Kamer'de savaş var

Savaş taraftarı mısınız yoksa çiçek çocuk mu? 1- Savaş kaçınılmaz oluyor ve sizi beş yıllığına askere çağırıyorlar a) Milletim için sonsuza kadar savaşırım b) Hayatta gitmem, gitsem de kaçarım c) Savaşmayın, sevişin

2- Savaşın teknoloji ve ekonomiye faydası olduğunu düşünüyor musunuz? a) Elbette! Savaşın tek mantıklı yönü bu b) Ne bileyim! Ben kaçarım demiştim c) Bu soruyu Zebani'ye soracağım

3- Sizce kadınlar savaşlarda görev almalı mı? a) Evet. İsrail modeli örnek alınmalı b) He he he! Evet evet! c) Zaten onlarla sürekli savaş halindeyiz

4- “Savaşta 1000 atlılar gibi şendik” ne demek sizce?

a) Sanırım savaş coşkusunu anlatıyor b) Tek bildiğim şen, Şener Şen c) Benim de Demet Şener

5- “Aşkta ve savaşta her şey mübahtır” sözü ne demek peki? Hişşt hile yok! a) Ama sen iyice saçmaladın b) a şıkkına katılıyorum c) Hiçbir şıkka katılmıyorum, yani hiçbiri

SONUÇ: Eğer “A” şıkları çoğunluktaysa siz doğarken savaş çığlıkları atarak doğmuşsunuz. “B” şıkları çoğunluktaysa bu şıkların saçmalığının farkındasınız demektir. “C” şıkları çoğunluktaysa ki öyle olmalı, o zaman sizin hiç şansınız yok, Özellikle Demet Şener konusunda. Ona asılanın gözlerini oyarım, yaşam ışığını söndürürüm. Yaparım bunu (ne biçim test bu)

Zaten herhalde savaşın en “romantik” bölümleri bunlarmış. Amerika işin içine girince biraz değişmiş işler. Belki de biz sonunu bildiğimiz için böyle geliyordur. Yine biraz kolay bir campaign; ama benim İngiliz silahlarını kullanmayı öğrenmem zaman almıştı. Belki Almanları sevmiyorsanız buradan başlamak da iyi olabilir. -Guderian Campaign. Afrika ve Amerika'da geçen bu campaign'de Almanları yönetiyorsunuz. Hiç oynamadım bilemiyorum; ama zorluk derecesi yüksek olduğuna göre zevkli olsa gerek. -Patch Campaign. Yine Amerikalıların Fransa'dan Almanya'ya girerken yaptıkları savaşları yönetiyorsunuz. Nispeten kısa ve kolay bir campaign, Bunu oynadım, biraz tavsiye de ederim. -Kesselring Campaign. Almanların Avrupa'da verdikleri savaşlar. Çok kısa ve çok zor. İlk oynadığım campaign de bu oldu belki de ondan çok beğendim. Oyunu iyi oynamak gibi bir iddiası olmayanlar sona saklasın çünkü bazı anlarda saçmalık derecesinde zorlaşıyor. Sinir sahibi olmayın. -Leclerc Campaign. Dergide bu adamın ismini doğru telaffuz edebilen tek kişi olduğum için herhalde, bu campaign'i de daha oynamadım (ne?). Fransızları oynayıp da ne yapacağım zaten... diye düşünmeyin. Nasıl zor bir campaign belli değil; ondan oynamadım daha. -O'Connor Campaign.

Kamer'de savaş var

Kamer 2'ye bölünmüştür. “Savaşın, yakın, yıkın” diye çığlık atanlarla “savaşma seviş” diyen çiçek çocuklar. İlk grup Ertunç, Engin, Burçak ve Nesime'den oluşurken, 2. grup Topoş Emre, Yumuşak Rauf, İpne Muder ve Yuvarlak Filozof Omay'dan oluşur. Nesime'nin ilk grupta yer alması dehşetengiz bir çelişki oluştururken, Zebani'nin 2 grupta da yer almaması hayra yorulmaz!

İlk saldırı sanıldığının aksine 1. gruptan değil, topoşlardan gelir. Fakat akılları işte değil oynaşta olduğu için tecrübeli militaristler tarafınca şey yapılır, ece şey..! heh püskürtülür (oh be!). Nesime'nin ilk anda Rauf'un üzerine uygunsuz olarak atlaması dikkatleri çekerken, Engin'in alev püskürtme aygıtı Emre'yi patates gibi kızartır. Omay ve Muder'in felsefi naraları ise Ertunç'un tükürük yağmuru ile son bulur...

| Topoş çocuklar bu yenilgi karşısında başka bir taktik denemeye karar verirler ve hep beraber toplanıp ece, şey... heh! durum değerlendirmesi yaparlar (bir gün ağzımdan kaçacak!). Grubun baş topoşu Emre akıllara zarar bir taktik önerir. Katherina operasyonu adı verilen bu taktiğe göre Rauf Nesime'yi baştan çıkaracak ve çiçek topoşlar savaşı kazanıp eee, nasıldı hep beraber... yani!

| Fakat bu dangalakça taktik Nesime'nin Rauf'un stratejik yerlerine bir tekme indirmesiyle son bulur. Ertunç tükürük yağmuruna boğazında birikmiş tüm salgıları da katarak büyük bir ateş gücü oluşturur. Muder çoktan Ankara'ya kaçmıştır. Emre ve Omay, Engin'in yangın spreyi karşısında çaresizdir. Sonuçta militaristler topoş çiçekleri bir güzel YENERLER! Ama intikam ateşi bitmemiştir

Devamı gelecek...