Gameshow sayı 30, sayfa 38

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 38

Kaptan Kirk: Mr. Spock. Aldırdınız mı benim dergimi? Mr. Spock: Hangi dergi, GameShow'u mu efendim? Kaptan Kirk: Tabii GameShow. Ayın on beşinde çıkan kaç tane dergi var. Diğerlerinin hepsini aldık. Ne güzel oyunlar çıktı demo CD'lerinden.

Mr. Spock: Onlar CD veriyor ama GameShow'daki muhabbet farklı be kaptanım. Kaptan Kirk: Ne muhabbeti be. Zaten en muhabbet yazar MAChbule Abla da ayrılmış dergiden. Eski tadı tuzu kalmadı artık. Mr. Spock: Öyle demeyin efendim. Onun yerine OVERLOK köşesi açılmış, yazar biraz asabi ama var bir şeyler.

Kaptan Kirk: Oo0! Spock Bey. Sen de GameShow'cu kesildin başımıza. Madem öyle bastır 400 Milyon krediyi al dergiyi, biz de okuyalım. Hoşuma gider benim. Mr. Spock: Biz bu kulakları boşuna uzatmadık be kaptanım. Sen kaptan olmuş adamsın. Sana koymaz. Kaptan Kirk: Ulan amma abarttın be. 400 Milyon kredi dediğin ne ki? 5 tane CocaCola parası. Pis cimri volkanlı. Al hadi şu parayı da çok konuşmadan getir mi dergimi. Ben onları severim her şeye Teğmen.

