Gameshow sayı 39, sayfa 48

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 48

Ay, Jupiter, Dünya ve oradaki şey". Ulaştığı ortam kendini bir çeşit Tanrı gibi hissetmesini sağlar. Havuza bakar. Gördüğü taşları sırayla havuza atar. İzledikleri onu şaşırtmıştır. Geri döner (Esc). Ancelo'nun evinde notları aldığı pencerenin sağındaki boşlukta, duvarda gizli bir bölme vardır. İçindekileri alır. İyi çocuktur bizim Abuz parayı anneye verir. Mutlu ve gururlu tavırlar takınarak lağım tünellerinin yolunu tutar, - farecilik mi oynayacağız şimdide. Neden be abiyyy. Gidip yatalım uyuyalım. Geç oldu be, Katıksız, uykusuz. Çekilmiyo hiç. - Dur dur. Çok heyecanlı. Dinle bak. Tüneller karışıktır. Tabii yolu bilmezsen. Filmi doksan defa seyrettiğimden ezberledim artık. Bakiyim eee... Eveeet ilk sapaktan sağa, dört defa ileri, sola, İşte Abuz boruların oraya varmış bile. Boru mu? Boruları yakından inceler (Pressure). Bir kapı daha mı? Yapma be. Neyse Winslov' a danışsın bakalım. Abuz'la gelmek mi? Winslov mu? Kediye ciğer emanet ettik gibi geliyor be cemşüt, Ama neyse kanalizasyona döndük. Kapının ortasındaki haça dokunduk. Winslov tüydü. Bana biraz rol yapıyor gibi geldi cemşüt, ne dersin. - Gelmiştir abey gelmiştirde ben nerden bileyim filmi sen seyretmişsin. - Cemşüt güzelim sen ne biçim dostsun beaa. Hiç bişii paylaşmıyon. - Ya sabır... Doğrudur güzel abim, doğrudur. - ,« Abuz'un karşısına bi kapı daha çıkar. Açık kapı görsem burnumun üstünde amuda kalkıp takla atacam. Ama yok, yok işte. Neyseki kapalı kapılar abaza Abuz adına bir zorluk teşkil etmiyordu (Barbeli). Odada sola ve yukarı bakar ve Torso katili diye aranan adamı görür... - Suçlu olduğu ispatlanana kadar her insan masumdur, sanık durumundadır sayın abim. - Tamam len. Bizde zaten "diye" dedik. - Sakin ol abem sakin ol. - Dellendiriyorsun beni ha cemşüt. Aman derim. * - Haa efendi ol. Devam... Raven cılübe dönen cesaret timsali eşsiz insan sağdaki dolabın yanındaki mum altlıklarıyla oynaşır (Nimble). Tılsımı dolaptan atik bir hareketle kapar. Cassandra'ya gider. Transa geçer. Havuz başında solda bir taş daha belirir. Suya sallar onu. Polis merkezi, ardındanda Raven'e uçan Abuz sağdaki kitaplığın en dibindeki kitabı çeker. Ne! Torso katili moruk öldü mü? Nassı yani. Of be iş çetrefilleşti. Bi katilimiz vardı. O da getti. - Abi sana dedim suçlu old... - Kes kes anladık. Ukele mongol. Bizimde bildiğimiz bi şey var elbet. He he! Onuda sen bilmezsin. Filmin sonu... Anlatmıyom lan. Git ye, iç, zıbar yat. - Aman abi yapma ya. En heyecanlı yerde senin yaptığını terliksi hayvanlar yapmaz. - Ne ne hayvanı. o' lum ne saçmalıyon sen. Hayvan terlik giyer mi? - Boşver abi. - Bana kötü bişi söylemediğini varsayıyorum ve maceramıza devam etme kararı alıyorum. Senin gibi kekoları sevindirmek bana ne verir bilmem ama birkez daha neyse... Yıllar geçmiş savaş bitmiştir. Savaş kahramanı Abuz vazifesini yapmış olmanın gönül huzuru içerisinde ikinci vatanı haline gelmiş olan Amerikanya topraklarına dönmek üzeredir artık. Üniformada pek bi yakışmıştır. Almanlardan kalma bir yeraltı sığınağında bulunan devasa kapıyı kimse açamamaktadır. Devreye girer adamım (Sunspot), İçerde sola döner (Ladybug), ilerler (Keypunch), sağa döner (Gearoil)... Bulmaca bombardımanı bitmiştir. Kara yıldızçiçeği bizimdir artıkın. - Bütün bunlar bi çiçek içinmiydi. Yakışmadı Abuz biradere. - Dangalaklar şahı Cemşüt. O bir çiçek değil. Bir mücevher O. Hemide sihirli neyim bi mücevherat. - He ya babanın bastonumu sandın. Ama - Gene dağıttın abi. Alıcı olmak bize uymaz. - Lafını sözünü bil ulan hergele. Alamıyoruz