BATTLESPIRE

Bu kadarı da fazla. Benim çok unutkanlaştığımı söylüyorlar. Gerçekten de fazla bu kadarı. Yaptığım şeyleri unutup bir daha yapıyormuşum. Hani ben, beni bilmesem inanıcam. Ama benim yaptığım bir şeyi unutup tekrarlamam mümkünat dahilinde değil. Kesinlikle çok saçma... Ben unutucam ha? İmkansız... Bu kadarı da fazla. Benim çok unutkanlaştığımı söylüyorlar. Gerçekten de fazla bu kadarı. Yaptığım şeyleri unutup bir daha yapıyormuşum. Hani ben beni bilmesem inanıcam. Ama benim yaptığım bir şeyi unutup tekrarlamam mümkünat dahilinde değil. Kesinlikle çok saçma... Ben unutucam ha? İmkansız... Her şeyi unuturum ama, zamanında Daggerfall'u sabahtan akşama kadar oynadığım günleri unutamam. O ana kadar gördüğüm -bilgisayara aktarılmış- en iyi oyunlardan biri olmasının yanı sıra, ben de Main Quest'e fena takılmıştım ya, bırakamamıştım. İşte bu sebeplerden dolayı hayatımın bir dönemi DM'im Barış'ın benim bilgisayarımdan daha iyi bir DM olup olmadığını bile düşünmüştüm. Düşünün yani. Gerçekten insana oradaymış hissini çooook azcık da olsa verebildiği için tebrik bile ederim Daggerfall'u. DM'im Barış'ı tebrik mebrik etmem, çünkü hala cloak'u vermedi.

Battles

dungeon oyunu olmanın ötesinde bir yerlerde görünmek bir yana hissedilmiyor bile. Olanı anlatayım: bir oyun yapmak gerekmiştir. N'aapsak denmiştir. İlk akla gelen bir FRP'msi oyun olmuştur. Hangi sistemi kullanalım deyince de akla te bu yüzden, bizi de her sefer YERİ ve birbirinden salakça bir sürü garip oyun sistemi öğrenmekten f? MORPHID DAEDRA: Daedra olduklarına bakmayın, bir nevi laz daedrası, her türlü numarayı yutuyorlar. «a kurtarmak için hazırdaki sistemi kullanarak (biraz değiştirerek) bir "kendi gözümden görüyormuşsun hissi veren, elindeki kılıcı sağa, sola, yukarı, aşağı, sağa, sola, yukarı(uzatmayayım),

DARK SEDUCER: Adı seducer olan bir yaratıkla dövüşmemek, sevişmek lazım kanımca

(8 SPiDER DAEDRA: Daggerfall'daki spiderların kadar bela olduklarını hatırlıyor musunuz? onu onla çarpın. Sallayarak, bir iki secret door bulup, bir kaç bin yaratık öldürme, bu arada bir iki level falan da atlayarak FRP hissi verdirici oyun" yapmışlar. Şimdilik, 2358 Programcılar yapay zeka yapmaktan aciz oldukları için mi yoksa gerçekten salak bir yaratık yapmak istedikleri için mi?

“ke — Oyun nasıl olmuş yorumu yapmaya geldi sıra. Nasıl desem ki: oyun kendi türü için yapılmış en iyi oyunlardan biri. Zaten sistemi iyi bildiğimiz için bir yadırgama falan da durumu olmadı di mi? Eğer bu tür oyunları seviyorsanız ne diyeyim, atlayın. Ama siz kendi halinizde Panzer General 2 oynuyorsanız pek yaklaşmayın derim ben Burçak Caner. Mesela ben bir dönemdir kendi halimde Panzer General 2 oynuyordum, Battle Spire oldukça zor geldi.

Bunu da iyi bilin: oyunda siz öyle parlayan zırhlarınızla, elinizde kılıç, rüzgar saçlarınızı yalıyor, dungeon'a dalıp büyük bir zaferle çıkmıyorsunuz. Genel olarak kaçıyor, sıvışıyor, saklanıyor, n'oolduğunuzu anlamadan kafanızın beşe bölünmesine şahit olup, şehit olarak oyunu tamamlıyorsunuz. Ha ha ha! Ne güzel ne güzel. Lan sıkıldım lan. Yeter be. Zaten yaşamın kendi başına bir sürü zorluğu var, onlar yetmiyormuş gibi bir izlenim bıraktılar herhalde ki bir de oyunlarda sürünüp durmaya başladık ya. Yeter ya. Neyse başlayalım bakalım: Install Öncesi Notlar #Oyun Hard Disk'te 200 MB dolaylarında yer tutuyor. Ağlamaya başladım artık. Benim Hard Disk'in iliğini sömürsem o kadar yer çıkmaz. Ama çıktı işte. Hard Disk'in ruhunu sattık. #Oyun aslen Dos oyunu. Ama Windows 95 altında sorunsuz çalışıyor. #Sonraaa, oyuna girerken iyi bir demo falan filan, başladık işte. "Multiplayer Game" seçeneği ile bir kaç kişi oynayabiliyormuşsunuz. Tabii ki ben bu olaydan bihaber kaldım. N'aapayım?

