Gameshow sayı 38, sayfa 45

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 45

Yedi senenin bitmesine 2 ay kala camiinin kubbesi daha oturtulmamıştı. Mimar Sinan yaptığı hesaplar sonucu, taşların yerine sağlıklı bir şekilde oturmasını bekliyordu. Fakat yedi senede daha kubbenin bile oturtulmamış olmasını Osmanlı İmparatorluğunun aczine yoran komşu devletlerden İran Şahı, İslami açıdan büyük bir eserin tamamlanması adına diğer ülkelere de örnek olmak amacıyla bir sandık değerli taş ve altını Kanun-i Sultan Süleyman'a göndermiştir. Sultan Süleyman gelen elçiye “hediyenizi en uygun şekilde değerlendireceğiz" demiş ve “Alın bu sandığı, kubbenin harcına katın” diye hüküm vermiştir. Mimar Sinan da yedi senenin sonunda Süleymaniye Camii'nin anahtarını padişahının huzuruna getirmiştir.

Emre'nin katili

Carlo'yla burun buruna geleceksiniz. Bıçağını size saplamadan önce, hızlı bir şekilde polaroid makinanın flaşını Carlo'nun yüzüne çakmanız gerekiyor. Şaşkınlığını üstünden atamadan da, hemen oradan kaçmalısınız. Zira, koridor boyunca koştuğunuzda, güvenlik görevlisiyle karşılaşıp kurtuluyorsunuz. Daha sonra Müfettiş Akalın'ın sarnıca gelmesiyle, bir soruşturmadır başlıyor. Kolay değil, her yerde karşısına çıkıyorsunuz adamın. Tutup sizi içeri atmadığına şükredin. Artık bir nefes alıp, Emre'nin apartmanına geri dönebiliriz. Meraklı maceracılar, hemen HOMER'ın orasını burasını kurcalamışlardır ama pili bitik olduğundan, onu Emre'nin çalışma masasındaki şarj cihazını kullanarak şarj etmeniz gerekiyor. Tam o anda, kurtulduk derken dairenin kapısı açılıp kapanıyor (seslerden öyle anlıyoruz) ve Carlo içeri giriyor. Tekrar üzerinize saldırmadan önce halının ardındaki gizli arka kapıyı kullanarak dışarı çıkıyoruz ve halının ardından konuşmaları izliyoruz. Şimdi tekrar Mehmet'in halıcı dükkanına dönelim ve ona kötü haberi iletelim. Mehmet size bir fotoğraf verecek ve Emre'yi hep 'Afacan' diye çağırmasından bahsedecek. Tahmin edeceğiniz gibi, HOMER'a giriş şifreniz AFACAN... Cihazı çalıştırdığınızda, Emre'nin İstanbul Üniversitesi'nin bilgisayar laboratuarına bağlanmış olduğunu göreceksiniz. Cihazı kapatıp, üniversiteye gidin ve orada HOMER'ı Şerife'ye vererek nasıl çalıştığını ve KLIO'nun gerçekte ne olduğunu anlatmasını sağlayın. Şerife size bonus olarak, bir de demo yapacak ve 3D gözlükleri takarak sanal dünyaya yollayacak. Bu ilk sanal gezintide Topkapı Sarayı'nda dolaşacak ve bir kapıyı oluşturan bilgilerin eksik olduğunu göreceksiniz. En üstteki 'Sistem Çıkış' komutunu kullanarak, gerçek dünyaya dönün ve durumu Şerife'ye anlatın. Şerife; HOMER'ı, Osmanlı tarihine göre düzenleyip size iade edecek ve eksik bilgilerin tamamlanması ve kapının açılabilmesi için Osmanlı malzemelerinin görüntülenmesi gerektiğini söyleyecek. Gerekli malzemeyi elde etmek için camiye gidin ve pencereye yakın bir yerdeki tahta kapıyı tarayın. Çok gerekli olmasa da, vaaz kürsüsünü

