyatında 19 adet silah mevcut da diyebiliriz. Ayrıca Zombie Studios çalışanları yine üşenmemişler ve bu silahların gerçek ses efektlerini tek tek kaydedip oyuna geçirmişler. Bu sayede oyuna daha bir gerçekçilik sağlamışlar. Aferin iyi yapmışlar, takdir ettim yani. Bu arada duyduğuma göre ses kayıtları sırasında 3 kişi bacağından vurulmuş. (uydurdum) Neyse silah seçimini yaptıktan sonra yanımıza taşıyabileceğimiz kadar El Bombası, C4 Patlayıcı, Extra Kurşun, bezelye konservesi, Kızılay çadırı vs. gibi gerekli eşyaları toplayıp Rambo gibi göreve çıkabiliriz. Oyuna başladığınızda grafiklerin öyle çok ahım şahım olmadığını ancak yine de güzel olduğunu göreceksiniz. Özellikle de Delta Force 2 ile kıyaslarsak gayet güzel grafikler. Oyundaki patlama efektlerini gerçekten çok beğendim. Etrafa saçılan kıvılcımlar çok hoş. Bütün bunlar Zombie Studios'un kendi geliştirdiği yeni

OPS 2 Combat

oyunlarına bir yenisi daha eklendi. Spec Ops 2 bakalım bu iddiasında ne kadar gerçekçi

