Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 88
- DRİVER (GT İNTERACTIVE) - HOMEWORLD - ULTIMA 9: ASCENSİON (ORIGIN) - DIABLO 2: (BLİZZARD) - RAİNBOW SIX: ROGUE SPEAR (REDSTORM) yukarıdaki 5 oyun Eylül ayı içerisinde çıkacak olanlar...
- QUAKE 3: ARENA (id SOFTWARE) - EKİM AYINDA - GTA 2: (TAKE 2) - KASIM AYINDA - HALF LİFE: OPPOSİNG FORCE: (SIERRA) - KASIM - THEME PARK WORLD: (EA) - KASIM AYINDA - AGE OF WONDERS: (TAKE 2) KASIM - JONES AND THE INFERNAL MACHİNE: (LUCAS ARTS) - KASIM - FORCE COMMANDER: (LUCAS ARTS) - KASIM - AGE OF EMPİRES 2: (MİCROSOFT) - ARALIK AYINDA - DAIKATANA: (EIDOS) - YILBAŞI - DUKE NUKEM FOREVER: (3D REALMS) - YILBAŞI - MAX PAYNE: (3D REALMS) - YILBAŞI - COMMANDOS 2: (EİDOS) - KIŞ - TEAM FORTRESS 2: - KIŞ - GABRİEL KNİGHT 3: (SIERRA) - KIŞ
ÇIKMAYACAĞI GİBİ GELMEYECEK OYUNLAR 1- BENEATH: (PRESTO) 2- WARCRAFT ADVENTURES: (BLIZZARD) 3- STAR TREK: SECRET OF VULCAN FURY: (İNTERPLAY)
ile ilgilenmesem bile (Computer RPG'leri dışında) LORDS OF THE RINGS bayağı hoşuma gitti. Biraz geç keşfettim; o yüzden daha bitiremedim seriyi. Ayrıca, yine TOLKİEN'in LÖTR serisinden önceki olayları konu alan HOBİT romanını da tavsiye ederim. Tabi eğer fantazi edebiyatıyla ilgilenirsen. Ama eğer sadece bilimkurgu ve felsefe okurum, dersen o başka tabi. Senden bilimkurgu tavsiyesi isteyeceğim; ama ne de olsa FRP&MAGIC'de ve GS'un geçen sayısında bu konuda çok ayrıntılı şekilde bahislerde bulundun. RINGWORLD ilgimi çekti bayağı, almak konusunda kararsız kaldım. Soru bir ne gelmeden önce biraz da müzikten bahsedelim. Ben genelde SLAYER, SEPULTURA ve yerli olarak da PENTAGRAM dinlerim. Açıkçası METALLICA'dan hiç anlamam ve sadece son birkaç albümlerinde birkaç parçanın adını bilirim. Ama kulağıma pek hoş gelmeyen parçalarından TURN THE PAGE'e bayılıyorum ne hikmetse. Sanırım sen eski Metallica'yı seviyordun. Yani senin için Metallica LOAD'dan önce ve LOAD'dan sonraydı (Çok şey mi biliyorum ne???). Son zamanlarda senin favori grupların hangileri? Son olarak da PENTAGRAM hakkında ne biliyorsun? Yanlış hatırlamıyorsam, az da olsa dinliyordun (Bak şimdi...). Sanırım adını tam hatırlamadığım bir Alman şirketle anlaştılar. Ve beşinci albüm 1999 sonbahar-kışa doğru falandı. Sende data var mı bu konuda? Ve Heavy Metal dergileri alır mısın? Hangilerini? GAMESHOW, yayın hayatına ara vermeden önceki son on sayıda falan mektubum yayınlanmıştı. Umarım bu da yayınlanır (Klasik okuyucu imaları...). Bir sonraki sayıda geyik bölümünü kısaltayım mı, yoksa içimden geldiği gibi daha da abartayım mı? Sorularrr... 1- Sanıyorum, eski GS'da kapak ve sayfa tasarım-düzenlerini sen yapıyordun. Zaten bayağı bir değişik. Daha doğrusu tamamen. Kapaktaki “GAMESHOW” fontu dışında tabii. Sayfa düzeni falan dahiyane görünüyor. Belli ki bayağı uğraşıyorsun. Ama bazı yerlerde, özellikle oyun tanıtımlarında biraz fazla abartmışsın gibi geldi. Yani fazla karışık gibi. Ama herhalde gözümüz alışır yavaş yavaş. Sorum ise şu: Sayfa düzenini yaparken falan, hangi programı ve programları kullanıyorsun. 