Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 31
NAGER $98
(ligler ve sıralamalar), fixtures ("hoca tamam işte fikstür bu da dememeli derinlemesine inmeli aslen ama, neyse, hadi yine iyisiniz hemen manager menüsüne geçmişim bakın" - Muder "kırmızı kolun gizemi" adlı eserinden...) Manager menüsünden line-up'a girmekle, elinize ilk onbirinizi ayarlama imkanı geçmiş olur. Bunu iyi değerlendirin. Hatta bu on bir adamı öyle sürün ki sahaya (tactics) düşmanı bozguna uğratın. Predefined (önceden ayarlanmış, örnek; 5-3-2, 3-5-2, gibi mantıklı birçok taktiğin yanı sıra, edit tactics'den kendiniz de taktik yapabilirsiniz, örnek: 2-2 eder 4, doğru mantıklı ama nası yaa??? gibi) Team Tactics'den takımın sahada aslen nasıl oynayacağı, oyuncularınızın agresiflik düzeyleri, topun defanstan nasıl savuşturulacağı gibi özlü konulara girip, kontra atak veya paslı oynayın gibi ayarları yapabilirsiniz. Line-up menüsünde atladığım bir konu, injuries, yani sakatlık durumlarıdır. Sakat oyuncularınıza, Staff'dan (birazdan anlatacağım daha anlaşmayın doktorla, kazık yersiniz) anlaştığınız doktorla tedavi uygulatabilirsiniz. 3 haftalık sakatlıklar şefkatle 1 haftaya iniyor, 4 haftalıklar sevgiyle 2'ye düşüyor, 1 haftalık bir sakatlık "4" ikonuna basmakla ortadan kayboluyor, görüyorum, kırmızı bir kol, üzerime geliyor, kafam acıyor... Manager menüsünde inceleyeceğimiz bir diğer seçenek, Opponent yani gavur, düşman manasında. Rakip takım diye de geçer. Maçtan önce düşmanı tanımak için buraya uğranır. Yalnız raaakip takımı (rakibe raaakip deyince spor yazarı gibin olyo da) tanımak için asistan kiralamak (ajan, spy yani) gerekiyor, bunu da birazdan anlatacağım Staff'dan yapabilirsiniz. Durun henüz girmeyin, sonra "spy diye biri yok olm orda, sen bizi kekliyon, topaksın olm" diye mail geliyor. Yapmayın. Transfer Market denen yer bildiğimiz transfer pazarı. Cebi doldurmadan gitmeyin. Burada Scout arkadaşımız bizim için, bizim belirlediğimiz kıstasları göz önünde tutarak futbolcu arkadaş arayan bir zihniyete sahip garip bir insandır. Çok işe yarar bir şahıstır. Bunu da Staff'dan kiralamak gerekir. Transfer Pazarında, listede olan oyuncuların yanı sıra, listede olmayan veya yurt dışında top koşturan oyunculara da teklif götürebilirsiniz. Offers seçeneği bu işe yarar. Tiyo; nazlı oyuncuları ikna etmek için ev ve araba, gol başına prim gibi seçenekler işe yarayabilir. TM'nin (işbu açıklamada yerden tasarruf için Transfer Market böyle geçecektir bundan böyle), bir diğer kolu da Players, yani kulübümüzde top peşinde koşan arkadaşlar. Bunların iyi olanlarını elimizde tutmak için, anlaşmaları bitmeden kontratlarını yenilemek gerekir. Tiyo; kontratları her sene başında, hatta henüz hazırlık maçlarını bile yapmadan yenileyin. Burada bir de Youth Team var, bu güzel işte bakın. Youth Team Manager, belirlediğiniz özelliklerde, genç adam arar, 17-18 yaşında gençlerimizi bulur, bunları çalıştırarak her sezon yeni ve süper bir oyuncu yetiştirme imkanına sahip olursunuz. Bulunan arkadaşlar hem çok ucuz hem de süper oldukları için kesinlikle tavsiye ederim bu olayı...
