OVERDOSE

kat yeltendiğim bu hareket bana erilen yetkinin çok çok üzerindeydi. Ayrıca genleriyle tamamen oynanmış ve temiz birer insana dönüştürülmüş bu kişileri bilgisayar dahisi olduklarını dair nasıl ikna edeceğimi de bilmiyordum. Thing'i altetmenin yolunun tamamen bu kişileri kontrol altında tutmak olduğuna inanıyordum. Şimdi yeni yeni fikirler üretme zamanı gelmişti. Ekip arkadaşlarımda benim bu çılgın hareketime destek vereceklerini açıkladıktan sonra yasal ve yasal olmayan bazı fikirler üreterek harekete geçmeye hazırdık. Planımızı 2 bölümden oluşuyordu: birincisi bu manyakların (sözde tekstil işçilerinin) artık fabrikada çalışmak zorunda olmadıklarını ve Devlet adına çalışarak daha fazla ücret alacaklarına inandırdık. Böylece bu kişiler üzerinde kontrol sağlamış olacak ve deneylerimizi herhangi bir engelle karşılaşmadan uygulayabilecektik. İkincisi ise yeniden kazandırılmış bu kişileri saklamak olacaktı ki en zoru da buydu. Tekstil işçileri parasını aslında kendi cebimizden ödeyecek ve onlardan bu işle ilgili kimseye tek bir söz etmemelerini sağlayacaktık. Bundan sonraki çalışmalarımız ip üstünde yürümeye çalışan bir cambaza benzetilebilir. Hem bu manyaklarla uğraşıp hem de onları saklama zorunluluğu yeterince zordu zaten. Ayrıca manyakların üzerinde yapılan işlemlerde esaslıydı doğrusu çünkü gerçekten hiçbir şey hatırlamıyorlar, hiçbir şey bilmiyorlardı. Kendi yarattıkları manyağı gördüklerinde bile hiçbirşey hissetmemişlerdi. Bu olanlar onların basit hayatı için bir lüksdü ve bu lüks onlar için tehlike olmaya başlıyordu. Çalışmaların hiçbir sonuç vermemesi bizi bir kere daha yeni fikirler üretmeye zorluyordu. Thing ise yıkıcı eylemlerine bir yenisini ekleyerek herkesi kızdırmaya ve şaşırtmaya devam ediyordu. Herşey yataktan kalkar kalkmaz başlıyor zaten. Gerçeklere ilk adımımı attığımda; gözlerimi açtığım anda. İğrenç bir beyazlık tüm varlığıma tecavüz ettiği anda. Kontrolümde olsa o huzur dolu karanlığı kendi lehimde kullanmak isterdim. İstediğim kadar hem de. Beş yıl, on yıl, yüz yıl. Kimsenin yüzünü görmeden, kimsenin derdini çekmeden, bana verilen lanetli rolü oynamak zorunda kalmadan. Böyle bir evrime maruz kalmayan tek yaratık ben olmak isterdim. Kendi besinimi, kendi gereksinimlerimi dışarıdan değil, kendi kendime sağlamak isterdim. Kendi kendine yeter olmanın tanımı o zaman bu olurdu bana göre. Ama hayır. Ne yazık ki hayır. Biraz sonra hayat denen bu beş küsur milyar yıllık oyunu kendi adıma katlanılır kılmak amacıyla bence hiçde önemli olmayan bir serüven dizisine atılıcam. Ama ne serüven; her bölümü aynı ve sıkıcı. Dışardaki gerçeklerle içimdeki gerçeklerin bu kadar çeliştiğinin farkındaydım ama bu çelişkinin bu günlerde olduğu gibi beni bu kadar rahatsız edeceğini hiç tahmin etmezdim doğrusu. Hem nedir ki gerçek? Dışardan gelen bilgilerin beynim tarafından yorumlanıp bir etiket yapıştırılarak kayıtlara geçmesi mi? O gerçeklerin tek ispatı bu mu? Şu karşımda karlı bir görüntümü sunan aynanın gerçek yapısı hakkında ne biliyorum? Beynim ona "cansız" etiketini yapıştırırken hangi kriterlere göre davranıyor ki? Aynanın atomlarının bu kadar kararlı bir şekilde bir arada durması onlarda da bir bilinç olduğunun göstergesi olamaz mı? Benim atomlarımla onların ki arasındaki fark kararlılık mı? Hayır, işte yine başladım. Öyle ya yüzümü yıkayıp işime gitmeli; ruhumu, enerjimi, zamanımı ve bilgimi belli bir para karşılığında satıp, insanlara çok gerekli olan Grafik ve Animasyon dalında hizmet vermeliyim. Peki öyle olsun. İşte Mecidiyeköye gideceğini tahmin ettiğim bir Taksi yaklaşıyor bile. Yansıtma özelliği fazlaca olan camın gözlerime güneş ışığını doldurmasına aldırmayarak "taksi, hey taksi. Belli bir koordinata gitmek amacıyla size olan ihtiyacım paramla doğru orantılıdır, bence durmalısınız" anafikirli bir el işaretiyle durduruyorum. "Mecidiyeköy, Sıracevizlerden gidelim" gibi gayet ruhsuz ve umursamaz bir tavır takınmamı engelleyemeden yola çıkmaya başlıyoruz. Taksinin hareketiyle insanlar geri gitmeye başlıyorlar; tıpkı hayatta olduğu gibi. "Yolda ki trafik sıkışıklığının benim ruhuma vurduğu darbeler olsa olsa gerçektir" diye düşünüyorum. Taksici Politikadan bahsediyor ve bel altı terminolojisi kullanarak önüne fırlayan arabalara ve milletimizin müzmin hastalığı olan salaklık üzerine mühim açıklamalarda bulunuyor. Arabanın durması esnasında camın hemen önünde gereksiz yere ağlayarak bilinçsizce ilgi çekmek isteyen ve annesine hiçte haketmediği eziyeti hak gören köpek suratlı kız çocuğuna bir tokat çakmak istiyorum. Çok mühim işlerinin iki saniye de olsa gecikmesine dayanamayan sabırsız insanların, arabanın önüne şovalyece bir tavırla atlayıp, sonunda ezildiklerini ve bu esnada hiç de kılımın kıpırdamayacağını düşünmeden edemiyorum. Arabalarında bencillik yarışmasına giren milletimizin bu yolla kimseye olmayan saygısını çığlık atan korna sesleriyle kanıtlamasını görüyor ve bu kornaların, arabaları havaya uçurduğunu düşünmeden edemiyorum. Atomların raslantısal olarak mükemmel bir uyumda bulunmasının hemen sağımdaki kadında şımarıklığa, narsistliğe, küstahlığa, kaprisli olmaya ve megolomanlığa yol açarak aslında tamamını plastik birer cinsellik, ilgi çekme veya odak noktası olma isteği olarak kullanmasını anlamıyor ve yanına gidip "çok afedersiniz bayan saçınızı yolabilir miyim?" demek istiyorum. Gerçek bir kapitalist simgesi olan takım elbiseli, eli çantalı, sözde saygın olan şu zavallı bay ego'ya "pardon, amuda kalkar mısınız?" demek istiyorum. Bu arada hiç ilgilenmediğim halde ve ilgilenmediğimi gayet açık seçik surat ifademe yansıttığım halde, hala, arabanın motoru gibi hiç durmayan motor-çene Taksiciyi içimden gelerek yol boyunca tekmelemek istiyorum. Suratında iki kilo boyayla kendini komik ve eskimiş bir süs bebeğine çevirmekte profesyonel olan 60'lık bayan deformasyona "bence sizin makyaja değil, bir kaportacıya ihtiyacınız var" demek istiyorum. Sonunda Mecidiyeköy'e geliyorum. Taksicinin beni istediğim koordinata getirmesinin bedelini ödeyerek "iyi günler" maskesi altında lanet ediyor ve 1 metrekarelik alandan kendimi dışarı atıyorum. Ama serüven bitmiyor, daha yeni başlıyor. Kafamın yarısında yatağımdaki huzur dolu karanlığı düşlerken, diğer yarısında beni olmamam gereken koordinatlara sürükleyen insanları yok etmeye devam ediyorum. Kafamda ki hayat kavramının bir gün ete kemiğe bürünüp karşıma geçerek "sana bir iyi, bir de kötü haberim var" demesini bekliyor ve cevabımı veriyorum: "Kötüyü biliyorum, sadece iyiyi söyle ve defol". Merhaba Overdose bağımlıları. Nasılsınız bakalım bir aydır? Ooo pardon yanlış soru sordum galiba. Öyle ya mektuplara bakmam yeterli. Beni soracak olursanız |bir ihtimal!!| aynen yukardaki gibiyim. Hayatı kendi adıma katlanılır kılmak amacıyla çeşitli aktivitelerde bulunuyorum. Bu aktivitelerin en zevklisi ve egomu cilalayan yanı ise Overdose. Bu ay da Mektup bombası devam etti. Gelen mektupların çokluğu yüzünden Meg ile ben tüm mektupları değerlendirmek amacıyla çeşitli teoriler üretmek zorunda kalıyoruz. Anlayacağınız 8 sayfa da yetmemeye başladı. Bakalım, bu konuda bir süpriz gelecek gibi. Şimdi bu ay da açıklanması gereken bazı maddeler varmış gibi geldi bana: 1- Elimde olmayan teknik nedenlerden dolayı gönderdiğiniz E-Mail'ler dağlar kadar oldu ve hiçbirisine cevap veremiyorum. Çünkü E-Mail'im de bir arıza var. Hıyar Editörümüz bu sorunun üzerinde çalışmalara başladı ve en kısa sürede Overdose Web alemlerinde de sorularınıza en güzel (ve öhö!! en kestirme!! - şaka şaka) cevaplar vermeye devam edecek. Coming Soon... 2- Gelen mektuplarda ki sorularınız da Teknik soruların fazlalığı dikkatimden kaçmadı tabii ki. Aslında bu soruları benim açıklamam da hiçbir engel yok ama GameShow'da koskoca Engin Abla'nın alanına giren bir sürü teknik soruyu da benim cevaplamam siz de takdir edersiniz ki abes kaçmaktadır. Ayrıca bazı anlamadığım teknik problemlerin çözümlerini sürekli Engin Abla'ya sormak da işin diğer dramatik yanını oluşturmaktadır. Sözün özü Lütfen teknik sorularınızı Engin Abla'ya yazar mısınız? ilginç bir cümle oldu sanki). Yani Engin Abla'nın işi budur ve nedense güzeller güzeli Engin Abla'mızın işini ben yapıyormuşum gibi hissediyorum. Hem bu konular hakkında kendisi size benim verdiğim cevaplardan daha geniş ve ayrıntılı açıklamalar yapacaktır. Fakat asılmayın sakın gözlerinizi oyarım. O benim. 3- Farkındaysanız son zamanlarda her yerinden tarih ve sanat fışkıran ine alakası varsa) güzel Türkiyemiz de artık herşeyiyle Türkçe yapılmış (seslendirmesinden, manual'ine kadar) orijinal oyunlar fışkırmaktadır gelmektedir). Dünya devi Electronic Arts ile Fransız Devi Cryo'nun tüm oyunları her şeyiyle Türkçe olarak Huzurlarınıza gelmekte ve bu durum çok sevindirici olmaktadır |ders anlatıyor muşum gibi oldu sanki). Aslında söylemek istediğim, yıllardır acısını çektiğimiz kopya oyunlardan, onların getirdiği sıkıntılardan, problemlerden kurtulmak için önümüzde oldukça güzel seçenekler sunmaktadır bu durum (Aral Ithalat ve Raks distrübütörlüğünde ve madem parantez arası Aral'dan çok şikayetçiyim ayol). Tabii ki 25-30 dolar vermek zor gelebilir; ama ortak bir sağduyuyla orijinal oyun alınmaya karar verildiğinde |ki ben karar aşamasındayım, çünkü bıktım kopya CD'lerin sorunlarından) bu avantajı lehimize kullanabiliriz bitti!!). Tabii ki unutmamanız gereken şey GameShow'un Orijinal oyunlarla ilgili bu tip girişimlerin Aral, duyduğuma göre ayıp etmişsin) her zaman arkasında olduğu ve en iyi orijinal oyunların da Kamer'de bulunduğu olmalıdır. 4- Burada da kısaca Overdose'u eleştirenleri... pardon yanlış söyledim, Overdose'a bekçi köpeği gibi havlayanlar hakkında birşeyler söylemek istiyorum. Bu sert tanımlamamdan alınanlar olacaksa onlar zaten kendilerini biliyorlar, lütfen diğerleri alınmasın. Bu söz konusu kişiler "Overdose berbat, çok kötü" gibi tamamen karalama amaçlı şeyler söylemekte fakat böyle bir sonuca vardıklarını belli edecek hiçbir kanıt söyleyememektedirler. Aptalca bir yargı sonucunda, istedikleri şeyi göremedikleri için havlayan bu tipler bahane olarakta "eleştiri" gibi anlamını kesinlikle bilmedikleri bir kelimeyi, kendi sığ düşüncelerini gizlemek amacıyla kullanmaktadırlar. Eleştri yapılırken Akılcı yollar izleyene; ve neye, ne için eleştri yaptıklarını açıklayacak düzeye gelene kadar bu tipler, tarafımca umursanmayacaktır. Sonuç olarak Overdose bu havlamaları haketmemektedir (oh be rahatladım ayol!!). Çok uzattık, bakalım bu ay neler yapmışız: Ayın Oyunu: Bu ayın oyunu aynı zamanda dünya görüşümün, duygularımın ve hislerimin oluşmasında çok önemli bir yeri olan (hiç alakası yok!!) Blade Runner filminin oyunu. Oyun filmin senaryosuna paralel bir şekilde ilerliyor. Fakat Adventure olduğu için |ha, oyun

