Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 49
gibi, hatta ve hatta Grim Fandango gibi Tactical (haniymiş sazanlarım?) oynayabiliyorsak, bunu öncelikle klavyemize, sonrada Zombie Studios'un 1.5 - 2 sene önce çıkardığı Spec Ops oyununa borçluyuz. Zombie, Spec Ops ile yeni bir karma oyun türünün ilk adımını atmıştı. Ancak sanırım adımını yanlış ayağıyla atmış (muhtemelen sol) olacak ki oyun Taş Devrindeki Ampul gibi karşılandı. Aslında Kondansatör diyecektim ama başımda gaya kelimelerimi, hatta virgüllerimi sayan ve eli sürekli Ctrl'de duran bir Zebani olduğu için harfleri mümkün olduğunca ekonomik kullanmamda fayda var. Yoksa ben istemez miyim kondansatör demeyi arkadaşlar. :) Neyse ne diyordum, ha evet Ampul. Hatta Ampu, hatta Amp. Evet evet Amp. (Zeboş'un RTÜK özelliği de
- Force gibi, hatta ve hatta Grim Fandango gibi Tactical
SPEC
eklendi: Spec Ops 2 var mı acaba? Windows'da kısayol tuşu yok ama) Neyse dediğim gibi Spec Ops çok orijinal bir oyun olmasına rağmen mühteviyatında çok fazla böcek (Bug) barındırmasından ve gıcık kontrol sisteminden dolayı (bir de o dönemde 3Dfx'siz zor çalışıyordu utanmaz) tek başına orijinalliği ile CD dolu çekmecelerin en arka köşelerine atıldı. Hatta bazen çekmecemi açınca “Ben orijinalim beni oyna” diye bir ses geliyor desem, siz de bana deli diyeceksiniz. Sonra her delinin yaptığı gibi bir albüm çıkarıp ana haber bültenlerine konuk olurum falan. Neyse oyun pek tutmadı ancak bu, diğer firmalara yepyeni fikirler kazandırdı ve bu fikirden yola çıkarak Rainbow Six gibi çok güzel oyunlar ortaya çıktı ve hâlâ da çıkmaya devam ediyor. Bir başka deyişle Spec Ops balık tutmak için oltayı buldu ancak ucuna yem takmayı unuttu denilebilir. Her ne kadar 19 kelime ARSLAN tutsa da, şimdi aslında yazının girişine “Türünün Babası Geri Döndü” hatta iyi olduğunu söyleyerek yazıya girmek isterdim ancak durum öyle değil. Bir kere özgün fikirlere imza atan mükemmel atmosferli oyun gitmiş, yerine Delta Force'a benzemeye çalışan taklitin takliti bir oyun gelmiş. Ancak çok yönleri de yok değil. Şimdi dilerseniz önümüzdeki binlerce kelime boyunca editörle iyi anlaşan yazar taklidi yaparak Spec Ops 2'de beğendiğim ve beğenmediğim, hatta kıl olduğum yönlerine bir bakalım, inceleyelim, irdeleyelim. Öncelikle oyun daha siz ikonuna çift tıklamanızla birlikte kıllıklar serisine başlıyor. Hâlâ anlayamadığım bir nedenden dolayı oyunu her açışta acaba içinde disket var mı diye disket sürücüsünü kontrol ediyor. Programcılar ellerinden geleni ardlarına koymamışlar yani. Ve tüm programcılık bilgilerini içi boş bir disket sürücüsünden gelen “Dart... Zart!” sesine yoğunlaştırmışlar. Neyse diyoruz ve menülerin dünyasına. Menü ekranının dizaynı 5 yaşında bir çocuğun yaptığı İnternet Sayfası gibi. Tabii bu 5 rakamı opsiyonel olduğu için demiyorum. Şimdi geçelim buraları ve direkt oyuna girelim. Silah seçimini yaptığımız ekran gayet güzel. Yani silahlar güzel demek istedim. Spec Ops 2'de her biri birbirinden farklı 19 silah var. Bir başka deyişle Spec Ops 2'nin muhteviyatında 19 adet silah mevcut da diyebiliriz. Ayrıca Zombie Studios çalışanları yine üşenmemişler ve bu silahların gerçek ses efektlerini tek tek kaydedip oyuna geçirmişler. Bu sayede oyuna daha bir gerçekçilik sağlamışlar. Aferin