Bağlanmayacağım Internet'e, bağlanmayacağım işte. Single Player Game benim ve bana destek olanların seçeneği. Girdik içeriye. Cinsiyetinizi ve isminizi kafanıza göre yazın-seçin. Sonra gelin bakalım ırk seçme ekranına. İlk oyunda ırklar hakkında genel bilgiler verilirdi ama kesin sayılar için ırk seçimi hafiften mi yazan * bilmem kaç sayısı oyunun başında orada yazan skill'e verilecek bonustur. Dikkat edilmesi gereken bir ekran diyeyim, size bırakayım. Sonra hazır bir class ile mi yoksa kendi yaratacağımız bir class ile mi oynayacağımızı seçeceğiz ve burada devreye ben gireceğim lütfen. Oyunda sistem biraz değişmiş demiştim ya, şimdi onu falan anlatayım. Sizin bütün özellikleriniz 50 iken, skill'leriniz: Primary'ler 9630, major'ler:9620, iken, hiç bir giysiniz yok iken, silah falan da yok iken başlıyorsunuz. 4700 puanınız var. Adım adım Character Creation'u: İlk önce skillerinizi seçin. Bunu yaparken dikkat edilmesi gereken hususlar var dedim ve girdim araya. Skill'iniz, onu kullanmak için lazım olan Ability'yi geçemez. Yani şimdi şöyle: STR'niz 50; Long Blade kullanmak için STR lazım(dı galiba). Sizin Long Blade Skill'iniz 9650'yi geçemez. Kişisel kanaatim ilk önce skill'leri seçmek gerektiği, sonra Ability Score'ları ayarlamak gerektiğidir, tavsiyem de bu yönde olacaktır. Skilller YA hakkında bir iki şey de A söyleyeyim. Silah isimleri olanlar ismini aldıkları silahların kullanılmasını bilmek manasına gelir. Swimming:yüzmek (iyi), Jumping:zıplamak (uzağa). Büyü skilleri:

pis herif. Neysem ne, elimizde Battle Spire denen bir şeyler var, üzerinde Bethesda'nın ismi var, Daggerfall'un adı var, ama Battle Spire'ın tadı var? İşte sırf bu sorunun cevabı için taaa bilmem neler yaptım demeyeceğim, çünkü bir şey yapmadım. Hatta DM'im Barış bile oyunun Daggerfall'un tam manasıyla devamı olmadığını anlamıştı. Evet arkadaşlar, kabul etmemiz lazım, bir süre daha bekleyeceğiz Daggerfall'un gerçek devamı için. Çünkü bu oyun Daggerfall'la aynı sistemi kullanan basit (ama güzel) bir e©Destruction:temel olarak zarar verme amaçlı olan büyülerdir. ©Restoration:temel olarak iyileştirme maksatlı büyülerdir. elllusion:temel olarak olanları olmamış gibi göstermek, olmamışları olmuş gibi göstermeye yarayan büyü okuludur. • Alteration:temel olarak maddelerin sahip oldukları değiştiren büyülerin okuludur. olarak insanın normal hünerlerinin, normal olayların kurallarının modifiye edilmesinde kullanılan büyülerin okuludur. eMysticism:temel olarak...yok, anlatamayacağım. Durun bir kahve içeyim (iddia ve ısrarla, dik kafalı mıyım neyim?). Yaaaaa, simyacılık. Bi de pire