Adventure şimdi söyliyim bari) ufak tefek |yerine göre büyük, çok büyük, daha büyük| ayrıntılar eklemişler; yani sonuca farklı yollardan, farklı bilmeceleri çözerek ulaşıyorsunuz (filmin de oyunla aynı olduğunu düşünenler için söylüyorum). Kahramanın Harrison Ford olmadığı |herifin fiyatı 20 milyon $) oyun; bilmeceleri, sesleri, film-like ingilizce ukalalık yapayım dedim) atmosferi, heyecanı ve müthiş 3D grafikleriyle |merak etmeyin 3D hızlandırıcı istemiyor) kesinlikle alınmaya değer. Bu arada filmi görmemiş olanlara Blade Runner'ı lama Director's Cut versiyonunu| şiddet ve vahşetle seyretmelerini tavsiye ediyorum. Ayın Filmi: Bu ay sadece tek filme gittim: Dream with the Fishes. Alternatif sinemanın en güzel örneklerinden olan film, hayatın gün batımına varan insanların ruhunda oluşan şiddetli dalgalanmaları, çelişkileri ve değişimleri mizahi bir üslupla anlatan keyifli bir seyirlik (klasik sinema eleştirmeni lafı). Hep aynı, monoton bir çerçevede ilerleyen gıcık Hollywood filmlerinden geçilmeyen bir dönemde hem düşündüren, hem güldüren ve biraz da hüzünlendiren bir filme gitmek isteyenlere. Hadi doğru gişelere... Ayın Albümü: Savatage'dan güzel bir albüm var bu ay kulaklarımızda (kulaklarımda): Wake Of Magellan. Melodik bir yapıya oturtulmuş Hard Rock ritimlerinin hemen belli olduğu albüm beni hayal kırıklığına uğratmadı. Hem çoşkulu, hem de acıklı ve karamsar bir müzik ziyafeti sizleri bekliyor. Ne diyim, ben olsam alırdım Ine?). Ayın kitabı: Bu ay Hugo ve Nebula gibi büyük Bilim Kurgu ödüllerini silip süpüren Jack Vance'in "En Son Kale" isimli romanı huzurlarınızda. Metis yayınlarından çıkan kitap, dünyanın çok ilerki bir döneminde insanların makinalara doğrusu yarı organik ve duygulu Mek'lere) olan kölece davranışları sonucu, makinaların sözde saygın ve kibirli insanlara olan isyanını anlatıyor. Başka bir deyişle İnsanlarla makineler arasındaki varoluş mücadelesini anlatıyor. Şu son yıllarda Teknolojinin yararlı- zararlı yanlarının tartışılıp sorgulanmasını göz önüne alırsak, roman güncelliğiyle de ilgi çekici bir hale geliyor. Hemen alınmalı. Ayrıca Hirsiz-Dedektifimiz Bernie Rhodenbarr maceraları tam hız devam ediyor |ve tam hız okuyorum, okutuyorum, okutucam, okunmalı). Raflarda tozlanmasına izin vermeyin. Ayın Patlağı: Geçen ay kimse patlamadı diye sevinirken bu ay yine 1 kişi aniden patlayıverdi: Kanka'm Muder. Derginin en sevimli, en iyi ve sorunsuz tek yazarı olarak gördüğümüz (gördüğüm) Muder de malesef GameShow'un birikmiş lanetinden payını aldı ve patladı. Tabii ki Patlakların içeriklerini açıklayamadığım için bunun da Tarihin patlak sayfaları arasında yerini alacak olmasından başka yapacak hiçbir şeyim yok. Ayın Yılı: Şimdi bu ne demek diye soracaksınız ama ben sorunuzu bir yana bırakarak 1998 yılının hepinize başarı, sağlık, GameShow ve bit tabii ki Overdose getirmesini temenni ederim (amin). Ayın Kampanyası: Yaw beyler/bayanlar. Şu disket kampanyasına bir el atın. Ben de ne güzel övünüyordum Overdose'cuların kampanyalara olan desteğinin ne kadar muhteşem olduğu konusunda. Çok rica etçem. Hadi... Ayın Sorusu: Sorular devam ediyor lama cevaplar yok, çok ayıp). Bu ayın sorusu şöyle: Size tekrar doğma şansı verseler şu andaki siz olmak ister miydiniz? Evetse neden? Hayırsa neden? Eveeet, artık başlayalım. Buyrun: Selam Mr. Zebani, Mektubuma diğerleri gibi "Nasılsın" veya "Bu sana bilmem kaçıncı mektubum" diye bir başlangıç yapmak istemiyorum. Bunlar çok klasik laflar. Aaa ! Mektubuma başlamışım. Ne diyeyim. Allah bu mektubun sonunu hayır etsin. 1- Windows 95, Fifa 97, Nfs2, Larry 7 hangi programlama diliyle yazılmıştır? Java'yla yazılan bir oyun biliyor musun? 2- İnternet'te Civ2 ek senaryoları alabileceğim doğru mu? Doğruysa nereden? 3- Outlaws 8 Ram'da çıkıyor mu? Demosu çıkıyordu ama? 4- Hacker olabilmem için neler gerekli? 5- Bir uyarı : Bazı kurnaz okurların artık oyun tavsiyesi için bazı yeni sistemler bulmuşlar. (Fifa 97 'mi Kick off 'mu? Larry 7'mi Discworld 2'mi?) umarım farkındasın. 6- Yabancı bir dergiden aldığım CD'de Direct X'in 5 sürümü var. Fakat benim Windows'un tipini beğenmedi. Yükleyemiyorum. (This Language of Direct X is not supported by this version of Windows) gibilerinden mesajlar veriyor (Benim Windows Türkçe). 7- Ekim sayısının kapağındaki "10" ne? (Pc oyunlarında Türkiye'nin 10 numarası, eheheh. -. .) Şimdilik bu kadar, Mektupların devamının geleceğine emin olabilirsin (Sıkıysa olma). Cem "Buraya yazacak bir şey bulamadım" KARAGÖZ Zebani: Abi sen "öyle veya böyle" başlamıycam dedin ama aynen "öyle veya böyle" başladın (ben nasıl başladım şimdi; kötü başlangıç, tüh). farkındasın değil mi? Bundan sonra senden daha post-modernist girişler bekliyorum (hiç tavsiye etmem amal!!). Evet bu mektup biraz garip olacak gibi. Allah bu mektubun sonunu hayır eder mi bilmiyorum ama ben hemen hayır-evet seansına geçeyim bari: 1- Bu saydıklarının hepsi Amiga Basic'le yapılıp, sonra PC'ye convert ediliyor desem yalan olacak, zaten yalan |Amiga'yı özledim ben!). Aslında benim bildiğim "C" veya "Assembler" ile yapılıyor. Ama Assembler çok gıcık bir dil olduğundan şimdilerde kullanılıyor mu belli değil. Java'yla

