Gameshow sayı 35, sayfa 44

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 44

Elimde soğuk kola, bahçedeki şezlonga uzanıyorum ılık bir yaz gecesi. Yapacak hiçbir şey yok, düşünceler beynimde uçuşuyor. Yüzlerce soru ve yüzlerce sorun, hepsi benim doğmamı beklemiş gibi. Gökyüzüne bakıyorum, gözlerim yıldızdan yıldıza atlıyor. Her yıldıza bir düşüncemi asıyorum. Düşüncemi astığım her yıldıza bir isim veriyorum; "İşim", "Sorumluluklarım", "Dost Bildiklerim", "Hayat Mücadelem", "Umutsuzluklarım", ... Sonra gözlerimi sımsıkı kapayıp daha güzel isimler bulmak için uğraşıyorum. Olmuyor. Bir ses geliyor yukarıdan, "Dostluk!". Gözlerimi açıyorum... Kimse yok. Bir yıldız koca koca parlıyor ve "Saygı!" diye haykırıyor. Hay Allah aklım duracak şimdi. Ardından başka bir tanesi "Sadakat!" diye parlayıveriyor. Hemen ardından diğerleri hücuma geçiyor "Güven!", "Anlayış!", "Paylaşma!", binlerce yıldız binlerce parlıyor. Ellerimle kulaklarımı kapatıyorum, gözlerimi yumuyorum karanlığıma dönebilmek için nafile çabalarla. "Durun! Yeter! Susun artık!" diye haykırıyorum, susuyorlar birden. Zaten hiç bağırmamış gibi, gökyüzünden bana bakıyorlar gülerek. "Farketmediyseniz söyleyeyim; ben bir insanım. Bu söylediklerinizin hepsini birden yapamam. Yapamam işte.", diyorum gözyaşlarımı silerek. Köpeğim kafasını kaldırıyor bacaklarının üstünden bana bakıp "Peki, sevebilir misin?" diyor hiç konuşmadan. Cevabımı beklemeden kafasını yine bacaklarının üstüne koyup sakince devam ediyor "Hiç bir karşılık beklemeden, insanların sırtına saplayacakları bıçakları bile bile sevebilir misin? Sana hiç bir yararı olmadığını düşündüğün şu karıncayı gerçekten sevebilir misin mesela?", Gözlerimi — aydınlık

TB-80A / DEVASTATOR (Torpido Bomber): Shrike'ın daha gelişmiş bir modelidir. Ayrıca etraftaki düşman fighter'larına kan kusturmak için üst, alt, arka ve yanlarında atış kuleleri vardır. Zırhı oldukça kalındır. Zaten en önemli görevi de, torpidolarını gönderene kadar hayatta kalabilmek.

yıldızlara çeviriyorum. En parlağına soruyorum kısık bir sesle "Peki bu evrendeki tek suçlu ben miyim? Öleyim o zaman kurtulsun bütün herkes", En parlak yıldız gülümsüyor ve içimi dolduran bir sesle "Senin ölmen ne şeyi başlatır, ne de sona erdirir. İhtiraslarının yolaçtığı hatalar, insanoğlunun evriminden kalan içgüdü artıklarının olağan sonucu. Yapabileceğin fazla bir şey de yok. Eğer huzursuz hissediyorsan kendini, yapabileceğin tek şey sevmektir. Saf sevgi en doğru ve en zor olandır. Göreceksin ki dostluk, paylaşma, sadakat sevginin beraberinde gelecektir". Sırtımdan enseme doğru bir üşüme yürüyor, oradan kollarıma. Diken oluyor tüylerimin herbiri, derimi iğneliyor. En parlak yıldız daha da parlaklaşıyor. Etrafı bembeyaz yapıyor gitgide, sonra... "Haarrff! Harf!!". Sabah güneşi, meltem ve köpeğim yüzüme bakıyorlar. Gözlerimi kısıyorum, ışıktan

“zeka sahibi yaratığın kendisi olmadığını çok rahatsız. Ayağa kalkıyorum köpeğim susamış besbelli, gözlerimin içine bakıyor. Beraberce yemek kabına doğru ilerliyoruz. Ilık biranın yarısını onunla paylaşıyorum, kalanını da ben içiyorum. Düşünüyorum da; artık bir yerden başlamak gerekiyor, mutlaka bir yerden başlamak gerekiyor... Bilmiyorum doğru mu başladık, ama İngilizce olarak seslendirilmektedir(??). İnanan kendisinin bir gün geri döneceği ve bütün Kilrathi ırkını yok edeceği efsanevi bir dilde anlatmaktadır. Anlatılandan da anlayamayacağınız gibi; çok eski zamanlarda yıldızlardan inen savaş tanrıları, Kilrathi savaşçılarıyla en nihayetinde başladık bir çarpışmak era yerinden yazıya. Zaten en isterler. Bütün zor olanı da başlamak Kilrathi

