Gameshow sayı 35, sayfa 53

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 53

Yanımda şimdi. Neyse işte size bir ustanın kaleminden Waterdeep manzaraları: Waterdeep... Kuzey'in, hatta tüm Faerun'un en büyük, en ihtişamlı ve en etkili şehri Waterdeep... Ya da herkesin onu çağırdığı diğer adıyla, "City of Splendors"... Sword Coast'un hemen kenarında olan ve yüz bin (bu rakam tüm "Cormyr" krallığının şehirlerindeki nüfustan fazla) kişiyi barındıran bu şehri tam anlamıyla anlatmak günler sürer. Ama buraya ilk gelen biri için bilinmesi gerekenlerse... Waterdeep'in bu kadar gelişmiş bir şehir olmasının sebebi Kuzey'deki zengin maden yatakları, ki tüccar krallıklar "Amn" ve "Calimshan", Doğu'da "Inner Sea" krallıkları ve diğer şehirler, Batı'da da ada krallıklarının (Moonshae, Mintarn) tam ortasında hepsine bir geçit oluşturmasıdır. "City Of Splendors" o kadar büyüktür ki toplam 7 bölüme ayrılmıştır. Guild'lerin daha çok olduğu bölge, zenginlerin bölgesi, liman bölgesi... Merak etmeyin hepsini gezeceksiniz. Eskiden bir dwarf kalesi olduğu söylenen Waterdeep Dağı'nın etrafını dahi binalar sarmıştır. Evet bu Waterdeep Dağı "Time Of Troubles"ın sonunda "Ao"'nun ortaya çıktığı yer. Güvenlikse süper. "City Guard" ve "City Watch" ki aralarında güçlü büyücüler de var ve eğer bir şey yaparsanız sizi durdurmak için "Forgotten Realms"ın hiçbir yerinde görmediğiniz büyüleri kullanmaktan çekinmeyeceklerdir. "City Watch" devamlı her sokağı dolaşır. Sadece ölülerin gömüldüğü 'City of the Dead' denmesinin sebebi bir şehir kadar büyük olması zaten. Buranın kapıları gece yarısından sonra kapanır. Neden mi? Masum halkı yattığı yerden rahatsız olan ölülerden korumak için. "City Guard" ise şehri korumakla görevlidir ama acil durumda onlar da "City Watch"la birleşirler. Tabii şehrin en iki özelliğini de unutmamak lazım. Birincisi, şehri yöneten ve kimlikleri birkaçı dışında gizli tutulan Lordlar... Kimse tam sayısını bilmez ama 16 lord var ve yılda bir kere çoğu halk karşısına çıkarlar. Tabii üzerlerinde cinsiyetlerini gizleyen büyülü kıyafetler ve seslerini değiştiren maskeler vardır. Piergerion (Paladin 16) bilinen tek lord. İkincisi ise buraya her yıl yüzlerce maceracının gelmesine ve ölmesine sebep olan tek şey. "Waterdeep" şehrinin altında onlarca kat olarak zamanında deli büyücü "Halaster" tarafından yapılmış meşhur "Undermountain". Burada bulunan büyülü eşyalar, kaybolmuş bilgi ve büyüler... Ve bunları koruyan hiçbir yerde görülmemiş yaratıklar. Eğlenin, dolaşın, alışveriş yapın. Bütün inn'leri, taverna'ları, guild'leri dolaşın. Şehri korumak için Khelben'in yaptığı dev heykellere bakın. Dağa çıkıp denizi seyredin. Undermountain'a girmeyin. Tanrıların, eskiden ölmüş büyücülerin ruhlarının dolaştığı sokakları bulmaya çalışın... Bu sihri bu büyüyü siz de yaşayın... Ay dur kız, yapma, sivri kulaklarına kurban olayım bırak, yazımı yazacağım bak Muhammed'in işi bitti (çok sağ ol bu arada) senle sonra ilgilenirim. Tamam hayatım, aaaa bir dur geleceğim şimdi, ilk önce şu okuyucuların işini halledeyim (ayıp ve