GULU yazılan oyunlar ise bizim küçükken oynayıpta yenilince karşıdakini dövdüğümüz üç-taş, beş-taş, iskambil ne be?) tipi oyunlar|sadece internet için o da). Bir de Java motorsiklet konusu var ki hemen susmak istiyorum. 2- Hayır kesinlikle talihsiz ve kuyruklu bir yalanın kurbanı olmuşsun İnasıl oluyorsa!). Civ2 için "Fantastic World" isimli yeni bir bölüm piyasaya sürüldü, ancak onu alabiliyorsun. Bunu da nereden alacağını biliyorsun heralde Jay dayanamıycam söylüyorum: Kamer bilgisayar, ehihi!). 8- Nayır. Naoutlaws 8 Nram'de çıkmıyor, Nminimum 16 Nram'de çıkar (bu ay çokça Cüneyt Arkın movie seyrettim de!!). 4- Bak şimdi bak bak olaya bak (arada hiç noktalama işareti yok, bu iyiye işaret|!) değil). Önce ne için Hacker olmak istiyorsun buna cevap ver. Ama ben senin cevabını beklemeden (1 ay uzun bir süre) sana gerekenleri vereyim: 1 adet en |O'lusundan bir beyin, Anti-sosyal olmaya eğilimli sorunlu bir kişilik, uzman Psikolog'dan onaylı Paranoya belgesi, açma-kapama düğmesinden Network'lere kadar uzanan bilgisayar kültürü, 1 adet karanlık ve örümcek dolu oda (tamam bunu abarttım), bilgisayar, modem, sonra bir baş cesaret |büyük anlamında), yakalanma riskine karşılık karete veya jet kune do bilgisi ve son olarak 1 adet FBI, pardon komiser Ayhan seni yakalayıpta 20 sene hapise tıktığında "pişmanın" diyerek salya sümük ağlamak. Hala Hacker olmak istiyor musun? 5- Sorma, farkındayım. Savaş boyalarımı sürdüm (ipucu Engin Abla'nın makyaj takımı). Fifa 98 iyi oyun, Larry 7 ise:..Jne oluyor bana!!). 6- Windows gerçekten de senin Direct X'in tipini beğenmemiş. Bunun yerine başkasını bulman gerekiyor. Her oyunun içinde bir tane var. Onları deneyebilirsin. Hiçbir şey olmassa formatla diyecem utanıyorum... 7- Bu işin sırrını biliyorum ama Meg'in bu konuda Patronluk yapacağı tuttu ve bu müthiş sırrı Halka açıklayıp bilgilenmesini önlemek amacıyla beni tehdit etti. Tek ümidim kamoyu sağduyusu (ah!!). Hay 1000 kunduz, en iyi cümleleriniz bile tehdit kokuyor. Tamam abi, eminim, sen kesin mektup gönderecen (pardon disket. Alçaklar sizi niye disket gönder miyorsunuz. Acımıyor musunuz bana? Bak parmaklarım klavye romatizması oldu. Bu arada romatizma diyince "yarın yağmur yağacak" esprisini yapmazsam rahat edemiycim)|. Hoşcakal ve mektup yaz. Ra Sevgili Zebani Bilmem bu sana kaçıncı mektubum (8), ama artık saymaktan bıktım. Bari ben direk sorulara geçeyim: 1- Windows problemleri aldı başını gidiyor. Nedir şu msgrsv32 dosyası? Need for Speed 2 ve NBA 97 oyunlarında hata veriyor. Lütfiye (pardon bir çare. 2- İlk Türk Real-Time hakkında neler biliyorsun? 3- Bilgisayarı sık sık |o kadar da sık değil aslında) format atmak HD'ye zarar verir mi? 4- Senden oyun önermeni istiyorum. Sadece senin tavsiye bölümünde birkaç tür daha eklemen olacak. Örneğin: Sport başlığı altında bütün spor türlerini değerlendir. Sadece futbol ve basketi ele almak iyi değil. Okey? 5- Bir kaç oyun hakkında bilgi istiyorum. Bunlar Beast and Bumpkins, Fallen Heaven. 6- Benim garip ama doğru olduğu kanısında olduğum bir düşüncem var. Mektupların hepsini okuyup değerlendiriyoruz olsaydı benim mektuplarımdan birini yayınlardınız. Lütfen sözünüzde durunuz (bunu yayınlayın da öpüşüp barışalım. .... muck. ...) Sorular bu kadar. Tekrar gözükmek üzere chüs (okunuşu çüşş pardon, pardon çüs) . . TO BE OR NOT TO BE THAT'S ALL PROBLEM IS ONLY ZEBANI. "GEMİCİ. . : Alper bak günahımı alıyorsun. Gel bir gece Kamere (gece olması önemli!) bul beni bak bakalım 8 tane mektup yollamışmısın. Çok ayıp ve esefle kınanması gereken bir davranış seninki. Şimdi senin bu kızgınlığına "tatminkar reçeteler" sunalım kızma, beni sevi): 1- O dosya da kesin uğursuz bir büyü var (biraz da kocakarılık yapalım). Bence Bill Gates hıyarının kullanıcılara olan bir jesti ya da daha bilimsel olursak o dosya bir "Core" dosyası ihtimal katmayı unuttuk). Bu "Core" dosyası makinanın çakılması esnasında son yapılan hangi işlemler varsa onları belirtmek amacıyla sistem dosyalarının içine topluca bir isim altında saklar (işletim sisteminin özelliğine bağlı olarak). İşte "msgrsv32" isimli dosya bu tip bir "Core" dosyası olabilir. Bizde de bol bol hata veriyor ama silmeye de tırsıyoruz, araştırmalarımızı derinleştirdik. 2- O aslında gavur oyunu ama Türkçeye çevrilmiş hali. "yes sir, yes my lord" gibi boyun eğme cümlelerini bir de bizden dinleyin. Bu ay açıkladık bile. 8- Bu işi sık sık yaptığın için mi soruyorsun Ine kadar sık olmadığını söylesende, benim gibi iflah olmaz şüphecileri kandıramassın), yoksa öğrenme amacıyla merak ettiğin için mi? hı? Neyse yüreğini temiz tut Iyiğidim!) bir şey olmaz ama Engin Abla'da çok kızdı, Öyle şey diyorsunuz ama bence öyle yapmıyorsunuz. Eğer öyle olmuş — — — vey eg 9 9 © ©

Salağın biri kuyuya bir taş atmış, olan bize |bana Burada söz konusu salak: Serkan. Aslında GameShow'da kendince bir imaj yaratan Serkanın salaklığı, dergi içi atışmalarda bir sembol olarak kullanılması ve sıcak bir hava yaratıp, samimiyeti artırmasından başkaca, fazla ilgilendirmiyordu beni. Son yazısında da yine kendince bana sataşıp ortalığa gereksiz bir tartışma getirecek bir yazı yazmamış olsa, gidip gitmemesi de umurumda değildi. Neyse konu şu: Bu salak, aslında Zebani'nin kendisi olduğunu yazarak kafa karıştırmak, mideleri bulandırmak istemiş ve bunu da aldığım mektuplardan gördüğüm kadarıyla başarmış da. Tabii gitmek zorunda kalan bir salağın yaptığı absürdçe yanlışı düzeltmek de bana düştü. Şimdi benim Serkan olduğuma içtenlikle inananlar, size sesleniyorum: Serkan beyin yazısına kanarak benim hayali bir karakter olduğuma inanıyorsanız safsınız; Serkanın yaptığı aptalca mizahı anlamıyorsanız mizah duygunuz hiç gelişmemiş ve en önemlisi de GameShow'un hayali bir karakter (üstelik Zebani isminde) yaratarak okuyucuların ilgisini çekmeye çalışıp bunu bir kandırmaca olarak önünüze sürdüğüne inanıyorsanız çok pardon ama siz de salaksınız. Burada, kayıtsız şartsız, araştırmadan etmeden, safça, küçük bir yazıya inanan insanlara varlığımı kanıtlamak için böyle bir yazı yazdığım için ben POLAT YARIŞÇI da, insanların bu sorgusuz sualsiz inançlarından tasvip etmediğimi belirtiyor ve bitiriyorum.

olurmuymuş ayol dedi (sık sık formatlıyorsan). Ben de sevdim onu. | 4- Doğru söylüyorsun... Çalışmalar başladı... 5- Beast&Bumpkins 32. sayıda açıklandı ama kısaca, Waroraft'la hayatımın aleti Amiga'da gece gündüz 4 mevsim oynadığım Settlers'ın | oldukça hoş ve yenilikçi bir birleşimi olan Real-Time kısa ha. şuraya bak Han Duvarlarından daha uzun oldu. Araya virgül mü koysaydım?). Fallen Heaven'da orta halli bir real-time strateji. Pek ilginç değil. 6- Alper seni bulup bir önce kanını emmezsem bana da Zebani demesinler. Düşüncen doğru değil ama alınganlık derecesinde garip. Gel bi ısırayım barışalım. Problem olduğum doğru ama aynı zaman da çözümler de sunarım ben, bunu unutma. Ayrıca şunu da unutma insanların olduğu her

"yerde problem vardır, isimler önemsizdir ve şunu da unutma yeni kitabım: "Ateşli ısırıklar" |bu ay yazdığım kitapları önermeyi unuttuğum aklıma geldi birden). Merhaba Zebani, Saat 24:01 olmuş gözlerim pörtlemiş bir şekilde bir yandan felsefe çalışıyor, bir yandan sana mektup yazıyorum. Yok Pragratizmmiş yok Pozitivizmiymiş neymiş saçma sapan şeyler. Neyse hayat boş GAME-SHOW'la coş (hu hu). 1- Hayatımda hiç FRP oynamadım oynayanada rastlamadım. Muhammed obimiti okudum yine anlamadım nasıl iş bu FRP (sende anlatsana kısaca yav. 2- Need for speed 2 olayı hani Ford Indigo anlarsın ya. 3- Bana bir tane şöyle vurdulu kırdılı bi oyun tavsiye (hehe şoke) ben sana tavsiye edeyim: Samurai Spirits Il. 4- NFS Il oynarken zort ne oldu: Windows'a dönüş. Niye? Neden? Nasıl? (Ram 16) Win95 göre (13. 681) imiş. Ram olabilir mi? GAMESHOW'a 27. sayısından beri okuyorum bağımlılık yaptı. Son bir soru daha şu kapakta hani Pc 10. 9.8...... ne şimdi bu. Niyeki? Metin " yaşasın" ALP

Zebani: Vay vay, sen hem Felsefe oku hem aşağıla, hem de hayat boş de. Girişini okuduğumda seni bir an bizim Serkan zannettim birlikte yazmamı terbiyem engelledi, böyle idare et!!). Neyse sen nasıl olsa "hayat boş, GameShow'la coş" gibi bir felsefe bulmuşsun. Yanlışlığını ispatlayamadığım sürece bu felsefene katılacağımı söylüyor ve acilen cevaplara geçiyorum: 1- Aslında hiç bulaşma diyecem ama FRP bağımlılık yaratacak kadar zevklidir. Özellikle masaüstü FRP. Bunu bir tiyatro olarak düşün. Bir karakterin var (Thief, Fighter, Priest...) ve o karakterin özelliklerine göre, bambaşka dünyalarda maceralara dalıyorsun. Bu arada karakterin neyse aynı onun gibi düşünüp, davranmaya çalışıyorsun ve bunların hepsi de senin hayal gücünün cimriliğine veya cömertliğne kalmış birşey. Gerçek dünyadaki gibi düşünüp davranırsan hiçbir zevk alamassın. Hepsinden önemlisi de FRP'nin; onu, bunu vurma veya diğerleriyle sidik yarışına girmek gibi değil de tamamen eğlence olduğunu bilmelisin. 2- Kısa yoldan Ford Indigo sahibi olmak kolay mı sanıyorsun sen. Çalış, yarış senin de olur (Kirilce bir atasözü). En sonunda Mert'i öldürücem sizin yüzünüzden. Aslında Cheat olayına karşı olduğum için, bu durumlardan hiç çakmam, Mert hıyarına sordum o da "bilmiyorum" dedi. Sen Wolswagen'le idare et (dedil!).

