Gameshow sayı 43, sayfa 50

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 50

Spor oyunları yazarı olarak asırlar süren başarılı geçmişim ardında, (Gameshow kapanıp da ışıkların gerisine çekilmek zamanı geldiğinde piyasaya çıkan hiçbir oyun bende heyecan yaratmadı. Fifa 99 geldi, şöyle bir baktım, NHL 99 geldi o da aynen, 99'lu birçok oyun geldi. Çıksa kesin ben yazardım bu oyunu alooo alooo lütfen benimle ilgilenin, kendimi çok yalnız ve ezik hissediyorum falan oldum, o kadar. İnsanlar beni yine eskisi gibi sevsin, el üstünde tutsun istedim ama olmadı. Bir daha asla evimin önünde kalabalıklar oluşmadı. Perdeyi bir açıp bakışımla, kendinden geçen 'Müüüber Müüüber' 'Müdür buraya' 'Mooodem moodem 56Kaaaa' falan tezahüratı yapan kitlelerle karşılaşmadım. Kızlar bayılmadı ben de pek umursamadım. Bir daha asla, Fifa'yı, NBA'yi, NHL'i, World Cup'ı falan açıkladığım zamanlardaki gibi olmadı. Sonra bir gün Wachowski kardeşlerin filmlerinde bile (mode: entel manda on) olmayacak bir güzellik oldu ve GAMESHOW dirildi (aaa abi adam resmen manda demiş yaa). Ben de bu show'un değişmez bir parçası olarak (olm biz hepimiz Emin, Polat ben falan Matrix'iz, hiç bir şeyden haberiniz yok walla!) olaya girdim. Bakalım — elimizde ne var? Bir kere bir NBA olayı var ve de 2000! Hımm, demek ki Electronic Arts bu sene biraz daha erken davranıp NBA Live'ı hemencik çıkardı diyoruz ama değil, Hemencik diye bir kelime bile gerçi yok Türkçe'de. Neyse konumuz o değil, Microsoft bir güzellik yaparak, yeni bir basketbol oyununu piyasaya sürdü. Yani bu sene double-combo yapıyoruz (double-combo var mı yani Türkçe'de?), NBA Live 2000'i beklerken Inside Drive 2000 oynuyoruz. Bu arada FOX Sports da, FOX NBA Basketball 2000'i kısa bir zaman içinde çıkaracakmış ki, buyrun triple-combo. Bu da demek oluyor ki, bu adamlar bu hızla 2000'li oyun çıkarırlarsa ben evden hiç çıkamayacağım (Bir de Playstation için NBA Shootout 2000 var ama neyse ki Playstation'ı bozdum ve yaptırmaya vaktim yok, zaten Türkçe'de Playstation diye bir şey

NBA Live'dan öyle çok büyük bir üstünlüğü yok. Özellikle grafikler açısından, NBA Live oynadığınız, sevdiğiniz bir oyunsa, pek bir yenilik beklemeyin. Ancak tabii ki, Microsoft olaya el attı mı, o ibareyi gören biri de oyundan bir şeyler bekliyor ve de beklediğini de alıyor. Oyunun en büyük özelliği, atmosferi çok iyi yansıtması diyebilirim. Tamam Live'da da bu böyleydi ama bunda, spikerler Marques Johnson ve Kevin Calabro olayı gerçekten alıp götürüyorlar. 'Tekrar' olabildiğince az ve nerede ne söyleyecekleri konusunda Live'dan biraz daha iyi olduklarını söyleyebilirim. “aa doğru ya, bu sadece bir bilgisayar oyunuydu” dediğimiz zamanlar gitgide azalıyor (Matrix has you ehehe). Bunun yanısıra, topun zıplayışından, seyirci sesleri, tezahürat ve salon melodileri (bunun başka bir adı vardı ama neyse salon melodisi de iyiymiş bak) hakem düdükleri gibi sesler çok iyi ayarlanmış. Hakem düdükleri demişken, oyunda hakemler de var ve sabit durmayıp olaya direkt müdahale ediyorlar. Bir diğer ayrıntı da, oyuncuların topu kafalarıyla izlemeleri, bu olay da ayrı bir gerçeklik katmış oyuna. Ayrıca Inside Drive 2000'de NBA'in tüm salonları mevcut. Seyircileri de çok güzel çizmişler, sanırım sırayla salonlara gidip 'bir saniye sizi dijitize edeceğiz' deyip bütün seyirciyi salonla beraber teker teker bilgisayara atmışlar. O kadar detaylı ki, bir ara seyirciler arasında dayımı gördüm de yok) > Kısaca bakacak olursak, NBA Inside Drive 2000'in 5 sa Muder a

JUCK nba 2000

Boğaziçi Üniversitesi basket günlerimizden bir kaç not (artık oynamıyoruz) m

Yabancılarla oynadığımız bir maçta Mert ile rakip oyuncu az kalsın birbirine giriyordu. Bunda ilginç bir şey yok ama asıl ilginç olan Şair sandığınız Mert'in tam bir mahalle kabadayısı olduğuydu. O gün yaklaşmadık. - Rauf denen kazulet bir keresinde tam 4 kişiyi birden sakatladı (Mert, Zebani, Meg ve Can). Sonra da bilerek yapmadığını söyledi ve sürekli pis pis sırıttı!

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.