iyi yapmışlar, takdir ettim yani. Bu arada duyduğuma göre ses kayıtları sırasında 3 kişi bacağından vurulmuş. (uydurdum) Neyse silah seçimini yaptıktan sonra yanımıza taşıyabileceğimiz kadar El Bombası, C4 Patlayıcı, Extra Kurşun, bezelye konservesi, Kızılay çadırı vs. gibi gerekli eşyaları toplayıp Rambo gibi göreve çıkabiliriz. Oyuna başladığınızda grafiklerin öyle çok ahım şahım olmadığını ancak yine de güzel olduğunu göreceksiniz. Özellikle de Delta Force 2 ile kıyaslarsak gayet güzel grafikler. Oyundaki patlama efektlerini gerçekten çok beğendim. Etrafa saçılan kıvılcımlar çok hoş. Bütün bunlar Zombie Studios'un kendi geliştirdiği yeni
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 48
Arenalar Oyunda -sıkı durun, ama hakikaten sıkı dürün- tam 50 değişik arena var! Evet yazıyla da tam ELLİ AYRI ARENADA katliamdan katliama koşuyoruz! Eh tahmin edeceğiniz gibi pek basit arenalar da değiller. Sayısız tasarımcı tarafından dizayn edilmiş olan arenaların her biri
UNREAL BOT'LARI...
Unreal zirveye taşıyan özelliklerden biri. Unreal'ın kendisinde de ilk defa Unreal'da olmak üzere botlar vardı ve tek başınızayken bile botlarla savaşabiliyordunuz. Hatta botlar hakikaten iyi savaşıyorlardı. Bu arada bilmeyenler için kısa bilgi: Botlar yapay zekaya sahip dost veya rakipler... Buradaki botlar'a yapayzeka sahibi demek bana ayıp geliyor, çünkü kendisi bile kabul etti bu oyundaki botlar Burçak'tan zeki(En azından paranoyak değiller ehe). Gerçekten inanılmaz numaralar yapıyorlar ve eğer ki zorluk seviyesi “godlike" filansa geldiklerini bile göremiyorsunuz. Başka hiçbir oyunda bir bot'un koşarken arada bir de arkasına dönüp gidiş yolunu kontrol ettiğini görmemiştim. Yani takım arkadaşım bot benden daha iyi taktik zekasına sahipti... Fakat botlar'ın asıl güzelliği ayarlanabilir ve interaktivite yeteneğine sahip olmaları. Şöyleki 32 ayrı bot' istediğiniz gibi şekillendirebiliyorsunuz. Ne kadar iyi nişancı olacaklarını, algılarının keskinliğini, favori silahlarını, ne kadar çok strafe kullanacaklarını, bazı oyuncular gibi sık sık zıplayıp zıplamayacaklarını ve savaşta hangi taktiklerle savaşacağını siz belirliyorsunuz. Bot siz isterseniz kaçak, isterseniz kudurmuş bir şekilde dövüşüyor. Hatta vallahi yalan söylemiyorum, ne kadar soteci bi herif olduğunu bile ayarlayabiliyorsunuz (Vallahi doğru ya. Sotecilik seçeneği var oyunda!). Kısacası yok böyle birşey arkadaşlar! Her seferinde yeni bir oyun sizi bekliyor olacak. Hatta şöyle söyleyeyim oyun mükemmel dizayn edilmiş. Klasik uzay, yok kale, üs bölümlerine su altı, yok efendim gitekte olan bir tren gibi kategoriler de eklenmiş. Ayrıca grafik ve atmosfer severlere oyunun uzayda uçan gotik kalelerden, şehirlere kadar değişik mekanlarda geçtiğini de zevkle bildiririm... Tabii her arena bir oyun çeşidine göre dizaynı edilmiş. Fakat oyun çeşitlerinden önce diğer ayrıntıları inceleyelim (Kaymağını sona saklayalım...). Istatistikler