MP APP NA

3- Güzel jest, teşekkürler. Madem konu açıldı bende sana böcük önereyim: Karafatma!!! 4- Ram'den olma ihtimali büyük. Ya da daha büyüğü Lanetli Windows'un saçma sapan kaprislerine kurban olmuşsun. Bi doktora götür (Engin Abla) GameShow piyasada bulunan tek yasal uyuşturucudur ve kurtuluşu da yoktur diycem şimdi birileri yanlış anlayacak (onlar kendilerini bilirler). Geri sayım için 3 maymun kuralını oynamak zorundayım. Kendine iyi bak ve hoşçakal ve disket yaz |yavaş yavaş alışıyorum!!). Sevgili Zebani, Mac'in gittiğine üzüldüm (lakin ne gelir elden, kral öldü. Yaşasın yeni kral!.) diyorum ve sorularıma geçiyorum: 1- LBA 2'de Ralphi nasıl bulurum? Büyücünün çadırındaki gizli bölmeye girdim, şincik ne yapıcaz? 2- Fallout alınmaya değer mi? Pent. 90, 16 Ram de çalışır mı? Ne kadar yer işgal eder? 3- NBA 98 geldi mi? Sistemi ne? 4- DarkColony için pent. 90, 16 Ram de çalışır demişsiniz. Acep bende niye çalışmadı? Sorularım bu kadar. Mac ilk mektubumu yayınlamamıştı. Sen bari ikinci mektubumu yayınla. Görkem "Negro" ÇÖTELİOĞLU Zebani: Mac konusunda söyleyeceğim birşey kalmadı. İltifatın için teşekkür'ederim ama ben kendimi kral olarak görmüyorum. Başkalarınında kral olup olmamasını umursamıyorum |kızmadım, alınma sakın). Cevaplar başlıyor: 1- Büyücünün çadırının orda uçurumdan aşağıya bakarsan gizli bir mağara göreceksin. İçeri girdiğinde Ralph'in tutsak olduğunu görürsün. Magic Ball'la fıçıların arkasındaki kolu kaldır ve Ralph'i kurtar. 2- Fallout iyi bir oyun ve feci şekilde alınmaya değer. Geçen sayı açıkladık ve minimum 25 MB HD, 16 MB Ram ve bol sayıda içecek-yiyecek (ters oldu) istiyor. Bu arada siz tavsiye almak için git gide cin olmaya başlıyorsunuz, farketmiyorum sanmayın 3- Geldi, oynadık, geçen sayıda açıkladık. Bu arada oyunun istediği minumum sistemi soruyorsun değil mi? evet, evet onu soruyorsun açıklıyim bari: P75, 16 MB Ram, 45 MB HD. Bu arada cici beyinlerinizi bu tp ucuz sorularla meşgul etmeyin derim. Bunlar Dergide yazıyor zaten (yani rasyonel bir açıklama yapayım dedim, sonra tepki gösteririm). 4- Ram olabilir, Windows 95 kaprisi olabilir, Direct X mızmızlık yapmış olabilir. Bence tekrar dene (kullanıcı rulazz). İşte yayınladım, sende mektup (bak yine söyledim. Disket olacak, disket. Bundan sonra mektup dersem beni tokatlayın) yolla ve hoşcakal. Selam Zebani, Öncelikle böyle güzel bir dergi çıkartarak biz oyun severleri memnun ettiğiniz için hepinize teşekkürler. Ben ve arkadaşlarım derginizi hiç kaçırmıyoruz. En çokda senin köşeni seviyoruz. Lafı fazla uzatmadan sorularıma geçiyorum: 1- Larry7'yi açıkladığınızı biliyorum. Fakat güvertede devrelerin yerlerini değiştir demişsin ama sadece look yapabiliyorum. Nasıl değiştiricem? 2- Yine Larry 7'de cook off yarışmasına nasıl katılacağım. Elimde tuz, tencere ve bir magazin var. Yine de giremiyorum. Sürekli reçete istiyor. Nerden bulayım? Ne yapayım? 3- Tarihten kalma bir oyun olan noctropolis'te dişi şeytan beni zehirliyor. Beş dakika gibi bir zamanda bundan kurtulmam lazım. Dışarı çıkabiliyorum fakat, zehirden kurtulamıyorum ne yapmam lazım? 4- Wet Empires ve Broken Sword ll ne zaman çıkacak? Sorularım bu kadar. Cevaplarsan memnun olurum. Yayın hayatında başarılar dilerim. Ayrıca bizimde Megadeth hayranı olduğumuzu söylemeden edemiyeceğim. Cenker " Alanya'dan Sevgiler" SAYGIN Zebani: Kutlama mesajlarını her ay, her mevsim kabul ediyoruz, lütfen çiçek de yollayın arada bir. Cümlelerden sıkılmaya başladık. Hem ki ne kadar içten olduğunuzu ve bizi sevdiğinizi anlayalım (yanlış la takımı burda mı bakayım, acaba bu yazdıklarıma da "ne yani biz ten değil miyiz" gibi salak salak cümleler kuracaklar mı merak ediyorum. açıklayacağım bu "yanlış anlama şampiyonlarını". Bekleyin mda). Şaka bir yana (yukarda parantez de yazdıklarım şaka değil) in için GameShow adına kendimi elçi ilan ederek teşekkür etmeyi v biliyorum (Meg 10 sayfa yapıcan mı köşeyi lan?). Overdose'da yolda ilermeye devam edecek, sen okumaya devam et ve ra da dikkat et: sadece "look" yapabilirsin, elektrik kutusunu güzel bulmuşsun Replicant (heykelli mekan)'dan tornavidayi almamışsın, alıp da mamışsın onunla... Bu durumda 'look' yapman normal le istenen bütün şeylerin elde hazır olması gerekiyor. sonuna dek okuyup topla derim ben sana ne lazımsa. da tuzu mutfaktaki CyberCheese 2000 aletine koyman Sonra yemek hazır olunca, orgasmic powder'ı ebilir ve kazanabilirsin. Orgasmic Powder ve gereken diğer de açıklamada var. ime bir Adventure'cı olduğum için Noctropolid (bak ismini amadım. Neydi? Heh, Noctropolis) oyununu oynamadım ve ik defa senden duyuyorum. Ama isminden dolayı da merak ettim. Bana bir göndersene o oyunu? Oynayayım, belki çözerim. Çözümü sana da yollarım. He? Ne dersin? 4- Wet Empires'in ne zaman çıkacağı belli değil (bu ay neden Tiberium Sun sorusu yok? Çok ilginç). İlk bilgiler elimize ulaşır ulaşmaz açıklıycaz. Broken Sword Il ise taaaa sayı 33'de açıklandı sayı, heh, hüh). Hatta üçüncüsü daha güzel diyecem kendimi Zor tutuyorum. İşte cevaplar, bundan sonra senden daha çok mek... heh bu sefer yakaladım, yani disket bekliyorum |yaw şu kampanyaya niye destek vermiyorsunuz ki, bak ağlıycam şimdi). Bol bol Megadeth'li günler dileyerek hoşçakal diyorum sabahtan beri hoşçakal diyormuşum şimdi farkettim). Zebani, Ben Barış, sana bu ilk mektubum ve bunu yayınlamazsan son olacak. Derginizi ilk renkli olduğu sayıdan itibaren alıyorum ama hiç beğenmiyorum. (error ! error ! error !) İşte sorular ; 1- Red Alert seri kablo ile oynanıyor mu? Eğer öyle ise Setting ayarları nasıl olmalıdır? Ve hangi modemi seçmeliyim? (bilgisayarlar 16 mb Ram, Pent. 133-166, 2 MB ekran kartı). Aynı şekilde bilgisayardan bilgisayara veri aktarma için hangi programları kullanabiliriz. Bir zahmet ablamıza soruver. 2- Bence şu Warcraft, Dune 2 tartışmasına bir son verelim ve yeni bir tartışma açalım. C&C, Red Alert'den daha güzel (ehe). C&C'yi 4 ayda, R. A.'yı da 4 haftada bitirdim ve bence Red Alert'te ünitlerin suyunu çıkarmışlar (bu işe kıl oldum). Sen ne diyon? 3- MDK'yı aldım, beğendim, bitirdim. Sence de böyle bir oyunda 30-40 level Doom) olması gerekmez mi? (kıl oldum valla). 6 level birazcık az geldi. Herneyse bu oyunun yeni levelları çıkacak mı? 4- Şimdiye kadar adventure oyunlarını çok almadım ama aldıklarımı da beceremiyorum (kıl oluyorum). Yani bana çooook kolay (listeye bak deme onlar zor) bir adventure önersene. 5- NHL 98, Fifa 98, NBA 98 oyunlarında klavye, mouse işi hala devam ediyo mu? Hani bir taraf klavye ile oynanırken öbür taraf mouse veya joystick ile oynamak zorunda kalıyor (kıl olduğumu bilmem söylememe gerek var mı?) 97 serisini bu yüzden alamamıştım da. 6- En sevdiğin oyun türleri nelerdir? Uçak simulasyonlarına kıl olurum. 7- Biz bir arkadaşımla dergide yazı yazmak istiyoruz. Arada bir... ..ortaklaşa..... bazı oyunları .. .. anlatabildim mi? 8- Bak buraya bir soru yazacaktım ama unutmuşum hah ! Aklıma geldi oyun önersene (hep biz mi kıl olucaz) 9-Girişteki "error'u düzeltmem lazım. GAMESHOW Türkiye'nin en iyi bilgisayar dergisidir. Gameshow sevenlerin hergün bir Gameshow almaları boyunlarının borcudur (abarttım galiba). Görüşmek üzere. Barış "Ben ayrılıkdan çok kıllanırım abi" KARAAHMET Zebani: Way be, sendeki bu cesaret ve özgüvenin 10'da 1'i bende olsa (etkiyi artırmak için rakam kullandım ama...), dünyayı titretirdim

Tavsiye Sormayın hem sizi hem de bizi azaptan kurtardığı ikinci (evet, ısrarla ikinci) zafer ayına giriyor. İşte bu ayın sormamanız gerekenleri.

REAL TIME STRATEJİ ADVENTURE 1- Age OF Empire 1- Monkey İsland 3 2- Red Alert Aftermath 2- Broken Sword 2 3- Myth 3- Riven 4- Dark Reign 4- Lans Of Lore 2 5- Larry 7 STRATEJİ - İmperialism - Panzer General 2 - XCom3 - Constructor - Birthright

SPORT-Manager - C. Manager 2 97/98 - Preimier Manager 3 - Player Manager 2 - Sensible WOS

DOOM-GİBİN - Ouake 2

RACING - Need for Speed 2 - Carmageddon - Motoracer - Grand Prix: Formula 1

- Jedi Knight - Hexen 2 - Outlaws - Redneck Rampage

RPG - Daggerfali - Diablo- HellFire - Fallout

SPORT-Footbali - FIFA 98 - NBA 98 - Sega W. Soccer - Sensible W.W.Soccer SİMULASYON - Apache Longbow 2 - USNF 97 - Fighters Anthology FIGHTING - Mortal Kombat 3 Trilogy - Virtua Fighter 2 X*MEN

ACTION - Tomb Raider 2 - M.D.K. - Shadow Of The Empire - Perfect Weapon be (laf arasında yücelterek ara gaz verme kuralı). Ne diyim senden korkulur. Ben hemen cevaplara geçeyim bari: 1- Tabii ki oynanıyor. "Direct Cable Connect" gibisinden bir seçenekle bu bağlantıyı yapabilirsin. Modeme ise hiç ihtiyacın yok (yani bu konuda). Tek yapman gereken bir yerlerden seri kablo bulup 2 bilgisayarı birbirine bağlamak. Ayrıca bu yolla veri transferide yapabilirsin ama uyarıyorum öyle Mb'larca bilgi transferi çok zaman alır. Bu işleri seri kablodan yapmak intiharla eşanlamlıdır. 2- Abi o tartışma bitti de fosil oldu bile (galip belli: dune 2, he he). Red Alert'te ünitelerin suyunun çıkması ise C&C'nin üzerine daha iyisinin yapılması gerekliliğinden ve gavur'un bu daha iyiyi yapmak için abartmasından kaynaklanıyor (kıl herif..pardon herifler!!). Ben bunları diyom abi, gel döv. Çok güzel dayak yerim. 3- Ama o Glevel'ı da hakkını vererek yapmışlar. Onlar gibi 30-40 level daha olsaydı ne olurdu halimiz (her ay MDK açıklıyor olurduk). O zaman da "ulan ne kıl herif bu soruya ba..." pardon "ulan ne kıl herifler bunlar!! bu kadar level yapılır mı" derdik (oh be yırttık!!). Bildiğim kadarıyla MDK için ek senaryo yok. Duyarsam seni haberdar ederim abim (korkuyorum senden!!) 4- yaw bunlar ne hileli taktikler böyle. Ulan bozacam en sonunda yeminimi ve Overdose'un her sayfasına, her satırına tavsiye yazacam demiyorum, ben senden korkuyorum!!). Neyse öyle çoooook kolay adventure yok zaten ama Monkey Island'ı dene |kıllık yapma diyesim geliyor 5- Evet devam ediyor. 2 kişi oynanacaksa 1 tane joystick |veya 2 tane) şart. 6- Strateji, Araba yarışı. Adventure ve az biraz Simulasyon. MDK'ya kıl olurum 7- Evet anlattın. müracat Engin Abla kafanı keserim demeye korkuyorum şimdi de. Şu mektubun bitse de rahatlasam. Sayende Adrenalin banyosu yapıyorum (|Çorbamdan kıl 8- Kıl etme beni istiyorum izin verirsen!!).

