WING COMMANDER PROPHECY

Elimde soğuk kola, bahçedeki şezlonga uzanıyorum ılık bir yaz gecesi. Yapacak hiçbir şey yok, düşünceler beynimde uçuşuyor. Yüzlerce soru ve yüzlerce sorun, hepsi benim doğmamı beklemiş gibi. Gökyüzüne bakıyorum, gözlerim yıldızdan yıldıza atlıyor. Her yıldıza bir düşüncemi asıyorum. Düşüncemi astığım her yıldıza bir isim veriyorum; "İşim", "Sorumluluklarım", "Dost Bildiklerim", "Hayat Mücadelem", "Umutsuzluklarım", ... Sonra gözlerimi sımsıkı kapayıp daha güzel isimler bulmak için uğraşıyorum. Olmuyor. Bir ses geliyor yukarıdan, "Dostluk!". Gözlerimi açıyorum... Kimse yok. Bir yıldız koca koca parlıyor ve "Saygı!" diye haykırıyor. Hay Allah aklım duracak şimdi. Ardından başka bir tanesi "Sadakat!" diye parlayıveriyor. Hemen ardından diğerleri hücuma geçiyor "Güven!", "Anlayış!", "Paylaşma!", binlerce yıldız binlerce parlıyor. Ellerimle kulaklarımı kapatıyorum, gözlerimi yumuyorum karanlığıma dönebilmek için nafile çabalarla. "Durun! Yeter! Susun artık!" diye haykırıyorum, susuyorlar birden. Zaten hiç bağırmamış gibi, gökyüzünden bana bakıyorlar gülerek. "Farketmediyseniz söyleyeyim; ben bir insanım. Bu söylediklerinizin hepsini birden yapamam. Yapamam işte.", diyorum gözyaşlarımı silerek. Köpeğim kafasını kaldırıyor bacaklarının üstünden bana bakıp "Peki, sevebilir misin?" diyor hiç konuşmadan. Cevabımı beklemeden kafasını yine bacaklarının üstüne koyup sakince devam ediyor "Hiç bir karşılık beklemeden, insanların sırtına saplayacakları bıçakları bile bile sevebilir misin? Sana hiç bir yararı olmadığını düşündüğün şu karıncayı gerçekten sevebilir misin mesela?", Gözlerimi — aydınlık

TB-80A / DEVASTATOR (Torpido Bomber): Shrike'ın daha gelişmiş bir modelidir. Ayrıca etraftaki düşman fighter'larına kan kusturmak için üst, alt, arka ve yanlarında atış kuleleri vardır. Zırhı oldukça kalındır. Zaten en önemli görevi de, torpidolarını gönderene kadar hayatta kalabilmek.

yıldızlara çeviriyorum. En parlağına soruyorum kısık bir sesle "Peki bu evrendeki tek suçlu ben miyim? Öleyim o zaman kurtulsun bütün herkes", En parlak yıldız gülümsüyor ve içimi dolduran bir sesle "Senin ölmen ne şeyi başlatır, ne de sona erdirir. İhtiraslarının yolaçtığı hatalar, insanoğlunun evriminden kalan içgüdü artıklarının olağan sonucu. Yapabileceğin fazla bir şey de yok. Eğer huzursuz hissediyorsan kendini, yapabileceğin tek şey sevmektir. Saf sevgi en doğru ve en zor olandır. Göreceksin ki dostluk, paylaşma, sadakat sevginin beraberinde gelecektir". Sırtımdan enseme doğru bir üşüme yürüyor, oradan kollarıma. Diken oluyor tüylerimin herbiri, derimi iğneliyor. En parlak yıldız daha da parlaklaşıyor. Etrafı bembeyaz yapıyor gitgide, sonra... "Haarrff! Harf!!". Sabah güneşi, meltem ve köpeğim yüzüme bakıyorlar. Gözlerimi kısıyorum, ışıktan

“zeka sahibi yaratığın kendisi olmadığını çok rahatsız. Ayağa kalkıyorum köpeğim susamış besbelli, gözlerimin içine bakıyor. Beraberce yemek kabına doğru ilerliyoruz. Ilık biranın yarısını onunla paylaşıyorum, kalanını da ben içiyorum. Düşünüyorum da; artık bir yerden başlamak gerekiyor, mutlaka bir yerden başlamak gerekiyor... Bilmiyorum doğru mu başladık, ama İngilizce olarak seslendirilmektedir(??). İnanan kendisinin bir gün geri döneceği ve bütün Kilrathi ırkını yok edeceği efsanevi bir dilde anlatmaktadır. Anlatılandan da anlayamayacağınız gibi; çok eski zamanlarda yıldızlardan inen savaş tanrıları, Kilrathi savaşçılarıyla en nihayetinde başladık bir çarpışmak era yerinden yazıya. Zaten en isterler. Bütün zor olanı da başlamak Kilrathi