Günümüzde genetik mühendisleri gecelerini gündüzlerine katıp, insan bedeninin sırlarını çözmek için sonsuz bir uğraş vermekteler. Her geçen gün, iç evrenimizdeki yeni bir gen keşfedilmekte ya da keşfedilmiş genlerin ne işe yaradıklarının sırları çözülmekte. Tüm bu uğraşlar, aslında tek bir amaca hizmet ediyor: İnsanı birkaç yıl fazla yaşatabilmeye... Sonsuza dek yaşayabilen bakteri cinslerinin bulunmuş olmasına karşın, aynı şeyi insana uygulayabilmek ise şimdilik daha uzak bir hedef gibi görünüyor. Nitekim, yüzyıllar sonra bile çılgın bilim adamları mutlak sonsuzluğa ulaşabilmek için beyaz fareler yerine dev yıldızları kobay olarak kullanıyorlar. Üstelik gözlerini öyle bir hırs bürümüş ki, yok olan güneş sistemlerinde yaşayan canlı formların kendilerince sinek kadar bile bir değeri yok. Bahsettiğim kişi Dr. Tolian Soran. Evrenin bilinmeyen köşelerindeki apayrı boyutlara kapılar açan ve her kırk yılda bir Samanyolu galaksisinden geçen Nexus adında, hakkında çok az şey bilinen, değişken bir enerjiye sahip galaktik hortumu kovalayarak sonsuzluğun içinde yolculuk etmeye çalışıyor Dr. Soran. Hortumu bulunduğu yere çekebilmek için de yıldızları patlatarak oluşan şok dalgalarını kullanıyor. Nitekim Nexus, bundan seksen yıl kadar önce de başka bir gemiyi kurtarmak isteyen Atılgan'ın kendisine çok yaklaşması sonucunda aldığı bir yarayla, geminin o zamanki kaptanı James T. Kirk'ün de ölmesine neden olmuş. Bugün ise Atılgan'ın kaptanı Picard, uzayda iki tur atıp gelen Nexus'u ve kovalayıcısı Dr. Soran'ı karşılamaya hazırlanıyor. (Star Trek hayranları 'Enterprise'a biz Türkler tarafından yakıştırılan Atılgan ismini kullandığım için belki bana kızacaklardır, ama n'apalım, Atılgan da fena isim değil işte...) “Star Trek - Generations”, aynı adlı sinema filminden esinlenerek hazırlanmış. 1960'lardan bu yana, “Voyagers, The Next Generation, Deep Space Nine” gibi değişik platformları konu alan televizyon dizileriyle ve sinema filmleriyle bir kült halini alan Star Trek'in bu bilmem kaçıncı filminin de konusu, aşağı yukarı böyle. Ayrıca, bu film geçtiğimiz ay içinde de, lig maçlarını yayınlamak için bir yerlerini yırtan ve protestolara neden olan bir televizyon kanalında da gösterilmişti. Oyun, Kaptan Kirk'ün ölümünü de gösteren güzel bir demoyla başlıyor. Atılgan, Amargosa sisteminden aldığı bir yardım çağrısıyla rotasını o yöne çeviriyor ve sinyallerin sistemdeki gözlem istasyonundan geldiği anlaşılıyor. Alınan bilgiler ışığında, stratejik bir önemi olmayan bu istasyona saldıranların kim olduklarını ve amaçlarını bulmak da bize düşüyor. Demo Atılgan'ın harita odasında son buluyor ve bu noktada oyun başlıyor. Zaten oyunun ilerleyen bölümlerinin araları hep bu harita odasında geçiyor. Bu odada yıldız sistemlerini ve gezegenleri uzaktan ya da yakından inceleyerek, Soran'ın izini bulmaya çalışıyoruz. Şimdi, öncelikle harita odasındaki fonksiyonları ve tuşları inceleyelim... Ekranın altında gördüğünüz tuşlardan “Full Sector / System View” yazılı olanı, güneş sistemlerine daha yakından bakmamıza veya tüm yıldız haritasına geri dönmemize yarıyor. Bu tuşun en altındaki “Long / Short Range Scan” butonu ile de, olabiliyoruz. Örneğin, biz Halee sisteminde isek, bulunduğumuz sistemdeki gezegenlere Short Range Scan, yani kısa mesafeli araştırma yaparak, Soran'ın varlığını tespit edebiliriz. Oysa, bunu uzağımızdaki başka sistemlere uygulayamayız. Long Range Scan (uzak mesafeli araştırma), uzaktaki bu gezegenlerin yalnızca isim, maden durumu ve hayat formları gibi bilgilerini verebiliyor. Soran'ın veya Trilithium adlı madenin varlığını tespit edebilmek için o güneş sistemine yolculuk etmemiz gerekiyor. Bunu da, gideceğimiz hedef sistemi seçtikten sonra, ekranın sağındaki “Set Course” tuşu ile yapabiliyoruz. Eğer araştırdığımız yerde Dr. Soran'ın varlığı tespit edilirse, “Computer Log” yazılı butonun olduğu yerde “Transport”; veya düşman gemileri saldırırken “Tactical” butonları çıkıyor. Bu butona basarak, böylece oyunun 4 hareketli bölümlerine yatay geçişte bulunabiliyoruz. “Transport” butonuyla geçiş yaptığımız bölümler Doom'vari bir oyun stili içeriyor. İlk bölüm, yukarıda da bahsettiğimiz gibi, Amargosa sistemindeki uzay istasyonunda geçiyor. Bölümleri tanıtırken, adım adım anlatmama olanak olmadığından, her bölüm için bulunması gereken objeleri, kullanıldıkları yerleri ve her bölümü bitirmek için gereken ipuçlarını vermem yeterli olacaktır diye düşündüm (İyi de etmişim, zira yazı, bu haliyle bile uzun sürecek gibi görünüyor). Yine aklınızda tutmanız gereken başka bir ipucu da şu... Oynadığınız her bölümde amaç Soran'ı bularak kovmak ve bulunduğunuz sistemdeki yıldızı patlatmak için yaptığı bombayı etkisiz hale getirmek... İlk bölümde, Amargosa sistemindeki gözlemevi olarak kullanılan uzay istasyonu saldırıya uğramıştır (uzay terörü) ve yardım çağrıları üzerine Atılgan (ekip arabası) olay yerine ulaştığında alıcılar hasara uğramış istasyonda tanımlanamayan yaşam belirtileri olduğunu tespit ederler. Kaptan Picard (komiser), Yüzbaşı Riker'ı, kazazedeleri Atılgan'a ışınlamak ve saldırının sorumlularını bulmak için istasyona gönderir. Oyunun bundan sonrası arcade oyun kimliğine bürünüyor ve elinizde ışın silahınızla (Type 2 Phaser) etrafta dolanan Romulan'ları bayıltıyor ya da öldürüyorsunuz. Silahınızın enerjisini gösteren bölümün üstünden ateş gücünüzü ayarlayabiliyorsunuz. Eğer silahı bayıltıcıya ayarlamışsanız, bayıltığınız kişinin üzerine geldiğinizde üzerlerini aramak için dokununca canlanıveriyorlar. Bu yüzden silahı en az orta ayarda tutmak gerekiyor. Zaten öldürdüğünüz kişilerin üzerinden çıkan yeni silahları aldıktan sonra, Phaser'ı artık kullanmanız gerekmiyor. Bunun için mouse ile ölülerin üzerinde tıklamanız ve bulduğunuz aleti sürükleyip ekranın sağ alt kısmındaki alet bölümüne taşımanız gerekiyor. Haritada kırmızı ile gösterilen noktalar ise yaralı istasyon mürettebatını gösteriyor. Bunların üzerine geldiğinizde, haberleşme aracınız yanıp sönüyor ve buna dokunarak yaralıları Atılgan'a ışınlıyorsunuz. Haritada sarı ile gösterilen nesneler de, size o bölümde yararlı olacak objeleri gösteriyor. Bunların dışında bulacağınız diğer nesneler hiçbir yerde kullanılmıyor, dolayısıyla onları toplamanıza da ihtiyaç yok. Bölüme başladığınızda ilk karşınıza çıkan yaralı, Dr. Soran oluyor. Onu gemiye ışınlıyorsunuz, ancak oyunun ilerleyen dakikalarında Soran Atılgan'dan kaçarak tekrar istasyona dönüyor. Soran, Atılgan'a ışınlandığında geride bir alet bırakıyor. Bu cisim (Graviton Inverter) oyuna başladığınızda karşınıza çıkan bozuk asansörün düğmesini onarıyor. Bu asansör geminin alt

STAI GENE

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.