V Ç Ç yaşındayım (alay edersin diye Gerçekten dergiyi alınca tanıtılan oyunların adına bakıyorum, sonra işe yarar cheatlere bakıyorum ve hemen Overdose bölümünü okuyorum. Fazla uzadı sorulara geçeyim (yazımın kötülüğü ile alay etme) 1- Naber? 2- Geçenlerde C&C'yi aldım. Üzerindeki harfler sarı renkte ve sadece win95'de çalışıyor. Bu C&C Gold anlamına mı geliyor? 3- S. W. O. S. u CD'den açtım. Vuruş tuşu olan space'e basınca oyun duraksıyor ve bir türlü oynayamıyorum. Çözüm yok mu? Ya da tuşları nereden değiştirebilirim? 4- Abi, madem bu kadar espri biliyon bir kitap mitap yazsana. Ya da bir mizah dergisine yazsana? |soru cümlesi olmadı ama ben soru işaretini koyayim| 5- Sence Fifa World Wide Soccer alınmaya değer mi? 6- Abi, Fifa 98'i aldık diyelim. Herşeyi kapatsak, minnacık ekran ayarlasak 486 DX-4'de sürünerek çalışır mı? (arkadaşla kolasına iddiaya girdik de). Evet dersen bir tenekesini sana gönderirim satarsın. 7- Daggerfall oynadın mı? Oyun bitiyor mu? 8- Derginizin çoğu sayı: aldım ve derginizde C&C'nin düzgün bir şekilde anlatıldığını görmedim |bazı sayılarınızı kaçırdım belki orada tanıtmış olabilirsiniz). Eğer yazıp gönderirsem (beğenirseniz) yayınlar mısınız? 9- Fazla mı uzattık? Bu benim ilk mektubum (daha bin tane yazıp içine atom bombası koyacağım| lütfen yayınlarmısın? (bu da 10. sorü) Cihangir "Strategy Maniac" TEZCAN Zebani: Yaşınla alay geçecekmişim gibi bir izlenim mi bıraktım sende Cihangir? Yoksa bu senin gelip geçici paranoyan mı? Sen merak etme bu köşe için yaş sınırlaması koymadık daha |koymayacağız da). Ayrıca ben alay geçeceğim insanları yaşlarını dürüstçe söyleyenlerden değil, küstah ve bilmeden ukalalık yapan insanlardan seçerim. Şimdi

AAA NALA A A cevaplara bakalım: 1- Aslında bu soru oldukça acayip bir soru. Mesela "iyiyim, sağol" dediğin zaman bu zaten karşı tarafında beklediği cevap olduğu için sorun çıkmıyor, ama asıl sorun sen iyi olmayıpta "kötüyüm" dediğin zaman başlıyor ve soruyu soran şahıs senin neden iyi olduğunla değilde "kötü" olduğunla ilgilenmeye başlıyor. Tabii bu da bazı kişilerde acayip sırıtıyor |ben de habire uzatıyorum bakalım nasıl bağlıycaz). Yani kısaca iyiyim |yuh bel! ne rezil herifim). 2- Tam dediğin gibi. Bingo... 3- Birde Full Install edip oynamayı dene çünkü tuşlarla bir ilgisi yok. Ayrıca her seferinde Space'e basınca hata veriyor mu? CD'de veya CD Driver'da.bir arıza olabilir 4- Her ne kadar Dünyaya olan bakış açım mizahi olsa da bunu kitlelere yansıtmak bana göre değil? O işi yapan yapıyor? Zaten bir

9- Zaten arka arkaya 3 tane, hem de ünlemleri olan 'Error' olur mu hiç? Sen kimi kandırıyon, kıl ettin beni (oh be kendime geldim) GameShow Türkiyenin değil dünyanın en iyi dergisidir |bizim kendi dünyamızın canım!). Sizin de bizim dünyamızın bir bireyi olarak GameShow alıp, aldırmanız: okuyup. okutturmanız ve bu değerli mirası gelecek kuşaklara aktarmanız elinizin. ayağınızın, boynunuzun ve en sonda belinizin (bu ne demeyin. anlayın işte) borcu ölmalıdır. Disket yaz (Mektup da olur. Alışkanlıklarımı kolay kolay terkedemiyorum da!!) ve hoşcakal (kaç oldu?)|. Sevgili Zebani, Derginizi çok beğenerek alıyorum. Aslında bu mektubu ben Mac'e yazacaktım. Bir gün arkadaş dedi ki: "Mac Gameshow'la tartışmış artık, Zebani diye bir herif var" Senin Mac kadar espritüel bir karaktere sahip olduğunu bilmiyordum. Bu arada söyliyeyim 12

Pek Sevgili Çınar Çulfaz (bu ay böyle). Upgrade etmek senin de bildiğin gibi kişiyle, pantolon cebi arasında bir konu. Ve tabii ki Kamer'in Upgrade konusunda da üstünlüğü çok açık (belirtmeden edemiyorum). Mektubun inanılmaz uzun. 30 küsur tane soruyu nerden buldun mirim? Üstelik bu yazıyla. Abartmıyorum çivi yazısını seninkinin yanına koydum ve daha rahat okudum. Ama bu seni yıldırmasın sakın. Senden hala mektup bekliyorum (disket). Eski sayıları almak istiyorsan Kamer'e bir telefon yeterli. Pek Sevgili Aykut Karaman, Reload'ı bizim yeni Rock'çı Meg'den temin ettim, dinledim ve "hayır, bu iş bitmiş" kararına vardım. Artık Metallica'ya olan sevgimin ve saygımın "reload" olabilmesi için Metallica albümüne kadar olan müzikaliteyi tekrar yakalamaları gerekiyor. Alternatifçi bir Metallica bana göre değil, değişim denilen şey de bu değil. Kamer'den her şeyi alabilirsin. Sadece bir telefon yeterli (yeter be, amma yağcıymışım ben). Bu arada faks bombasına halimi unutma.

bir özellik taşımaz. Bunu sana lakap olarak taktılarsa bir an önce terk et. Başka bir lakap kullanmalarını talep et (artık anladın umarım. Benim anladığım anlamda ise açıklama yapamayacağım). Kulağa hoş geldiği ve hatta komik olduğuna ben de katılıyorum ama nasıl desem... Değiştir, değiştir... Pek Sevgili Erhan Astam, Bilim Kurgu ile yakından ilgilenmen çok hoş. Güzel Ülkemizin Bilim Kurgu konusunda senin gibi insanlara ihtiyacı var. Aslında bunu öylesine söyledim çünkü Türkiye'de okuma alışkanlığı gelişmedikçe edebiyat türlerine olan ilgisizlik hep aynı seviyede kalacaktır. Tek hayal güçleri bir an önce zengin olma isteği ile dolu olan bir toplumdan tutup da "Bilim Kurgu'ya özen gösterin, okuyun" gibilerinden bir şeyler söylemek de saçma geliyor bana. Metis'in tüm kitaplarını okuduğuna göre sana Altı Kırkbeş yayınlarından neredeyse 6 ay önce çıkmış bir kitabı tavsiye edeyim: Alfred Bester'ın "Kaplan! Kaplan!". Bunu kesinlikle oku. Memnun olacağına garanti veriyorum. Ayrıca Ray Bradbury'nin eserlerini de ihmal etme. Mektubunu beğendim. Tam sohbet amaçlı yazılmış. Yenilerini beklerim. Hikaye yazmayı unutma. Pek Sevgili Hüseyin Aslan, MegAmiga fan'ı olmana çok sevindim. Amiga'nın eline hiç kimsenin su dökemeyeceğine ben de katılıyorum. Ama program desteği olmadıkça ve fiyatlar ucuzlamadıkça Amiga bu durumdan biraz zor sıyrılır gibi geliyor bana. Bu arada Megadeth'in Türkiye'ye geleceğini nerden duydun? Bak çok heyecanlandırdın şimdi beni. Bu konuda hemen detaylı bilgiler istiyorum senden. Tanıdığın bütün Serkan'ların salak olması çok ilginç bir durum. Ben bir tane tanıyorum ve salaklıklarıyla beraber çekip gitti. Bu konuda kesin bir şey söyleme belki bir gün akıllı bir Serkan çıkar da karşına aşık olur evlenirsin (hö?). Black Metal kültürüm sadece Amorphis, Samael ve My Dying Bride'la sınırlı. Satanizm ise saçmalıktan başka bir şey değil. Satanizm hakkında bir şeyler öğrenmek istiyorsan Internet'e takıl derim. Bu arada Hüseyin arkadaşımız her konuda dertleşip konuşmak için bir telefon numarası vermiş. Bu güzel iletişim kurma isteğine destek vermek isteyenler için numara: 0224 3667716. İlk ben arayabilirim Hüseyin şaşırma sakın. Mektubunu çok beğendim. Diğeri gibi tam sohbet amaçlı yazılmış. Devamını bekliyorum. Hem unutma Megadeth konseri için bana bilgi yollayacaksın. Bak küserim... Pek sevgili Mert Başak, Türk Popu ile uzaktan veya yakından (tüm direction'lardan) alakam yok. Ama bunu aşağılıyormuşum gibi anlamda alma sakın. Sadece benim istediğim türde bir müzik değil ve sözleri, içeriği veya teknik altyapısı olsun benim ilgi alanıma girmiyor. Promosyon konusunda ise Meg beyimiz bu günlerde çok düşünceli. Her an bir sürpriz yapabilir. Ben çok ümitliyim. Siz de ümidinizi kesmeyin. Pek sevgili Onur Öztürk, Hadi abi çıkarın artık şu albümünüzü de dinleyelim. Daha eleştiri yapacağım bak. Ayrıca merak ettiğim bir konu var: davulları kaydedecek misiniz? Yoksa.. (sen anladın artık!!). Tavsiye isteyenlerle ilgili ben burda yazmayayım istersen. Bence sen onları şarkı sözü yap. Overdose'u beğendiğin için teşekkür ediyorum. Mektuplara ve Rock müziğe devam. Reload için düşüncelerim yukarıda bir yerde ele alındı (ve unutuldu). Pek sevgili Mehmet Tezcan, Şimdi sen Sony Playstation veya Sega Saturn CD'lerini PC'de çalıştırma hayalini gerçekleştirirsen zengin oldun demektir. Ve koskoca Sega ile Sony'i batırdın demektir. Hatta ve hatta 3. dünya savaşını başlattın demektir. Abartmıyorum İnsan soyunun tükenmesi bile söz konusu. Şaka bir yana unut sen bu hayali çünkü böyle bir şey olsaydı yapan kişiyi sırıtkan bir şekilde Time'ın kapağında görürdük. Şahsen ben bunu yapacak olan kişinin nedense bir Türk olduğunu hayal ediyorum. Böylesine absürt buluşlar sanırım bizden çıkar. Pek sevgili Can Taylar Tapar, demek sen de derste Overdose'a mektup yazarak heyecanı yaşayan çoğunluğun içindesin. Bravo tebrik ediyorum. Devam et. Bu günlerde İngilizce hocaları nedense keller keli oluyor (tıpkı senin ki gibi). Bizim zamanımızda hep güzeller güzeli kadınlar olurdu (aşık bile olurdum haddimi Ne diyeyim senin adına üzgünüm Yanlış zamanda doğmuşsun ne alakası var). Neyse ben bu durumu daha fazla etmeden senden sürekli mektup beklediğimi çekiliyorum.

