Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 88
verelim utanmadan!) 2- Playstation ha? Hep onda çıkıyor zaten. Bu ay da PC'de çıkıyor. Yılbaşı zamanı ya! 3- Çok fazla sevmem! Bir iki şarkısı o kadar. Trend Metal dediğim şeyin kralını yapıyorlar o başka, Ama şu son albümlerindeki salak ve kayıp gençlik teması hoşuma gitti. 4- Evladım o sayfada yazarın ismi yazıyor onu okumadın mı? Bu nasıl iş? Alayım mı ben şimdi senin genç körpe beynini (bizde böyle). Neyse ismini bilmediğin yazar Ertunç Burak. Kamer'i arayıp onunla temas kurabilirsin. Kamer de ne deme sakın!
Evet bence de önemli değil ama önemli olan bir şey var. Bu bir gün senin de başına gelir yüzden dikkat et. Olay şudur: “OVERDOSE'a MAİL MEKTUP YOLLAMAYAN YERLERE DÜŞSÜN VE BAŞKALARI DA ONUNLA ALAY GEÇSİN İNŞALLAH”
Zebani, bak bakayım buraya! Sana ikinci mailimi yolluyorum. Öteki yayınlayıp yayınlamadığını dergi vaktinde çıkarsa 6 gün içinde öğreneceğim inşallah. Sorularıma gelince: 1- Quake iki için bir server tavsiye et (ilk soru tavsiyeden sayılmaz.) Geçen bağlandım bir yavaş bir yavaş elin gavurları kırdı geçirdi beni. 2- Linux için hangi oyunlar çıktı bilgin var mı? *biz o oyunları nereden bulacağız. (ben bir Unreal duydum inanayım mı?) 3- Larry 7'de tabii oynadıysan matkap varmış bir yerde bulamadıydım gittiydi acaba o matkap neredeydi?
gömülmek zorunda kalacak. Altı ay dayanır diyorum gömülmek
HD'yi de formatladım. Üstüne de çekirge istilasına uğradım
4- Bir de dergide okuyucular kendi yaptıkları sayfaların adresini yollasa siz de bir köşede yayınlasanız not filan neyim verseniz. KamerNet'te okuyucu linkleri filan olsa, okuyucuların yazarlarla multiplayer oynayacağı ortamlar yaratılsa, hayat bayram olsa. Ben bir dahaki sayı içinde bir şeyler yazarım. Merak etme gözlerin yollarda kalmasın. GÖKHAN AŞÇIOĞLU
Zebani: Yayınlamış mıyım bari? bak!). Ne kadar da güzel başlangıç yapmışsın mektuba!!! yani bende diyecek başka bir şey bulamayıp bu mükemmel yaratıcılığa hemen cevap vermeliyim 1- Walla herhangi bir server tavsiye etmiyorum diyeceğim saçma olacak ama şunu söyleyeyim Türkiye'den bu işler olmuyor arkadaş! Bu iğrenç alt ya da üst) yapı gelişmedikçe gavurla oyun oynamak çok zor, Bizim Kamer'deki tipler nette AOK oynamaya kalktılar ve ping yüzünden anında server'dan şutlandılar. Tek çözüm Kablo Net gibi gözüküyor. 2- Linux için oyun neden arıyorsun önce ona cevap ver. Sonra da benim Linux oyunlarının neden ilgi alanıma girmediğine cevap ver. İşin biraz zor gördüğün gibi. Bence İnternet'te bir araştırma yap. Gir bir Search Engine'e (he he!) ve linux yaz: Artık sonrası sana kalmış. 3- Oynadım ama inan ki hatırlamıyorum. Oyunu da bulamadım! Save dosyalarını da silmişim, HD'yi formatladım. Üstüne de çekirge istilasına uğradım (ve bu kadar olur yani!). Muder'in muhteşem Larry yazısını okumanı tavsiye ederim tarihine geçen bir yazıdır (o!) 4- Hepsi ve daha fazlası planlama aşamasında. Hayat yakında bayram ve oyun olacak,
Gözlerim yollarda kalmaz ama senin gözlerin yollarda olsun çünkü ortalıkta "OVERDOSE'a MAİL MEKTUP YOLLAMAYAN YERLERE DÜŞSÜN VE BAŞKALARI DA ONUNLA ALAY GEÇSİN İNŞALLAH" gibi uğursuz rivayetler dolaşıyor.