/ değil mi? Bu arada / içinizde hala yukarıdaki yazının ana fikrini anlamamış olanlar varsa onlar

AŞ | açıklama Sü > yapayım; içip içip SA A vw bahçedeki şezlongda ki uyumayın, üç gün bel ağrısı çekersiniz eheheh. PC'leriyle yeni tanışmış okuyucularımız için serinin genel konusunu bir anlatalım önce; zaman insanların uzaya yayılıp kolonileşmesi (eğer 3'üncü Dünya Savaşı çıkmazsa olacak olan da bu galiba) zamanına denk geliyor. Ve evrendeki tek savaşçıları bir araya toplandığında, tanrılar Kilrathi'leri - savaşmaya değer görmez — ve Kilrathi ırkı bir gün yeterince güçlenince savaşmak için geri döneceklerini bildirip geldikleri gibi geri dönerler. Bütün bunlardan Kilrathi'lerin bu bitip tükenmek bilmeyen savaş arzularının, bir gün geri döneceklerine inandıkları savaş tanrılarıyla karşılaşmak için hazırlık niyetini taşıdığını fark ediyoruz (yoksa kötü adamlar değiller yani). Kehanete göre Kilrathi ırkını iki son beklemektedir. Birincisi, Tr'thrank; yani Kilrathi ırkının savaş tanrılarıyla yapılacak son savaşta galip çıkması veya onurlu bir ölümü paylaşması. İkincisi ise Kn'thrack; yani diğer önemsiz ırklarla yaptıkları savaşlarda yenilirlerse (biz yendik ya önceki oyunlarda), savaş tanrıları tarafından bu onursuz ırkın ve diğerlerinin evrenden tamamen silinmesi durumu, İşte böyle bir çocukluk dönemi geçiren Kilrathi ırkının paranoyak savaş çığlıklarını oldukça anlayışla karşılamak gerekiyor. Gülmeyin, belki bir gün sizin de başınıza gelir, görürsünüz o zaman. Neyse her şey, Kilrah 105»

MIDWAY (Mega-Carrier): Ana üssümüz olan bu gemi Confed'in en son projesinin bir ürünü. Ama henüz tamamen bitmiş sayılmaz bazı fonksiyonları hala devreye girmemiş. Üzerinde 2 adet uçuş grubu taşıyor. Bir üçüncüsü de oyunun sonlarına doğru eklenecek (Wolf Pack). Bilin bakalım bu grubun Wing Commander'ı kim olacak? ;)

geçmeden fark ediyor insanoğlu. Kilrathi'lerle karşılaşıyor. Orijin olarak kedi soyundan (kedilere de haksızlık olmasın, kaplan diyelim biz) olan Kilrathi'ler ise oldukça güçlü bir imparatorluğa sahipler ve kendilerini oldukça beğenmiş olmaları insanları av olarak görmeleri için yeterli sebebi oluşturuyor. Savaşmak ise onlar için sanılandan daha onur verici. Serinin ilk üç tanesinde Kilrathi İmparatorluğu'nu yerle bir etmek için Confed Pilotu Blair rolünde DÜŞMAN GEMİSİ: buda | oyun boyunca | - avlayacağımız düşman gemilerinden biri. Böyle adamların aerodinamik kaygıları falan yok. Balık gibi yapmışlar Ama oldukça estetik olmuş. Aferin uzaylılara valla. Uzay Mekiği nireee, bu araç nireee. Apollo13 nire... j uçuyorduk. Dördüncü oyunda (en ihtişamlı olanı, tam 6 CD) ise içimizdeki bir hainle savaşmak zorunda kaldık. Bu savaşta Kilrathi'ler ile iş birliği yapmak zorunda kaldık. Bu beşinci (Origin oyunun hiç bir yerine 5 yazmamış; akıllıca) oyunda ise... (şimdi görüntü sola doğru hızla akar (Hollywood stili) ve plan değişir). Mekan; bir Kilrathi tapınağı. Arka planda; eski bir Kilrathi kehaneti (Sivar mezhebinden), bir Kilrathi tarafından