OPP AS A

gün yapmaya karar verirsem bunu yazıp, çizerek değil; herhangi bir şirkete girip şaklabanlık yaparak gerçekleştireceğim? (her cümle sonuna soru işareti koymak güzelmiş yaw?). 5- Futbol seviyorsan (ki seviyorsun) kesinlikle al ve bundan sonraki mektup, ay.. disketlerinde tavsiye kanununa dikkat et (ben yine de söyleyeyim dedim işte). 6- Yaw oradan altın künyeli, altın dişli, pembe gömlekli tüccar gibi mi gözüküyorum? (aynaya baktım ama göremedim, yardım et). Göndereceğin kolayı gönder bu arada soğumasın (niye satayım, afiyetle içerim (Gaaarkk!!). Ama şöyle söyleyeyim o dediğiniz işi başarırsanız buraya gelin size kasalarca kola alırım (?). 7- Oynadım ama bitirmedim. Oyun dünyasından edindiğim tecrübeler şunu gösteriyor ki: her oyun biter. Ama bir tane bitmeyen var ki o da Frontier. Onu da uzayda ticaret yapmanın sonsuz boyutuyla açıklıyorum pervasızca atmasyon yorumu yani). 8- O oyunu GameShow'un 9. sayısında açıklamışlar (o zaman ben GameShow'da değildim, açıklamış alçaklar). Bu durumda kalemini yormaya değmez (bu arada 9. sayı kalmadı millet, duyurulur). 9- Sen mektupların içine atom bombası koyabiliyorsan zengin olduk demektir, dünya bizim artık ne oluyorsa). Bu arada atomlar zaman ayarlı mı? Postacılara acı bari. 10- Mektubunu lütfen yayınladım. Sende mekt.. (disket be disket, hay dilimi...) yollamaya devam et ve hoşça kal. Bu arada yaşınla alay eden olursa onlara "onunla alay ettin ama sıkıysa gel bi de benimle alay etsene, bacaklarını kırıp eline vereyim" isimli kitabımı tavsiye et (genişletilmiş 2. baskısını yalnız). Abi! Nasılsın? Çoluk çocuk iyidir inşallah. Adım Kutal. Adımı okuduğun anda beyninde bu adı daha evvel hiç duymadığını ve ne anlama geldiği meydana gelecek. Bunu bildiğin için adımın anlamı bahtı açık, uğurlu (Halis muhlis Türk ismidir, büyük ünlü ve küçük ünlü kuralına uyar). Her neyse derginizin A4 olmadan evvelki bazı sayılarını ve A4 olduktan sonraki bütün sayılarını aldım (Kasım ayındaki 80 sayfa çok süper olmuş). Ne diyeyim Allah kolaylık versin. . . . (bu arada mektubumu elimle getirip verecektim ama işin heyecanı kaçar diye postalıyorum, inşallah yayınlarsın). Sorularım başladı: 1- Ya abi benim EA Sports'la bir sorunum var. Özellikle NBA'de kendi adımla bir basketbolcu yarattıktan sonra bunu bir takıma koydum. Ne olduysa bundan sonra oldu. Her şeyi kurup ayarladıktan sonra işin kırmızı çubuklu yükleme gelince çubuk sonuna kadar gidiyor, çok küçük bir yerde takılıp kalıyor ve oyun donuyor. Oyun donduktan sonra bazen Windows otomatik olarak çalışıyor ve NBA'de cart curt dosyaları zarar görmüş diyor ve Scandisk'e geçiyor. Yardım yardım yardım!! 2- Sence yeni çıkacak olan Fifa ve NBA almaya değer mi? (Kamer'e geldi mi?) 3- Bilgisayarım P150, 16 MB Edo Ram, 2 Gigabyte HD, 12X CD-ROM ve çeşitli kartlardan oluşuyor. Sence bunu geliştirmek gerekirse nereye ne yapmalı? (Kamer'de ne kadara patlar) 4- Herhalde ben Daggerfall özürlüyüm! Şu en başta çıkan sıçan nasıl öldürülür? 5- Anaconda'ya gittin mi? Tavsiye eder misin? Şimdilik sorularım bu kadar. Görüşmek üzere kendinize iyi bakın sağlıcakla kalın. Kutal TOKUL Zebani: Çoluk çocuk iyi, yenisini bekliyoruz işte. Geçenlerde benim sıpalardan biri şöyle demez mi: "madem bana bakamayacaktınız, eğitemeyecektiniz, geleceğimi düşünmeyecektiniz, neden beni dünyaya getirdiniz?" (üff, ben mesajım diye bas bas bağırıyor bu cümle. Bir reklam panosunda görmüştüm). Gördün mü Kutlu, ay pardon Kutal. İsmin için endişelenme ben ne isimler duydum (öyle miyim şimdi cevap hakkı doğmasın). En azından kendi isminin güzel bir anlamı var. Bi de benimkine bak: Zebani!!. Böyle olmasını istemezdin herhalde (nüfus cüzdanımda da Zebani yazıyor). Neyse ben de cevaplara başlayayım artık ha Kazım (pardon Kutal): 1- Sendeki hatanın aynısını bende de verecek mi diye oyunu Install ettim ve senin yaptığın adımların aynısını ben de yaptım. Fakat yükleme çubuğu görevini yaptı ve bende oyunu paşa paşa oynadım. Fakat benim oyunun orijinalinden Install ettim, oynadım. Daha ne desem, CD'de sorun olabilir veya içindeki bazı file'larda bozukluk olabilir. Orijinali dene veya elindekini değiştir. 2- Kamer'e Avrupa ve Amerika'dan daha önce geldi ve almaya değer. Senin ki de sorumu şimdi Kartal Kutal), bit tabii ki Kamer'e ve melekler kadar güzel (ve Pamela Anderson kadar seksi) Abla'yla görüşeceksin (biliyorsun, yan gözle bakarsan gözünü çıkarmak için Mouse'u kullanmayı dene. , gitmedim. Dev boyutlarda bir yılanın ortalığa dehşet saçarak gerilim yaratması bende pek bir merak uyandırmadı usu. Tabii kişiye göre değişir. Benim ki sağlıklı bir önyargı da - dir. İstersen sen bi git sonra da bana tavsiye et (ne var, biraz da eğlenin ha?). iyi bak Kadir (Kutal da diyebilirsin!!!) ve disket (ısrarla mektup) yolla. Bu arada Hoşça kalmayı unutma...

Selam Zebani, Şu anda Boğaz Köprüsü'nün üzerindeyim. Neden diye sorarsan hala bir 486, 2X CD-ROM ve 512 KB ekran kartlı bilgisayarım var. Buna 2 yıl dayandım ama artık böyle gitmeeez duuuuuuur !. . . dedim. Bilgisayarcının birine gittim, en aşağı bir Pentium'a upgrade 500 $. O anda hayallerim söndü. Ne yapalım dayan, elbette bir gün lotodan falan ikramiye çıkarda Pentium 266 MMX 30X CD-ROM, 4 MB ekran kartlı, 5 Gigabyte HD'li bilgisayara sahip olursun dedim. 2 yıl geçti 50$'ı zor biriktirdim ve neredeyse hiçbir oyun çıkmıyor. Yok 16 bit istiyormuş yok ekran kartı yetmiyormuş senin bilgisayarın hantalın tekiymiş gibi mesajlar geliyor. Bıktım artık hayat haram bana. Bir de not bıraktım eve, doğru Boğazköprüsüne. Hava şu anda soğuk (01:00) hiçbir araba yok. Tam atlayacağım aklıma sen geldin. Dedim bir de şu Zebani'ye anlatayım derdimi. Bakalım bir çare bulacak mı? Evet eğer aşağıdaki sorularımı cevaplarsan atlamaktan vazgeçeceğim ona göre. Haa çabuk ol! Yoksa donacağım burda. 1- Dark Colony, Meat Puppet gibi oyunları install ediyorum güzel güzel start diyorum biraz HD'den biraz da CD'den yüklüyor sonra da duruyor. Alt-Ctrl-Delete'e basıyorum "yanıt vermiyor" diyor. Acep? 2- Broken Sword II'yi aldım. Mis gibi oyun. Normal hızda çıkmasa da idare ediyor. Adventure'a başlayalı 1 hafta oldu. Bu ikinci oyunum ve tıkır tıkır bilmeceleri çözüyorum. Oyun mu kolay yoksa bende mi bir şey var? Ha bir de eğer oyunu bitirirsem oyunu yazabilir miyim? (tam açıklama). 3- Direct X'i anladık da Direct Draw'da neyin nesi? Fifa Soccer Manager'ı aldım. Install ekranında Direct X'i yükledim, diğer ekrana geçerken Direct Draw Operation Failed. Try to 640X480X16 File c:/work/fm/install2/?? ? . cpp 264 diyor. Fakat C'de work diye bir dosya yok ne yapmalıyım? Aynı şey Dark Reign'de de oluyor. 4- Girişte 50 $'ı zor biriktirdim dedim ama belki Şubat tatilinde orta halli bir alet alabilirim. Sistemi söyledim sence Şubat tatilinde bu hantalı en ucuz ve en normal bir şeye yükseltsem önemli değil) kaça patlar? 5- Son olarak hayatta asla vazgeçmediğin 5 şeyi yazar mısın? İşte bu kadar. Eğer hepsine birden cevap verirsen atlamayacağım, vermezsen elveda. özel: Unutma bekliyorum burda, mektubu okumazsan bulursun beni mezarda, bir de yayınlarsan mesut edersin beni, derdime derman ol da değiştir kaderimi). Bu arada Zebani cevaplar gerçekten çok acil. Bütün ümidimi sana bağladım bekliyorum. Sevindir şu garibi. İster dergi ile ister mektup ile bana ulaştırırsan cevapları dünyanın en mutlu insanı olurum. İstersen arayabilirsin. İlk kez sohbet ederiz. Serdar "Yazacağım işte" KARGIN Zebani: Ben de diyorum bir yerlerden tanıdık bu ses. Abi hemen yanındayım ben de. Donuyorum ve artık dayanamayıp atlayacağım da işte medyanın gelmesini bekliyorum (bahanem de 3D kart ve kadın istemek). İstersen sen atla ama şu cevaplara da bir bakıver: 1- Şimdi senin bu soruna kısaca 500 $ diye yanıt versem. Ya da sen atla en iyisi. Gerçek bir ümitsiz vakasın (işin esası o oyunlar şimdiki var olan config'inde asla ama asla çalışmaz, dur bi dakka diğerlerini de oku bari!!). 2- Sende bir anormallik yok. Şu son Adventure'lar öyle pek kolay değiller ama sen tıkır tıkır bilmeceleri çözdüğüne göre zekisin demek ki (tamam intihar etmezsin artık). Ama anladığım kadarıyla daha oyunu bitirmemişsin ve geldiğin yere kadar olan bilmeceler de, bilmece değil ilkokul problemi gibi bir şey (tamam atlayabilirsin artık). Önce bi oyunu bitir bakalım (nerdesin?). Bu arada oyun geçen ay ki sayıda yayınlandı. Elini ve kalemini daha çabuk tutmalısın de olur). 3- Bu son aylarda çok güzel, çok ilginç (aynı zaman da çok da gıcık) hata mesajları duymaya başladım. Senin de bu hata kervanına olan katkını esefle ve ibretle karşılıyorum (aslında başka bir şey demek istiyorum ama...J. Şimdi sende ki ekran kartı, bilgisayarın içindeki Direct X'le uyumlu değil. Bu durumda ekran kartını değiştirmen gerekebilir (sakın kurnazlık yapıp da Direct X'i değiştirmeye kalkma, yoksa iterim aşağıya!!). 4- Kamer'de 500 $ (bay, baaaayy!!)| 5- Çok göreceli bir soru (nasıl oluyorsa?). Ama şöyle açıklayayım: Siyah renk, Patates-Köfte kızartması, Uzuuuun tuvalet seanslarında sigara içip kitap okumak, Tembellik ve miskinlik yapmak, aşık olmak (bu kesinlikle yalan, belki burayı bayanlarda okuyordur diye romantik gözükmeye çalışayım dedim). Şiirini beğendim. Bende o karamsarlık, ümit, kader ve duygu dolu güzel mısralara aynı ölçüde iyimser, coşkulu ve şu kış günlerinin kasvetli ortamını unutturup ruhunu serin bir bahar yolculuğuna çıkaracak mısralar yazmak isterdim ama ne şiir yazarım, ne okurum, ölsem de okumam kaçtı kadınlar!). Neyse sana da hoşça kal diyo....aaa!! nerdesin yaw? Serdar?

