Deli Doktoru
Retro bilgisayarrapor tipleri üzerine kişilik yorumları
TİMUR
Sürünün antik yaratıcısı. Bir zamanlar kendi halinde, bilmediği sularda mutlu mutlu yüzen dergi editörü veya patronuyken şimdi Pascal üçgeninin alt sıralarında yer alan kişi. Yarı karamsar, yarı nihilist, yarı filozof, yarı kapitalist, yarı “oh jesus christ" (bu ne ki?) Doğum yeri İstanbul (herhalde öyledir :)). Medeni hali: Eski evli. Dini: Brahman desem yalan olur o yüzden İslam. Timur da makine mühendisi. Bu yüzden kadranı 240 gösteren bir arabada 250 basmayı başaramadığı gibi, aynı arabanın hiçbir aksamından anlamayacak kadar da beyninden kara irinler akan kör cahil bu konuda!). Bundan başka istatistiksel mekanikçi, Web dizaynırı, İnternet cambazı, Amerika yorgunu cart, curt... Timur ilk başlarda “bu ne biçim adam" denecek kadar garip bir heriftir. İlk gördüğünüzde kusma tepkisi yaratabilir (anlaşılmasın, görünüşünden değil ayrıca yakışıklı çocuk!) Bu kusma tepkisinin esas nedeni, Timur'un üzerinde bir silah gibi taşıdığı ve kendine has bir özgüvenle yaptığı dil saldırılarıdır. Ayrıca sarsılmaz bir ego'yla bu kırılmaz özgüven birbiriyle yarış halindedir. Aslında Timur'un ego sorunu vardır (Bakınız Big Ben). Her sabah kalktığında egosunu cilalarken akşam eve geldiğinde ise aynı egoyu paslanmış bir şekilde bulur. Egosu cilalıyken (ki bu durum sarhoşken, okey oynarken, dalga geçerken veya herhangi ortak bir aktivitede daha belirgindir) yaratıcı, mizah anlayışı yüksek, mutlu ve coşkulu birisi olur. Egosu paslandığında ise sırt üstü düşen bir böcek gibi beceriksizce debelenip durur. Bu haliyle manik depresif aşamasına geçer (ben gördüm çok komik). Zeki bir tiptir (asıl sorunu da budur zaten), arkadaş canlısıdır ve saçma sapan hezeyanlara kapılmayacak kadar da minik bir sağduyuya sahiptir (minik?). Bigben yazılarında “25 yaşına geldik, 30 yaşına geldik” dediğine bakılırsa (eski sayılara da var bakabilirsiniz) yaşlanma korkusunun yavaş yavaş yüzeye, yüzeyine ayol, yani düşünce düzeyine, e amaaaan anladınız işte) çıktığını rahatlıkla söyleyebilirim. Hafif bencil bir yapısı ve görünmeyen ufkun ötesindeki mitsel Olimpos Dağı'nın doruklarına bakan keskin gözleri vardır (kinaye de vardır). Her şehir çocuğu gibi monoton bir sosyal hayatın etkilerine sessiz sedasız katlanır. Bunun sonucunda kendi kendine kendisi gibi bir insanın yaşamakta olduğunu göstermek için kanıtlar arar (da bulamaz işte. Esas kanıt dışarıda değil içeridedir dedim kaç defa dinlemedi beni). Takdir edilmekten hoşlanır ve bu az da olsa egosunun paslanmasını geciktirir. Kendi tanımıyla bir zamanlar çok sevdiği arkadaşları bilinmeyen bir virüs yüzünden ölmüş (ne demek istediyse artık, çok hasta bu çocuk) geriye kala kala 4-5 kişi kalmıştır. İşte bu kalan 4-5 kişiye virüse yakalanmamaları için keskin reçeteler dağıtır (tavsiyeleri ünlüdür!) Yaşamın anlamsızlığının farkında olup da hiçbir şey yapamamaktan, iki de bir yaşının 25-30'lara geldiğine dert yanmaktan, Mert'in birey, Engin'in deli, Meg'in acayip olduğunu belirtmekten ve sarhoş olup otokontrolü kaybettiğinde kendisinde kavram kalmadığından dem vurur. Kavgacı bir tip olmamasına rağmen McDonald's'da kabadayılık yapmak gibi ilginç hareketleri de olan Timur 25 Aralık'ta Amerika'dan tatil için Türkiye'ye dönmektedir (E ne biçim bitiş bu!)
Önümüzdeki ay: Bilmiyorum. Gözüme bir kamerden. Hiçbirisinin şansı yok ini kestireceğim oyunlardan. Gerek