Merhaba Zebani
Hatırlarsan sana daha önce de disketle mektup atmıştım da yayınlamıştın. E da bulamadım. Save bunu da yayınlarsın hani. Yeniden eski gameshow'umuza kavuştuk en sonunda!! 1 yıl oldu mu siz çıkmayalı beee ne çabuk geçmiş zaman. 1-) Senin Metallica'yı Load'dan sonra sevmediğini biliyorum da şunu merak ediyorum Load'da King it Sleeps, Mama Said'i nasıl sevmiyorsun, en azından eski şarkıları kadar güzel. Ben bu aralar Master of Puppets'a taktım. Ve Sanitarium hakkında ne düşünüyorsun? Dehşet bir şarkı yaa! Bööyle Metallica muhabbeti yapmayı çok seviyorum ya. 2-) Jagged Alliance 2'ye gıcık oldum. Çok zor yapmışlar bence. Abartmışlar. Yani bu oyunların manyaklarına göre tam. Para kazanma işini de doğru dürüst çözemedim. Çok karışık. Sence? 3-) Tiberian Sun'ı beğendin mi? GDI mı NOD mu iyi sence? NOD'lara çok uyuz oldum, Red Alert'te de Allied'lara çok gıcık olurdum zati :) 4-) NBA 2000'in konf. nasıl olacak yaa herhalde iyice uçarlar artık min. pentium II! 450 falan filan. Bizimki gene Müzelik oldu. :( 5-) Sanitarium (bu kez şarkı değil oyun:)) mükemmeldi yaa. Her bakımdan. Şu ana kadar hiçbir oyunda bööyle duygulanmamıştım. Ertunç'un dediği doğru. 6-) Yaa şu Engin'in cinsiyeti harbiden nedir? Şimdi de erkek oldu garibim. 7-) Bu arada dergiyi ilk aldığım gün sayfalarını ilk açtığımda burnuma gelen o kokuya hastayım(gerçek anlamda yaa). 8-) Metallica'nın en sevdiğin şarkısı? (One mıydı?) Evet bu maillik bu kadar, yayınlamasan da cevap olarak gönder mutlaka(e tabe yayınlaman daha makbuldür :)). Herkese selamlar!!STOP
Zebani: O bir senelik zaman bizim için çok da çabuk geçmedi. Genç, diri bir çocuğu öldürmenin acısıyla kıvranıyorduk. Neyse ki yeniden hayata döndürdük de acımız dindi şimdi de neden insanlar Gameshow almıyor diye kıvranıyoruz ama bu da başka bir hikaye zaten.
ay dayanır diyorum
1- Load değil ama Reload'ı beğeniyorum. Master of Puppets dedin mi akan sular durur. zaman
İğ donar. Sanitarium gerçekten de çok hisli bir parça, yüzlerce değil yıllarca dinlemiştim. İyi ki aklıma getirdin ben de dinleyeyim bari. Evet evet dinleyeceğim.. 2- Oyunun ilk başlarda alışılmayacak bir mekanizması var. Bunu çözersen zorluk kalmıyor. İşte oyunun manyakları bu mekanizmayı hemen çözüyorlar. Ama bir problem çözülene kadar zevklidir, bundan zevk almak lazım, bunun çözümü yok diyerek bırakmamak lazım. Sabırlı, inançlı ve dirençli olmak lazım ve arada bir susmak lazım (beni). 3- Tiberian Sun'ı pek beğenmedim. Yani deyim yerindeyse “Dağ fare doğurdu". ve ne GDI ne de NOD istediğim gibi çıkmadı. Oyunun en beğendiğim kısmı demodaki sarışın kadının güzelliği oldu. İnanılmaz çekici bir kadın (işte bir Türk'ün cinsel bakış açısı ve tabii içler acısı). 4- NBA sayfasında gördüysen minimum bir
vefalı dostu çok ihmal ettim.