Çin

Sistemi'nde araştırma yapmakta olan Copernicus Sınıfı gezegen araştırma gemisi TCS Devereanux'un, bilinmeyen bir güç tarafından yok edilmesiyle başlar. Bölgeye gönderilen 7 araştırma birliğinden sadece birisi geriye, fotoğraflar ve bazı bilinmeyen parçalarla döner. Üç gün içinde 23.763 Kilrathi, 2.988 İnsan (446 Confed askeri, 311 Confed

CÒMMANDE

WING

diplomat ve yönetici, 2.231 sivil) yok edilmiştir ve bölge tamamen bu yeni düşmanın kontrolü altına girmiştir. Stratejik raporlar, düşmanın Kilrah Sistemi merkezli bir yayılma taktiği gösterdiğini bildirmektedir. Bütün bunların gelişimine paralel olarak... (görüntü havayı yırtan bir lazer efektiyle sola doğru hızla akar). Kahramanlarımızı taşıyan iki adet Piranha sınıfı Scout Fighter TCS Midway'a doğru yaklaşmaktadır. Biz (2nd Lt.Lance Casey; Kilrathi Savaşı'nın kahramanlarından Maj.Michael "İceman" Casey'nin oğlu) ve arkadaşımız (2nd Lt.Maxwell "Maestro" Garrett; fırlamanın allahı), akademiden en iyi derecelerle mezun olmuş iki acemiyiz (birincilik derecesi Casey'e ait merak etmeyin). Gemiye iner inmez fırlama arkadaşımız sayesinde ilk fırçamızı yiyoruz 1st Lt. Jean "Stiletto" Talvert hanımdan. Kendisi Diamondback Squadron'da Wing komutanı oluyor, yani onun wingman'i olarak uçacağız. Midway'de iki adet uçuş grubu var; Black Widows ve Diamondback uçuş grupları. Diamondback'ler daha çok tecrübesi az pilotların uçtuğu, geminin yakın korumasında, rutin devriye uçuşlarında veya eskort görevlerinde bulunan grup. Black Widows ise, efsanevi Maj.Todd "Maniac" Marshall'ın da (biz yeniyiz dedik ya) içinde bulunduğu tecrübeli

pilotlardan oluşan, uzak ve ağır saldırı görevleri ile ilgilenen grup. Daha önceki oyunlarda canlandırdığımız Christopher Blair (Mark Hamill, Ex-Luke Skywalker) ise Kilrah kahramanı olarak tuğamiralliğe yükselmiş. Anlayacağınız aktif görevlerden elini ayağını çekmiş, efsane efsane dolaşıyor ortalıklarda (sonlara doğru olaya girecek ama biz kontrol etmiyoruz, kafasına göre takılıyor). Biraz da oyunun geri kalan kısmında kahrımızı çekecek olan ana gemimizi tanıyalım. TCS Midway, teknolojinin son noktasının sonuna kadar uygulandığı Confed'in en son geliştirdiği gemi. Üretilmesi planlanan 10 adet kardeşinden ilki ve şu anda sistemde daha iyisi de yok. Önceden yapılmış Confed Carrier'lerinin hemen hemen iki katı büyüklüğünde (mega-carrier) olan Midway; 1.830 metre uzunluğunda ve 200 bin ton ağırlığında. Bu büyüklükteki bir gemi için oldukça zayıf bir zırha sahip. Ama sakın bozulmayın, özel olarak geliştirilmiş güç kalkanları sayesinde aynı sınıftaki bir gemiden daha dayanıklı. Ayrıca üzerindeki laser kulelerinin yanı sıra orta büyüklükteki gemilere ateş edebilecek ion topları da mevcut.

Geminin yapımında Comm.Blair

Midway'da dolaşabildiğimiz üç yer var; Rec Room, Briefing Room ve Ready Room. Rec Room'da (kantin gibi bir yer işte); uçuş simülatörü, killboard ve uçaklar hakkında bilgi alabileceğimiz elektronik bir tablo var. Ayrıca burada yeri geldiğinde bazı karakterlerle diyaloglara giriyoruz. Ready Room'da ise; uçuş kayıtlarının tutulduğu (save game) ve yüklendiği (load game)