tehlikeli kelime oyunu) sonra sana bakacağım. Hah, kaçtım geldim. İşte böyle bu işler. Oyunu install ettiniz (30MB falan yetiyor. İyi yani) gayet gıcık bir demodan sonra (ama "TSR" yazısının çıkışı karizma açısından aşmışlık izleri veriyor), oynayalım dediniz. Ha, unutmadan, grafikler hi-res (ve güzel) oluyorken low-res (ve az güzel) de oluyor, söyleyeyim dedim. Grafiklerde Descent'te kullanmış oldukları motoru kullanmışlar (Descent'in grafikleri ödül almıştı). Oyunun grafikleri yeterince hızlı ve o hız için oldukça iyi. Yani şöyle diyeyim, Daggerfall'dan daha hızlı grafikler gerçekten üç boyutlular, daha güzeller yani. Önemli artı da derdim ama içimden gelmedi bir an. Karakter yaratmak konusunda çok bir şey söylemeyeceğim, oyun size birazcık yardım ediyor zaten, daha olmadı FRP köşesine mektup yazın, ya da MEG'e sorun (o da yeni FRP'ci), ya da bana sorun, ya da bir ayın ilk Cumartesi'si (her ay toplantı oluyor) Kamer'e gelin. Hem hoş geyikler oluyor, hem de sorularınıza yanıt bulabilirsiniz. Ama yine her zamanki gibi kendi karakterimi yazayım, yardımı olursa diye. Ha unutmadan, ilk önce ırkınızı ve cinsiyetinizi seçeceksiniz, sonra class'ınızı, sonra ability score'ları atacaksınız ki burada ben bir şey diyeceğim. Sol üstteki ikona (ismini unuttum. Regenerate'li bir şeydi ama: Hafıza) basınca bilgisayar zarları atacak. Normalde böyle oyunlarda hepsini maksimum yapabilirdiniz ama burada böyle bir şansınız yok. Tavsiyem çok düşük ability score'lar gelirse bir daha attırın zarları. Sonra da isminizi yazıp alignment'ınızı seçeceksiniz. Alignment konusu önemli bence, bu karakterin hayata bakış açısı: Lawful kurallara bağlı demektir. Neutral evrende dengelerin olduğuna ve bu dengelerin, Chaos ve Law dengesinin bozulmaması gerektiğine inanır. Chaotic ise kurallara göre yaşamayan demektir. Ama dikkat edin bir Chaotic kurallara her zaman karşı çıkacak diye bir şey yok. Eğer kurallar onun hayatına uyum gösteriyorsa çağımızın son moda sırt çantasının üzerine barış işareti yapıp gezinen kızları gibi sırf marjinallik adına kuralları çiğnemeyecektir (mesaj). Diğer kısım ise (Good, Neutral, Evil) gayet belli, zaten oyunda bir tek Neutral ve Good var. Temel olarak Good'lar başkalarının hayatına önem verirler. İyi kalplidirler yani. Ama iyi kalplilikle yufka yürekliliği karıştırmayalım lütfen. Neutral'lar ise pek öyle takmazlar bu işleri (bunu iki satırda anlatamayacağım, özür dilerim). Şimdi size diyeceğim şu ki, karakter yaratmayla ilgili olan bir sürü şey geçen ay dergide FRP köşesinde yayınlandı. O yüzden orayı okuyun, alignment hakkında ise bilgi yoktu orada, bende şu yerde elimden geldiğince yardım ettim sanırım. Başarılar. Bu arada oyunda mage oynatmak imkansız gibi (zor yani). İşte benim karakterim: Margoroth, Female Elf Fighter, STR:18/54, DEX:19, CON:9, INT:15, WIS:13, CHA:17, Alignment:Chaotic Good. Oyuna başladığınızda Waterdeep şehrinin hoş bir manzarasıyla karşılaşıyorsunuz, yapacağınız şey Khelben'in yanına gitmek (mouse'la tıklayacaksınız. Zaten tıklayabileceğiniz iki yer var, biri City Gates (ki burada Save, Load, Volume falan var), biri de Khelben's Tower). Khelben size "Oooo, buyur yiğidim, bir kahve içelim gel hem söyleşiriz" diyor. Neyse işte konu şu: Kobold denilen yaratıklar (bunlar ufacık, tefecik fakat hızlı hareket edebilen yaratıklardır) şehre saldırıp hırsızlık yapıyorlarmış, birinin buna dur demesi lazımmış. Sizin de nefesiniz kuvvetliymiş, bir "dur"la bitirirmişsiniz bu işi demeye utanırım şimdi diye düşünerek bu olaya girmiyorum bile. Neyse çıkın Khelben'in kulesinden (sol alttaki "exit" yazan yere basın. Bunu söylemesem orada kalır mıydınız?), şimdi haritada iki yer daha açıldı. Biri "Marketplace" burada mal alıp satabilirsiniz. Dungeon'dan aldığınız silahları falan satın buraya. Bir de magical item falan alırsınız diye. Diğeri "The Yawning Portal" (ya kaderim mi bu benim? İsmini unuttum, neresiydi orası?): Buraya gidince oyunda sık sık karşılaşacağınız, hatta hep karşınızda olacak ekranı göreceksiniz. Anlatayım mı burayı? Başladım bile. Artık bitireceğim Undermountain'i mecburen. Filmlerde baba adamlar başladıkları her işi bitirirler. Böyle adamlara sözünün eri adamlar denir. Bir de dediklerinin hiçbirini yapmayan adamlar vardır. Onlara da sözünün generali denir. Yani dediklerini yapmamak daha iyidir. Askerde erler bir dayak yer. Hiç unutmam bir gün Kore'deyiz yine. Tek başıma Kore'yi Korelilerin başına yıkacağım tam.... Tamam ya anladım kaçış yok. Anlatacağım işte ekranı. Sol üstte resminiz, altında isminiz, altında kaç hit pointiniz olduğu ve maksimum kaç olabileceği yazıyor. Sağ tarafta bariz olaraktan oyun ekranı, altında da mesaj penceresi var. Burası önemli. Oyunda size yardım edebilecek birçok şey yazar bu mekanda: yerde ayak izleri görüyorsun, duvar nedense çok gerçek gözükmüyor, şöminenin arkasında bir geçiş olduğunu fark ediyorsun... gibi. Mesajları yukarı aşağı oynatabilirsiniz yandaki oklardan yardım isterseniz. En altta silahlarınız ve kullanabileceğiniz diğer alet edevat var. En soldaki "1" oluyor. "1"e basın, onu tuttunuz (kelime oyunu yapmayacağım. A aa aa, bugün üstümde bir terbiyesizlik var ya), Ctrl'ye basın, kullandınız. Örneğin Healing Potion'ları böyle içebilirsiniz. İyileşin diye. Oyunda bir sürü potion var. Hepsini yazıp sayfa doldurmayacağım, ama içince ne olduğu alttaki mesaj kutusunda yazıyor. Silahları da böyle kullanabilirsiniz. Tamam, değil mi? İyi gidiyor yani. Sorun yok, rahatlayın; relax olun, problem yok ben buradayım, yanınızdayım, yardımcınızım, sakin, her şey güzel, hayat pembe, oh ne iyi ya, iyi ki her şey bu kadar kolay deyin kendinize, rahatlayın, uyuyun, uyuyun, uyuyun. Hah uyudu. Yavrum gel sen. Bas bakalım şunun "S" sine (ekrandakine ya, bana kelime oyunu yaptırmayın ya, kızdırmayın ya). Hah burada ne varmış bakalım? Solda ability score'ları falan yazıyormuş. Alt tarafta Cleric ya da Mage'se diye büyüleri yazıyormuş. Yani her leveldan kaç büyü yapabiliyormuş o yazıyormuş. Sonra ortada Thief ability'leri yazıyormuş. Hide in Shadows bir thief'in gölgelerin arasına girerek ortadan kaybolma özelliğiymiş. Move Silently sessiz