Var aklımda kaldığınca: WCritical Strike: Siz silahınızı düşmanınızın ağzına oturtunca (yani başarılı bir attack yapınca), bu yüzde tutarsa ekranda "you land a telling blow" yazar. Bu adamın dişlerini döktünüz demektir kodunuz, çok damage yedi). Bir de şu var, bu zarın tutuş şansı düşmandan düşmana Demedi demeyin dedim. Sessiz, sakin, kimseye ben buradayım demeden hareket etme özelliği olup, iyi olur. Şaka maka değil. İlk önce şu var ki, bazen siz arkasından geçerken rakip sizi duysun istemiyorsunuz. Ayrıca adamın arkasından sessizce yaklaşıp backstabbing'i de tutturursanız... Adiliğinde sınırları olması gerekenlerdenseniz pek yaklaşmayın. Ama şunu söyleyeyim, böyle vurunca, yani arkadan diğer skiller sessizce yaklaşıp kılıcı sokuverince, backstab yapınca, adama gömçertirsiniz. Yararlı ve adice bir oluşum. Zırhlar falan koruyor ama tabi öyle öküz gibi durmak çok da akıllıca olmaz di mi? İşte adamlar size vururken doğru sizin kurtulmak için yaptığınız hareketlerin genel adı bu oluyor. Bence çok önemli. Skiller (hatırladığım kadarı ile) bu kadar. Advantages&Disadvantages: Bu ilk oyundan da hatırlayabileceğiniz şeylerin devamı niteliğinde. O yüzden pek bulaşmıyorum. Ama yeni bir iki olay var, bahsedeyim onlardan. Öncelikle eskisi gibi hafif zırh giymeyi yasaklamak, en iyi zırhları — serbest bırakmak yok öyle. Bir zırhı yasaklarsanız ondan daha ağır tüm zırhları yasaklamak durumundasınız. Oh, iyi olmuş, çok iyi olmuş, harika. Neyse, sinirlerim bozuldu. Durun bir kahve içeyim (Benim yazım. İstediğim gibi yazarım). Regenerate SP's: sizin durup durduğunuz yerde büyü puanlarınızı geri kazanmanıza yarar. Bi de genel kültür, Acute Hearing iyi duymaya yarar. Ne alaka ya? İçimden geldi. Equipment: Oyuna başlarken üzerinizde hangi giysi, alet edevat olacağını oyunun başında siz belirliyorsunuz. Ama hayattaki çoğu şey gibi (hepsi?) bunların da çoğunun (pepsi? Aman Allahım! Ben n'aaptım???Bu neydi ya?) bir bedeli var. Elbise falan bedava da silah milah puanla. Alın derim, ama mümkün olduğunca masraftan kaçının. Magical Items: Bu da büyücü olmayanlar için bir seçenek olup, oyuna daha başlarken iyi şeyler almanızı sağlayabilir, ama dikkat! Bu bedele(puan olarak) değmez. —— Spells: Oyuna başlarken kitabınızda olacak büyüleri seçmek için. Bu da puan gerektiriyor. Aynı zamanda puanlarla Ability Score'larınızı arttırabilir (en fazla 75'e), ya da skillerinizi arttırabilir (9650 galiba(en fazla)), ya da turşu kurabilirsiniz. Şimdi her zaman yaptığım gibi size kendi karakterimden bahsediyim. Haaaaa, unutmadan, oyunda karakterinizin yüzünü, saçlarını siz çizeceksiniz. Tabii ki kendiniz değil. Bir şekilde belirleyeceksiniz (gözler ve ağız ve burun ve saçları tek tek belirliyorsunuz). Hoş! Neyse işte karakterim: Margot, Female Redguard. STR: 60 / INT:70 / WIL:70 / AGI:50 / PER:50 SPD:70 / LCK:10 / END:40 Primary: -Destruction: 431 -Long Blade: 50 -Restoration: Major: -Alteration: -Mysticism: 420 -Thumaturgy: 9620 Minor: -İllusion: 415 -Dodging: 415 -Jumping: 415 -Stealth: 415 -Backstabbing: 15 -Critical Strike: 15 Spells: -Cure Health Equipment: Giysi miysi, Elven Long Sword Advantages: 3INT Spell Points, Regenerate SP's Disadvantages: Low

BETHESDA TÜR: | F.R.P Pentium 75 16 MB RAM

1CD 200MB HARDISK silahınızla vurabilirsiniz. "S" tuşu stealth mode'da yürümek için. Oyunun tuş kontrolleri Escape'e basınca çıkan "Controls" menüsünden ayarlanabilir. Her ekranda bir yerlerde küçük bir soru işareti var, ona basınca Help Screen çıkıyor ki, bu ekran çok iyi hazırlanmış. Oyun normal bir dungeon oyunundan çok daha iyi olmamış. Türünün meraklıları için

,Eveeet. Sonunda bu sırrı açıklıyorum.

bir yaratık oluşturun. Salaklar onunla uğraşırken siz kaçın. Bir de ortalıktaki yaratıkların size katılması ihtimali var. Fakat dikkat ederseniz verdiğim taktikler genelde nasıl kaçacağınız yönünde. N'aapabilirsiniz ki? Çok güçlüler. Ve siz yalnızsınız. Ve kahve için(iddia ve ısrarla devam). #Kavgalar sırasında bi sürü abuk sabuk şey oluyor. Mesela rakip sizin vuruşunuzdan kaçınca dengeniz bozuluyor, ya da bir gömçertiyorsunuz, adamın dünyası şaşıyor, yıldızları görüyor falan... Pek bir etkisi yok oyuna. Oynayın. Beğenin. İlginin gitgide azaldığına inandığım bu oyun türüne hareketlilik getirebilecek kapasitede bir oyun. Bu sırada Morrowind'i bekleyin. oynamadıysanız oynayın. Beceremezseniz bana sormaktan çekinmeyin. Derginin en iyi Daggerfall'cusu benim. Bir de Zebani var, ama o henüz gördüğü herkesi öldürmemesi gerektiğini anlamadı. Terapi devam ediyor. Yazıllık. eHiç güzel oyun çıkmıyor şu aralar. Ard arda hayal kırıklıkları yaşıyoruz. eÖfff sıkıldım. Bari ortalığı inletecek bir açıklama yapayım. MEG İSMİ NEREDEN BULUNDU? NASIL BULUNDU?