Merhaba Zebani, Ben Kağan Karaman, sana İzmir'den yazıyorum. Ben mektup yazmayı aslında fazla sevmem ama ne bileyim yazayım dedim işte. Ben dergiyi Mayıs 96'dan beri, yani ilk renkli sayıdan beri

1997 yılında Game Show'da vuku bulmuş en absürt 10 olay:

çok geç çıkmasına neden olması.

6- Bir Film baskı makinesi 7- Mert'in dergide editör olarak 2. bir bela olması ve geldiği

10- Burayı siz doldurun alıyorum. O dergiyi ilk okuduğumda kendi kendime "işte olm, bu dergi sana bir dergi" demiştim. Yani ne bileyim kült bir dergi değil, mavra var, espri var, kimi zaman (çok az) ciddiyet var. Bi de tüy siklet gereksiz gereksiz köşeler var Another ama çok güzel bir dergi. Evet Zebani; şimdi fazla uzatmadan sorulara geçelim: 1- Premier Manager 97'de Türk takımlarıyla oynanabiliyor mu? Eğer oynanabiliyorsa nasıl? Eski sayılardan birinde (galiba 28. sayıydı) bir arkadaş Fenerbahçe'yle oynadığından bahsetmiş ve yardım istemişti. 2- Neden FIFA oyunlarına da NBA ve NHL'deki gibi Roster koymuyorlar? (futbolcu resimleri, özellikleri falan). 3- Dergide Harvester'ın çözümü çıkacak mı? Abi oyun çok psikopat ve kazık bir oyun. Kasaba kasaba dolaşıp, milletle konuşmaktan ve birkaç eşya toplamaktan başka hiçbir şey yapamıyorum. 4- Ben oyunların çoğunu (Hardline, C&C, Phantasmagoria 2) demolarını görmek için oynarım. Bana demo kralı bir iki tavsiye yapsana. 5- Fifa 98, NBA 98, ve NHL 98 benim 1 MB ekran kartlı, 24 MB Edo Ram'li P100 sistemde çalışır mı dersin? 6- Ben sıkı bir Worms hastasıyım. Sence Worms 2 benim emektar sistemde çalışır mı? İlkinde olduğu gibi Full Motion demolar, CD- Audio'lar var mı? Son olarak şunu söylemek istiyorum ki GameShow diğerlerinden çok farklı bir dergi ve biz GameShow okurları olarak her zaman derginin arkasındayız. Ayrıca bu mektubu yayınla, yayınlamazsan sonuçlarına katlan Kağan "Innocent Boy" KARAMAN Zebani: Eh mektubunu da yayınladığıma göre artık bol bol mektup (pardon disket) yazarsın. Seni de Overdose bağımlısı yapma zamanı gelmiş de geçiyor bile (şöyle uzan bakayım!!). Yalnız tüy siklet köşeler dediğin FRP ve yazarı Muhammed en yakın zaman da sana bir Fireball fırlatmakla birlikte, Another World yazarı kafası karışık da senin için "canını 7 denizin albızları alsın, ben ona sorarım" dedi. Kafası karışık için endişelenme atarız iki tokat susar ama Muhammed'den çok fena tırsıyorum. Hayır herif de sihir mihir var, yapar şimdi bi numara, Kurbağaya dönüveririm (üstelik çirkin Kurbağa ve öpecek Prenses de yok. Çağımızın plastik kalpli cosmo kızlarının öpücüğünü

1- Bir ay ara verildiği halde (Nisan) derginin hala ayın 1'inde çıkmaması ve bunda ısrarlı olması. 2- Serkan gibi başka bir Salak olan Levent'in dergi Harddiskini yerlere düşürüp, yapılmış sayfaların tekrar yapılmasına ve derginin

3- Macintosh'ların piyasada değer kaybetmesi!! (gerçek olay). 4- Zebani'nin kara deliğinden fırlayıp GameShow'un başına bela olması (hiç de değil). 5- Sabahlara kadar sayfa yapıldığı halde hala derginin zamanında çıkmaması (bu soruna taktım). n alınmasına karar verilmiş olması ve paracıkların uğursuz şahsiyetlerin cebine girmesi (dram). İki ay Matbaacıyla kavga etmesi herif). 8- Kahramanlarının gitmesinin hesabını gerçek kişiden değil de aylarca GameShow'dan soran okuyucuların olması (sizin katkılarınızı unutmadık). Ve derginin çıkışını önemli ölçüde aksatması. 9- Serkan salağının sürekli salaklık yaparak işlerimizi engellemesi (absürt olay) ve hatasını anlayıp çekip gitmesi (mantıklı olay).

disket yaz (bu daha güzel oldu sanki) ve Hoşça kal (bundan çok sıkıldım. Bana veda kelimesi önerirseniz!). Sevgili Zebani, (klasik oldu) Bu sana ilk disketim (hehe bu klasik olmadı). Nası gidiyo hayat? Beni hiç sorma. Çünkü kendimi Yolun Sonundaki şahıs gibi hissediyorum. Bu bilgisayarcılardan (satanlar) nefret ediyorum. Hepsinde satış sonrası yardım sıfır. Windows 95 göçünce gittim CD'yi rica ettim, "yok kasayı getir biz çekeriz" dediler. Bende o sinirle gittim orijinalini satın aldım pişman oldum arkadaşta varmış (öfkeyle kalkan.|). Bilgisayarı satarken nası da yalaklaşmışlardı. Neysem sağ ol, içimi döktüm rahatladım. Şimdi senin görevin, tabi kabul edersen sorularımı yanıtlamak (you're always obliging): 1- Şu an fonda The Unforgiven II var ne ve yazılar falan daha yavaş çıkıyor. Neden? 2- Derginin kapağında neyi geriye doğru sayıyorsunuz? 3- Bende Mathcad 6.0 diye bi program var. Matematikle ilgili her şeyi yapıyormuş ama çözemedim. Bilen biri varsa yardım etsin. 4- The 7th guest ve The 11th hour güzel mi? İkiside varda (hem de box). Uğraşmaya değer mi? 5- Actua Soccer 2 çıktı mı? Güzel mi? 6- Nba 98 ve Fifa 98 3D kartsız çok kötü diyorlar. 7- Bana birkaç sert grup ismi söyler misin? Eeee, köşen artık 8 sayfa (çok iyi oldu). Bana da bi yer uydurur ve sorularımı yanıtlarsan çok sevinirim. Take care of you. Arkadaşlar bana “çakal” derdi. Ama ben iyi bi çakaldım. *Hoşça kal” yani. kelime oyunuda yaparmışım| Murat "gerçek jedi benim" KARABİN (Bu arada geçen ayki sorunun bence yanıtı pratikte evet, teoride hayır. Çünkü kötü sözler bize küçüklükten beri yasaklanmıştı ama biz uymadık ve işin garip yanı bize yasaklayanların da hocalar, kız arkadaşlar) bütün kötü sözlerin anlamını biliyor ve kullanıyor olması....) Zebani: İşte ilk Diskette mektup gönderen Murat arkadaşımızı alkışlayalım. Benim düşük ümitlerle bel bağladığım ucuz post-modernist girişimime (uyuz olurum post-modernizme| ilk ve bu gidişle tek destek işte karşınızda. Seni tebrikliyorum (saçmalıyorum da denilebilir). Hayatı hiç sorma, sırf meraktan yaşıyorum. Bilgisayarını ise sen beklesen de onlardan hayır yok. Ayrıca mesaj vermek de yok). Hadi cevaplar: 4 1- Türk Takımları yok ama diğer takımlardan bir tanesini alıp edit ederek bir Türk takımı yaratabilirsin (Ali Şen istifa ediyormuş). 2- Ya akıllarına gelmemiştir (olmaz öyle şey), ya programcıları yeteneksizdir (hiç sanmıyorum), ya üşenmişlerdir (hak veriyorum!) ya da taklit etmek istememişlerdir (Başlarında bir Türk yok ki). Başka seçenek aklına geliyorsa senin için boşluk bırakıyorum. 3- Patron Meg şöyle uludu, pardon buyurdu: "Harvester, kötü bir Phantasmagoria taklidi olduğundan kelli, GameShow'da açıklamaya layık görmedik ve ben bu dergide olduğum sürece açıklanmayacak dedim. Ay gelmeyin üstüme." 4- Haydaaaaal!! Sen şimdi bana yaklaşık 2.5 - 3 milyon verip (bana değil, oyuna ayrıca Kamer'de oyunlar daha ucuz!!| demo izlemek için oyun oynadığını söyleme sakın. Ama madem böyle güzel bir huyun var sana demo tavsiyesi yapayım (Bu ilk demo tavsiyesi olduğu için iyi yırttın. Bu günleride mi Dark Colony, Age of Empire, Dark Reign ve Myht (aslında çoğu oyunun demoları güzel. Gitti senin paracıklar. Bari gel Kamer'den al). 5- Bit tabii ki çalışır. Rahat rahat oynayabilirsin. 6- Şimdi sana bir soru: Sokakta (veya herhangi bir yerde) bir solucan görsen (ama iğrenç bir solucan) basıp öldürür müsün? Cevap evetse Worms 2'nin çok tatmin edici güzel demoları ve sesleri var. Hayırsa durum pek değişmiyor yine de güzel demolar ve sesler var (özeleştiri yapıyor ve bu cevabın saçma olduğu kararına varıyorum). GameShow'u sürekli destekleyecek bir kitlenin olması güzel bir durum. Bundan kimsenin şüphesi yok (ben de dahil). Ama şu güzel satırlarından sonra gelen Tehdit için ben ne diyeyim şimdi sana. Neyse şimdilik olgunluk damarlarım tuttu; seni affediyorum. Mektup veya

—tutupta el aleme götürürsen tabii ki sonucu hayat kırıklığı Parota —— — — — şu: Kamer Bilgisayar aldı başını gidiyor). Neyse madem Windows 95 saçmalığına o kadar para dökmüşsün seni sakinleştirmek lazım şimdi eken fırtına biçer" demek istedim nedense): 1- Bence şarkının yüzünden (ben emektar teybimde Overkill dinliyorum). Yani demek istediğim gerçekte böyle bir şey yapmaz bilgisayar. Çünkü Task durumunda değilsin. Eee geriye tek bir sebep kalıyor: The Unforgiven II (yakında metallica'da "forgotten" olacak zaten). 2- Sayıları diyeceğim kötü espri olacak. Maalesef despot patron bozması Meg (bu ay Meg'le mi uğraşıyorum ben?), benim bu konuda ne bir açıklama, ne bir tanım, ne bir tahmin, ne de bir yorum yapmamı istemiyor. Bence ısrar etmeyin, bakacak 6 çocuğum var (sekiz diye hatırlıyorum ama...!!). 3- Sence bilgisayarı olup da Mathcad'le başka bir programla) uğraşan kaç kişi vardır (sen hariç). Hem de milletçe Matematik bilgimiz 4 işlemi geçmiyorken! Evet arkadaşlar duydunuz, matematik aşığı Murat yardım bekliyor geçtiğimi sanma, seni tebrik ediyorum. Çok güzel bir soru). 4- Aynı şirketten çıkma, korku türünde yapılmış zamanın ilk değişik oyun örneklerinden. Klasik olmaya adaylar. Bence oynanır. Hem de sende BOX'ları varken ve o kadar para vermişken (öyle tahmin daha ne duruyorsun (Aklıma çok kötü bir "helva yapsana" esprisi geldi ama yapmayacağım. İrademe gem vuruyorum bu sefer). 5- Şu sıralar çıkması lazım (malum yılbaşı sürprizi). Hatta sen bu satırları okurken çıkmış bile olabilir. Belki bu sayı açıklamışızdır bile (yuh be!!). 6- Çok kötü değil, hatta hiç kötü değil. Yalnızca o oyunlar 3D kartın getirdiği bazı efektsel (ne?) avantajlara sahip o kadar (e tabii birazcık

