Total Annihilation: Kingdoms
Retro bilgisayaredin ki, siz bir siperin içindesiniz, üzerinizden hiç durmadan barutun kıvılcım ile girdiği talihsiz bir tepkime yüzünden çok yüksek hızlara kavuşmuş küçük metal parçalar uçuyor. Bu parçalardan herhangi biri birkaç santim aşağıda olsa yaşamınızın rengini karanlığa çevirebilir ve hatta daha kötüsü de olabilir, belki de yaşamınızın son renkleri kanın kırmızısı, acının sarısı ve solan bir yaşamın boğuk grisi olacaktır. Ya da ikinci bir şans vardır tabii. Üzerinizde birkaç gündür manasızcasına sallanan bir el bombası, şu anda pimi üzerinde olduğu için binlerce rüyayı ve birkaç tane canı almayacak olan, ama elinizin ufak bir hareketi ile, sevgileri ve umutları bitirebilecek, temelde sadece hücrelerin deformasyonunu sağlama işlevi varken, deforme ettiği hücrelerin bir araya getirdiği varlığın tüm yaşamını, gördüklerini ve bildiklerini sonsuzluğun kaprisli karanlığına gömebilecek bir ölüm aracına dönüşebilir. El bombasının pimi çekilir, bir süredir fikir olarak insanı korkutan ancak iş harekete gelince bir kasın basit bir gayretinden daha fazlasını gerektirmeyen, korkulan ama yapılan gerçekleşir. İş o raddeye geldiği zaman, öldüren kadar ölen de suçludur. Varoluşun kaprisleri, bazen yok oluşu
- sum ha an ar tupe in icim esint. a ernuz deb hie inguol
Yok oluş dedik de, aklıma demin oynadığım bir oyun geldi. Oyunun ismi Total Annihilation: Kingdoms. Ne alaka demenizi yerden göğe, oradan da arşa kadar haklı buluyorum ama bir şekilde alakalı, benim zihnimde en azından. “Zaten biz bunun teee dedesini bilirdik.” tadında girmeyeceğim yazıya korkmayın, sakinleşin. Efendim biz bunun teee.... ay
ISrarla Real Time Str
pardon. Ayıptır söylemesi, çok affedersiniz, dedesini bilirdik. Hatta garip tesadüf, bu oyunun teee dedesi dediğim oyunu da ben yazmıştım eski ve tozlu GameShow raflarında. O zaman oyunun adı sadece Total Annihilation idi, ve bir nevi büyük sükse yaparak gelmişti. Devir henüz real-time'ların zibil gibi çıktıkları devir. Piyasanın birazcık ateşlendiği ve her gelenin en iyi olduğunu iddia ettiği, ve bu iddiasını sağlam olmayan, iki taş atsan yıkılacak türden (taşa bakar) kanıtlarla desteklemeye çalıştığı devir. O sıralarda Total Annihilation da büyük iddialar ile görünmüştü raflarda. Yepyeni bir sistem, gelişmiş arabirim, oyuncunun da bir karakter olarak oyunda olması falan gibi iddialar ile çıkmıştı karşımıza. Gerçi isim de pek umut vermiyordu ama, biz yine geçtik bilgisayarın karşısına, yükledik oyunumuzu. İlk demoda daha çökmüştü bütün konsept. Çünkü, arkadaşlar, oyunun konusu şöyleydi: İki taraf varmış, çok zamandır savaşırlarmış, roket sakızdan ucuz hale gelmişmiş, ikisinin de amacı diğer tarafın tamamı ile yok edilmesiymiş, falanmış filanmış. Böyle hikayelerle ancak ana okulu çocuklarını kandırabilirler sanırım. Amaçsız savaş fikri kimseye zevk vermez, ya da ben öyle sanıyorum. Her neyse, o başka bir oyundu, bu başka bir oyun dedik, firmaya güvendik (Cavedog), aldık CD'mizi geçtik bilgisayarımızın başına, cesarettir yolluktur, her ne varsa aldık yanımıza, ve install tuşuna bastık, bekledik ekranda dans edecek renkleri... Beklerken....