Gelelim Staff'e; bir takımın sadece onbir aslandan oluşmadığını bilirsiniz. Takımın gerisinde birçok isimsiz kahraman bulunur. Bunlar kulüp doktoru, fizyoterapist, menejer asistanı, şut çalıştırıcı, kaleci antrenörü, malzemeci, masör, dublör gibi insanlardır. Hepsini bir araya getirip de bir resim çekersek, resmi gösterdiğimiz kişiye işte bu da bizim staff şu da dublör, yanlış gelmiş deriz. İşte ekibi topladığımız yer Staff menüsü. Buradan mümkün olduğunca beş yıldıza yakın adamları kiralayın. Ve hiç boşluk bırakmayın, takımınızın küçük ya da büyük olsun fark etmez, staff mutlaka eksiksiz ve her eleman beş yıldız olmalı. Başta dört yıldızlı elemanları alabilirsiniz, ama zaman içinde beş'lik adamlar geldikçe değiştirin. Burada "wage" adamlara bir sezonda ödeyeceğiniz para, "sign" anlaş, "sack" de kov'dur. Finances, son menümüz. Burada, finance'den gelen giden, harcanan kazanılan parayı takip edebilirsiniz. Bak şimdi, eğer eksiye düşüp de iki-üç hafta sonra kovulursan beni tanımıyorsun, düşenin dostu olmaz aslanım. Tamam laubali olma, eksiye düşende, borç al, board room'u oyuna sadece rating'ini ölç diye koymamışlar herhalde, apply for a loan 'di hele' bakim. Yine Board Room'dan galibiyet primini veya lig sonunda amaca ulaşma primi gibi primleri de ayarlayabilirsin. Bunları unutmaman dileğiyle,
*sevgiler, Muder.
Ground'dan maç günü bilet fiyatlarını ayarlayabilirsiniz. Yine buradan sponsor bord'larını, tabelaları diyeyim sen de anla, belirlediğiniz bir fiyata tümden ya da maç başına yine sizin belirleyeceğiniz bir ücret karşılığı satabilirsiniz. Ancak ground menüsünün asıl önemli olayı, stadyum ve çevre birimlerinin upgrade'lerinin buradan yapılabilmesidir. Elinize para geçtikçe, koltuk sayınızı artırın, çok koltuk, çok seyirci demektir, çok seyirci ise çok para demektir. Para da anahtar kelimedir. Daha önceden milyarlarca kez duymuş olacağınız gibi, para her kapıyı açar arkadaşlar. Otopark, büyük kafe, hatta tuvalet bile yapabilirsiniz ve zamanla yapın da... Yeraltından ısıtma, çimlerinizin daha uzun süre taze kalmasını sağlar, ki, saha çimi yenilemesi için de her sene dönem dönem belirli miktarlar ödemek gerekiyor. Rakip takım oyuncusunun ayağı torba değil ki büzesin, adam tarlada gibi tepiyo çimene. Parasını da siz ödüyorsunuz. Ama alttan ısıtma oldu mu daha bi yumuşuyorlar, her neyse, düşmanlık yaratmayayım şimdi... Menülerimiz böyle, şimdi kısa tiyolarla mükemmel bir PM98 oyuncusu olmanızı sağlayacağım, ben kendimden biliyorum diye espri yapan, ki o kırmızı kolu hakedendir. sakın ola ihmal etmeyin, sürekli geliştirin. Kupa maçı veya lig lideri vs. ile yapılacak maçlar öncesi bilet fiyatlarına zam yapın, eğer ki büyük bir takım gelecekse, örneğin siz üçüncü ligdeyken kupada Liverpool çıkmasın mı, aynen 25 yaparım biletleri, yenilsem de arilmem gibi.