Tolerance: Cold,Fire;Forbidden Weaponry: Long Blade dışında her şey Wounds ise Hit Point'in bu oyuncası (amerikan aksanı), benimki kaçtı hatırlamıyorum. İşte böylece oyuna girin artık(sıkıldım). İlk önce F10'a basıp elbiselerinizi, zırhlarınızı, falan filan giyin. Sonra F11'e basıp haritaya bakın ve ne görün. Haritada henüz hiç bir şey yok. Dolaşmak lazım tabi. Ama önce F9'a basıp karakterinizin durumuna bakabilirsiniz. Hepsi boş. Ama F12'ye basıp, büyülerinizden birini seçip F1-F8 arasında bir sayıya basılınca kullanılmasını sağlamak (büyüyü seçip istediğiniz F tuşuna basıp onu Hot Key yapın) savaş sırasında kitaptan büyü aramaktan iyi olur. Silahınız da elinizde şimdi (F10-Inventory olur. Oradan yapacaksınız. Ne bakıyorsunuz? Hadi durmayın), biraz ilerleyip dangıl dungul ikiüç herif görünce konuşma ekranı çıkacak. Adamların konuşmaları seslendirilmiş. Güzel olmamış. Neysem ney, sağ tuşa basılı tutup mouse'u sağa- sola ilerleterek alışılagelmiş bir oyun olsa gerek. Ben açıkçası Daggerfall'u çok daha fazla beğenmiştim. Ama kesinlikle bu oyun farklı bir tür. Daggerfall'un "free"liği yok. Bu çok şey kaybettirmiş oyuna. Ama bildiğim kadarı ile "Morrowind" adlı oyun Daggerfall'un gerçek devamı olacak, ve yakında gelecek(2037 yılına doğru). MADDELER HALİNDE YAZMAK BİR ADETTİR, İLK SAYILARDAN BU GÜNE SÜREGELİR #Ehem. Oyun zor, çok zor. Taktik, taktik, tiktak.... Bu konuda bazı şeyler söyleyebilirim. Öncelikle kiminle dans ettiğinizi bilin. İlk önce kimse sizin orada bile olduğunuzu bilmeden ortalığı araştırın. Dolaşın bir şekilde. Invisibility kullanın. Stealth kullanın. Uzaktan yaklaşın(ne, iyice sapıttım ben ya), bir şey yapın. Ama onlar sizi görmesin. Planlarınızı iyi yapın. Sonra yavaştan yavaştan tek başına duran rakipleri öldürün. En sonunda, oralarda bir yerde ortalık dağılacak mecburen. Şansınız yok. Opsiyonel olarak savaş çığlıkları atarak dalın. Çekin kılıcınızı. Kesin kafaları. €Monster Summoning diye bir büyü var. Epeyi iyi diyebilirim. Ortaya bağırıp çağıran kendisine dergide kullanılacak bir isim arıyordu. O sırada kulağına güzel bir kadın sesi (kadın da güzel sesi de güzel) geldi. Başını yukarıya kaldırdı. Sesin güzelliği kafasını bulandırmıştı. Yıldızlara baktı. Nasıl olduğunu açıklayamayacağı bir şekilde duyduğu müziğin The Phantom of the Opera'dan bir parça olduğunu, ve söyleyen kişinin adının da Giry olduğunu bildi. Giry, MEG ©Neyse ya. Tarihsel bir gerçeği de açıklamış oldum ya. Rahatladım. Bu ay keyfim yok. O yüzden bu kadar geldi elimden. Bir dahaki aya daha enerjik, daha hızlı, daha zevkli bir yazı ile görüşürüz herhalde(durum öyle gösteriyor). hadi gülümseyin. #Tabii ki unutmadım. Topçu'nun geçen ayki Lords of Magic yazısı beni çok derinden etkiledi. Gerçekten acilen o yazıyı acilen taklit etmem lazım. Müthiş edebi olmuş. Aslında bu ay çalacaktım o müthiş fikri, ama bir başka bahara kaldı. eBahara az kaldı. görüşmek üzere. "Her zaman, Beşiktaş'ta" Caner

MASTERFI