Biz oyunun yüklenmesini beklerken size biraz oyun hakkında bildiklerimden bahsedeyim, malzemeler tadında hani olur ya televizyonda yemek tarifinden önce malzemeleri verirler, o çeşit bir şey yapayım dedim, renk olsun diye. İşletim sistemi olarak çok da abartılı bir makine istemeyen TA, bu açıdan benden yüksek puan kazandı. Gerçi sanırım yavaş bir Pentium'da demolarda sorun çıkması muhtemeldir ama
UKALA YAZAR BURÇAK'LA OYUN HAKKINDA UFAK BİR SÖYLEŞTİK
» Burçak sus! - iyi de susarsam bi açıklama yapamam ki? » Senin açıklamalarını duymak istemiyoruz | * E o zaman bu söyleşinin amacı ne? » Burda soruları ben sorarım “> “İstemiyoruz” derken çoğuldunuz! şimdi niye tekil?
- Bak hala soruyo! » Korkuyorum! örneğin M&M?7 benim bilgisayarımda çalışıyor ama demolar çalışmıyor; ki bu çok saçma) onun dışında oyun içi performansını bir P166 ile ve 32 MB Ram ile sağlayabileceğiniz kanısındayım. Ayrıca oyunumuz bir real-time strategy. İlkini bilenler için söyleyeyim: oldukça büyük benzerlikler gösteriyor. Sistem olarak, yani oyunun motoru diyebileceğimiz kısım aynı. Grafikler de aynı tarz. Ancak bu sefer daha fazla sayıda ordu var (ama siz hangi tarafta olabileceğinizi seçemiyorsunuz, senaryo ilerledikçe her bir tarafı oynuyorsunuz). Eğer Total Annihilation'dan hoşlanmadıysanız bunu kesinlikle almayın, hatta yanından bile geçmeyin. Eğer Total Annihilation'dan hoşlandıysanız bile bu oyunu beğenmeyebilirsiniz, söyleyeyim, şu anda bile eski TA, bundan daha güzel bir oyun. İlerleyen teknoloji henüz real-time strategy'lere hiçbir şey katmamış gibi gözüküyor, tabii Tiberian Sun muhtemelen yine çığır açacak, her neyse. Gerçi editörüm beni muhtemelen öldürür ama söylüyorum: Bu oyun güzel bir oyun değil, eğer türünü ve tarzını sevmiyorsanız kesinlikle almayın. Yani demek istiyorum ki, siz özel olarak Total Annihilation'dan hoşlandıysanız tamam da, eğer hoşlanmadıysanız veya real-time açlığı içinde değilseniz, tez uzaklaşıla, Tiberian Sun beklene.
Yani Yanisi şu. Oyun sistem olarak çok güzel bir oyun. Yani demek istediğim, kaynak toplama, bunu bina ve askere çevirme ... vb gibi alanlarda bence şu ana kadar yapılmışlar arasında sivriliyor. Ayrıca programlamacıları da kutlamak lazım, Starcraft (ve zamanında Warcraft) gibi zaten tutan ve para metottan gitmek yerine, zamanında Z ile Bitmap Brothers'ın yaptığı gibi (ki o da inanılamayacak güzellikte bir oyundur) onlar da kendi sistemlerini geliştirmişler ve bu da cesaret işidir. Ancak olmamış.
Niye? Çünkü arabirim kuvvetli değil. Çünkü grafikler temiz değil. Çünkü yapay zeka iyi değil. Çünkü senaryo iyi değil. Yeterli oldu mu? Arabirim kuvvetli değil, çünkü doğru düzgün bir arabirim yok. Örneğin bir ırkın Beast Master'ı ile ordumu yaratmaya çalışırken resmen acı üzerine acı çektim. Her ünite hazır olduğunda üç kere mouse'a tıklamak, biraz beklemek, yer seçmek ve yeniden tıklamak lazım, ikincisini başlatabilmek için. Grafikler temiz değil, çünkü askerler ağaçların arasında kayboluyorlar. Çünkü savaş alanında bir şeyler olmaya başladı mı ortalık birbirine giriyor, ne oluyor anlamaya olanak yok. Çünkü bu devirde yapılabilecek grafiklerin yanında bu kuşbakışı grafikler komik kalıyor. Yapay zeka iyi değil, çünkü pek bir yapay zeka yok. Asker üretmek için kullandığınız bir binadan çıkan dev kuşlar haritaya çiçek gibi açılıyorlar. Hatta onu bırakın, herhangi bir ünite bir yerden bir yere giderken çiçek gibi açılıyor dört yana. Bilgisayar ise hala güçlenmeyi beceremiyor. Evet bence yapay zeka konusunda her türlü strateji oyununun sorunu bu. Bilgisayar kuvvetlenemiyor. Bu Heroes III'te de böyleydi, Starcraft'ta da böyleydi, bütün oyunların zorluk ayarlarında ayarlanması gereken bir özellik sanırım. Senaryo iyi değil, çünkü artık evreni bin kere ele geçirdiğimizden ve yüz bin kere de deli bir adamın elinden kurtardığımız için konu sıkıntısı çeken yapımcıların arasında, Total Annihilation'ı yapanlar çok da sivrilememişler. Eskiden bir kral varmış, dört tane çocuğu olmuş, krallığını dörde bölmüş tam o sıralarda da kötüler ve iyiler birbirlerini yok etmek için delicesine bir savaşa girmişler. Yerseniz. Oyunun başarılı olmamasının bir başka sebebi de senaryo bütünlüğü olmaması. Bir bölümde bir askeri bir yerden bir yere götürmek amacınızken, diğer bölümde rakip taraf olarak ona saldırabiliyorsunuz. Tabii oyun ruhu diye de bir şey kalmıyor. Belki bu bazılarınızın hoşuna gidebilir ama dediğim gibi, bir hiç uğruna savaşmak fikri bana zevk vermiyor kimseye de zevk vereceğini sanmıyorum aslında.
