Gameshow sayı 45, sayfa 89
Sayfanın metni

Sayfa 89

Gerçekten güzel oyundu. Adventure adına y konfigürasyon yazıyor ama hayır esas istenen şey 3D hızlandırıcı. Onu da istemesi doğal çünkü oyunun ana yapısı 3D üzerine kurulmuş. Yani boyutu ve polygonu olan ve gerçek zamanlı hareket eden oyuncular söz konusu olunca bu kaçınılmaz. Seyircileri boş ver, 5- Gerçekten güzel oyundu. Adventure adına yapılmış en başarılı oyunlardan. Gerek bulmacalar, gerek atmosfer, gerekse konu olarak! bir daha yapsalar yine oynarım (o zaman ne gerek var bir daha yapmalarına diye 6- İki cins arasında kalmanın acısını çekiyor. zavallı. Ben onu gerçek bir erkek yapacağım (lay bu olmadı). Yani gerçek bir kadın yapacağım (iyice batırdık!) 7- Biz de hastayız. Sen yine 1 tane kokluyorsun, bir de bizim halimizi düşün! 8- Evet One. Hayatımda bunun kadar melodik, hüzünlü ve vurucu bir parça dinlemedim. Müziğin evrenselliğinin gerçek temsilcisi bence Dur onu da dinleyeyim, iyi ki aklıma getirdin.

O halde ben de daha makbul olanını seçtim. Arada “insanlar seçimlerinin toplamı ve sonucudur” gibi gıcık mesajlar vermek yerine sana daha çarpıcı bir mesaj vereyim İster misin? istesen de istemesen de “OVERDOSE'a MAİL MEKTUP YOLLAMAYAN YERLERE DÜŞSÜN VE BAŞKALARI DA ONUNLA ALAY GEÇSİN İNŞALLAH” mesajını okumak zorundasın. Hatta okudun bile.

Selam Zebani, Yine ben naber nasılsın görüşmeyeli neler yaptın bakem. Sorular; 1- Artık şu dergiye düzgün bir format getirin. Bir de sizin nüfusta artış olmuş galiba hem de biraz fazla, Kaç kişisiniz, bir sürü adam var. (tabi bir de bayan Nesime'ye selamlar) 2- GaMeShOW'u fotokopi olarak çıkmaya başladığından beri alıyorum. Dergi gerçekten çok gelişti. Ama bu Ekim sayısından itibaren biraz bozuldunuz küfürlerin dozu oldukça arttı. MEG duydun mu? Heh oldu işte artık biraz temizlik yapmaya başlayın. 3- I-Erime noktası Sabit sıcaklıkta saf bir katının yukarıda verilen niceliklerinden hangileri bu katının miktarına bağlı olarak değişmez? Şunu bir yanıtlayıver be Zebani bir türlü cevaplayamadım. 4- Siz niye hala Eylül sayısındaki başlıkları kullanıyorsunuz üşengeç adamlar söyleyin bakalım hele sen Zebani OVERDoSe'un içindekiler sayfası bile aynı. MEG ne yapıyor siz bu dergiyi hazırlarken. 5- Bende o fotokopi sayılarınızdan birinde Mert'in telefonu var. Kapandığınız zaman aradım. Annesi çıktı Mert'i istedim Kimsiniz diye sordu bende arkadaşıyım dedim Annesi de hasta ateşi var uyuyor dedi. Sence? 6- Şu System Shock'ın açıklamasını verin artık. Yeter artık karabasanlar görüyorum. Benden bu kadar senden ne kadar? Neyse saçmalamaya başladım. Hadi Görüşürüz eğer gelecek sayıda farklılık görmezsem..........ne olur bilmem Hadi çok uzadı. Sağlıcakla kal, Metin 'EVİLDRaGo'

