Gameshow sayı 35, sayfa 52

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 52

Bu yazıyı dördüncü yazışım. İlkini save edemeden elektrikler kesildi. İkincisini beğenemedim. Üçüncüsünü yazdım, bitirdim, save ederken Windows'um çöktü. Son yirmi beş saatimi yazımı yazmamayı başarmak için değişik doğaüstü hareketler yaparak geçirmiş olan ben takdir edersiniz ki keyifsizim. Ama yine de canım yazı yazmak istiyor ve siz alnıma istediğiniz beş harfli kelimeyi yazabilirsiniz. Ben size oyunumu anlatayım yine de. Bir adet FRP'yle karşınızdayım şu sayfalarda. Oyun bir çeşit EOB serisinin tek kişilik, daha güzel grafikli, bir miktar daha kötü bilmeceli (en azından EOB2'den), daha abartık konulu, daha kaliteli (gerçek kelime bu) bir uyarlama-taklidiyim ben size, siz de elinizden geldiğince anlayın. Oyun AD&D kurallarına göre yapılmış ama tabii ki bir miktar tacize uğramış. Bir kere bir sürü mage büyüsü yok, fighter'ların mastery olayı yok, yani nasıl desem tabii ki masaüstünden aldığınız zevki bir bilgisayardan almanız zor. Yani düşünün bir kere, bilgisayar mı daha iyi DM'lik yapar yoksa benim uluslararası yarışmalara girse en iyi DM seçileceğinden emin olduğum ve bana istediğim cloak'ı verecek olan Barış mı? Hafif geyiksel bir tarzda anlattığım gibi, bir bilgisayara bütün olası ihtimalleri kaydedemeyeceğimizden dolayı oyunda "her" şeyi yapmanız mümkün değil. Yani DM bir insan olunca ona yapmayı planladığınız "herhangi bir" hareketin mantığını anlatabilirsiniz ama bilgisayara anlatamayacak olmanız gibi bir sorun var

(eğer siz yapabiliyorsanız sizin menajeriniz olmaya hazırım. Çok para kazanmamanız için hiçbir sebep yok). Yani yapabileceğiniz şeyler sınırlı. Critical Hit falan gibi karışık şeyler de yok. Nasıl desem, oyunun AD&D olması müthiş bir avantaj, bir kere level atlama sistemini falan biliyoruz, ayrıca hikaye de insanı azdırabilecek kadar abartık ama bunun dışında hiç masaüstü oynamamış adamlar bu oyunu görüp "oha bu muymuş FRP dedikleri?" ne anlattımsa anlattım, benim de kafam karıştı geçelim bu konuyu. Evet oyun sizin kendi gözünüzden gördüğünüz bir FRP (bunun bir adı vardır kesin). Oynanış tarzı olarak Doom'a benziyor yani, round sistemi yok, real-time (şu sıralar sinirime dokunan bir laf) dalıyoruz ona buna herkese. Karakterlerle konuşmak oyunu etkiliyor, ama süper bir İngilizcenin lazım olduğuna kanaat getirmedim. Fakat mesela bir adamla bir yerde konuşmanız planlandıysa, siz de onu öldürdüyseniz sonraları zorluk çekmiyorsunuz. Hatta oyun siz onunla konuşmuşsunuz gibi davranıyor bazen. "Konu ne peki?" sorunuzu duyar gibi oluyorum (sarhoş muyum acaba), cevap verip vermemekte kararsızım. Yani hiç keyfinizi kaçırmayıp da konuyu siz bulun mu desem (baştaki amaçtan sapmalar oluyor), yoksa söylesem de gülsek mi? Neyse bahsedeyim biraz: Siz 1. level bir karakter olarak efsanevi (Chosen of Mystra olan) Khelben tarafından Waterdeep'in (bilgi biraz sonra) altındaki devasa bir zindan olan Undermountain'i araştırmaya başlamak için çağırılırsınız. Yani koskoca Waterdeep'de siz ne idüğü belirsiz birinci level karaktermişsiniz meğer. Durun

. Daha bitmedi. Sonra siz Waterdeep'e saldıracak olan büyük bir gücün varlığını haber alırsınız (alana kadar imanım gevrek tarza giriş yaptı), sonracıma siz 5. level falan olmuşken Khelben bu büyük tehlikenin -belki de Waterdeep'i yerle bir edebilecek tehlikenin- araştırılması için şehirdeki o kadar mage'i falan değil de sizi görevlendirir. Oha demeyin, durun daha, işte Great Final: Lloth'un (Dark Elf'lerin tanrıçası olur) taaa "Elf kalan ve aslında Undermountain'de olmaması gereken kılıcını ele geçirip oyunu bitirirsiniz (mişsiniz yani). Peki Lloth kadın değil mi? Peki Lloth'un kılıcı nasıl oluyor... Tamam sustum, ayıp etmeyeyim. Süper bir mantık üzerine oturtulmuş bu harika senaryonun mantık eksikliğini pas geçersek yeterince iyi olmuş diyerek ben kefil oluyorum. Ve siz de yazım yanlışı yaptın diyerek kefal oluyorsunuz çünkü bile bile yanlış yazdım (süper kandırdım sizi ya, ben neyim ya, cin miyim in miyim ya???) Şimdi size verdiğim 4 sözü tutarak Waterdeep hakkında bilgi veriyorum. Sırf bu bilgi için taa Forgotten Realms'e gittim, orada yaşayan ulu mage Muhammed Dabiri'yi buldum, ondan yardım istedim. O da büyü research'ini yarım bıraktı (sırf benim hatırım için. Ha bir de Mystra'dan selam götürdüm ama pek bir etkisi olduğunu zannetmiyorum. O sırf beni sevdiği için yaptı bu işi), bana Waterdeep hakkında bilgi yazdı. Ben de dönerken bir elf kadınıyla evlendim.

Descent to Uno

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.