bilgisayarlar mevcut. Ve sırada Briefing odası var, uçuşa buradan çıkıyoruz. Yerimize oturup brifingi alıyoruz ve uçuşa geçiyoruz, olay bu. Velhasıl aldığımız ilk brifing sırasında akademideki başarılarımızdan ötürü ve 1st Lt. Jean'in tavsiyesi doğrultusunda (harbi kızmış, fırçayı attı ama hakkımızı verdi yine de), Wing komutanlığı görevi bize veriliyor. Artık bir Wing Commander'ız. CAG (Commander Air Group) brifingte, Midway'in kırmızı alarm durumuna geçtiğini belirtiyor ve Kilrah Sistemi'nde meydana gelen kaybolma ve saldırı olaylarıyla bizim ilgileneceğimizi söylüyor. Bundan sonrası ise bizim hünerli ellerimize kalıyor efendim. Gelin yerine geçeceğimiz 2nd Lt.Casey'nin akademinin ilk yıllarında aldığı ders notlarına şöyle bir göz atalım. GENEL OLARAK UÇUŞ FONKSİYONLARI: Kumanda panelindeki kontrollerden bazılarının yüzeysel olarak açıklanması, dersin devamını anlaşılabilmesi için gereklidir. Bu fonksiyonlar ileriki yıllarda daha ayrıntılı olarak ele alınacaktır. (T):Hedef seçme. (L):Hedefe kilitlenme. (R):Büyük hedeflerin parçalarına TB-81A SHRIKE (Torpido Bomber): Orta ve büyük kilitlenme. (U):En yakın hedefe kilitlenme. (-): Hız düşürme. (+):Hız artırma. (Y):Hızı, kilitlenmiş hedefle aynı duruma getirme. (G):Silah seçme. (F):Bütün enerji silahlarını aynı anda ateşleme. (Space):Silah ateşleme. (M):Misil seçme. (Enter):Misil ateşleme. (E):Decoy fırlatma. (Tab):Ekstra itici üniteleri harekete geçirme. (Ctrl-O): Görev listesi. (Ctrl-M): Mesaj log. (Ctrl-N): Uçuş haritası. (A): Otomatik pilot (waypointler ve iniş için). (P): Geminin güç dağılımı ateş-kalkan-motor üçgeninde ayarlama. (S): Kalkanların gücünü öne veya arkaya verme. STANDART GÖREV TİPLERİ: Recon: Bu tür görevlerde amaç düşman ya da hedef hakkında daha ayrıntılı bilgiler edinmek için, makul bir uzaklıktan gözlem yapılmasıdır. Kesinlikle sıcak temasa girilmemeli ve telsiz bağlantısı kesilmelidir. Olabildiğince sessiz olarak bilgiler toplanıp, üsse geri dönmek birincil görevi oluşturur.

Toplanan bilgilerin, stratejik planlamada önemli bir yeri vardır. Escort: Daha çok kendini savunma kapasitesi yetersiz veya hiç bulunmayan gemilerin, iki nokta arasında uçuş güvenliğinin sağlanması amacıyla yanında uçulmasıdır. Oldukça zayıf olan bu tür gemilerin intikal esnasında olabilecek saldırılara karşı korunması gereklidir. Ayrıca verilen emire göre eşlik ettiğiniz geminin güvenlik içinde geri dönüşünü de sağlamamız gerekebilir. Defend: Bulunduğunuz üsse yapılacak saldırıları önleme görevidir. Aniden başlayan bir düşman saldırısının zararlarını minimuma indirmek ve çok tehlikeli olan torpido atışlarının engellenmesi için fighter'lar tarafından gemiyle düşman uçakları arasında tampon bölge yaratılır. Unutmamalı ki; torpidolar oldukça güçlü olduğu için üsse ulaşmadan yok edilmelidir. Aksi halde geri inecek bir üs bulamayabilirsiniz. Patrol: Üs ve etrafındaki bölge dahilinde güvenliğin sağlanması için yapılan periyodik devriye uçuşlarıdır. Attack: Ana üssünden uzakta bulunan düşman fighter'larına karşı yapılan yok etme operasyonu.

KOLU A TIGERSHARK (Multi-Role Fighter): İsminde de anlaşılacağı gibi savaş esnasında joker olarak kullanılabilen bir araç. Uzun mesafeli araştırmalar, escort ve saldırılar dahil pek çok görevde kullanılabilir. Orta derecede bir zırha sahiptir. Yani siz deyin 1 metre çelik, ben diyeyim 5 metre. O derece yani.