2- Aslında ikinci sorum yok. Bu yaz dergi denememiz için neredeyse tüm vaktimi harcadım. Doğru dürüst oyun oynayamadım. Aslında dergimiz için bayağı oyun oynamak zorunda kaldım ve zevk için de bayağı oyun oynadım. Ama aklıma hiç Oyun sorusu gelmiyor. O zaman şunu sorayım bari. Cevap vermeyeceğini biliyorum ama... Senin asıl mesleğin ne? Ve bazı konularda, genelde cahil ve tutucu bir halkın yaşadığı ülkelerde olan toplum baskısıyla ne yapıyorsun? Bunlarda mesela, belli bir yaştan sonra -yirmi, yirmi beş falan- bilgisayarla ilgilenen kişilere “çocuğum musun da hala bilgisayarla uğraşıyorsun, bilgisayar oynuyorsun!” derler, bazı cahil ve geri kafalı insanlar. Veya yaşın yirmi beşi geçtiyse ve hala bekar bir erkeksen hor gözle bakarlar sana. Barlara gidiyor, içkici falan derler. Gerçi henüz yirmi yaşında bile değilim ama bunları biliyorum. Bu tür baskılar genç kadınlara daha çok yapılır ülkemizde. Sen bu konuda neler düşünüyorsun ve böyle şeylere tepkin nasıl olur? GS'de yazar olabilme ihtimalimiz var mı? Böyle bir kampanya düzenler misiniz ileride?
ediyorum. Mesela, belli bir yaştan sonra -yirmi, yirmi beş.
Mektuplarım (Disketlerim) bitmeyecek. Diskete son derece güzel bir içerik sağladım. Program falan... Bu kıyağı kimseye yapmam yar. EVREN BAL “PENTAGRAM” - E-MAİL: evrbal@hotmail.com *Tüm GS okurlarını ve GS yazarlarını IRC'deki en iyi ve kalabalık Gameshow kanalı olan Aidata serverındaki #Gameshow'a bekliyoruz. Nick'imi biliyorsunuz. Aidata, Mirc programınızdaki server listesinde yoksa: Options'dan ADD'i seçin. 1. boşluğa aidata, 2.'ye irc.anet.net.tr, Port'a da 6712 yazın.
Zebani: Yahu senin çok ilginç bir özelliğin var: Kendi kendine serbest bir mantıkla soru sorup sonra cevabın yine kendi kendine oluşması. Bu patolojik bir durum. Sendrom gibi bir şey. Takıntı bile denilebilir. Yoksa nevroz muydu ya? Neyse ne bu durum klinik durumlar kinetiğine de aykırı. Şimdi diğer dergiler için böyle ayıp şeyler söyleme bence. Sadece işin gereği neyse onu yaptı atkafalar, ay ne dedim ben, bak senden bulaştı bu bana. Neyse şakayı bir kenara bırakırsak dergi kapanmayacak bunu bil. MEG askere gitmeyecek, giderse de dergi devam edecek ve ayrıca askerliğini torpilli olarak yani general olarak yapacak (konu bağlama yönteminde hata 1). Bilimkurgu konusuna gelince ben TV'de bilimkurgu seyretmem. Çünkü reklamlarla veya abuk sabuk alt yazılarla içine sıçıyorlar filmin. Seyrettiğim en iyi bilimkurgu filmi Blade Runner'dır. Bu filmin yanına hiçbirisi yaklaşamaz. Ve Matrix gerçekten muhteşem bir film. Contact da iyi, hem de çok iyi (kitabı bin kat daha iyi, yazarı Carl Sagan merak ediyorsan). Romanlar da güzeldir. Hayal gücün tıpkı filmlerdeki kurgu gibi işler. Her şeyi sen kurarsın, dahası hepsi senindir. Roman okumanı tavsiye ederim, Ringworld'ü alıp konusunda sadece şunu söylüyorum: mutlaka almalısın. Müzik konusuna gelelim. Sepultura için Max Cavalera gittikten sonra işi bitti dediler. Çoğu kişi de yeni