Zebani: iyiyim! görüşmeyeli çıkardım; işte cevaplar (ne gıcık değil mi?) 1- Ya öyle mi? Düzgün bir format getirin gibi iddialı konuşmasını bilen sen nasıl bir düzgün format getireceğimizi de söylersin değil mi? Biz de hep nüfus artışı olur. Biz bir şekilde dengeliyoruz (nasıl bil bakalım, ya da bir gece yarısı gel kendi gözlerinle gör!) 2- Küfür mü? Ne küfüründen bahsediyorsun? Bence kelime formların... ay seçimlerin çok yanlış. Bizimkisi hafif argo sayılır ve bu argo hepimizde biraz var. Ve bizim kullandığımız da bizi özel yapan şey. Yoksa sen burada böyle samimi bir mektup yazıyor olamazdın, hatta yazmazdın.

Açtırma şimdi ağzımı! (he he)

8- Kütle tabii ki de salladım! Lisede de böyleydim ben)

Ne? ehe öhö! Soruyu tekrarlar mısın? Anlamadım. Meg ne diyor bu arkadaş? Aaa ne yapıyorsun olm sen?

5- Evet o gün gerçekten de hastaydı ve uyuyordu. Ben de onu muayene ediyordum. Sen miydin bizi

Rahatsız o terbiyesiz. Ayrıca niye yalan söyledin arkadaşıyım diye, onun tek bir arkadaşı var o da benim (yalana bak!) © Emre Arın denen terbiyesiz entel soytarının kıçını tekmelemeden buydu işte. Küfür mü şimdi bu?) bu iş olmayacak. Yakında geliyor, azcık bekleyiniz.

Benden de bu kadar. Eğer gelecek sayıda farklılık görmezsen “YERLERE DÜŞ VE BAŞKALARI DA SENİNLE ALAY GEÇSİN İNŞALLAH” diyorum (mesajı değiştirdim senin yüzünden!)

Merhabalar Ortadoğu'nun ve Balkanlar'ın En Haşin En Çılgın En Züper dergisinin Çalışanları Ve Cehennemin Üç Atlısı'ndan Biri Zebani abi (Zuahahah) Ben 16 yaşında, Türk gencinin bütün vasıflarını içinde bulunduran, quake oynamayı sevmeyen, gta'nın hastası olan, hayatında hiç orijinal oyun almamış olan (en sevdiğim özelliğimdir), ve gameshow'u seven fakat bazen çok geyiğe girdiğini düşünen bir erkek çocuğuyum!!1.- Mektupla, postayla felan pek aram olmadığı yazımı size e-mail'le yolluyorum, Disket kampanyana yardımcı olmak isterdim ama bakınız satır. Evet şimdi sorularıma geçiyorum: 1. Sonunda “Driver” çıkardılar. Ama hiç te umduğumuz gibi çıkmadı! O kütük gibi arabalar ve hafızada tuttuğu 30 mb'lik (oyun cd'siz oynanabiliyor) yerle sanki tipik bir dos oyunundan ileri gidememiş gibiydi. Sorum şu sizce Driver'ın bu kütüklüklerinden arındırılmış yeni bir versiyonu çıkacak mı? 2. Ben aslında bu aralar oyunlardan daha çok internet'le ilgileniyorum. Bana şöyle zıpkın gibi, fişşek gibi birkaç site adresi verir misin (komedi türü olabilir) Ve de dergide böyle internet sitelerini tanıtan bir bulmacalar, gerek konu, gerekse atmosfer açısından...