ve bir pencerenin üzerindeki mavi arapça çiniyi de taratabilirsiniz. Mehmet'in dükkanına geri dönün ve kilitli kapıyı açabilmek için, Emre'nin kitaplığında bulduğunuz anahtarı kullanın. Dükkanın içinde, merdivenlerin önünde duran kırmızı halıyı kenara alıp, arkasındaki mavi çantayı açın. İçinden arı yüzüğünü ve iki kağıt ile kırmızı defteri alın. Hemen yandaki masadan da kurşun kalemle makası aldıktan sonra, çantadan çıkardıklarınıza göz gezdirin. Dokümanı ve kitabı incelediğinizde ve kurşun kalemle defterdeki silik yazıların üzerini karaladığınızda ortaya çıkardıklarınızdan biri Ayasofya'yı, diğeri ise Arkeoloji Müzesi'ni haritanıza açacaktır. Arkanızda, hayvan desenli bir halı göreceksiniz. Köşesini inceleyip ortaya çıkardığınız etiketi makasla kestiğinizde ise, bir madalyon çıkacak. Onu da alıp cebe attıktan sonra, artık dışarı çıkabilirsiniz. Şimdi Ayasofya'ya giderek, içerideki Osmanlı kütüphanesinde Nuray'ı bulun ve Allah ne verdiyse konuşun. Nuray ayrıldıktan sonra, masada duran Arapça yazıyı HOMER ile taratın ve dolapların birinde bulacağınız kitaptan, Topkapı simülasyonunda 'Fısıltı Çeşmesi' bulmacasını nasıl çözeceğiniz hakkında ipuçları edinin. Üniversiteye tekrar geri dönüp, yüklediğimiz görüntüleri Şerife'nin maharetli ellerine teslim etme zamanı geldi. Şerife; HOMER'daki görüntü bilgilerini KLIO'ya aktarıp, HOMER'ı tekrar size geri verecek. Artık Topkapı simülasyonundaki eksik kapıyı tamamlayabileceğiz. Şerife'nin arkasındaki 3D gözlüğü takın ve sanal dünyaya geçin.

Eksik bilgileri, tahta oyma ve sarı çini ile tamamlayın ve ortaya çıkan kapıdan geçerek, arkadaki tüm odaları ve içerdiği objeleri gezerek tanıyın. Bu aşamada çözeceğimiz altı bulmaca için, bu tanışma faslı size oldukça yararlı olacaktır. Bulmacaları çözemeseniz bile, oturduğunuz yerden Topkapı turu yapıyorsunuz elin gavuru sayesinde, fena mı? Topkapı Sarayı simülasyonunda çözülmesi gereken altı adet bulmaca var. Bunlardan ilki yıldız bulmacası... Taht odasındaki divanın üzerinde bulunan rulo yazmayı alıp okuduğunuzda, divanın hemen önündeki oyunun nasıl oynandığını öğreneceksiniz. Amacınız tahta üzerinde, taşları kullanarak altı köşeli bir yıldız oluşturmak. En üst sıradaki taş zaten yerli yerinde... Bir alt sıraya, sol baştan başlayarak ve bir atlayarak dört taş yerleştirin. Üçüncü sıraya ise sol ve sağ başlarda birer boşluk bırakarak iki adet taş koyun. Dördüncü sıraya da, ikinci sıradaki gibi birer atlayarak dört taş bırakın. Beşinci sıra zaten hazır... Tümünü doğru yerleştirdiğinizde, taşların bulunduğu köşeler birleşerek altı köşeli yıldızı meydana getirecek ve divanın üzerinde bir rulo ve mühür çıkacak. Her ikisini de, deponuza katın. Bu mührü az sonra saat bilmecesinde kullanacağız. İkinci bulmacada biraz suyla oynayacağız. Kütüphaneye geçerek kapının hemen yanındaki musluğu kapatıp çeşmeye giden suyu kesin. Bunu yapmadığınız takdirde, Fısıltı Çeşmesi'ndeki suyun akışını kontrol edemezsiniz. Tekrar Fısıltı Çeşmesi'ne dönüp, musluğu kapayın ve hemen altındaki portre taşlarını inceleyin. Portreler açık olduklarında hep bir ağızdan konuşmaktalar, ancak tek başlarına kaldıklarında, söylediklerini anlamak mümkün olabiliyor. Burada amaç ise, yalnız Sultan Süleyman'ın konuşmasını sağlamak... Her portre bir başka portreyi etkiliyor, aynı gerçek yaşamda kişilerin birbirleriyle etkileştikleri gibi. Çözüm için önce tüm taşları açın. Dördüncü ve beşinci taşları sırasıyla ters çevirin. Beşinci taşı tekrar çevirin ve son olarak da ikinci taşı kapatın. Yalnız kalan Süleyman konuşmaya başlayacak ve saat bilmecesi için size 'öğlen güneştir" diyerek ipucu verecek. Konuşması bittiğinde ise almanız için bir mühür bırakacak. İşiniz bittiğinde tekrar kütüphaneye girip, mumun bulunduğu masaya yaklaşın. Muma bir kez dokunun ve kağıdın üzerine biraz erimiş mum akıtın. Süleyman'dan aldığınız mührü muma bastırınca da, mühürde kazılı yazılar okunur hale gelecek ve saat

bulmacası için ipuçlarını çoğaltacak. Şimdi hemen yan masaya geçip divandan aldığınız san mühru, saatin altında,

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.