Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 20
Acaba
bu sefer oyunda tek amaç gidip yaratık öldürmek olmayacak mı?
açıklama olarak “daha kusursuz bir oyun" dediklerine dikkat çekmek isterim. Yani demek istiyorlar ki biz öyle bir oyun yapacağız ki, Tiberian Sun'da falan olduğu gibi piyasaya çıktığının ikinci günü düzeltme patch'i çıkartmayacağız. Sonuna kadar saygı duyuyorum. Oyunun nasıl olacağı tamamen kararlaştırılmış gibi. Öncelikle 6 tane karakter sınıfı olacağını söylüyorlar. Bunlardan hangileri yeni, hangileri eski bilmiyorum ama ilgimi çekenlerden biri Amazon. Bu kadın savaşçı ok atmak konusunda Thief kadar iyiymiş ve aynı zamanda mızrak, balta gibi başka silahları atabilecekmiş. Notların sonunda “kendi işine geldiği sürece kiralık asker olarak kullanılabilir” falan gibi cümleler eklendiği gerçeğine dayanarak soruyorum kendime? Acaba bu sefer oyunda tek amaç gidip yaratık öldürmek olmayacak mı? Acaba bu sefer biraz roleplaying yönü olacak mı? Bir önceki sefer de aynı cümlelerden dolayı aynı tuzağa düştüğümü hatırlayıp susuyorum. Dayanıklı kadın savaşçı, Zeyna modeli, gayet güzel (99). İkinci bir ilginç class Barbarian. İki eliyle silah kullanabilecek tek sınıf bu olacak. Şimdi bunun oyuna ne gibi bir etkisi olacak, ya da oyunda ikinci silahı nasıl kullanabileceğiz, bu sorulara yanıt bulamıyorum. Kısaca ayı gibi bir herif saldırıp öldürüp duruyor demekle yetiniyorum. Conan'dan beri niye hala şu kimse tarafından beğenilmeyen antipatik tipe prim yaptırıyorlar onu da hiç anlayamıyorum. Bir de Necromancer eklenmiş sanırım. Necromancer hiçbir şekilde savaşamıyor, yani daha doğrusu çok çok sınırlı, ancak bir çok defansif ve ofansif büyüye sahip. Tanımındaki “soluk tenli, korkutucu, büyücü” bana tam bir “iki bacak bir karizma bilge” tipini hatırlattı. Açıkçası en çok merak ettiğim ve beklediğim tip bu. Paladin sınıfının da aura'ları var. Yani bir atraksiyon olarak. Bir çok aura arasından seçip yapıp birini aktif hale getirebilecekmiş, ancak bunları oyunun içinde ilerledikçe mi kazanacak yoksa hep olacak mı, bilemiyorum. Bu aura'lar ayrıca yanınızda savaşan kiralık askerleri ya da büyü ile çağıracağınız yaratıkları da etkiliyor. Evet yeri gelmişken söyleyelim, oyunda kiralık askerleriniz de olabilecek. Bunların ölünceye kadar savaşacakları söyleniyor. Bu özellik bana oyunun roleplaying yönünün ağır olmayacağına dair bir fikir verdi. Yani sanırım yine hack'n slash olacak. Tüh. Her neyse ne diyorduk. Bu kiralık askerler sizi kapılardan, ışınlandığınız yerlerden falan izleyecekler. Ancak büyü ile çağırdığınız yaratıklar her zaman sizi takip edemeyecek. Ayrıca oyunda, karakterinizin o anda elinde tuttuğu silah da grafik olarak gözükebilecek. Yani elinize iki elde taşınan hayvani bir kılıç aldıysanız, grafikte bunu göreceksiniz, ayrıca kılıcın savruluşu falan da değişecek. Ancak diğer eşyalarda da aynı özellik olacak mı, bilemiyorum, bu konuda bir açıklama yok.