Amiga bir zombie gibi, Commodore öldürdü onu, Escom öldürdü ve Gateway devam etmekte.
vivor. AMİGA
Lover Dose 85
Amiga üstündeki ölü toprağı atabilecek mi? Eski dostu yeniden görmek güzel olurdu!
1 tartışmalarına yeni bir boyut getirdi: “kaç zamandan beri hatalarla ve bundan daha iyisini hak ediyorsunuz kanısındayım. Schmidt'in fikri, dediğine bakılırsa rekabet etmek yerine, işbirliği. Onun planlarıyla da bir için derim, Gateway'i de içeren bir grup OEM'e
Schmidt de Multimedya Bilgisayar lisansını Amiga'yı geliştirmek için bombayı patlattı: “Amiga devam edecek.
lisanslamaya olmaya anırım eski doat yine ellerde. Yazık!
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 89
Gerçekten güzel oyundu. Adventure adına y konfigürasyon yazıyor ama hayır esas istenen şey 3D hızlandırıcı. Onu da istemesi doğal çünkü oyunun ana yapısı 3D üzerine kurulmuş. Yani boyutu ve polygonu olan ve gerçek zamanlı hareket eden oyuncular söz konusu olunca bu kaçınılmaz. Seyircileri boş ver, 5- Gerçekten güzel oyundu. Adventure adına yapılmış en başarılı oyunlardan. Gerek bulmacalar, gerek atmosfer, gerekse konu olarak! bir daha yapsalar yine oynarım (o zaman ne gerek var bir daha yapmalarına diye 6- İki cins arasında kalmanın acısını çekiyor. zavallı. Ben onu gerçek bir erkek yapacağım (lay bu olmadı). Yani gerçek bir kadın yapacağım (iyice batırdık!) 7- Biz de hastayız. Sen yine 1 tane kokluyorsun, bir de bizim halimizi düşün! 8- Evet One. Hayatımda bunun kadar melodik, hüzünlü ve vurucu bir parça dinlemedim. Müziğin evrenselliğinin gerçek temsilcisi bence Dur onu da dinleyeyim, iyi ki aklıma getirdin.
O halde ben de daha makbul olanını seçtim. Arada “insanlar seçimlerinin toplamı ve sonucudur” gibi gıcık mesajlar vermek yerine sana daha çarpıcı bir mesaj vereyim İster misin? istesen de istemesen de “OVERDOSE'a MAİL MEKTUP YOLLAMAYAN YERLERE DÜŞSÜN VE BAŞKALARI DA ONUNLA ALAY GEÇSİN İNŞALLAH” mesajını okumak zorundasın. Hatta okudun bile.
Selam Zebani, Yine ben naber nasılsın görüşmeyeli neler yaptın bakem. Sorular; 1- Artık şu dergiye düzgün bir format getirin. Bir de sizin nüfusta artış olmuş galiba hem de biraz fazla, Kaç kişisiniz, bir sürü adam var. (tabi bir de bayan Nesime'ye selamlar) 2- GaMeShOW'u fotokopi olarak çıkmaya başladığından beri alıyorum. Dergi gerçekten çok gelişti. Ama bu Ekim sayısından itibaren biraz bozuldunuz küfürlerin dozu oldukça arttı. MEG duydun mu? Heh oldu işte artık biraz temizlik yapmaya başlayın. 3- I-Erime noktası Sabit sıcaklıkta saf bir katının yukarıda verilen niceliklerinden hangileri bu katının miktarına bağlı olarak değişmez? Şunu bir yanıtlayıver be Zebani bir türlü cevaplayamadım. 4- Siz niye hala Eylül sayısındaki başlıkları kullanıyorsunuz üşengeç adamlar söyleyin bakalım hele sen Zebani OVERDoSe'un içindekiler sayfası bile aynı. MEG ne yapıyor siz bu dergiyi hazırlarken. 5- Bende o fotokopi sayılarınızdan birinde Mert'in telefonu var. Kapandığınız zaman aradım. Annesi çıktı Mert'i istedim Kimsiniz diye sordu bende arkadaşıyım dedim Annesi de hasta ateşi var uyuyor dedi. Sence? 6- Şu System Shock'ın açıklamasını verin artık. Yeter artık karabasanlar görüyorum. Benden bu kadar senden ne kadar? Neyse saçmalamaya başladım. Hadi Görüşürüz eğer gelecek sayıda farklılık görmezsem..........ne olur bilmem Hadi çok uzadı. Sağlıcakla kal, Metin 'EVİLDRaGo'
Zebani: iyiyim! görüşmeyeli çıkardım; işte cevaplar (ne gıcık değil mi?) 1- Ya öyle mi? Düzgün bir format getirin gibi iddialı konuşmasını bilen sen nasıl bir düzgün format getireceğimizi de söylersin değil mi? Biz de hep nüfus artışı olur. Biz bir şekilde dengeliyoruz (nasıl bil bakalım, ya da bir gece yarısı gel kendi gözlerinle gör!) 2- Küfür mü? Ne küfüründen bahsediyorsun? Bence kelime formların... ay seçimlerin çok yanlış. Bizimkisi hafif argo sayılır ve bu argo hepimizde biraz var. Ve bizim kullandığımız da bizi özel yapan şey. Yoksa sen burada böyle samimi bir mektup yazıyor olamazdın, hatta yazmazdın.