/ değil mi? Bu arada / içinizde hala yukarıdaki yazının ana fikrini anlamamış olanlar varsa onlar

AŞ | açıklama Sü > yapayım; içip içip SA A vw bahçedeki şezlongda ki uyumayın, üç gün bel ağrısı çekersiniz eheheh. PC'leriyle yeni tanışmış okuyucularımız için serinin genel konusunu bir anlatalım önce; zaman insanların uzaya yayılıp kolonileşmesi (eğer 3'üncü Dünya Savaşı çıkmazsa olacak olan da bu galiba) zamanına denk geliyor. Ve evrendeki tek savaşçıları bir araya toplandığında, tanrılar Kilrathi'leri - savaşmaya değer görmez — ve Kilrathi ırkı bir gün yeterince güçlenince savaşmak için geri döneceklerini bildirip geldikleri gibi geri dönerler. Bütün bunlardan Kilrathi'lerin bu bitip tükenmek bilmeyen savaş arzularının, bir gün geri döneceklerine inandıkları savaş tanrılarıyla karşılaşmak için hazırlık niyetini taşıdığını fark ediyoruz (yoksa kötü adamlar değiller yani). Kehanete göre Kilrathi ırkını iki son beklemektedir. Birincisi, Tr'thrank; yani Kilrathi ırkının savaş tanrılarıyla yapılacak son savaşta galip çıkması veya onurlu bir ölümü paylaşması. İkincisi ise Kn'thrack; yani diğer önemsiz ırklarla yaptıkları savaşlarda yenilirlerse (biz yendik ya önceki oyunlarda), savaş tanrıları tarafından bu onursuz ırkın ve diğerlerinin evrenden tamamen silinmesi durumu, İşte böyle bir çocukluk dönemi geçiren Kilrathi ırkının paranoyak savaş çığlıklarını oldukça anlayışla karşılamak gerekiyor. Gülmeyin, belki bir gün sizin de başınıza gelir, görürsünüz o zaman. Neyse her şey, Kilrah 105»

MIDWAY (Mega-Carrier): Ana üssümüz olan bu gemi Confed'in en son projesinin bir ürünü. Ama henüz tamamen bitmiş sayılmaz bazı fonksiyonları hala devreye girmemiş. Üzerinde 2 adet uçuş grubu taşıyor. Bir üçüncüsü de oyunun sonlarına doğru eklenecek (Wolf Pack). Bilin bakalım bu grubun Wing Commander'ı kim olacak? ;)

geçmeden fark ediyor insanoğlu. Kilrathi'lerle karşılaşıyor. Orijin olarak kedi soyundan (kedilere de haksızlık olmasın, kaplan diyelim biz) olan Kilrathi'ler ise oldukça güçlü bir imparatorluğa sahipler ve kendilerini oldukça beğenmiş olmaları insanları av olarak görmeleri için yeterli sebebi oluşturuyor. Savaşmak ise onlar için sanılandan daha onur verici. Serinin ilk üç tanesinde Kilrathi İmparatorluğu'nu yerle bir etmek için Confed Pilotu Blair rolünde DÜŞMAN GEMİSİ: buda | oyun boyunca | - avlayacağımız düşman gemilerinden biri. Böyle adamların aerodinamik kaygıları falan yok. Balık gibi yapmışlar Ama oldukça estetik olmuş. Aferin uzaylılara valla. Uzay Mekiği nireee, bu araç nireee. Apollo13 nire... j uçuyorduk. Dördüncü oyunda (en ihtişamlı olanı, tam 6 CD) ise içimizdeki bir hainle savaşmak zorunda kaldık. Bu savaşta Kilrathi'ler ile iş birliği yapmak zorunda kaldık. Bu beşinci (Origin oyunun hiç bir yerine 5 yazmamış; akıllıca) oyunda ise... (şimdi görüntü sola doğru hızla akar (Hollywood stili) ve plan değişir). Mekan; bir Kilrathi tapınağı. Arka planda; eski bir Kilrathi kehaneti (Sivar mezhebinden), bir Kilrathi tarafından

Çin

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.