Gameshow sayı 35, sayfa 61

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 61

Merhaba Overdose arkadaşlar. Bir ay aradan sonra yine beraberiz. Nasıl keyifler? İyi di mi? İyi değilse hemen bu ay ki Overdose misyonuna başlayalım: 1- HİKAYE: Evet başta da gördüğünüz gibi artık o satırları sizin yazdığınız hikayeler süsleyecek. Benim Hikaye ise çok çok uzun olduğundan ve bölüm bölüm yayınlanırsa, GameShow çıktığı sürece hiç bitmeyeceğinden böyle bir yenilik düşündük. Hadi bakalım yaratıcılığına güvenenler, sarılın kalemlere (aman diyim diskette yazın) İstediğiniz her konuda yazabilirsiniz. Edebiyat alanında Overdose okuyucularının ayrıcalığını gösterin herkese... Bu ayki hikaye Altuğ Canıtez adlı arkadaşımıza ait. Kendisini ilk olduğu için tebrik ediyorum. Gayet metafizik semboller içeren hikayesini kaçırmayın sakın.

2- ÖZÜR: Geçen ay “Zorunlu açıklama” adlı kutudaki hitap biçimim maalesef o konuyla ilgisi olmayan tüm arkadaşların canını sıkmış. Ben mesajın yerine ulaştığını sanırken beklemediğim bir tepkiyle karşılaştım. Yani kısacası gayet önemsiz Serkan'ın attığı pisliği birbirimize bulaştırmamamız gerektiğini düşünerek sarf ettiğim tüm olumsuz cümlelerin masum kalpleri kırdığını görüyor ve bu sebepten dolayı ilgili, ilgisiz tüm Overdose okuyucularından özür diliyorum. Hadi, öpüşüp barışalım... 3- TIBERIAN SUN: Aldığım son bilgilere göre Tiberian Sun (Tiberium demek istiyorum ısrarla ama!!) Ağustos 1998'de çıkacakmış. Westwood oyunun her açıdan mükemmel olması için harıl harıl çalışıyormuş. Ayrıca Tiberian Dawn denilen oyun C&C'nin esas ismiymiş (bak bak deştikçe neler çıkıyor). Eh artık bu konudaki merakınız tatmin olmuştur sanırım. Bu arada Dune'u hatırlar mısınız? Peki sever misiniz? Hah işte o muhteşem klasiğin yeni versiyonu “Dune 2000” adı altında çıkıyor. Mükemmel... 4- SAYFA SAYISI: Overdose'a gelen büyük miktarlardaki mektup (disket olmasını arzu eder deli gönül) sayısı için Meg'le ben yeni adımlar atmak üzere bir hayli düşündük ve büyük sürpriz.... şimdilik alçak olduğumu kabul Evet, haberler, açıklamalar, yorumlar şimdilik bu kadar: Bakalım bu ayın bombaları neler (o ne yaw?): Ayın Oyunu: Bu ayın oyunu Sub Culture. Elite'ı hatırlar mısınız? Hani uzayda o gezegen senin bu gezegen benim ticaret yapardınız, savaşırdınız vs. vs. İşte Sub Culture bunun denizaltında geçeni. Ticaret yapma, değişik görevler alma, serbest stilde yüzme (kötü espri), veya bunlara bulaşmadan özgürce denizin dibinin güzelliklerini keşfetme gibi özellikleri var. Programcılar denizaltı atmosferini çok güzel bir şekilde oynayana hissettiriyorlar. Eğer 3D hızlandırıcı kartınız varsa atmosfer çok daha güzel oluyor. Elite'ı oynayıp da beğenenler yine günlerdi bu oyuna tapacaklardır. Herkese şiddetle tavsiye ediyorum. Kesinlikle kaçmaz... Ayın Albümü: Bu ay Black Metal takıldım. Başarılı Yunan gruplarından Rotting Christ'ın “Dead Poem” ve geçenlerde ülkemize gelerek konser veren Nightfall'un “Lesbian Show” albümlerini dinledim. Tek kelimeyle süper. Sert ritimlerin üstüne döşenmiş mükemmel melodilerin ve yerinde kullanılmış klavyenin de katkısıyla dinlemeye doyulamayan nefis iki albüm. Tavsiye etmekten öte bu albümlerin alınması için yasa çıkarılmalı diyorum. Hemen edinin. Ayın Filmi: Mükemmel film Total Recall'ın yönetmeni Paul Verhoven'den yine mükemmel bir film: Starship Troopers. Robert A. Heinlein'ın romanından uyarlama bu filmde göreceğiniz en güzel efektler, en sert görüntüler var. Böceklerle, insanların amansız savaşını anlatan film konusundan çok içeriği ve teknik yapısıyla göze çarpıyor. Hem de ne çarpma. Başlangıcından sonuna kadar nefessiz izleyeceksiniz. Ha bu arada filmin siyasal ve politik bir alt yapısı da var ama onu sonra açıklarım. Siz önce filme gidin. Ayın Kitabı: Bu ay ucuz kitap satan Kelepir mağazasına giderek harıl harıl aradığım bir kitaba rastladım ve çok mutlu oldum: “Maymunlar Cehennemi”. Yıllar önce TRT'de izleyip de çok fena unutmuş olduğum filmin kitabını okumak çok keyif verdi bana. Kısaca yeni bir gezegen keşfeden bir grup insanın burada sadece maymunlarla karşılaşmasını ve insan zekasına sahip bu maymunların onları esir almasını anlatıyor. Maymunlar gezegeninden kaçmaya çalışan kahramanın zekasını ispatlamak için verdiği mücadele ve beklenmeyen çarpıcı sonuyla süper bir kitap. Tez alınmalı... okurken Charlton Heston'ı hayal ederseniz, daha