Her sezon başında, Line-Up'dan training'e girin ve adamlarınızı teker teker çalıştırın, kaleciye handling (top tutma), defans oyuncularına, tackling (top çalma), orta saha oyuncularına passing (pas verme) ve ileri uç oyuncularınıza shooting (şut atma) çalıştırın. Spesifik bir antrenmanı yaptırmada (en fazla beş kişiye aynı antrenmandan yaptırabilme gibi), iyi oyuncularınıza öncelik tanıyın. Tüm oyuncularınızı ayarladıktan sonra, mutlaka "auto" deyin, yoksa diğer hafta yatar oyuncular, hiçbir şey yapmazlar. Sezon ortasında transfer ettiğiniz oyuncuyu bile hemen çalıştırmaya başlayın. Forma giymeyen oyuncu formdan düşer, gece hayatına dalar. Öncesi hazırlık maçlarını ihmal etmeyin, hepsini oynayın, kolay rakipler alın, sezon öncesinden form tutmaya başlamak çok önemlidir. PM97'de transfer yapmak biraz daha (bayağı) zordu, 98'de bunu düzeltmişler, oldukça da iyi olmuş, bir menejerlik oyunu olarak tek eksiğiydi belki de bu oyunun... Maçları izleyebilmenin yanı sıra (bayağı hoş, kameraları falan bile ayarlayabiliyorsunuz), sadece önemli anlara da rapor halinde canlı olarak bakabilir ya da en güzeli direk sonuçları alabilirsiniz. Gerek bu ayarları gerekse de ses-efekt müzikle ilgili ayarları ekranın en üstünden yapabilirsiniz... PM98'le ilgili söylenecek çok fazla bir şey kalmadı.. Geri sayım ve bu sayıyla ilgili, birkaç söz de buradan edeyim diyorum şimdi... Aslında evet, itiraf ediyorum, ben daha derginin o ilk sayısından bu yana, geri sayımın sonucunu biliyordum. 41 sayı, 43 koca ay, kimselere bir şey söylemedim, bilmiyorum dedim, gözlerimi kaçırdım, kendimce alışmaya çalıştım... Hala mavra yapabilmem de, sanırım GAMESHOW'da yazar olabilmemden belli, şu zamanda bile, yıkılmak bi kenara, 'sarsılmamış bile herif' izlenimi yaratabilmek.. Oysa, gölgelere çekilme zamanı şimdi. Işıkların ne gerisi, ne de berisi olacak artık. İnme vakti sahneden... Mal gibi bakma, et getir but getir, biraz daha "mut" getir Hancı. Birini kaybettim, belki en büyüğü sen bilmezsin, dergimi kaybettim. Varil varil boya getir Hancı, neye çare olacak bilmem ama, Palyaço'nun gözyaşları bunlar, kolay değil, başkasına benzemez, bir kere başladı mı dinmez bir daha bunlar... BİMUDER "Accountant" muder©?gsmnet.com
GREMLIN SOFTWARE FUTBOL MENEJERLİĞİ Pentium 75
TERNE O.
16 MB RAM 1CD 150MB HARDISK
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 30
TANI Lı I M
Sessiz sedasız ana menü ile açılan PM98'de (işbu açıklamada Premier Manager 98 adlı oyun, bundan sonra, PM98 diye anılacaktır) karşımıza üç seçenek çıkıyor. Ne o, hızlı mı girdim, tamam selam, güzel hoş evet NE ne diyordum (bak yaa), işbu seçenekler, Database, Manager League ve Pro-Manager League. ÜN İşbu aşamaya kadar PM97'den hiçbir farkı olmadığını sanıyoruz ve dur bakalım VE — Muder şimdi bir sürü fark sayacak, biz de hep beraber şaşıracağız diye beklenti oluyor, Hatta bekliyoruz, bekliyoruz, bekliyoruz ki Muder saysın, oysa herif çoktan Pro-Manager League'den oyuna girmiş, PM97'nin aynısı bu oyun hiçbir fark yok diye önyargı bile yapmış. Oysa fark var arkadaşlar. Bir kere database kafadan update edilmiş, birçok yeni seçenek eklenmiş. Eğer futbolla ilgili bir insansanız, İngiltere liglerine de uzak-yakın bir ilginiz vardır. Futbolun beşiği bu, ama sallanmadan farklara devam edelim, sonra kelime esprisi olmasın. İngiltere Süper Ligi (Premier), birinci ligi, ikinci ve üçüncü ligi, takımları, oyuncularla ilgili en ince ayrıntılar, anekdotlar, kulüplerin tarihi vs. vs. hepsine database'den ulaşmak mümkün. Tüm bilgiler 97/98 sezonu bilgileri, yani daha ne isteyebiliriz ki, gerçekten, mavra değil. Ansiklopedi tadında bir eser. Yalnız bir şey dikkatimi çekti, Türk takımları yok dermişim. Komik mi olur yani, lütfen.. . Gelelim Manager-League'e, bu seçenek, kolay yolu seçen oyundan az zevk alacak arkadaşlar için. Hayır HAYIR az zevk alacaksınız işte! Sonuçta size hiç teklif gelmeyecek, kafadan istediğinizi seçebileceksiniz. Al Chelsea'yi, Arsenal'i koç gibi başla sezona, ne bir üst lige çıkma kaygısı, ne de aman kötü sonuç alırım atılırım korkusu ve tabii stadyumu upgrade edeyim de daha çok seyirci gelsin kaygısı da yok... İşte bütün bu zevklerden mahrum kalmamak için seçeneğimiz, Pro-Manager League olmalı, ki, bu seçenekle beraber, ismimizi giriyoruz ve bize on adet teklif geliyor. Eğer ki adımız Alex neyin değilse, büyük ihtimalle Üçüncü Ligden gelen tekliflere sıcak bakmak durumunda kalıyoruz. İster Manager, ister Pro-Manager lig'i seçelim, oyunun zorluk derecesini ayarlayacağımız, daha doğrusu, oyunda neyi ne kadar kontrol etmek istediğimizi belirleyeceğimiz bir ara ekranla karşılaşıyoruz. Burada dört seçenek var. Bu seçenekler: Trainer, yani antrenör, para işlerinden anlamam, oyuncu kontratları da otomatik olsun, ben sadece takımı çalıştırayım diyenler için. Küçükken, mahallesinde küçük çocuklar maç yaparken onları
“ dışarıdan izleyen hafif abi'ce olanlar için ideal.
