Gameshow sayı 41, sayfa 30

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 30

TANI Lı I M

Sessiz sedasız ana menü ile açılan PM98'de (işbu açıklamada Premier Manager 98 adlı oyun, bundan sonra, PM98 diye anılacaktır) karşımıza üç seçenek çıkıyor. Ne o, hızlı mı girdim, tamam selam, güzel hoş evet NE ne diyordum (bak yaa), işbu seçenekler, Database, Manager League ve Pro-Manager League. ÜN İşbu aşamaya kadar PM97'den hiçbir farkı olmadığını sanıyoruz ve dur bakalım VE — Muder şimdi bir sürü fark sayacak, biz de hep beraber şaşıracağız diye beklenti oluyor, Hatta bekliyoruz, bekliyoruz, bekliyoruz ki Muder saysın, oysa herif çoktan Pro-Manager League'den oyuna girmiş, PM97'nin aynısı bu oyun hiçbir fark yok diye önyargı bile yapmış. Oysa fark var arkadaşlar. Bir kere database kafadan update edilmiş, birçok yeni seçenek eklenmiş. Eğer futbolla ilgili bir insansanız, İngiltere liglerine de uzak-yakın bir ilginiz vardır. Futbolun beşiği bu, ama sallanmadan farklara devam edelim, sonra kelime esprisi olmasın. İngiltere Süper Ligi (Premier), birinci ligi, ikinci ve üçüncü ligi, takımları, oyuncularla ilgili en ince ayrıntılar, anekdotlar, kulüplerin tarihi vs. vs. hepsine database'den ulaşmak mümkün. Tüm bilgiler 97/98 sezonu bilgileri, yani daha ne isteyebiliriz ki, gerçekten, mavra değil. Ansiklopedi tadında bir eser. Yalnız bir şey dikkatimi çekti, Türk takımları yok dermişim. Komik mi olur yani, lütfen.. . Gelelim Manager-League'e, bu seçenek, kolay yolu seçen oyundan az zevk alacak arkadaşlar için. Hayır HAYIR az zevk alacaksınız işte! Sonuçta size hiç teklif gelmeyecek, kafadan istediğinizi seçebileceksiniz. Al Chelsea'yi, Arsenal'i koç gibi başla sezona, ne bir üst lige çıkma kaygısı, ne de aman kötü sonuç alırım atılırım korkusu ve tabii stadyumu upgrade edeyim de daha çok seyirci gelsin kaygısı da yok... İşte bütün bu zevklerden mahrum kalmamak için seçeneğimiz, Pro-Manager League olmalı, ki, bu seçenekle beraber, ismimizi giriyoruz ve bize on adet teklif geliyor. Eğer ki adımız Alex neyin değilse, büyük ihtimalle Üçüncü Ligden gelen tekliflere sıcak bakmak durumunda kalıyoruz. İster Manager, ister Pro-Manager lig'i seçelim, oyunun zorluk derecesini ayarlayacağımız, daha doğrusu, oyunda neyi ne kadar kontrol etmek istediğimizi belirleyeceğimiz bir ara ekranla karşılaşıyoruz. Burada dört seçenek var. Bu seçenekler: Trainer, yani antrenör, para işlerinden anlamam, oyuncu kontratları da otomatik olsun, ben sadece takımı çalıştırayım diyenler için. Küçükken, mahallesinde küçük çocuklar maç yaparken onları

“ dışarıdan izleyen hafif abi'ce olanlar için ideal.

Manager, sadece kontratlar otomatik olarak yenilensin, futbolcu al-sat işine girmeyeyim ama diğer olaylarda seninleyim oyun diyenler için. Küçükken mahallesinde maçlar olurken, aldım-verdim olayına girmeyen ama hep güçlü takımda top koşturanlar için ideal. Bu tipler, top komşunun balkona kaçınca da ben alırım ben alırım diye atılan, atak karakterli, iyi kaçan tiplerdir. Accountant, muhasebeci, taktiğe ya da takıma karışmam, sadece hesapları tutarım hesabı... Küçükken mahallesinde maçlar olurken, okuldan gelmekte olup, kalenin içinden geçti diye tartaklanan, hafif tombalak, gözlüklü, kültürlü arkadaşlar için ideal. Total, total kontrol, oyunun gerçek zevki. Kesinlikle tavsiye ettiğim seçenek. Kendinizi kısıtlamayın derim, mesajlı tavsiye yaparım... Küçükken mahallesinde maçlarda maçın ne zaman oynanacağını, "haftaym"ları, kalelerin kaç adım olacağını belirleyen, ve maçta da hep santrafor oynayan pas atın bana pas atın diye bağıran, yorulunca kaleye geçen, 'kaleci-oyuncu' olan yemek vakti yemeğini yiyen, sonra yine maçına devam eden, aynı zamanda da mahalledeki plastik olmayan tek topun da sahibi olan arkadaşlar için ideal. Bir de bu ekranda, Players Age diye bir seçenek var. Buna tick atarsanız, oyuncularınız seneler geçtikçe yaşlanır, 39 yaşında falan emekli oluyorlar, oyunun hareketliliği ve gerçeğe yakınlığı, ilerde baymaması için mutlaka oyuncu yaşlarına tick atın... Örnek cümle: "Muder'in yaşına küçükken tick atmadılar hep çocuk kaldı zalak..." Bundan sonra oyuna takımınızı seçerek başlayabiliriz. Tavsiyem, küçük bir takım alın, onu yukarılara taşımaya çalışın. Böylece oyundan alacağınız zevki ikiye üçe katlamış olursunuz, sizi gidi zevk köleleri sizi, :). Oyun ana ekrana bağlı birçok menü yardımıyla, çok kolayca oynanabilme özelliğine sahip. Şöyle ki, ana menü dörde bölünmüş. Bu dört bölüm: Information (genel bilgi, sonuçlar, lig'ler, kupalarla ilgili son bilgiler), Manager (menejer menüsü, takımla, oyuncular, rakip ve ilk onbirle ilgili ayarlar), Transfer Market (adı üstünde olan menü), Finances (Parayla ve yönetimle ilgili menü, yönetimin hakkınızdaki düşünceleri, verilen notlar, geçmiş senelerle ilgili bilgiler, stadyum ve yan birimlerle ilgili seçenekler) Ekranın ortasında, o günkü maçınız var. Bunun sağında, Exit ve Save Game seçenekleri var, solunda ise News yani haberler, bir çeşit gazete var, onun yanında Continue var, hazır olunca basarız ve maça başlarız. Onun yanındaki kırmızı kol ise görme engelli olmayıp buraları için yazar dövme kolu, dokunmayın ona, yazık... Şimdi gelin detaylara inelim. Information menüsünün üç seçeneği var, Results (her türlü sonuca bakma yeri), League Tables

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.