Uzun lafın kısası. Şu anda bir real-time strateji oynamak istiyorsanız TA: Kingdoms size göre değil. Eskinin Dark Reign'i mesela, bu oyundan, aradan geçen bunca yıla rağmen kat kat daha iyi. Ama yine de bir denemekte yarar olabileceği kanısındayım. Çünkü piyasada iyi real time strateji yok. Eğer damardan alasınız geldiyse bir bakın tabi. Yoksa Tiberian Sun gelir, ve hepimizi dağa kaldırır, aman diyeyim,
Neyse uzun etme oyun yüklendi bak.... | Evet oyun ekranı çıktıysa karşınıza, demek ki siz beni dinlemeyip oyunu almışsınız. O zaman ben de size oyun hakkında birkaç ipucu vereyim de oynarken kolaylık olsun. Kolaylık dedim de, oyun çok kolay. Herhangi bir bölümde durmadan asker yapıp saldırınca yeniyorsunuz ama bazen doğru asker kombinasyonunu bulmak lazım gelebiliyor. Bunun için size tavsiyelerim olacak:
“Öncelikle oyunda yüksekliğin abartılmış olduğu yolunda duyumlar aldım. Yani eğer üç ünite okçu tepesindeyse, aşağıdan gelen düşman ordusuna kök söktürebilirlermiş. Bu bir bakıma doğru ama oyunda çok da iyi kullanılabilen bir özellik değil, çünkü zaten dağın kenarından aşağısı gözükmüyor. Kamera şakası gibi bir şey ama öyle. Demek istediğim, örneğin siz bir yoldan geçip şehrinize girecek düşmanları yolda zedelemek için bir tane Caged Demon yapıyorsunuz yolun sol tarafındaki dağ sırasına, ancak orası kayalık olduğundan Caged Demon ateş edemiyor. Fakat genel anlamda gerçekten yüksekte olan kazanıyor. Aman diyeyim, rakımınızı yüksek tutun, özellikle okçularınız. Çünkü bu haldeyken üç tane okçu bir orduyu durdurabilir diyorlar. Abartılmış bir beyan ama gerçeklik payı var. Ne demiştik: rakımınızı yüksekte, başınızı dik tutun (böyle dememiştik). Oyundaki enerji toplama sistemi ilki ile büyük benzerlikler taşıyor. Anlatayım. Diğer real-time'ların aksine burada dünyada çok az kalmış ve çok değerli olan bir maden yok. Fakat büyü gücü var. Ve teli isteyenlere..
