Gameshow sayı 43, sayfa 89

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 89

ve hala bekar bir erkeksen hor gözle bakarlar sana. veya Engin Bey oğlum gibi. Sen ne

“tu kaka” şeylerdir. Biraz bilgili, hoşgörülü ve tecrübelerinden sağlam bir hayat görüşü çıkaran bir kimseden “oyun oynamakla” ilgili kötü bir şey duymazsın. Bu çok geniş bir konu aslında. Şimdi burada söylenmeyecek çok şey var. Yeni çıkacak kitabımda bunların hepsini en acı şekilde yazacağım (şaka sanıyorsunuz di mi? bekleyin). Tepki vermek ise daha da zor. Takma kafana derim, polemiğe girme derim, bir avuç sabır, bir kova beyinden üstündür derim, sürekli derim.. 3- İhtimal var tabii ama şu anda kadro ağzına kadar tıka basa dolu, Eğer yazar ihtiyacımız olursa bunu tıpkı bir padişahınkinde olduğu gibi bildireceğiz ve uzun bir fermanla (bu da olmadı gibi!) Diskete hazırladığın içerik çok hoş olmuş, Gerçi programların hepsi bende var ama yine de teşekkür ederim. Bu hareketinden dolayı seni Lord ilan etsem toplum ne der acaba? Bence şöyle bir şey derler: “MEKTUPLARINIZI SADECE DİSKETTE YOLLAYIN, HELE BİR DE MAİLLE YOLLARSANIZ ADINA MİNNETTAR KALIRIM!”

Zebani'ye, bütün GaMeSHoW yazarlarına ve de değerli patron MeG'e sevgiler ve öncelikle, bir sene önce bizi -yani bütün GaMeSHoW okuyucularını- üzerek dergiyi bir süreliğine de olsa kapattığınız için sizi kınıyorum. O gün adeta bizim içimizden biri öldü. Her ay başı, benim için, yeni bir ay başlangıcından öte GaMeSHoW demekti, o insanlarla buluşmak demekti, o hiçbir yerde bulamadığım muhabbet havasını bulmak demekti. Aslında GaMeSHoW hiçbir zaman kapanmamıştı, o hep bizimleydi. Frp&Magic'te o afişi gördüğüm an yeniden içimde o itilmiş, başka hiçbir yerde bulamadığım GaMeSHoW sevgisi belirdi ve sabırsızlıkla bu anı bekledim birçok GaMeSHoW hayranı gibi.

ara kemizde.

Bu giriş bölümünü yaptım; çünkü sizin, biz GaMeSHoW okuyucuları kalbindeki öneminizi anlatmak için. Evet, şimdi yenilenen (Senin büyük emeğinin geçtiği...) GaMeSHoW artık hep bizimle...... umarım. Şimdi artık sorularıma geçiyorum. 1. OverDoSE'u okumak için dekoder mi alacağız, yoksa gelecek sayıda gözlük mü vereceksiniz? Aslında sayfa tasarımları hoş da biraz karmaşık. Sen ne düşünüyorsun? 2. Bu mektubu yazdığım gün MaTRiX'e gittim. Böyle film görmedim ben! Bir bilimkurgu hayranı olduğundan dolayı senin de gittiğini tahmin ediyorum, Sen filmi nasıl yorumluyorsun, on üzerinden kaç veriyorsun? 3. Hani, biz hikaye yolluyorduk, ödülü götürüyorduk ya ne oldu; hala şansımız öyle abartılı bir şey değil aslında, hatta klasik bile denilebilir. Uzatmadan konuya gireyim: Hani çok

Özellikle Hikaye de...

devam ediyor mu? 4. Kimse CD istemiyordu; ama bence gerçekten gerekliydi (Tabi eğer muhabbetten kıssaydınız olmazdı.). Şöyle bir şey olmaz mı, siz oradaki bütün elemanlarla dergi hazırlanışı esnasında filmler çekseniz, onları Avi formatına çevirip CD'ye koysanız böylece biz de sizi ve o havayı bir nebze de olsa (Nebze, ne bea?) görsek? He, olmaz mı Zebani? Şu cehennemin biricik zebanisi!... Yoksa, cümleten Kamer'e geliyoruz. 5. Senin korsan yazılım kullanmak hakkında düşüncelerini alabilir miyim (Bir an kendimi spiker gibi hissettim.)? 6. Cadiloz ablamıza ne tür sorular soracağız? Abuk subuk soruları yanıtlamak, acaba, ablamızın bir hobisi mi? 7. Aslında, sorsam daha çok soru sorarım; ama arkadaşlara haksızlık olmasın, diye son bir soru: Tiberian Sun'da, on ikinci bölümde, küçük bir tiyo verir misin? a. Engin ablamız artık cinsiyetini belirlemiş gibi, artık ona ne diyeceğiz Engin Bey ya da Engin mi ve geri kafalı insanlar.

4 veya Engin Bey oğlum gibi.

diyorsun ona? b. POSTER verecek misiniz? c. Sence, o eski oyunlardaki tat şimdiki yeni nesil boyutlarda var mı? d. Sega'nın yeni makinesi DreamCast hakkında bilgin var mı? e. Bu sene benim için ÖSS denen illet var ve dolayısıyla bilgisayardan biraz uzak kalacağım. Çok oyun 4 acaba? Sen ÖSS-ÖYS cephesi ne yaptın? Son bir soru dememiş miydim? | Bu soruların hepsi, sanırım, kilit sorular. Kimsenin yanıtını tam bilemediği sorular. yani. Evet, hepsi bu kadar bana kalırsa daha konuşulacak çok şey yapalım? Zaten uzun bir daha bizimlesiniz, çok vaktimiz olacak.

büyük olabilecek bir hizmet anlayışı ile karşı karşıyasınız.

öyle abartılı bir şey değil aslında, hatta klasik bile denilebilir. Uzatmadan konuya gireyim: Hani çok

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.