Tabi elinizde iki elde taşınan hayvani kılıç olursa dedik, her silahı ya da zırhı herkes kullanabilecek mi? Yani herkes iki elde taşınan hayvani kılıçlar taşıyabilecek mi? Evet. Yani bir bakıma evet. Silahı kullanmak için gereken ön şartları karşılayabilen herkes her silahı veya zırhı giyip taşıyabilecek. Yani, anladığım kadarı ile, gücü yeterse Necromancer iki elde tutulan hayvani (meşhur oldu) taşıyabilecek. Biraz saçma. Oyunda sadece giydiğiniz ya da taşıdığınız için size özellikler sağlayan eşyalar da taşıdığınız sürece belli bir özellik sağlayan elmaslar gibi. Bunların süreleri dolduğu zaman yeniden doldurulabilecekler. Ok atmak için sadece kliklemeniz yetmeyecek. Aynı zamanda okunuz da olması gerekecek, yani demek istediğim ok sayısı sınırsız değil. Aklıma gelmişken, sadece öyle yayı gerip de attığınız oklar olmayacak, dört çeşit de crossbow mevcut. Unique Item'lar yine olacak, ancak bu sefer onları bulması daha zor olacak. Bu konuda da oyunculara yardımcı olmak için normal büyülü eşyalar ile Unique arasında bir yerlerde, daha kolay bulunana ancak daha zayıf bir eşyalar serisi de olacak. Bence çok akıllıca düşünülmüş bir özellik. Yani common ve rare arasına bir de uncommon eklemişler. Belinizde sürekli olarak kullanabileceğiniz eşyaların bulunduğu kemerler sadece 4 slot'luk olmayacak, 16 tane obje takabileceksiniz. Bunlardan 4 tanesini 1-4 arası tuşlarla çalıştıracaksınız. Diğer 12 tanesi de baştakiler kullanıldıkça yerlerini alacak. Eşyalardan daha fazlasını taşıyabilmek için Inventory'de sağa sola döndüremeyeceksiniz. Ancak sığmayan objeleri koyabilmek için şehirde bir sandığınız olacak, ismi “Your Stash”. Para taşımak için Inventory'de yer harcamayacaksınız ama taşıyabileceğiniz para sayısı sınırlı olacak (bence oldukça saçma). Öldüğünüz zaman bütün eşyalarınız cesedinizin üzerinde kalacak. Gidip geri alabileceksiniz. Ancak başkaları da gidip alabilecek, yani multiplayer oynarken ölmek demek bütün eşyalar gitti demek anlamına geliyor o zaman. İşte oyun hakkında duyduklarımdan bildiklerimden ilginç olanları bunlar. Karakter ilerlemesi ile ilgili bilgiler de verebilirdim ama oyunu görmeden bu saçma sayıları görmek boş olur diye düşündüm. Sonuç olarak söyleyeceklerim, oyunun Beta Test sürümünün yıl sonundan önce çıkacağı. 1000 tane beta tester olacakmış, belki başvurmayı deneyebilirsiniz. Oyun hakkındaki kendi yorum ve hislerim çok pozitif. Kesinlikle almaya ve oynamaya değer diye düşünüyorum, hatta bu konuda tartışma bile olmayacağına eminim Diablo 2 çıkınca yer yerinden oynayacak. Ben bile bekliyorsam umutla, umutlanacak kesin bir şeyler vardır. *
DIABLO 2
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 21
İşte sevgili editörümün ICO'dan olmadan gözlemleme alışkanlığı (“Omikron çok güzel attığı bir mesaj: bir oyun.”) ve samimiyet ('BEEEEEEEEEP!"). İşte bütün bunlar Game Show'u hak ettiği yere getiriyor: Cehennem “Zebani: Emre, Omikron çok güzel çukurunun en dibi!
bir oyun. Kesin al ve yaz. İtiraz Fakat artık ben anladım, siz de bu batağın içindesiniz istemiyorum abi. S.... tipini senin ... ve benim anlattıklarıma sadece gülüyorsunuz. Oysaki kafa!” ben hem güldürüp hem düşündürmek istemiştim Ne kadar güzel değil mi arkadaşlar? (Böööğğâk! Kabul, iğrençti...). Neyse artık bir daha ki Editörüm, yazarlarından birine -ki bu sayıya bir şeyler düşünürüz. Veya güleriz, ne bileyim işte! seferlik benim- gayet nazik ve edepli İsteyen istediğini yapsın (Yaşasın özgürlükçü çiçek bir şekilde rica ediyor. Siz şimdi çocuklar! Savaşmayın, yaşamdaki güzellikleri bulun! yukarıdaki bölümü okuyup, yanlış Yihhuuu!). Ehem, ne diyorduk? Evet Omikron: The şeyler anlıyorsunuz. Fakat onun Nomad Soul... dediklerini anlamak sandığınız kadar Açıkçası benim beğendiğim oyun türleri oldukça kolay değildir. Ben hemen sizlere anlamını yazayım: sınırlıdır. Ve bunların arasında kesinlikle adventure yoktur “Polat: Emreciğim, Omikron adında güzel bir (Yine de en babalarını oynadım. Ne yaparsınız, özentilik oyun geçti elimize. İstersen al ve yaz. Tabii eğer işte!?). Hele ki son beş senedir elimi dövüş oyunlarına yapacak başka bir işin