WORLD LEAGUE SOCCER 98
Retro bilgisayarWORLD
OPEL
UEFA'dan bağımsız Avrupa Süper Ligi, eğer gerçekleştirilebilirse, 2000'lerin futbol ligi olacak.
Gerçi şimdi de Avrupa'nın en iyi takımlarının oynadığı, eski Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası, yeni Şampiyonlar Ligi var ama bana gelen duyumlara göre (duyum al Muder duyum al) 32 takımdan oluşacak yeni ligin biraz daha farklı bir tat getireceği kesin. Tabii bunlar henüz tam resmiyet kazanmamış girişimler. Bekleyip göreceğiz. Büyük bir kulübümüzün başkanı ya da yönetim kurulunda söz sahibi bir yöneticisi değilseniz, yapacak çok fazla bir şeyiniz yok. Olsa yapalım güzelim, hayretsin yaa. İmkanlarımız bu kadar, izleyeceğiz, göreceğiz. Dur yapma. Evet. Şimdi önünde kırmızı bir düğme olacak, ona basma... Neyse ne diyordum, bayram değil seyran değil Muder enişte neden kahve ortamı yarattı şimdi diyenler olabilir. Ne demek kahve ortamı, futbol bir yaşam biçimidir. '98'li oyunlarsa iyi bir yaşam biçimidir (Slogan çal Muder slogan çal). İşte karşınızda, World League '98, dünyanın ligi bu oyunda (yapma Muder yapma). Büyük Britanya, Avrupa, Amerika ve Japonya ligleri, 145 takım, milletlerarası maçlar yapabilme imkanı, Peter Brackley ve Ray Wilkins'dan canlı anlatım (tanımam), dijitalize Les Ferdinand (hani Beşiktaş'ta top koşturmuştu, iyi adamdı severdim 8 numara giyerdi, uzaktan iyi şut atardı, sene 89, İnönü'deyiz, Fener maçı diye muhabbete gireyim mi? gireyim mi ha? Neyse...) 50 kareye kadar çıkan animasyonlar ki, iyi bir makine tavsiye ediyorum bunun için, çünkü yeterince yetemeyen bir makineyle değil 50 kare 20 kare bile kasıyor. Son olarak da 4 kişiyle aynı anda dans edebilme imkanı vesaire gibin birçok özelliğe sahip, Virgin, Eidos, Silicon Dreams imzası taşıyan World League 98'e ana menüden girelim mi arkadaşlar? Peki. Play Game: Adından da anlaşılacağı gibi kafadan oyuna girmek (hımm, bayağı basitmiş) Options: Pek çok futbol oyununda olan ayrıntılı seçenekler var. Bunları teker teker anlatmak yerine bu kez değişik bir metot izleyerek bu menülere fazla bulaşmadan, oyun içi teknikler ve herkesin çözemeyeceği ayrıntılar üzerinde duracağım. Yani adam sonunda futbol oyunu açıklamayı öğrendi ama derginin son sayısına denk geldi dedirteceğim sizlere. Load Game: Bu seçenekle beraber... tamam peki. En azından ne tür maçlar yapabiliriz onlara bir bakalım: Exhibition, bildiğimiz arkadaşlık, dostluk, doğa çiçek böcük maçları. National League: Aynı ülkenin kulüp takımları ligi (dolambaçlı anlatım). World League: Dünya ligi işte adı üstünde, ne yani, değil mi? Custom League: Kendi pişir kendi ye. Olmadı, neyse, anlayan anladı. Ben anlamadım mesela, o da güzel mi? İyi mi? Ama ben şunu biliyorum ki, her takım diğer takımlarla ikişer kez oynar. En az da dört takım seçmek gerek Custom lig için... Arcade Cup ve International Cup gibi kupaların yanısıra, Tournament seçeneğinden aynen International Cup'a benzer (bunda sadece kulüpler katılabiliyorlar ama) bir turnuvaya katılmak mümkün. Hocam International Cup'ı anlatmadın ki, bu seçeneği bilelim diyenleri duyuyorum, aman Tanrım, kulağım! Aaaaaarrgh! Durun, tamam anlatıyorum, Int. Cup, 32 takımlı bir turnuva. Sekiz grupta kapışmacalar, ilk ikiler elemeli sonraki tura geçer, Şampiyonlar Ligi benzeri bir statüsü var.