Açtırma şimdi ağzımı! (he he)
8- Kütle tabii ki de salladım! Lisede de böyleydim ben)
Ne? ehe öhö! Soruyu tekrarlar mısın? Anlamadım. Meg ne diyor bu arkadaş? Aaa ne yapıyorsun olm sen?
5- Evet o gün gerçekten de hastaydı ve uyuyordu. Ben de onu muayene ediyordum. Sen miydin bizi
Rahatsız o terbiyesiz. Ayrıca niye yalan söyledin arkadaşıyım diye, onun tek bir arkadaşı var o da benim (yalana bak!) © Emre Arın denen terbiyesiz entel soytarının kıçını tekmelemeden buydu işte. Küfür mü şimdi bu?) bu iş olmayacak. Yakında geliyor, azcık bekleyiniz.
Benden de bu kadar. Eğer gelecek sayıda farklılık görmezsen “YERLERE DÜŞ VE BAŞKALARI DA SENİNLE ALAY GEÇSİN İNŞALLAH” diyorum (mesajı değiştirdim senin yüzünden!)
Merhabalar Ortadoğu'nun ve Balkanlar'ın En Haşin En Çılgın En Züper dergisinin Çalışanları Ve Cehennemin Üç Atlısı'ndan Biri Zebani abi (Zuahahah) Ben 16 yaşında, Türk gencinin bütün vasıflarını içinde bulunduran, quake oynamayı sevmeyen, gta'nın hastası olan, hayatında hiç orijinal oyun almamış olan (en sevdiğim özelliğimdir), ve gameshow'u seven fakat bazen çok geyiğe girdiğini düşünen bir erkek çocuğuyum!!1.- Mektupla, postayla felan pek aram olmadığı yazımı size e-mail'le yolluyorum, Disket kampanyana yardımcı olmak isterdim ama bakınız satır. Evet şimdi sorularıma geçiyorum: 1. Sonunda “Driver” çıkardılar. Ama hiç te umduğumuz gibi çıkmadı! O kütük gibi arabalar ve hafızada tuttuğu 30 mb'lik (oyun cd'siz oynanabiliyor) yerle sanki tipik bir dos oyunundan ileri gidememiş gibiydi. Sorum şu sizce Driver'ın bu kütüklüklerinden arındırılmış yeni bir versiyonu çıkacak mı? 2. Ben aslında bu aralar oyunlardan daha çok internet'le ilgileniyorum. Bana şöyle zıpkın gibi, fişşek gibi birkaç site adresi verir misin (komedi türü olabilir) Ve de dergide böyle internet sitelerini tanıtan bir bulmacalar, gerek konu, gerekse atmosfer açısından...