Manager, sadece kontratlar otomatik olarak yenilensin, futbolcu al-sat işine girmeyeyim ama diğer olaylarda seninleyim oyun diyenler için. Küçükken mahallesinde maçlar olurken, aldım-verdim olayına girmeyen ama hep güçlü takımda top koşturanlar için ideal. Bu tipler, top komşunun balkona kaçınca da ben alırım ben alırım diye atılan, atak karakterli, iyi kaçan tiplerdir. Accountant, muhasebeci, taktiğe ya da takıma karışmam, sadece hesapları tutarım hesabı... Küçükken mahallesinde maçlar olurken, okuldan gelmekte olup, kalenin içinden geçti diye tartaklanan, hafif tombalak, gözlüklü, kültürlü arkadaşlar için ideal. Total, total kontrol, oyunun gerçek zevki. Kesinlikle tavsiye ettiğim seçenek. Kendinizi kısıtlamayın derim, mesajlı tavsiye yaparım... Küçükken mahallesinde maçlarda maçın ne zaman oynanacağını, "haftaym"ları, kalelerin kaç adım olacağını belirleyen, ve maçta da hep santrafor oynayan pas atın bana pas atın diye bağıran, yorulunca kaleye geçen, 'kaleci-oyuncu' olan yemek vakti yemeğini yiyen, sonra yine maçına devam eden, aynı zamanda da mahalledeki plastik olmayan tek topun da sahibi olan arkadaşlar için ideal. Bir de bu ekranda, Players Age diye bir seçenek var. Buna tick atarsanız, oyuncularınız seneler geçtikçe yaşlanır, 39 yaşında falan emekli oluyorlar, oyunun hareketliliği ve gerçeğe yakınlığı, ilerde baymaması için mutlaka oyuncu yaşlarına tick atın... Örnek cümle: "Muder'in yaşına küçükken tick atmadılar hep çocuk kaldı zalak..." Bundan sonra oyuna takımınızı seçerek başlayabiliriz. Tavsiyem, küçük bir takım alın, onu yukarılara taşımaya çalışın. Böylece oyundan alacağınız zevki ikiye üçe katlamış olursunuz, sizi gidi zevk köleleri sizi, :). Oyun ana ekrana bağlı birçok menü yardımıyla, çok kolayca oynanabilme özelliğine sahip. Şöyle ki, ana menü dörde bölünmüş. Bu dört bölüm: Information (genel bilgi, sonuçlar, lig'ler, kupalarla ilgili son bilgiler), Manager (menejer menüsü, takımla, oyuncular, rakip ve ilk onbirle ilgili ayarlar), Transfer Market (adı üstünde olan menü), Finances (Parayla ve yönetimle ilgili menü, yönetimin hakkınızdaki düşünceleri, verilen notlar, geçmiş senelerle ilgili bilgiler, stadyum ve yan birimlerle ilgili seçenekler) Ekranın ortasında, o günkü maçınız var. Bunun sağında, Exit ve Save Game seçenekleri var, solunda ise News yani haberler, bir çeşit gazete var, onun yanında Continue var, hazır olunca basarız ve maça başlarız. Onun yanındaki kırmızı kol ise görme engelli olmayıp buraları için yazar dövme kolu, dokunmayın ona, yazık... Şimdi gelin detaylara inelim. Information menüsünün üç seçeneği var, Results (her türlü sonuca bakma yeri), League Tables