albümü beğenmedi ama bir albüme belli bir yargı biçmeden önce iyicene dinlenmesi gerektiğine inanıyorum. Sepultura o kötü eleştirileri hak etmiyor. Taş gibi bir albüm ve nihayetinde Max olmasa da taş gibi Sepultura. Aynı şey Metallica içinde geçerli. Artık eski Metallica'yı bulamayacağımızı biliyoruz. Geçmiş bir şekilde yeniyi ve değişik olanı kabul etmiyor. Metallica da artık yeni olarak var. Geçmişi yeniden başladı. Lütfen gereken istemiyorlar. Müzikleri de bunu tam olarak destekliyor. Bir “and justice” gibi albüm yapabilecekken Load'ı yapmaları bunun tam kanıtı. Bu arada Reload'ı artık dinleyebiliyor hatta bazı şarkılarını beğeniyorum bile. Ama Load hala çok kötü. Bu günler de çok ama çok fena Dark Tranquillity'nin “Projector” (süper ötesi bir albüm), In Flames'in “Colony”, Megadeth'in “Risk” albümlerini dinliyorum. Ay amma yazdım ben ya sorularına bakalım: 1- Eskiden ben yapmıyordum. Şimdi ben yapıyorum gördüğün gibi. Sayfalar değişik evet, çünkü öyle olması gerekiyor. Artık klasik bir sayfa düzeni, beni rahatsız ediyor. Aslında abartı ve karmaşa da yok. Karmaşık olanlar. Dediğim gibi Gameshow yeniden çıkarken birçok kişi eski Gameshow'u göreceklerini sandılar. Ama “yeniden” e ne beraberinde bazı yenilikleri de getirir ki şimdiki Gameshow'da bu var. Yani olması gereken var. Buna alınmak, aşağılamak ve sapan sıfatlar yapıştırmak bence (bunları sana alışacaksınız). -2- Benim asıl mesleğim çok gizli asla söylemem (gizli işte!). Toplum baskısıyla karşılaşmak gerekmiyor ki, onun tam içinde bulunuyoruz. Toplumsal kodlar her an her zaman işler durumda hatta sen ve ben bile bunları bazen işletiyoruz. Toplumumuz geri kafalı, tutucu, dogmatik ve kompleksli. Kendi hayatlarının kısır işleyişine bir hakaret olan her şey onlar için “çocuğum musun da hala bilgisayarla uğraşıyorsun, bilgisayar oynuyorsun!” derler, bazı cahil ve geri kafalı insanlar.
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 89
ve hala bekar bir erkeksen hor gözle bakarlar sana. veya Engin Bey oğlum gibi. Sen ne
“tu kaka” şeylerdir. Biraz bilgili, hoşgörülü ve tecrübelerinden sağlam bir hayat görüşü çıkaran bir kimseden “oyun oynamakla” ilgili kötü bir şey duymazsın. Bu çok geniş bir konu aslında. Şimdi burada söylenmeyecek çok şey var. Yeni çıkacak kitabımda bunların hepsini en acı şekilde yazacağım (şaka sanıyorsunuz di mi? bekleyin). Tepki vermek ise daha da zor. Takma kafana derim, polemiğe girme derim, bir avuç sabır, bir kova beyinden üstündür derim, sürekli derim.. 3- İhtimal var tabii ama şu anda kadro ağzına kadar tıka basa dolu, Eğer yazar ihtiyacımız olursa bunu tıpkı bir padişahınkinde olduğu gibi bildireceğiz ve uzun bir fermanla (bu da olmadı gibi!) Diskete hazırladığın içerik çok hoş olmuş, Gerçi programların hepsi bende var ama yine de teşekkür ederim. Bu hareketinden dolayı seni Lord ilan etsem toplum ne der acaba? Bence şöyle bir şey derler: “MEKTUPLARINIZI SADECE DİSKETTE YOLLAYIN, HELE BİR DE MAİLLE YOLLARSANIZ ADINA MİNNETTAR KALIRIM!”