Practice seçeneği ise kendimizi geliştirmek ve zayıf kalmamak için önemli bir seçenektir. O muhteşem kornerlerin, o can alıcı frikiklerin, o heyecan veren ofsaytların (ne?) tohumlarının ekildiği yerdir. Bir nevi tarlada yapılan çalışmalar bütünü yani. Aaa, ne güzel espri oldu, hem de manalı oldu, dur bunu yazayım bir yere. Şimdi, elimizde ne var? Minimum bir P90 vardır herhalde, 5MB'lik hard disk alanımızla, 4 hızlı CD-ROM'umuz da mevcutsa, oyun için gerekli takıma sahibiz demektir. Saçlar da hazırsa başlayalım ama durun, mutlu olmadan önce bir düşünmek lazım, bu minimum gereksinim olsa gerek ki, hiçbir minimum konfigürasyonda hiçbir oyun adam gibi çalışmaz teorisinden hareketle, oyunun yavaş ve yavan olacağı gerçeğine ulaşıyoruz galiba, hatta ben ulaştım, şimdi oradan bildiriyorum. Bu durumda elimizde P166 ya da daha yukarı bir aletimiz varsa, 32MB'de RAM'imiz de vardır, daha ne konuşuruz ki? En güzeli, strongly recommended'ı hatta, yani delice özendiririm sizi böyle bir alete... Şu aşamada, P2'si olanlar sussun. Biraz daha derinlere dalalım bakalım... MUDER AMCA'dan Gelişmiş PAS Teknikleri: Oyuncu arkadaşlar, küçük bir çocuk bile topa vurabilir, önemli olan topun ne yana gittiğidir. Televizyon izleyenler bilirler, "Anaa Lobelto Karlos!" © "Kaç lan kenara!" diye bir diyalog vardır. Bunun şimdi konumuzla ilgisi yok ama komik bir diyalog olduğu için sizi havaya sokar diye bir kuble
Top ayağımda, pas tuşuna bastıktan hemen sonra, ortadaki oyuncuya gelmeden daha top, şut tuşuna üçüncü arkadaş yönünde tap'lenerek olur bu işler, yoksa sürekli pas tuşuna basanlar bekar gezmeye mahkumdur. Teknik iyidir arkadaşlar. Bir sonraki Muder Amca'dan Gelişmiş Pas Teknikleri programına kadar, hepinize mutlu günler dilerim, unutmayın, yalnız teknik adamın saçı parlar. Hocam az önce bir program izledim, delinin teki bir sürü teknik anlattı, yalnız ben tuşları bilmediğim için hiçbir şey anlamadım, sadece resimlere baktım diyenleri duyar gibi oluyorum. Şimdi ben de sizlere oyundaki tuşları anlatacağım. İsmet topa Vur: O. Topa sahip değilken, hık çelme, soru işareti şeklinde kaymak yani rakibin ayağına anlamına gelir O'ya basmak. İsmet Pas at bakim: P. Top sende değilse, direkt kay rakibin ayağına bu P tuşu ile. İsmet şut çek, köşeli parantez tuşu. Evet bence de enteresan ama bu tuşları ben ayarlamadım bana bakmayın. İsmet bi koş depar at, gezin; "—" tuşu. İsmet adam kes, kros yap, topu geçir "-" tuşu (nası abi?). Yine bu tuşla adam da değiştirebilirsiniz, top İsmet'te değilken. Return tuşu bir anda tüm oyuncuları durdurur, seyirci bile susar, kuşlar ötmez, kervan geçmez olur, Pause işlevini yerine getirir. Bunlar İsmet yani Player 1 içindi. Şimdi Player 2 yani Mahmut için geçerli tuşları hızlı bir şekilde geçiyorum: Vur Mahmut, G. Pas at, W. Şut çek bakim, E. Top Geçir Mahmut, 1. Koş depar at, uza, 3. Kros veya adam değiş, 2. Pause ol, Escape. Dikkat ettiyseniz bir "vur" bir de "pas" tuşumuz
SOCCER 98
geçeyim dedim. Girdik mi arkadaşlar. Sizi havaya soktuğumu zannediyorum, ki, gelin devam edelim. Küçük bir çocuk topa vurur ama ver-kaç yapamaz. Çocuğa versen, kaçamaz, kaçsa © tutamaz, çocuk öyle bir insandır. Onun için şimdi size ver-kaç'ı anlatacağım. İki kez pas tuşuna tap'lemek (tap: bas-çek) verip-kaçmak için yeterlidir. Eğer ki, pas tuşuna basıp hemen ardından şut tuşuna basarsanız daha güzel kaçar top, değişik bir tat olur, verip kaçmış hem de topu geri kazanmış olursunuz. Size anlatacağım bir diğer teknik ise; Top taşımak için güzel şut çekebileceğiniz bölgelere yakınken, pas tuşuna tap'leyerek başlar. Boştaki adamınız pası almak için harekete geçecektir, pas tuşundan hemen sonra "O" tuşuna (top geçir manasında) tap'lersiniz. Adam size geri verir, sizi tutan adam, topa yöneleceği için, siz topu geri alıp tap'erek gol atarsınız. Ya da en azından şut çekersiniz. Çekebilirsiniz di mi? Boşuna üstün teknik © anlatmıyoruz yani. Şimdiki tekniğimiz ise, bu sene de bekar gezenlere gidiyor. Üçlü pas tekniği. Topa sahip oyuncu, ortada bir oyuncuya pas verir, o da topu tutmadan direkt üçüncü oyuncuya pas atar. Sürekli pas tuşuna basarım olur işte aga, teknik bunun neresinde diyenlere "kaçın bakim kenara" diyorum.