ALM da hızlı). Mesela Fifa 98'de kar, yağmur, sis, çamur, bok, püsür gibi efektlerle oynayabilirsin. Sırf bu özellikleri görmek için 200-22! Sa bırak paran cebinde kalsın (gel o parayla Kamer'den ucuz ucuz oyun CD'leri al. Bana da soğuk bi kola al). 7- Vay vay, Unforgiven çok çabuk sıkıldın galiba. Dur sana kulağının pasını atacak (klasik müzik lafları!) bir kaç grup tavsiye edeyim (bu tavsiyeler ne kadar güzel!!): Carcass (hem hayvan gibi sert, hem de bir senfoni orkestrası kadar Overkill (müzik dinlerken bir insan bu kadar coşabilir mi diyecek ve kendine şaşacaksın), Gorefest (yazmaktan kafanı duvardan duvara vurmazsan paranı geri veriyorlar), Çelik (mahmutpaşada 10 tanesi bedava, almayanı...). Geçen ay sorduğum sorunun ilk cevabı da senden geldi adamısın sen). Verdiğin cevaptan toplumun ikiyüzlü bir ahlak sistemine sahip olduğu anlamını çıkardım. Gerektiği yerde bu sistemi lehlerine veya başkalarının aleyhine kullanmayı çok iyi biliyorlar (di mi?.. bunları söylemek istiyorsun di mi?). Hadi beyler (diğerleri yani), sizden de cevap bekliyorum. Bak daha kitap yazacağım işim gücüm var. Neyse çakal, pardon Murat sana hoşça kal diyorum ve diğer disketlerini de merakla bekliyorum (gönül rahatlığıyla disket diyebildim ya). Merhabalar Zebani bey abiciğim, Bu mektup, eğer yayınlamazsan sana yazdığım ilk ve son mektup olacaktır (büyük tehdit). Şimdi sorular: 1- Dark Colony'i aldım, yükledim. Play dedikten sonra bi bakarsın ekranda "Asserpion Failed" gibilerinden bir yazı. Bilgisayarımın gücü de yeterli (P100, 32 MB Ram, 1 GB...) al başına dert. Sence ne yapak? 2- NBA 98'ide aldım, yükledim. Bu sefer de "Does not work in this display mode" demez mi? Şimdi ne yapak? r 3- Şu 3D FX olayına bi açıklık getirirsen sevinirim... 4- Ekran kartım 1 MB. Değiştirirsem ne alayım? Kaç gayme? Eğer bu mektubu yayınlarsan; Sağ ol, var ol... Eğer bu mektubu yayınlamazsan; Yok ol... Mert ESER Zebani: Yani "ben tehdidimi baştan yaparım, diğerleri gibi öyle beklemem, işine gelirse" diyorsun ha? Way be. Bu sefer baltayı taşa vurduk galiba. Acaba Maclintosh) böyle mektuplar aldığı zaman ne yapardı onu merak ettim birden. Aslında senin tehdidine tehditle karşılık vermek isterdim ama şimdilik "uzatılan silaha, gül'le karşılık" veriyor ve bunun da ilk ve son olacağını zat-ı alinize ısrarla belirtiyorum (tehdit mi oldu ne?): 1- İşte orijinal bir hata mesajı daha. Abicim siz nereden alıyorsunuz bu bilgisayarları/oyunları? Size demedim mi ben gelin Kamer'den alın, $ böyle hatalar asla olmaz diye (garantili) ? Senin o hata mesajının aynısını görmek ve yaşamak ve hatta sinirden damarlarımın | çatlamasını hissetmek için oyunu Install ettim ama yok. Üstelik böyle | bir hatayla karşılaşmadığım gibi farkında olmadan oyunu da bitirmişim f IGray'lerle oynuyorsan 4. bölümde insanlar haritanın sol alt köşesinde ve arada köprüler var. Yararlı parantezler açma kampanyası mı yapsam diye düşündüm birden). Ne yapsak? (parantez konusunda | yani)... | 2- Ekran kartının desteklemediği bir çözünürlüğü seçmişsin ve ekran kartı da Windows95'le işbirliğine girerek haklı olarak "boyundan büyük | işlere kalkışma, ayağını yorganına göre uzat, Nazar etme ne olur çalış seninde olur" demişler (katılıyorum wallahi, he he). 3- Geçen ay sevgililm) Engin Ablalm) bu konuya yeterli derecede açıklık getirdi gelen erotik espriyi ise söz konusu Engin Abla olduğu için yapmayacağım ısrar etme ne olur, çalış senin de....) 4- Açıkçası bu köşeye (en baştada belirttiğim gibi) çok fazla teknik sorular gelmeye başladı (en başta da yazdığım gibi). En başta da konuştuğum gibi (!) bu tip sorulardan aslında şikayetçi değilim ama bu işi benden daha iyi bilen Engin Abla olduğu için, teknik bazdaki sorularınızı kendisine iletirseniz her ikimizi de sevindirmiş olursunuz (en başta da söylediğim gibi). Seni ilk gördüğüm yerde, Suratına bir Lama gibi tükürmezsem Bana da Zebani demesinler (epik şiir). Sevgili Zebani, Nasılsın, iyi misin? Şu anda gecenin 12.25'i ve ben sana mektup yazıyorum (ben aptal mıyım? en son 10'u ölçtüklerinde - 24 dediler). Senin hakkında yapılan eleştirilere katılmıyorum. Bence «a az Mac kadar in. Köşeni çok beğenerek okuyorum. Şimdi sorulara geçiyorum: *t- Şu anda hangi Real-time'ı oynuyorsun? Ben de bir Real-time almayı düşünüyorum da. 2- NFS 2 (SE)'nin grafik açısından NFS 2'den farkı var mı? Varsa ne? Yoksa ne? (Ne?). 3- Arkadaşımın bilgisayarı P100, benim ki ise P75. Ama S.W.O.S anda daha yavaş çalışıyor. Nedir bu işin misali? Ram'den kaynaklanıyor olabilir mi? Theme Hospital'ı aldım. Oyunu yükledim. Tam oyuna . Hoppalaaa bilgisayar kendini resetledi. Bu ne iş

5- Magic the Gathering'in Microprose versiyonun!

(Hemen Kamer diyeceksin di mi?). 6- Şu derginin kapağındaki geri sayım — —— | neyin ir haftadır bunu anlamakla uğraşıyorum (ne yapayım el vermiyor). Sorularım bu kadar. Lütfen ama lütfen İş yayınla (bak yayınlarsan bir dahaki mektupta seni Engin Abla'yla fazlaca muhatap edebilirim. Akrabam olur kendileri Na ftabiii....)). Bir dahaki sayıyı merakla bekliyorum, Hoşça kal. Batu "FRP manyağı"

KINIKOĞLU a Zebani: O hangi ölçermiş , yü yam Sea bakayım sana gecenin / yarısında Overdose'a mektup yazdığın için aptal diyen? Ona hemen "bugün ye zekaya gösterilen önem biraz da aptallığa gösterilseydi ondan da bir şeyler çıkardı" isimli kitabımı göster de rezil olsun, kendinden utansın (kitap tükendi yalnız). Bana yapılan eleştirileri fazla duygusal ve subjektif bulduğum için üzerinde durmuyorum. Eleştiri yapılacaksa biraz rasyonel olunmalı, işin en zor kısmı bu zaten. Yoksa binbir çabayla hazırlanan üretkenliğe bekçi köpeği gibi havlayıp, bok atmak pek de zor değil (herkes üzerine alınmasın, onlar kendilerini biliyorlar). Eleştirmeyi de kavga etmekten ayırdedecekler bir gün umarım, şimdilik ellerinden gelen bu kadar (en başta da yazdığım gibi!). Bakalım bizim elimizden ne geliyor: 1- Bu ay Age Of Empire oynadım. Çok güzel bir oyun. Ama daha çok Blade Runner'a takıldım ki o çok daha güzel (tüh farkında olmadan tavsiye yaptık). Daha önce Real-Time oynamadıysan Age of Empire'dan başlama bence (hangisinden başlayayım o zaman? diye soracaksın sen şimdi di mi? ama satır kalmadı napalım). 2- Ne? He, yok yok... Varsa 3dfx kartı destekliyor o kadar. 3- Keşke Ram ve Ekran kartları hakkında daha fazla bilgi verseydin. Çünkü bu ikisiyle yakından ilişkili. Neyse bir daha ki sefere (Engin Abla'ya). 4- Bilgisayarını virüslerden temizledin mi? (bu yazdığımı ciddiye alıyor musun?). Ram'den olabilir, Windows kaprisi olabilir, Oyun CD'sinde sorun olabilir (Kamer'den almadıysan!!), Elin yanlışlıkla Reset atmış olabilir (Kamerde...öhö öhö!!), veya yanılsama görüyor olabilirsin ki bunun da çaresi Kam eyse. CD'yi aldığın yerden değiştir bence Kam....Neyse). 5- Evet Kamerden....Neyse. 6- Eeee, nasıl desem şimdi o geri sayım.. lay, tamam patron söylemeyeceğim)| Bir daha Engin Abla hakkında öyle ileri geri konuştuğunu duyar veya görürsem dişlerini söker tesbih yaparım, dilini koparır kravat yaparım, gözlerini oyar tenis oynarım... Bende bir daha ki disketini değil) merakla bekliyorum ve Hoşça kal (ani bitiş).

İşte yine Sonuna geldik. Söylemek istediğim; burada, birlikte hem eğlenip, muhabbet edip hem de sorunlara çare bulmak varken, siz memnun olmayanlar, kızgınlar, hayal kırıklığı olanlar, bağnaz düşünenler, kahraman arayışında olanlar, hoşgörüsüzler, toleransı düşükler, yitik kahraman bağımlıları, fanatikler evet siz; üretkenliğe ve hizmete karşı olmayı bırakın artık. Tekrarlıyorum Overdose - "her şeyi olduğu gibi kabul etmek lazım, burası yeni bir köşe" diyenler için aşırı doz içeren eğlence parkı, diğerleri içinse çıkışı olmayan bir korku tünelidir. Başka ne söyleyebilirim ki. Savunma her ne denirse) bitmiştir. Hayal Tabutum beni bekler. Yeni ufuklara açılmam lazım... Size de tavsiye ederim de yukarıdaki satırdakiler!!). Her zamanki gibi yeni mektup ve disketler gelene kadar tabutumdayım. Önümüzdeki ay size yeni hayaller getirmek için... Stop... Polat "Zebani" Yarışçı Ihlamurdere cad. Çelebioğlu sok. No:2/5 Beşiktaş, 80690, Istanbul