Gameshow sayı 42, sayfa 72
Sayfanın metni

Sayfa 72

Biz bu saçları değirmende ağartmadık!!

Güzel, üstelik bunu tekrar yayın hayatına yapmak daha da güzel. Bundan yaklaşık iki yıl önce, bu köşeyi yapmak amacıyla sizlerden ayrılmıştım. Vazifemi tamamladım ve karşınızdayım. Dileğim, benim gibi güzel anılarla dolu bir askerlik geçirmenizdir. Bu arada askerlik yapmış olan yaşlı okuyucularıma da geçmiş olsun diyorum.

Tekrar yayın hayatına dönen eski bir dergi şu anda bu satırları ilgi ile okuyorsanız, sanıyorum ki siz de bir parça meraklısınız. Bazı kimseler bilgisayarda oyun oynanıp, oyunda sağa sola ateş edildiğini görünce, bilgisayarın bizi şiddete alıştırdığını iddia ediyor. Bazı oyunlar için haklı olabilirler. Ama bu bizim için geçerli değil. Çünkü biz şiddete değil, teknolojiye meraklıyız. Aslında bu kanaatimin nedenini açıklamaya da fazlaca gerek yok. Yazının takip eden satırlarında yeterince cevap bulunabilir.

Biz simülasyon tutkunları korkunç meraklıyız. Yaptığımız ise savaşan makineleri tanımak, öğrenmek. Bize zevk veren düşmanı yok etmekten çok, parasal değeri yüksek ileri teknoloji ürünü araçları kullanma hissini tatmak. Bir uçakla havada akrobasi, bir helikopterle vadide yere sürtünürcesine görev yerinde uçmak, bir denizaltıda elektroniğin zirvesi cihazları kurcalamak, bir geminin mürettebatını veya filonun tamamını hızlı muhakeme etme ve nispeten doğru karar verme yeteneği ile kurtarmak.

Bu sayfalarda, her ay belirli bir mefhumu, (afterburners), tanklardaki atış sabitleyicileri (fire control), torpillerdeki savaş başlıklarını anlatmayı düşünüyorum. Arda kalan kısımda da sizlerden gelen mesajlar doğrultusunda, merak ettiklerinizi yanıtlamak niyetindeyim. Bu sebeple Simülasyon ya da oyun nedir? Aslında bir oyun değil midir? Temel gibi soruların yanıtlarını arayacağımız ilk sayıda herhangi bir konuya derinlemesine girmek istemiyorum.

Benzetme oyunları (simülasyon) aslında ilk anda oyun değillerdi. Bunlar masraflı veya tehlikeli faaliyetlerin denenmesi veya denetilmesi amacıyla yapılmış şeylerdi. 2. Dünya Savaşı'nda Amerikan pilotları kayıt dışı veya eski uçaklarıyla acemiliklerini atıp, eğitim görürlerken; Japon meslektaşları dar, kapalı oturaklı, tahta masalarda; bir uçakta uçuyormuş gibi yapıyor, yaptıklarını da yanı başlarındaki öğretmenlerine anlatıyorlardı. Öğretmenleri de onların hatalarını sözlü olarak uyarıyorlardı. İşte bu çağdaş anlamdaki bir benzetme oyununun en ilkel halidir.

Dolayısıyla bir benzetme oyunundan bekleyebileceğimiz ilk özellik gerçek bir şeyi taklit etmesidir. Bu da bir değerlendirme mevzusu haline gelebilir. Piyasada neredeyse onlarca AH-64 Apache oyunu gördük.

Şimdi diyebiliriz ki bunlardan en iyisi, aslına en çok benzeyenidir. İyi bir oyun olmasına rağmen gerçeğine benzemeyen, bir benzetme oyunu değil ancak iyi bir oyun olur.

Benzetme oyunları, çok çeşitli amaçlarla kullanıldı. Uçak pilotlarını eğitmek, bazı deneylerin sonuçlarını öngörmek, uzay çalışmaları gibi. En sonunda da işte böyle piyasaya düştü. Şimdi bizim küçük bilgisayarlarımızın önünde, kullanmanın hayalini kurduğumuz, merak ettiğimiz trilyonlarca liralık araçların içindeymişçesine hareketler yapmamızı sağlıyorlar. Peki esas amacı? Merak etmeyin, dünya üzerinde binlerce merkezde, bir çok farklı şeyin simülasyonu mevcut. Hem de daha pahalı, daha gerçekçi, daha, daha...

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.