yürüme özelliğiymiş. Open Locks kilitleri açma özelliğiymiş. Find Traps ortalıktaki tuzakları bulma özelliğiymiş. Climb Walls azınca düz duvara tırmanma özelliğiymiş. İşte böyle ha? Burada yarayacak bir şey yok. Herif hazır uyuyorken bir de "M"ye bas. Aha işte iyi bir şey. Harita, lazım olabilir, çalıyoruz bunu, gerçi harita pek iyi değil ama hiç yoktan iyidir. Bir de bas bakayım. Ho How, işte bulduk. Adamın cepleri burası. Sol tarafta üzerinde taşıdığı şeyler var. Oradan istediğin şeyi seçip alttaki boşluklara (hani "1'e basınca aktif olur, "2" ye basınca aktif olur... demiştim ya), ya da zırh falansa adamın üstüne yerleştirebiliriz. Ama boş ver sen bunları. "R"ye basmışız da uyuyup dinleniyormuş gibi uyuyor herif. Gel ceplerini boşaltalım, Marketplace'de satarız. "A" ya bassaydık da keşke konuşsaydı karşısındakiyle, ya da düğme varsa ona bassaydı, kapı varsa onu açsaydı... "Activate" etseydi yani. Neyse, yürü yolumuz uzun, Marketplace'e gideceğiz daha. İşte böyle. Oyunun tam çözümünü verelim diye düşündük ilk başta ama sonra gördük ki oyunda bilmeceler genelde o düğmeye bas, bilmem neredeki duvar ilüzyon haline gelsin, sonra üç yıl sonra fark et sen bunu, oradan gir, bulduğun düğmeye bas... şeklindeymiş ve de ben size gelip oynamadığım sürece pek bir işe yaramazmış. Evet şimdi bir ısınma turu: OYUNA BAŞLADIK. EEE..... Tavernaya girdik. Ortadaki kuyunun yanına gittik, "A"ya bastık, kuyunun kapısı açıldı, içeri girdik, indik aşağı doğru Undermountain'e. Aşağıya gelince karşımızdaki kapıyı açtık ve üç kapı ile karşılaştık. Soldakine doğru giden küçük ayak izleri fark ettik, biz de küçük bir şeyler arıyoruz ya (kobold'lar), kesin onlardır dedik, soldaki kapıyı açtık. Bir ışınlanma kapısı (portal da denir. Mizaç farkı) atladık hemen. Sonra dümdüz yürüdük. Kapıyı açtık. Köprünün üzerinden sola döndük. Merdiveni çıktık (önce "A", sonra ileri), sağdaki iki kobold'u öldürdük. Çalışan iki kolu (diğerleri bozuk) aşağı indirdik. Diğer taraftan bir scroll bulduk. Köprünün üstüne geri döndük. Dümdüz devam. Aşağı indik. Bir kobold gördük. Gittik konuştuk. Sevgilisine haber götüreceğimiz sözünü verdik. Sağ taraftaki delikten devam ettik. Wand of Magic Missiles bulduk. Devam, bir tavandan aşağı akan suları gördük. Sağa döndük (yoldaki sandığı kırdık). Gördüğümüz koboldların kimini kestik. Kaçanları kovalamadık. Soldaki odadaki sandıklardan bir sürü güzel şey çıktı. Konuştuğumuz kobold'un sevgilisini gördük. Onunla da konuştuk ve sevgilisinin onu beklediğini söyledik, sol taraftaki beyaz işaretin yanına gittik. "R"ye bastık. Bir anda dinlendik. Meğer rest böyle oluyormuş sadece dedik. Yola devam ettik. Soldaki diğer odada değerli şeyler bulduk. Devam ettik yine. Bir yerde bir sürü kobold gördük. Kaçmayanı öldürdük, kaçana engel olmadık. Geri döndük. O bir sürü kobold'u öldürdüğümüz odaya gelmeden hemen önce soldan yukarı çıkan yerden yukarı çıktık. Tahtaların üstüne basaraktan sağ taraftaki diğer odaya ulaştık. Muhafızları öldürdük. Scroll'u aldık. Okuduk.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.