rapor tipleri üzerine kişilik yorumları
TİMUR
Sürünün antik yaratıcısı. Bir zamanlar kendi halinde, bilmediği sularda mutlu mutlu yüzen dergi editörü veya patronuyken şimdi Pascal üçgeninin alt sıralarında yer alan kişi. Yarı karamsar, yarı nihilist, yarı filozof, yarı kapitalist, yarı “oh jesus christ" (bu ne ki?) Doğum yeri İstanbul (herhalde öyledir :)). Medeni hali: Eski evli. Dini: Brahman desem yalan olur o yüzden İslam. Timur da makine mühendisi. Bu yüzden kadranı 240 gösteren bir arabada 250 basmayı başaramadığı gibi, aynı arabanın hiçbir aksamından anlamayacak kadar da beyninden kara irinler akan kör cahil bu konuda!). Bundan başka istatistiksel mekanikçi, Web dizaynırı, İnternet cambazı, Amerika yorgunu cart, curt... Timur ilk başlarda “bu ne biçim adam" denecek kadar garip bir heriftir. İlk gördüğünüzde kusma tepkisi yaratabilir (anlaşılmasın, görünüşünden değil ayrıca yakışıklı çocuk!) Bu kusma tepkisinin esas nedeni, Timur'un üzerinde bir silah gibi taşıdığı ve kendine has bir özgüvenle yaptığı dil saldırılarıdır. Ayrıca sarsılmaz bir ego'yla bu kırılmaz özgüven birbiriyle yarış halindedir. Aslında Timur'un ego sorunu vardır (Bakınız Big Ben). Her sabah kalktığında egosunu cilalarken akşam eve geldiğinde ise aynı egoyu paslanmış bir şekilde bulur. Egosu cilalıyken (ki bu durum sarhoşken, okey oynarken, dalga geçerken veya herhangi ortak bir aktivitede daha belirgindir) yaratıcı, mizah anlayışı yüksek, mutlu ve coşkulu birisi olur. Egosu paslandığında ise sırt üstü düşen bir böcek gibi beceriksizce debelenip durur. Bu haliyle manik depresif aşamasına geçer (ben gördüm çok komik). Zeki bir tiptir (asıl sorunu da budur zaten), arkadaş canlısıdır ve saçma sapan hezeyanlara kapılmayacak kadar da minik bir sağduyuya sahiptir (minik?). Bigben yazılarında “25 yaşına geldik, 30 yaşına geldik” dediğine bakılırsa (eski sayılara da var bakabilirsiniz) yaşlanma korkusunun yavaş yavaş yüzeye, yüzeyine ayol, yani düşünce düzeyine, e amaaaan anladınız işte) çıktığını rahatlıkla söyleyebilirim. Hafif bencil bir yapısı ve görünmeyen ufkun ötesindeki mitsel Olimpos Dağı'nın doruklarına bakan keskin gözleri vardır (kinaye de vardır). Her şehir çocuğu gibi monoton bir sosyal hayatın etkilerine sessiz sedasız katlanır. Bunun sonucunda kendi kendine kendisi gibi bir insanın yaşamakta olduğunu göstermek için kanıtlar arar (da bulamaz işte. Esas kanıt dışarıda değil içeridedir dedim kaç defa dinlemedi beni). Takdir edilmekten hoşlanır ve bu az da olsa egosunun paslanmasını geciktirir. Kendi tanımıyla bir zamanlar çok sevdiği arkadaşları bilinmeyen bir virüs yüzünden ölmüş (ne demek istediyse artık, çok hasta bu çocuk) geriye kala kala 4-5 kişi kalmıştır. İşte bu kalan 4-5 kişiye virüse yakalanmamaları için keskin reçeteler dağıtır (tavsiyeleri ünlüdür!) Yaşamın anlamsızlığının farkında olup da hiçbir şey yapamamaktan, iki de bir yaşının 25-30'lara geldiğine dert yanmaktan, Mert'in birey, Engin'in deli, Meg'in acayip olduğunu belirtmekten ve sarhoş olup otokontrolü kaybettiğinde kendisinde kavram kalmadığından dem vurur. Kavgacı bir tip olmamasına rağmen McDonald's'da kabadayılık yapmak gibi ilginç hareketleri de olan Timur 25 Aralık'ta Amerika'dan tatil için Türkiye'ye dönmektedir (E ne biçim bitiş bu!)
Önümüzdeki ay: Bilmiyorum. Gözüme bir kamerden. Hiçbirisinin şansı yok ini kestireceğim oyunlardan. Gerek