Zebani'ye, bütün GaMeSHoW yazarlarına ve de değerli patron MeG'e sevgiler ve öncelikle, bir sene önce bizi -yani bütün GaMeSHoW okuyucularını- üzerek dergiyi bir süreliğine de olsa kapattığınız için sizi kınıyorum. O gün adeta bizim içimizden biri öldü. Her ay başı, benim için, yeni bir ay başlangıcından öte GaMeSHoW demekti, o insanlarla buluşmak demekti, o hiçbir yerde bulamadığım muhabbet havasını bulmak demekti. Aslında GaMeSHoW hiçbir zaman kapanmamıştı, o hep bizimleydi. Frp&Magic'te o afişi gördüğüm an yeniden içimde o itilmiş, başka hiçbir yerde bulamadığım GaMeSHoW sevgisi belirdi ve sabırsızlıkla bu anı bekledim birçok GaMeSHoW hayranı gibi.
ara kemizde.
Bu giriş bölümünü yaptım; çünkü sizin, biz GaMeSHoW okuyucuları kalbindeki öneminizi anlatmak için. Evet, şimdi yenilenen (Senin büyük emeğinin geçtiği...) GaMeSHoW artık hep bizimle...... umarım. Şimdi artık sorularıma geçiyorum. 1. OverDoSE'u okumak için dekoder mi alacağız, yoksa gelecek sayıda gözlük mü vereceksiniz? Aslında sayfa tasarımları hoş da biraz karmaşık. Sen ne düşünüyorsun? 2. Bu mektubu yazdığım gün MaTRiX'e gittim. Böyle film görmedim ben! Bir bilimkurgu hayranı olduğundan dolayı senin de gittiğini tahmin ediyorum, Sen filmi nasıl yorumluyorsun, on üzerinden kaç veriyorsun? 3. Hani, biz hikaye yolluyorduk, ödülü götürüyorduk ya ne oldu; hala şansımız öyle abartılı bir şey değil aslında, hatta klasik bile denilebilir. Uzatmadan konuya gireyim: Hani çok
Özellikle Hikaye de...
devam ediyor mu? 4. Kimse CD istemiyordu; ama bence gerçekten gerekliydi (Tabi eğer muhabbetten kıssaydınız olmazdı.). Şöyle bir şey olmaz mı, siz oradaki bütün elemanlarla dergi hazırlanışı esnasında filmler çekseniz, onları Avi formatına çevirip CD'ye koysanız böylece biz de sizi ve o havayı bir nebze de olsa (Nebze, ne bea?) görsek? He, olmaz mı Zebani? Şu cehennemin biricik zebanisi!... Yoksa, cümleten Kamer'e geliyoruz. 5. Senin korsan yazılım kullanmak hakkında düşüncelerini alabilir miyim (Bir an kendimi spiker gibi hissettim.)? 6. Cadiloz ablamıza ne tür sorular soracağız? Abuk subuk soruları yanıtlamak, acaba, ablamızın bir hobisi mi? 7. Aslında, sorsam daha çok soru sorarım; ama arkadaşlara haksızlık olmasın, diye son bir soru: Tiberian Sun'da, on ikinci bölümde, küçük bir tiyo verir misin? a. Engin ablamız artık cinsiyetini belirlemiş gibi, artık ona ne diyeceğiz Engin Bey ya da Engin mi ve geri kafalı insanlar.
4 veya Engin Bey oğlum gibi.
diyorsun ona? b. POSTER verecek misiniz? c. Sence, o eski oyunlardaki tat şimdiki yeni nesil boyutlarda var mı? d. Sega'nın yeni makinesi DreamCast hakkında bilgin var mı? e. Bu sene benim için ÖSS denen illet var ve dolayısıyla bilgisayardan biraz uzak kalacağım. Çok oyun 4 acaba? Sen ÖSS-ÖYS cephesi ne yaptın? Son bir soru dememiş miydim? | Bu soruların hepsi, sanırım, kilit sorular. Kimsenin yanıtını tam bilemediği sorular. yani. Evet, hepsi bu kadar bana kalırsa daha konuşulacak çok şey yapalım? Zaten uzun bir daha bizimlesiniz, çok vaktimiz olacak.
büyük olabilecek bir hizmet anlayışı ile karşı karşıyasınız.
öyle abartılı bir şey değil aslında, hatta klasik bile denilebilir. Uzatmadan konuya gireyim: Hani çok