Harika bir sistem getirmiş adamlar. Yeni bir oyuna başlarken oyun size eğer isterseniz özel bir istatistik tutuyor. Kaç kere hangi oyunları oynadınız, hangi server'da oynadınız, puanlarınız, fragler'iniz, galibiyetleriniz; kısacası herşeyi buradan görebiliyorsunuz. Hatta oynarkenki yüz ifadeleriniz ve kanınızdaki adrenalin seviyesi bile kaydediliyor (Yuh oha amma attım!). Ne gerek var bu kadar ayrıntıya diyenler derhal başka sayfalara geçsinler, çünkü asıl ayrıntıyı botlar kısmında görecekler... Silahlar Siz hala oyunlarda machinegun ve rocketlauncher kullanarak eğleniyor musunuz bilemiyorum ama ben kustum. Zaten Unreal diğer FPS'lerden çok daha farklı silahlarıyla da aklımı almıştı. Bir de silahlardaki “alternate fire" seçeneği ilk Unreal'da çıkmıştı. Unreal Tournament'taki silahların çoğu da Unreal'ın kendisidekilerle aynı ve mükemmel, Unreal'ı bilmeyenler için söylüyorum -ve şaşıyorum bilmeyen var mı diye- bu oyunda bir seferde altı tane roket atan rocketlauncherlar, biyolojik silahlar ve sniperlar var. Oyunda 13 ayri silah var ve her birinin iki ateş modu olduğunu varsayarsak bu da 26 ayrı öldürme tekniği ve zevki demek oluyor. Göstereceği uzaklığı ayarlanabilir sniper dürbünleri, iki tabancayı aynı anda kullanabilme gibi nefis ayrıntıların yanında bir de şöyle mükemmel bir silah var: Redeemer adında bir kıyamet silahı vari alet korkunç güçlü ve geniş alanda etkili bir roket atıyor. Alternate fire'ında ise görüntü ekranı roket kamerasına geçiyor ve roketi bir yere çarpmadığınız sürece istediğiniz kadar etrafta dolaştırabiliyorsunuz. Pek işlevli bir silah değil fakat bu kadar nefis bir keyif daha önce hiçbir multiplayer oyunda yaşanmamıştı. Bilmem anlatabildim mi... Bu arada silahlarla ilgili her türlü bilgiyi Weapons bölümünden öğrenebilirsiniz. Oyun Çesitleri
İşte Unreal Tournament'i dalında yıkılmaz kılan ikinci kısım. Alın ayrıntılar: -Deathmatch: 24 harita. Bildiğimiz deattımatch. Her haritanın kaç oyuncuyla oynanması gerektiği zaten yazıyor. Eğer gerekenden az sayıda oyuncu olursa alanda kayboluyorsunuz. Eksik oyuncu sayısını Bots bölümündeki Minimum Players'dan ayarlayabilirsiniz. Burada yazan sayı kadar oyuncu oyuna dahil olana kadar boş yerleri botlar dolduracaktır(Yani 10 yazarsanız ve iki kişi oynuyorsanız, kalan sekiz kişi bot olacaktır). Bu menü her oyun çeşidi için geçerli... “Team Deathmatch: Yukarıdaki haritaların aynısı. Ne olduğunu zaten biliyorsunuz. Fakat güzel olan şu ki sizin grubunuzda da, rakip takımda da botlar olabiliyor. Kesinlikle UT'nin en güzel oyun tarzı. Takımlar belirleniyor ve takımlardan biri üssü korurken, diğer takım üssü işgal etmeye çalışıyor. Bütün bunların hepsi beş dakika civarında olmalı. Fakat bir üssün işgali sadece üsse girmekle bitmiyor. Üsteki kilit mekanizmaları harekete geçirerek rakiplerinizi yenebiliyorsunuz. İşte botlar'ın asıl marifetleri asıl burada ortaya çıkıyor. Sizinle birlikte bariz bir takım oyunu çıkartıyorlar. Fakat oyun götüren yine de aslında siz oluyorsunuz. Assault'un 7 haritası var ve hakikaten çok güzeller. Benim favorim takımınızla birlikte helikopterden hızla gitmekte olan trene atlayıp, treni ele geçirdiğiniz görev. Bir başka haritaysa su altındaki bir üsse yüzerek gitmenizi gerektiriyor. Genelde savunan takımın otomatik savunma sistemleri de oluyor ve savaş alanı toplarla, roketlerle daha da bir şenleniyor. Bu oyun tarzında adam öldürmek o
OYUNLAR 45 çeşitlerine göre takımınızdaki botlar'ın kimi hareket adamı olurken kimi si: oyunlarında botlar'ınız heavy fire!", durumlarından ve genel olarak oyunun durumundan haberdar edecekler.