var. Her oyunda sizin bir "summoner"ınız var. Bu adam binaları ve Lodestone'ları uzaktan bir yerden da büyü gücü karşılığında gelmeleri gerekiyor. Bu yüzden diyeceğim, birer tane yerleştirin, kaybetmezsiniz. Ancak eğer düşmanın hemen ardından bir yandan askeri birim üretirken bir yandan diğer Lodestone'ları çıkın ve et sonunda enerjiniz çok arttığında bir ordu kurup saldırıya geçin. Mesela ilk bölümlerden birinde hangisi tam hatırlamıyorum, düşman başta kuvvetlice bir saldırı yapıyor. Eğer zayıf kalırsanız o sırada bölüm sizin için biter. Bu yüzden bütün Lodestone'ları doldurmak yerine İki tanesini tamamladıktan sonra askeri binanızdan Sağ çağırdığınız bir Dark Mason ile Lodestone'ları koyarken yine, değil Ufak bir ordu kurmayı denerseniz çok daha başarılı olursunuz. kesinlikle özel bir birime ihtiyaç duyabiliyorsunuz. Size şöyle bir örnek vereyim, oyunda şu anda adını hatırlamadığım, yere bomba atan kuşlar var (ki yere ağzında taşıdığı bombaları atan dev kuş fikrine ne kadar olgunca yaklaştığımı fark ettiniz sanırım). Bu kuşları eğer ordunuzun bel kemiği yaparsanız kazanmanız zorlaşacaktır. Ancak eğer okçuları temel birim olarak kullanırsanız ve bu kuşları destek birimi olarak yanınızda taşırsanız kazanmanız çok daha kolaylaşır. Çünkü bu dev kuşlar savunma kuleleri dahil olmak üzere bütün binaları büyük bir kolaylıkla yıkıyorlar. Aksi taktirde savunma kuleleri ile savaşırken ve şehrini yerle bir etmeniz gerektiğinde zorlanırsınız. İkincisi, okçularınıza birileri vurmaya başladığında onun kafasının üzerinde uçmaları ve okçularınıza destek vermeleri çok akıllıca. Yani demek istediğim, o birim bir destek birimi. Peki neden? Çünkü çok spesifik bir için kullanılabilir. Sadece hareketsiz hedefleri vurabiliyor fakat vurduğu zaman yüksek bir hasar veriyor. Bu hem de kafanızda şu fikri oluştursun: "Peki o zaman bu ünite hangi hareketsiz hedefleri Aklınıza gelecek ilki hareketsiz hedef tabii ki savunma kuleleri olacaktır. Ve sonra diğer düşman binaları ve en son da, sizin askerlerinize vurmakta olan düşman askerleri. Fakat bu listede size saldırmakta olan, düşman Demek ki bu ünite bir orduyu yok edebilecek bir ünite değil, onun yerine bir destek birimi, Yapması gereken ordunuzun bel kemiği olan ünitelerin yanında durup kendi misyonunu en iyi şekilde gerçekleştirmek. Zaten, arkadaşlar, bir strateji oyununda genel tarzınız bu olmalı. Bu ünite neyi iyi yapar, peki o zaman ben bunu en iyi nerede kullanmalıyım. Düşmanın yeni Lodestone'lara çıkmasını engellemek için bir iki üniteyi onun başında tutmak size hiçbir şey kaybettirmez derim ben. Ayrıca siz kendi Lodestone'larınızın başına kesinlikle bir iki tane savunma kulesi kurun. Hem gelenleri görebilmek adına, hem de orada savaşan askerlerinize büyük yardımı olacaktır.
keşke Biraz daha uğraşılsaydı diyorum ben hala
Artık kaçma zamanı geldi. Yoksa yazı ufacık puntolarla yazılır, gözleriniz bozulur oyunu oynayamazsınız. Son sözler tadında söyleyebileceklerim, aslında Total Annihilation: Kingdoms hayatınızın oyunu olabilecek bir oyun değil, fakat oynanabilecek bir oyun. Çok başarılı bir oyun olabilirmiş belki ama daha önce saydığım sebepler yüzünden sadece vasat bir oyun. Zor değil, kolay, tatlı oyun. Resimli, grafikli oyun. Real-time, gerçek zamanlı oyun. Uzun oyun, kolay kolay bitmez oyun. Bir yerde takılırsanız bana mektubudur maildir, atarsınız, bölümü hatırlıyorsam yardımcı olurum. Zamanı geldi artık biz gidelim siz de oynayın oyunlarınızı. Ama küçük puntolu yazı okumayın gözleriniz bozulur. O yüzden bu yazı da burada biter. Biraz aşağıyı okuyun yazarın adı var. Demek ki ne olmuş? Bitmiş yazı. Gözlem yaptınız, tebrikler.
2 OYUNLAR
Büyü gücü, Lodestone adı verilen birimler tarafından sağlanıyor. Lodestone'ların yapılabileceği özel yerler ışınlıyormuş gibi bir izlenim veriyor ya da yaratıyor işte. Ve bunu yapabilmesi için büyü gücüne ihtiyaç duyuyor. Ayrıca savaşan diğer birimlerde de durum aynı. Onların oyunun hemen başında kesinlikle bütün Lodestone koyulabilecek Altar'lara saldırabileceğini düşünüyorsanız o zaman ilk önce kendinizi güvene alın ve
200 - 16 Bit Ham SANI
Bani Time | Siir |
A Va /