yoksa. Şimdiden teşekkür hiç sürmemişimdir. Hatta araba yarışlarından nefret ederim...” ederim ve eğer bir FPS kaliteli olmazsa kesinlikle İşte arkadaşlar Game Show'u bu yüzden tiksinerek kaçarım. Tomb Raider'dan da bayalı hanidir. seviyorum. Bu dergide kaliteli bir ekipte Şimdi niye ben bunları anlatıyorum? Çünkü Omikron'da olması gereken her şey var: Karşılıklı tüm bunlardan bir parça var... anlayış (“İtiraz istemiyorum abi!”), Artık Tomb Raider macerasını yavaş yavaş paylaşımcılık ruhu sonlandırmaya başlayan Eidos, şimdi de oldukça ilginç (“Kesin al ve bir oyunla karşımızda. Omikron, bir fantazi actionyaz!"), aceleci adventure. Tanımdan da anladığınız üzere, Omikron'da de yer almasıyla merakla beklenen Soul erdi olağanüstü macera zı iptal edin”
gerektiği zaman cin gibi zeki olurken, gerektiği zaman da reflekslerimizi kullanacağız. ZEBANİ DE KENDİNİ GRAFİKER SANA DURSUN Oyunla ilgili genel bazı bilgiler vermek arzusuyla yarılıyorum. Grafikler 3D ve bence Eidos'un bu oyundaki en büyük başarısı da, kozu da grafikler. Kesinlikle muhteşemler. Oyun paralel bir boyuttaki Omikron adındaki bir şehirde geçiyor. Şehirde sayısız insan, taşıt araçları sürekli hareket ediyorlar ve bu hareket EIDOS ve DAVID BOWIE basitçe bir ileri geri gidiş değil. İnsanların kimisi yürüyor, kimisi EĞLENCENİN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRİYORLAR banklara gidip oturuyor, çiftler öpüşüyor ve kimileri ayakkabılarını bağlıyor. Şehirde sürekli bir hareketlilik söz konusu yani. Ayrıca her bina oldukça ayrıntılandırılmış, texture'lar kesinlikle çok kaliteli yapılmışlar. Her yerde renkli tabelalar, ışıklar, posterler ve hareket eden insanlar. Şehre bakmak gerçekten bir keyif. Fakat benim asıl ağzımı açık bıraktıran özellik şu olmuştu: Full capture surat hareketleri. Yani hayatınızda bu kadar kaliteli 3D yüzler görmüş olamazsınız. O kadar kaliteliler ki ilk defa bir oyunda insanların hislerini yüz ifadelerine bakarak tam olarak anlayabildim. — Eidos burada kesinlikle çok başarılı; hakikaten yapılmayanı çok yapımcılarıyla (Paris asıllı Quantic kaliteli bir şekilde yapmayı becermiş adamlar. İnsanların mimikleri Dream) oyuna orijinal müzik yaratmak öyle güzel bir şekilde yüzlerine yansımış ki, sanki karşınızda gerçek — bir kişi varmış gibi hissediyorsunuz. Bu oyunda mimikler sayesinde — anlatılmak istenenler de çok güzel bir şekilde verilmiş. Gabriels ve basist Gail Ann Dorsey'le Arka plandaki yumuşak müzik de oldukça kaliteli yapılmış da, beraber büyük Omikron şehrinin çeşitli seslerde bir sorun var. Bilemiyorum bendeki versiyonunda mı bir barlarında çalan bir sanal grup oluyorlar sorun var, fakat konuşmaların bazılarında sesler yok, sadece yazılar — işi geçiyor. Bowie oyunda Boz adında bir karakteri oynuyor. Omikron: Gelelim konuya. Siz bu Omikron adlı oyunu almış, oynayan bir The Nomad Soul parlak, kendine özgü ve fütüristik bir 3D gençsiniz. Oyun tam başlarken ekranınızda birisi beliriyor ve size action-adventure oyunu, Omikron iki yıldan beri, “Facial başka bir boyuttan geldiğini, o boyutu kurtarmak için konsantre Motion Capture” gibi daha önce hiç görülmemiş efektler olup onun vücuduna girmeniz için size yalvarıyor. Adamın vücuduna irde 400'den fazla sette girince Omikron'un olduğu boyuta geçiyorsunuz. geçiyor. 3D gerçek zamanlı hareket eden 140 karakterden Omikron, gezegeni ısıtan güneş sönünce üstü cam bir Ve dört saatlik diyalogdan oluşuyor. kubbeyle kapatılmış devasa bir fütüristik şehir. Facial motion capture ise diğer motion capture içeren Metal ve betondan yapılmış şehirde, bir tür oyunlara göre Omikron'da oldukça yoğun kullanılmış. diktatörlük var. Şehrin tüm kontrolü Ix Burada insan modelinin yüzüne bağlanan çok adında bir bilgisayara teslim edilmiş ve Ix sayıda sensör yardımıyla bilgisayara alınan insanların günde kaç saat mimikler daha sonra oyundaki karakterlere uygulanıyor. Bunun amacı gerçekçiliği artırmak. Kulağa oldukça orijinal geliyor di mi? Ama oyunu oynayınca bunun Eidos filan değil Quantic Dream'in bir eseri olarak algılamak gerekir. Eidos her zamanki işin kaymağını şöhretine sürüp yiyecek. Ayıp!