Dikkat edilmesi gereken husus, bazı Confed fighter'larında geminin arkasında da lazer topu olduğudur. Bu gemilerde arka tarafa dönüp, kuyruğunuzdaki düşmanları dağıtabilirsiniz. Heavy Attack: Büyük düşman gemilerine (Carrier, destroyer, vs) yapılan koordineli saldırılar. Bu tür saldırılarda fighter ve bomber'lar koordineli uçuş gerçekleştirirler. Fighter'lar düşmanın ateşini azaltırken, bomber'lar da ölümcül torpidolarını geminin kritik noktalarına gönderir (bridge, engine, shield generator). Önemli nokta ise motorları (engine) sadece torpidolar ile susturabilmemiz. Torpidoları ise sadece bomber'lar taşıyabilir. WING COMMANDER'A NOTLAR: Bir uçuş takımının komutanlığı oldukça zor bir iştir. Unutmayın ki komutanız altındaki ekibin tüm sorumluluğu size aittir. Kanat komutanı ne emir verirse adamları onu yerine getirmek için uğraşır. Kanat komutanı takımın beynini oluşturur ve doğru zamanda doğru şeyi düşünmek zorundadır. Saldırılması gerektiği anı (Alt-A, dağılın ve saldırın), toplanılması gerektiği anı (Alt-F, ateşi kes ve kanatlarımda toplan) belirtmeli, kritik hedefleri kanat adamlarına gösterebilmelidir. (Alt-A, hedefime saldır). Kanat adamlarının yardımına koşmalı (Alt-H, yardım isteme), gerektiğinde radyo sessizliği sağlamalıdır (Alt-M radyo sessizliği. Alt-L, radyo sessizliği iptal). En önemlisi ise savaş esnasında kanat adamlarını cesaretlendirecek konuşmalar yapmalı (Alt-T, düşmana meydan okuma) ve adamlarının durumundan haberdar olmalıdır (Alt-D, hasar durumu sorma). Bütün bunların dışında gemide adamlarının problemleriyle yakından ilgilenmelidir. Unutmamalıdır ki, bu adamlar her gün ölümle yan yana uçmaktadırlar. Gelecekte bu akademiden mezun olduğunuzda bunların hepsini hatırlamanızı dilerim. Ders bitmiştir, dağılabilirsiniz. Evet, Prophecy simülasyon meraklılarını tatmin edecek nitelikte bir oyun. Serinin önceki oyunlarında olan karakterlerle interaktif iletişim Prophecy'de yok. Bu sayede oyun 3 CD'ye düşmüş. Bu

VAMPIRE (Space

4 çok yönden ondan daha güçlüdür. Oyunun başlarında gemide bulunmayan bu araç sonlara doğru filoya katılıyor. En güçlü fighter'a sahip Black Widows'ların burunlarını yere sürtmek için birebir.

kimilerine göre dezavantaj da olsa, aradaki 3 CD'lik farkı göz ardı etmemek gerekir. Arada Origin Prophecy'de en nihayetinde yeni bir simülasyon motoru kullanmış. Grafikler oldukça güzel ve rakipler oldukça zorlu. Ateş ederken hedefimizin uçuş yönünün hemen önünde gördüğümüz yeşil çembere isabet ettirmeye dikkat edelim. Bu uçuş bilgisayarı silahımızla hedefin kesişmesi için tahmini atış noktamızı belirtiyor.

Biri Allah aşkına bana söylesin; bilimkurgu filmlerinde attığımız lazerin gidişini nasıl olur da görebiliriz. Gücünüzü görevin özelliğine göre dağıtın. Oyunun en beğendiğim yanı büyük gemilerin gerçekten büyük oluşu oldu. Diğer uzay simülasyonlarının aksine TCS Midway'in etrafında turlarken ne kadar büyük olduğunu fark ediyorsunuz. Çok hoş olmuş yani. Oyun ülkemizde Aral İthalat tarafından pazarlanmakta ve kullanım kılavuzu, yıldız haritası, klavye örtüsü kutunun içinden Türkçe olarak çıkıyor. 25 dolara her yerde bulabileceğiniz "orijinalini" almanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Şimdi ışıkları kapayalım ve yerlerimize oturalım. Bölümlerin arasındaki demolar ve konuşmalar eşliğinde güzel bir uzay macerasının içine dalmak için ihtiyacımız olan tek şey iyi bir joystick ve bizi üzmeyecek bir bilgisayar. Prophecy; bu Allah'ın belası dünyadan binlerce ışık yılı uzağa hızlı bir sıçrama yaparak, evrenin renginin mavi değil, kızıl olduğunu öğrenmek için iyi bir fırsat. Commodore Hüseyin "Ghozy" YEŞİLBAŞ *** Ship Log closed... EarthLink closed...

F-110 WASP (Interceptor): Bu tam anlamıyla bir önleme uçağıdır. Düşman bomber'larının üsse yaklaşmadan yok edilebilmesi için üzerinde tek kullanımlık booster roketi vardır. Bunun sayesinde oldukça yüksek bir hıza çıkabilir. Ayrıca Swarmer isimli özel bir roket de sadece bu gemide bulunur.