dediğim, aleti alamıyoruz. - Sustum... - Yani mücevher be anla işte. Hay Türkçe gibi... - Eh anliyım bari - Uzatma. Tam o esnada işte içeri askeri polisler girer. Elması kaparlar. Bir sene geçer. Çok uzun hadiseler nihayetinde Avusturya sınırındaki bir mekana İndiyana Cons misali şapka, deri ceket dahil olmak üzere tam teşekküllü dalarız. Burası oldukça karanlıktır. Benim bile film esnasında karardı. Soldaki merdivenlerden tırmanıp kapının tepesindeki delikten dışarıyı dikizler canavar Abuzittin . Kötü adamlar aha oradalar.Geriye dönüp sağ yapar, soldan mekanizmanın oraya gelir. Sağdaki kolu yukarı, soldakini aşağı çeker. Sonra sağdakinide aşağı indirir. Mahzenin bir yerlerinde kuyu vardır. O bulunur. Aşağı iner. - Ta taam. Noooldu abi, nooldu. - He he. Ne o zevklendin galiba. Film senide bayağı sardı anlaşılan. Kulağını aç o halde. Abuz'un indiği yer bir labirent ve çok çok karışık. Dikkatli dinle. Daima sağdan gider. Geldiği bir noktada sağ tarafta sunak vardır. Sunağın altında yine sağdaki zamazingoyu açar. İçindekini alır. Yola dönüp sağdan devam eder. Geldiği odada biraz önce aldığı zımbırtıyı lahitle kullanır. Yazıtlara bir kez daha dokunarak onları not eder. Dışarı çıkıp sağdan devam eder. Ulaştığı yerde kafasını sola çevirir. Soldan sayar bir, iki, üç. Ah işte çıkış, oradan çıkar. Sola, ardından sağa sapar. Lahitten taşları alır. Sağdaki çeşmeye taşları atıp bulmacayı çözer (Rock33). Sürekli soldan giderek uzunca süren bir yolculuk nihayetinde bir yere varır. Lahit bulmacası zordur (Blockhead). Sürekli soldan gitmek Abuzittin'i asma köprüye ulaştırır. Merdivenler tehlike içermektedir. Sol, sağ, sağ, orta, sağ, sol, sağ adımlar durumu kurtarır. Lahite bakar. Geri döner. Sol, sağ, sağ, orta,sol,sol,sağ ve atlattık. Şimdi şu bir sürü kapının olduğu aleme dönmeliydi. Bunun için kafasını kullanır. Sen de kullan. Bıraktığı ayak izlerini takip ederek gerisin geriye döner. İlerdeki sütunların yanına gelir. Bakar (Temple). Mezar odasında mumyanın önünde durup filmin en başında aldığı bulmacayı çözer (Gemstone). Soldan aşağı iner. Sağdaki dürbünden bakar. Soldaki mozaik yalama olmuş dönmektedir. İki defa çevirir onu. Soldan gidip arkadan dolanır. - Puan. Puan var mı? - Aklın fikrin... Fesuphanallah... Arka taraftaki diğer mozaiklerede aynı işlemi uygular. Geri dönüp dürbünden bakar. İşte orada. Sola dönüp karşı duvarı dikkatle inceler. Bulmuştur onu. Gizli kapılar açılır Von Hess'le tanışılır. Manyak Winslov tarafından Hess öldürülür. Bizim emmioğlu vakaayı ucuz atlatır. - Abi bu Winslovovski mi ne. Bu herif manyak mı? - Sen ne diyon koçum. Adam tam tırlatmış. Başta da söyledim ya bu cinse hiç güvenmemiştim. Taa en başta onun şeytanın çocuğu sapık Torso katili olduğunu anlamıştım. - Zeki adamsın vesselam. Ama biraz salladın gibime geldi. Winnnnlovko başta oldukça sevimli göründü bana. - Senden de şüpheleniyorum zaten. Aslında sende Loch Ness canavarı olabilirsin. - Börkk. Hürmet ederim abiyem. - Edeceksin. Öp bakiyim. - Öpeyim. - Aferin yalaka dostum, Cemşütüm benim. Hoppaa. Şimdide hava üssündeyiz eyi mi. Askerle konuştu Abuz. Onu kafalayıp soldaki bavulu açtı. Gizli bölmeyi bulup içinden mektubu ve fotoğrafı aldı. Askerle tekrar konuştu...” <4 Trendeydik. Önündeki kül tablasına baktı. Winslov' da bizimle birlikte trende miydi yoksa.

Biletçiyle konuşur Abuz. Ayağa kalkar. İlerde sağdaki listeye bakar. Matt Collins ismi tanıdık gibi geldi. Trenin arkasına doğru uzun bir yolculuğa çıkar. Kondüktörle ahbap olur. Sonra bagaj vagonuna gider, Girdiği kapıda trenin şeması

Ali

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.