rapor tipleri üzerine kişilik yorumları

TİMUR

Sürünün antik yaratıcısı. Bir zamanlar kendi halinde, bilmediği sularda mutlu mutlu yüzen dergi editörü veya patronuyken şimdi Pascal üçgeninin alt sıralarında yer alan kişi. Yarı karamsar, yarı nihilist, yarı filozof, yarı kapitalist, yarı “oh jesus christ" (bu ne ki?) Doğum yeri İstanbul (herhalde öyledir :)). Medeni hali: Eski evli. Dini: Brahman desem yalan olur o yüzden İslam. Timur da makine mühendisi. Bu yüzden kadranı 240 gösteren bir arabada 250 basmayı başaramadığı gibi, aynı arabanın hiçbir aksamından anlamayacak kadar da beyninden kara irinler akan kör cahil bu konuda!). Bundan başka istatistiksel mekanikçi, Web dizaynırı, İnternet cambazı, Amerika yorgunu cart, curt... Timur ilk başlarda “bu ne biçim adam" denecek kadar garip bir heriftir. İlk gördüğünüzde kusma tepkisi yaratabilir (anlaşılmasın, görünüşünden değil ayrıca yakışıklı çocuk!) Bu kusma tepkisinin esas nedeni, Timur'un üzerinde bir silah gibi taşıdığı ve kendine has bir özgüvenle yaptığı dil saldırılarıdır. Ayrıca sarsılmaz bir ego'yla bu kırılmaz özgüven birbiriyle yarış halindedir. Aslında Timur'un ego sorunu vardır (Bakınız Big Ben). Her sabah kalktığında egosunu cilalarken akşam eve geldiğinde ise aynı egoyu paslanmış bir şekilde bulur. Egosu cilalıyken (ki bu durum sarhoşken, okey oynarken, dalga geçerken veya herhangi ortak bir aktivitede daha belirgindir) yaratıcı, mizah anlayışı yüksek, mutlu ve coşkulu birisi olur. Egosu paslandığında ise sırt üstü düşen bir böcek gibi beceriksizce debelenip durur. Bu haliyle manik depresif aşamasına geçer (ben gördüm çok komik). Zeki bir tiptir (asıl sorunu da budur zaten), arkadaş canlısıdır ve saçma sapan hezeyanlara kapılmayacak kadar da minik bir sağduyuya sahiptir (minik?). Bigben yazılarında “25 yaşına geldik, 30 yaşına geldik” dediğine bakılırsa (eski sayılara da var bakabilirsiniz) yaşlanma korkusunun yavaş yavaş yüzeye, yüzeyine ayol, yani düşünce düzeyine, e amaaaan anladınız işte) çıktığını rahatlıkla söyleyebilirim. Hafif bencil bir yapısı ve görünmeyen ufkun ötesindeki mitsel Olimpos Dağı'nın doruklarına bakan keskin gözleri vardır (kinaye de vardır). Her şehir çocuğu gibi monoton bir sosyal hayatın etkilerine sessiz sedasız katlanır. Bunun sonucunda kendi kendine kendisi gibi bir insanın yaşamakta olduğunu göstermek için kanıtlar arar (da bulamaz işte. Esas kanıt dışarıda değil içeridedir dedim kaç defa dinlemedi beni). Takdir edilmekten hoşlanır ve bu az da olsa egosunun paslanmasını geciktirir. Kendi tanımıyla bir zamanlar çok sevdiği arkadaşları bilinmeyen bir virüs yüzünden ölmüş (ne demek istediyse artık, çok hasta bu çocuk) geriye kala kala 4-5 kişi kalmıştır. İşte bu kalan 4-5 kişiye virüse yakalanmamaları için keskin reçeteler dağıtır (tavsiyeleri ünlüdür!) Yaşamın anlamsızlığının farkında olup da hiçbir şey yapamamaktan, iki de bir yaşının 25-30'lara geldiğine dert yanmaktan, Mert'in birey, Engin'in deli, Meg'in acayip olduğunu belirtmekten ve sarhoş olup otokontrolü kaybettiğinde kendisinde kavram kalmadığından dem vurur. Kavgacı bir tip olmamasına rağmen McDonald's'da kabadayılık yapmak gibi ilginç hareketleri de olan Timur 25 Aralık'ta Amerika'dan tatil için Türkiye'ye dönmektedir (E ne biçim bitiş bu!)

Önümüzdeki ay: Bilmiyorum. Gözüme bir kamerden. Hiçbirisinin şansı yok ini kestireceğim oyunlardan. Gerek

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.