çok zevk alırsınız). Ayın Patlağı: Bu ay az kalsın dergi patlıyordu. Neden? Hayatta açıklamam. Hele bunu bir açıklarsam Meg' de beni patlatır. Yazık, halbuki ibret alınacak bir hikayesi vardı. Neyse onun Mert patladı diyelim, çünkü çok fena teptim hıyarı. Evet evet, Mert patladı... Ayın Kampanyası: Disket kampanyası devam ediyor beyler bayanlar. Hadi biraz daha gayret. Olacak bu iş. Eveet şimdi en can alıcı kısım başlıyor, buyrun: Sevgili Zebani Yazılılardan sonra ÖYS stresinden vakit buldukça bilgisayar oynuyorum. Size özellikle verdiğiniz bu emekten dolayı teşekkür ediyorum. Derginin daha da büyümesi, yaygınlaşması ve satışların artması dileği ile. Derginin 80 sayfa çıkması iyi oldu (ama yetmez) köşeni 10 sayfa yapmalısın. Sorular: 1. Blood kaç bölüm ? Niye bu kadar zor ? 2. Afterlife oynadın mı ? Dergiyi Ocak 97'den beri alıyorum ama açıklamasını göremedim. Daha önce açıklandıysa hangi sayı ? 3. Klasik bölümde Full Throttle'ı açıklarmısınız ? Oyun tekrar piyasaya sürülmüş bende almak istiyorum. 4. Dark Earth'ü aldım çok güzel bir oyun. Herkese tavsiye ederim. Bu tip başka oyunlarda var mı? neler ? 5. Cd Rip ne demek ? 6. Dergideki geri sayımın sonu nereye varacak ? 7. Tiberian Sun, Tiberium Sun, Tiberium Dawn nedir ? Yenilir mi içilir mi ? Yunan mitolojisinde geçtiği doğru mu ? Sorularım bu kadar cevaplarsan sevinirim. Şimdiden teşekkürler. Hakan “Sword” ÖZGENÇ Zebani: Ama ÖYS stresinden de huzurlu oyun oynayamıyorsun şimdide. Zaten kazandıktan sonra da huzurla oynayamayacağına göre, yani nasıl desem iki ucu b.klu paradoks işte senin durumun. Benim 8 sayfa da yetmemeye başladı. Mektuplar Montana dağı gibi (attım) birikti. On sayfa olacak gibi. Zaten böyle giderse Overdose sayfaları derginin sayfalarından daha çok olacak. İlgili hıyarları biraz daha tokatlayabilirsem (tokat arsızı oldular). Şimdi cevaplara bakalım (ben ne bakacam sen bak): 1- Thirty-four level (ingiliz ukala Meg böyle dedi). Ben öz ve öztürkçemizin güzelliklerle dolu zengin fonetiğini baz alarak daha anlamlı bir perspektiften bakıyor ve 34 levil diyorum (bi tokatı hakettim galiba). Niye bu kadar zor? ilginç bir soru. Oyunu yapan programcılar belli ki “abi bu kadar oyun yapıp gece gündüz kafayı yiyoruz. Bari zor yapalım da oynayanlarda kafayı yesin” demiş olabilirler. Veya en başta çok kolaymış fakat başpatron (nasıl oluyorsa) “bu olmamış zor yapın bunu. Oyun tarihinde ismimizin kalıcı olması açısından zart zurt” demiş ve programcılarda kel kafalı, şişko ve kusmuk çağrıştıran kravat renkli başpatronlarına sinirlenip oyunu olabilecek en zor seviyede yapmış olabilirler veya... (gerçek nedeni açıklayamadığım sürece saçma sapan varsayımlarda bulunmaya devam edeceğim). 2- Henüz oynamadım ve bu gidişle oynayamayacağım gibi oynamakta istemiyorum (bu ne yaaa). Yani oynamak için sırada o kadar çok oyun var ki! bakalım kısmetse olur (kız isteme seansına benzedi). GameShow'da da açıklanmadı ama oyun Kamer de var ve çok ucuz (bismillah başladık). 3- Bu günlerde klasik sayfasına olan talep bir hayli arttı. Herkes bir istekte bulunuyor. GameShow'un klasikler sayfasında oyun yayınlanması için izlediği metod kısaca herkesin (yani Türkiye'nin demek istiyorum) yanlış anlayıp da bir türlü uygulayamadığı demokrat olmaktan geçiyor. Yani en çok istenen oyun oy çokluğu sonucunda klasiklerde açıklanıyor (hile yok, hurda yok, mesaj da yok). Örnek için bakınız: Constructor. 4- Perfect Weapon'la, Time Commando diyeceğim ama onlarında arcade tarafı biraz fazla. Ecstatica ve Alone in the Dark diyeceğim bu sefer de adventure tarafı fazla olacak. Gel bak seninle MDK'da anlaşalım (ver elini). Ayrıca bir daha tavsiye sorusu sorarsan hem de böyle açık saçık bir biçimde sorarsan diğer elin benim olur ona GÖRE!!! 5- Orjinal CD'den çalınmış ve yaklaşık 80-90 disket tutan oyunların kırpılmış korsancası demek (ansiklopedi tanımı). Sakın ama sakın almayın demek (overdose tanımı). 6- Bu konuda her kafadan bir ses çıkıyor. Meg hazretleri de bir açıklamada bulunmuyor. Teori üretmek ve Meg'e işkence yapmakla meşgulüm. Fazla dayanamaz, yakında alıcam ağzından tüm bilgileri (veya dilini ve dişlerini). 7- Bakınız: Giriş bölümü. İşte cevapladım. Sevinebilirsin artıkın (Türkçe katletmeye devam). Mektup veya disket yollamaya devam. Hoşçakal (takıldım kaldım bu kelimede yaw).

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.