Gerçekçi Spec

Viper oyun motoru sayesinde olmuş. Bu arada aldığım haberlere göre Spec Ops 3 2000'in üçüncü çeyreğinde çıkacakmış. Tabii bulmuşlar motoru sömürecekler iyice. Bunun dışında dediklerine göre (ki iyi ki belirtmişler yoksa anlayamayacaktık) oyundaki tüm hareketler, animasyonlar Green Beret'lerden Motion Capture tekniği ile oyuna aktarılmış. Yani hiç Motion Capture görmemiş olsam belki çok güzel gelebilirdi ancak hareketler daha çok yapay gibi geldi bana, bilemiyorum. (iyi ki belirtmişler dedim ya) Vurulma hareketleri, yere düşüşler falan biraz saçma. Adamlar bazen yere düşünce yaprak gibi kayıyorlar. Acaba vurulmalardaki Motion Capture de gerçekçi olsun diye adamları tek tek vurdular mı merak ediyorum. Ancak itiraf etmek lazım hareket kabiliyeti olarak kontrolümüzdeki komando çok yetenekli. Spec Ops 2'de tıpkı Delta Force'da olduğu gibi 3 modu bulunuyor. (ciddi, karizmatik ve salak) Bunları Yere Yat, Kalk tuşları ile dikil, eğil ve yat, sürün olarak belirliyorsunuz. Ayrıca komandomuzun oyuna zevk katan bazı hareketleri de yok değil. Kaymak, kaykılmak, yengeç gibi yan yan koşmak bunlar her gün yaptığımız doğal hareketler. Asıl çoğu kişinin bu tür oyunlarda eksikliğini duyduğu bir hareket vardır mesela, yuvarlanmak. Yerde yuvarlanırken düşmanı taramak çok büyük bir zevktir. Bu hareketi Spec Ops 2'de doya doya yapabileceğinize emin olabilirsiniz. Hatta gideceğiniz yere yuvarlanarak bile gidebilirsiniz yani. (yuppi!) Oyunda bu şekilde birini avlamanın verdiği hazzı ise size anlatamam. Hele bir de bunu Multiplayer oynarken yaparsanız yolda yürüyüşünüz bile değişebilir. Bu arada hazır konuyu Multiplayer'a getirmişken biraz Multiplayer'dan bahsedelim. Zaten bu tür oyunlar artık Single Player'dan çok Multiplayer için alınıyor. Ben de Spec Ops 2'yi Single Player olarak pek de fazla oynamadım. Çünkü hiç de bir SWAT 3 gibi iç açıcı zevkli görevler yok. Bu Spec Ops 2'nin de en beğendiğim özelliği Multiplayer seçeneği. Yani bu tür oyunları İnternet üzerinden Multi olarak dünyanın bir ucundaki insanlarla oynamak apayrı bir şey. Bu anlatılmaz yaşanır gerçekten, mutlaka bir kere denemelisiniz. Bilemiyorum belki bilgisayara karşı oynarken çok daha artistik, estetik hareketler yaparak bilgisayar kontrolündeki düşmanı öldürüyoruz. Ama İnternet'ten çok salakça da oynasa yabancı birini vurmak daha bir zevk veriyor insana. “Hülen oturduğum yerden çocuğun oyununu mahvettim bee!” diye kendinizle bir an gurur duyuyorsunuz. Neyse. Ayrıca Spec Ops 2'yi Multiplayer oynamak çok kolay. Oyunun direkt kendi Multiplayer Server'ları var, üstelik çok da hızlı server'lar. Buralara bağlanıp rahat rahat Multi oynayabilirsiniz. Ancak belki de oyunun bu konuda en büyük eksisi oyuncu eksikliği. Yani sanırım oyun pek satmadı heh heh. Mesela Rogue Spear'ı İnternetten oynamaya her halükarda oynayacak yüzlerce koyun bulabiliyorduk. Spec Ops 2'de ise oyunun kendi server'ı olduğu halde şimdiye kadar en fazla 15-20 kişi online olarak görme şerefine nail oldum. Onlar da kendi çaplarında her biri ayrı ayrı odalarda bekliyorlardı zaten. Ama eğer ki doğru dürüst (uzun boylu, sarışın, mavi gözlü falan) 6-7 kişi bulursanız çok zevkli dakikalar geçireceğinize eminim. Multiplayer haritalarının da dizaynları gayet eğlenceli. Özellikle Tayvan haritaları ormanlık, ağaçlık alanlarda geçiyor ve bu şekilde ağaçların, çalılıkların arasına gizlenmek, tepelere yuvarlanmak oyunu çok zevkli yapıyor. Tabii çalıları siper kullanmayı düşünmüyorsunuzdur umarım. Onun yerine etraftaki variller birkaç tutam ota göre çok daha iyi siper olarak kullanılabilir. Bu arada yazının sonlarına biraz oyun hakkında tavsiyeler vermek ve yazı boyunca gizlediğim gerçekleri gün ışığına çıkarmayı istiyorum. Ne zamandır yapmıyordum içimden geldi :) Açıklık alanlarda sap gibi durmayın, ya da illa duracağım ben sapım diyorsanız bari eğilin de sizi zor görsünler. Kara basmayın iz olur, mümkünse havadan yürüyün. İzler uzun süre yerde kalıyor, ayak izlerini takip ederek düşmanları bulabilirsiniz. Ama izleri takip ediyorum diye de düşmanın dibine gelene kadar kafayı yerden kaldırmamazlık etmeyin. Benim gibi diyeceğim ama benim dibine geldiğim düşmanın şansa arkası dönüktü heh heh. 3- Düşmanların neresinden vurduğunuz nasıl olsa çoğunlukla taradığınız için pek önemli değil. Kafasından vuracağım diye şekilden şekile girmenize gerek yok. 4- Sniper modundayken koşmayın, oyun sapıtıyor. 5- Ottan siper, Zeboş'dan Stoper olmaz unutmayın. 6- Silahlarının ses kayıtları sırasında 3 kişinin vurulduğu yalandı. Aslında 4 kişiydi. 7- Zeboş'un eli aslında CTRL + X'de değil, sürekli CTRL + ALT + DEL'de durmaktadır.

Evet arkadaşlar, bu konulara da açıklık getirdikten sonra yazının son satırını yazmak istiyorum. Doğrusu Spec Ops 2 öyle bir Rogue Spear, bir SWAT 3 ile boy ölçüşecek bir oyun değil. Nereden baksanız bir 50 cm fark var diyorum ki gıcık espriler serisine yeni bir halka eklensin. Belki Delta Force 2 ile bir nebze boy ölçüşebilir.

Hatta bazı artıları bile olabilir. Neyse, sonuçta Spec Ops 2 bir facia değil. Alırsanız dizinizi dövmezsiniz. Ha bu arada, dikkat ederseniz hiç Millennium'dan falan bahsetmemişim. Ondan da eksik kalmasın. Son Millennium görünüyor. Oldukça zevk alacağınız kesin de oyunu alacağınız kesin.

Zeboş'a ithaf mı? (ne dedim ki ben) ediyorum. VA 85