var. Şut tuşumuz da ayrı tabii. Farkı pasın direkt bir oyuncuya topu atmak, vur'unsa haybeye sallamak olmasıdır. Şut tuşu'na tap'lemek (bas-çek), yerden yavaş şut atmamızı sağlar ki bu bize gelmez, bizim olayımız çoğu zaman abanmaktır, bilirim, efendi gibi şut atmak gelmez bize ("her kimki abanır, işte o bizdendir" - Muder'83 mahalleler arası turnuva maçı 1.round öncesi...). Cahil arkadaşlar için kısa açıklama: Abanmak topa gelip Lobelto Karlos gibin vurmaktır. "Vurmak" aşağı kalan bir anlatım, kelime anlamı tam veremiyor ama ne yapalım. Her neyse, duble-tap abanmak için yeterlidir. Top giderken, yolda ayaküstü yön tuşları ile falso da verebilirsiniz. İsmet için geçerli olan "O", topu geçir tuşu, işlevi tam manasıyla, boşluğa pastır. İki tür pas vardır, ayağa pas ve haybeye pas. Bu ikisi de değildir. Bu koşan adama pastır, yani ayağa ve hem de haybeye. Evet. Depar iyidir, hızlı yol aldırır. Depar tuşuna basılı tutmakla oyuncu deliler gibi, çılgınlar gibi koşmaya başlar ama doruğa ulaşan, full depar oyuncuyu gittiği yönden döndürmek pek mümkün olmaz. Oyuncu değiştirirken yön tuşlarını kullanarak şu oyuncu olmak istiyorum, hayır hayır şu olayım, beğenmedim eskisi olayım gibi opsiyonlara sahipsiniz. "O yöndeki", topa en yakın oyuncu siz olacaksınız, musunuz? Pause tuşu ile ufak oyun arası menüsüne ulaşabilirsiniz (bir bakalım neler var: Replay, düzen değiştir "formasyon", oyuncu değiştir, kamera açılarıyla oyna, boz onları, istatistik al, devam et, çık...) İsmet pas at ama havadan olsun öyle ki göğsüme yatırayım o pası, bitireyim: Top gelirken havadan, (yani O) tuşuna basınız. İsmet bırak şu tilivole ağızlarını da şu topa bir vole vur, oyuncusun diyelim: Top, kontrol ettiğiniz adama henüz ulaşmışken (ama hemen hemen durmayın) şut tuşuna basınız. Yönü de belirtme imkanı olabilir, hızlı ama çok hızlı olursanız. İsmet sana bir bilmece ama lütfen kafanı kullan: Top 'düştü düşer havadan' pozisyonunda, "vur" tuşuna basınız, güçlü kafa şutları ise "vur" tuşuna duble-tap yaparak olur, hatta bunların gol olanları için, yön tuşlarıyla atılanları olurmuş denir. Kafa şutu çekerken bile falso vermek mümkündür, bunun için, "vur" tuşuna basılı tutarken, yön tuşlarını kullanınız. için, son söz notlarıma bakıyorum, hımm, 8DPX'in opsiyonel olduğunu görüyorum ve şiddetle tavsiye ediyorum. 14 farklı stadyum, 6 farklı hava ve maç saatini belirleme (günortası 12:00'de, öğleden sonra 3:00'de, akşam üzeri 5:00'de ve akşam 7:30'da başlayabilirsiniz maça) gibi opsiyonların yanında, o ne, ne görüyorum, oyuncu isimleri... evet maalesef gerçeğe yakın, yaratıcı isimler olmuşlar ama bunlar gerçek değil yaa (Roberta Carlos'a Lobelto Karlos demek gibin bişey yani eheh). Tuşları öğrenme süresinin uzun olduğunu not etmişim, efektlerin fena olmadığını yazmışım, maç anlatımı ve müzikler için 'eh işte' demişim. Hımm... Tamam olm, ne varsa anlattın git artık yazmışım en sona, hımmm... WL98'de çok fazla bir yenilik yok, hatta yenilik var mı diye bile sorulabilir ancak, makinesine güvenen futbol sever dostlar alsınlar tatsınlar diyebilirim. Vasatın üstünde, ama süper de diyemeyeceğim
Bakılabilir... Hepinizin elma yanaklarından öpen bir insanım, kendinize iyi bakın. Okulları başlamış arkadaşlar, ilim güzel şeydir, başarılar dilerim. Dershaneye gidecek arkadaşlar, siz de devamsızlık yapmayın, güzel takip edin dersleri. Bakın bu konular varya, kızlardan bile önemli konular, yani ta, o kadar önemli, ona göre... Yalanım varsa üç sene hazırlık okuyayım. -* Yok arkadaş ben zaten senin anlattıklarından hiç bir şey anlamadım, deli gibi yazıyorsun, çok mavra yapıyorsun, mesela şimdi ben bu oyunun basket mi voleybol mu olduğunu bile anlamadım diyenler, siz de "kaçın bakim kenara". "timsah" muder@gsmnet.com
TOP TEPME
Pentium 166 mt 32 MB RAM |; 1CD 30MB HARDISK