koruyacak. Ayrıca takım "m in position”, under | gibi sözlerle sizleri kadar da önemli değil ama yine de size puan kazandırıyor... -Domination: Bu da ilk defa denenen bir oyun tarzı. Bir alandaki belli kilit noktalara hakim olmaya dayanıyor. O bölgelere hakim olduğunuz sürece puanınız sürekli olarak artıyor ve belirlenen süre içinde en fazla puan kazanan takım oyunu alıyor. Ayrıca bir noktayı ele geçiren kişi ne kadar uzun süre orayı ele geçirtmemişse bireysel olarak da o kadar çok puan alıyor. 10 harita sizleri bekliyor... *Capture the Flag: Bildiğimiz Capture the Flag 9 ayrı haritada oynanıyor. Bilmeyenlere bilgi: Rakip takımın üssündeki bayrağı çalip kendi üssünüzdeki capture noktasına yerleştiriyorsunuz. Onlar da size aynısını yapıyorlar, şerefsizler!.. -Last Man Standing: Deathmatch'teki 24 harita yine karşımızda. Bunu ilk Alien vs. Predator'da görüştüm ve çok da keyifli bir oyun tarzıdır. İkiden fazla kişiyle oynanan bir oyun tarzı olan last man standing'de bir kişi rakip, kalan herkes dost oluyor. Dost olanlar rakibi öldürmeye çalışıyorlar, rakip de dostları. Rakibin öldürdüğü herkes takipten yana oluyor ve en son kalan dost kişi en fazla puanı yapıyor. Yani iyi adamların sayısı sürekli azalıyor; ta ki herkes kötü adamalara geçene kadar...
Ayrıca her oyunda Mutators seçeeğine girerek arena üzerinde küçük değişiklikler yapmanız da mümkün. Mutatorlar arasında yer çekimini azaltmak, arenadaki silahları sadece belli çeşitlerle sınırlandırmak veya oyuncuların çok yüksek mesafelere zıplayabilmesini sağlamak mümkün. Bu menü sayesinde oyun tarzlarının çeşitliliği büyük bir ölçüde artmış oluyor. Ha bir de oyunun Single Player'ı da var. Uyduruk bir senaryoyla oyna girip, çeşitli arenalarda, çeşitli oyun tarzlarında bot dövüyorsunuz. Yani sırf bulunsun, millet evinde de, nete bağlanmadan oyanayabilsin diye yapılmış bir sistem. Bariz bir şekilde adamlar şişirmişler.. Pek sevgili editörümün bana ayırmış olduğu kelime limitlerini çoktan aştı ve gazabından korkuyorum. Son olarak şunları söyleyebilirim. Unreal Tournament kesinlikle şimdiye kadar çıkmış en iyi multiplayer FPS. Mükemmelden daha iyi. En yakın Ouake 3'e sadece grafikte ve ihtiyaç duyduğu makina konfigürasyonunun biraz abartılı olmasından dolayı yeniliyor. Fakat millet grafiklere önem veriyor olsa zaten hala Ouake 1 ve 2 oynuyor olmazdı. Sonçta FPS oynayan herkes bu oyunu mutlaka görmeli. Aslında sizlere multiplayer FPS'leri karşılaştırmalı olarak anlatacaktım “ama malesef yer namına birşey kalmadı. Bu arada Geçit FRP ve İnternet FİRMA: GT interactive Cafe'ye, bana TÜR: — FPS Unreal Bu ayın ve yılın hatta SİSTEM: Tournament'i iyi bir | 64 Mb Ram/ 100 Mb | kore 90 kadar kusur kadi kızında imkanını sağladıkları için ürkiye Disi çok teşekkür Tel: 0212 290 24 90 ederim. Ve bu teşekkürle de