Gameshow sayı 43, sayfa 90

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 90

OGL

Bu, sizin gezegen, ne kadar kişiliksiz hareketler yapıyor fark ettiniz mi hiç? Güneşin etrafında, saygıdan, bir köpek gibi 27 derece 23 dakika eğik ve ezik bir şekilde, kendi etrafında, dönüyor. Fırıl fırıl dönüyor. Bir çeşit dönek. Hiçbir şeyi elinde tutma becerisini gösteremiyor. Siz zavallı insancıklar ve salak bir ay dışında. Sadece dönüyor. Aynı yerde, doğduğunuzdan beri aynı yörüngede dönüp durduğunuzu hiç fark ettiniz mi? Belki bu yüzden kuyruklu yıldız olamıyor. Ve olamayacak da. Siz de bir uşağın, bir döneğin üzerinde yaşayan küçük partiküller olarak kalacaksınız. Ve belki de bu kısır döngüden hiçbir zaman kurtulamayacaksınız. İlkbahar, kış, sonbahar, yaz, başka bir mevsimi belki de hiçbir zaman göremeyeceksiniz. Yörüngeden çıkmak cesaret ister, sıkar biraz. Acayip gezegeniniz kendi etrafında otuz kere daha döndü. Bunu fırsat bilen editör Zebani, bana geçen ay dediği gibi “Bir ay oldu, dergi çıkacak, hadi yazı yaz." dedi. Ben de “Hadi len!” dedim. O da kafama NBA Drive 2000 adlı CD'yi fırlattı. Ben de masayı devirdim. O, 45'lik koltuğunu çekti, ben pompalı tüfeğimi çıkarttım. O ağır makinalısını yerleştirdi, ben RPG'mi bir el havaya ateşledim ve beynine doğrulttum, o antitankını kafama dayadı ve “Kurşunun bitti, robot bozuntusu; yarın o lanet yazı elimde olacak” dedi. Cephanem kalmamıştı... Gezegeninize ayak uydurduğum o anda, editörün önünde yaptığım açının 27 derece 23 dakika olması belki de sadece bir rastlantıydı. Elimdeki CD'ye baktım ve ona “Dikembe Mutombo" dedim. Bu, Atlanta Hawks'da oynayan Afrikalı ayı bir zencinin adıydı. O bana cevap vermedi... Dergisini kurtaran antitankını, şefkatle okşuyordu. Evet, partiküller, bu ay sizler için NBA'e gittim, futboldan daha az aptallık içeren bir spor olduğunu duymuştum. Gerçekten de bir yuvarlağın etrafında iki kişi değil on kişi koşturuyorlar. İyi de koşturuyorlar hani, ben baskette yenileni severim. Çünkü yenen kupasını 23 derece bir açıyla uzanır ve alır. Yenilen farklı bir şey yapmıştır. Muhtemelen farklı bir şey yaptığı için yenilmiştir. O fark ona farklı bir mevsimi yaşatır. Yörünge dışındaki o yeni mevsimi. Geleceğimi duyup uçakta ve takımda (San Antonio Spurs) yerimi ayırtmışlar sağ olsunlar. Özellikle Amiral ve Tim, yakınlık gösterdiler. “Abi, finallerde sana çok ihtiyacımız var.” dediler. Kıramadık gençleri, gösterdik bir iki numara. Saygılı çocukları severim. Neyse, final için New York'la bizim takım (San Antonio) finale çıktık hemen. David'e dedim ki (Robinson) “Amiral, takımları denk alın, ben pek anlamam". Denk almamışlar, kolay kazandık. NBA Drive'in en iyi yönü, kafana

Kuduralım Yarabbi!

elini genç! Avbalilik öl olmasın.

bir sanal oğlan macerası daha: NBA DRIVE 2000 lücop! Olm boşum lan. Pas versene zenci! Zebaniyi salcam üstünüze o olcak

Kırlara koş çekirge. Ovalara doğru sür topu. Sür ki aklın başına gelsin. Dönerken de gaste al bana bakkaldan.

Hocayı duydunuz beyler. Bana pas veriyonuz. 1s

Bakmayın bana öyle. Atanalırspor eserse dışarı çıkabilmen. Çıktık dışarı. Onlara bir kaç numaramı gösterdim. Bir kere hizaya geldiler önümde farkındaysanız. “Basketbol topu sepete atmaktan öte bir şeydir" dedim onlara, estetik ve show işidir. Ve her ne olursa olsun burda olan her şey saha içinde kalır. Belki de sadece basketbolda önemli olan üç puan değildir. Zaten isteseniz de üç puan alamazsınız. Gerçekten de Microsoft amcam güzel bir ambiyans yaratmış. Kışın eve kapanılan günlerde, bir iki numara çekip deşarj olabilirsiniz. Grafikler güzel. Seyirciler arasında hoş bir bayan gözüme çarpmadı değil. Ama dönme vakti gelmişti. “Kal.” diye ısrar ettiler; ama ben yeni maceralara dalmak üzere Kamer'e geri döndüm.

7 A “ambiyansı"

Duydum ki Türkiye'deki gençler de sezonu açmışlar. Ari bilgisayarlarda da sezon NBA Drive 2000'le açılmış oldu siteme beklerim efendim artık, kırın joystick'leri vurun klavyelere... Zaman, topu www.sanaloglan.com sepete atmanın zamanıdır. Yalnız her zaman yaptığınız açıya dikkat edin.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.