Gameshow sayı 29, sayfa 33

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 33

Proximity Detonators: Bu deminkinin değişik versiyonu. Bunu bırakıyorsunuz üzerinden geçenin etleri kemiklerinden ayrılıyor, yani ölüyor (iyiki söyledim yoksa anlamıycaktınız). X'le yanınıza bırakıp siz ölüyorsunuz... Diet: Proximity detonator. Incinerator: Bazuka efekti yaptığını söylemem yeterli sanırım? X'le ard arda birkaç tane atıyorsunuz. Gasoline Cans istiyormuş. Voodoo Doll: İşte orjinal silahlar başladı. Benim en sevdiğim silah bu. Düşmanınızın karşısına geçip CTRL ile iğne batırıyorsunuz. X yapınca force kullanarak düşmanı kül ediyorsunuz (bazen...). Voodoo Doll bulmanız yeterli. Aerosol Can: Bize pek yabancı bir silah değil. Engin Abla saç spreylerini hep böyle kullanır. Eski yerimiz yandığı için taşındık zaten. X yapınca ise molotof kokteyli yapıp düşmanlarınıza sunuyorsunuz. CTRL ile servis etmezseniz siz içmek zorunda kalıyorsunuz! Tesla Cannon: Tesla'yı Red Alert'ten biliyorsunuz zaten. X'le geniş alan hesabı. Nikola Tesla işe yarayabilir. Life Leech: Düşmanlarınızın yaşam enerjisiyle

Çevrede dolaşırken sizin için bırakılmış şeyler var örneğin sağlığınızı arttıran Essence: Sağlığınızı 20 arttırır max 100; Life Seed: Sağlığınızı 100 arttırır max 200. Bunların yanında korunmanızı sağlayan Body Armor: Zırhınızı 100 yapar; Fire Armor: Zırhınızı 100 arttırırken ateşe dayanıklılık kazandırır; Spirit Armor: Zırhınızı 100 yapar ve Voodoo Doll ve Life Leech'ten hasar almanızı engeller; Super Armor: Zırhınızı 200 arttırıp normal, fire ve spirit armor özellikleri verir; Basic Armor: Bütün zırhlarınıza 50 ekler. Değişik özellikler veren şeyler de var tabii: Death Mask: Bir süre vurulmamanızı sağlar. Ama fiziksel etkileri engellemez. Yani hala yanınızda dinamit patlarsa, patlamanın etkisiyle uçurumdan aşağı uçabilirsiniz: Guns Akimbo: Tek elle kullanılan silahlarınızı çiftler (Shotgun, Flare Gun ve Tommy Gun gibi); Reflective Shots: Bunu alınca kurşunlar hoop sahibine geri dönüyor. Ne yazık ki dinamitler ve Flare Gun buna dahil değil... Bazı şeyleri alınca hemen kullanamıyorsunuz. Ya inventory'den seçip enter yapıyorsunuz ya da yanında yazan tuşa basıyorsunuz: Crystal Ball (C'ye basın): BloodBath modundayken

(multiplayer) diğerlerinin nerede olduğunu görmenizi sağlıyor; Beast Vision (“B”'ye basın): Karanlık mı o da ne; Dr.'s Bag (“M”'ye basın): Sağlığınızı 100'e tamamlar; Jump Boots (“J”'ye basın): Zıp, zıp, zıplıp, zıplıp, güdüm! Kısaca daha yükseğe zıplamanızı sağlıyor. Fark ettim de oyunda fazla eşya yokmuş. Hatırlarsanız Hexen'de bayağı bir şey vardı. Gerçi Hexen'de sadece anahtar toplamayıp puzzle falan da çözüyordunuz. Neyse... Oyunun bölümlerinden biraz bahsedeyim. Konusunda anlattığım gibi oyuna mezarda başlıyoruz. Secret! Secret! Hemen yandaki tabutun önünde eğilin ve space'e basın. Sol tarafta köşedeki duvarın önünde space'e basın. Anlayabileceğiniz gibi secret'ları bulabilmek için çok dikkatli oynamalı ve şüphelendiğiniz her yeri space ile yoklamalısınız. Bunun yanında duvardaki çatlaklar size kısaca vur beni demektedirler. Dinamit, bazuka gibi “etkili” silahlarla patlatabilirsiniz. Bunun yanında oyun ekranındaki patlama olasılığı olan şeylere de ateş ederseniz yararlı olur, bunu o şeyin yanında yaparsanız sizin için yararsız ve hatta zararlı olur (kısaca siz de onla uçarsınız demek istiyorum). Bu şeylere üzerinde TNT yazan fıçılar (haklısınız hiç anlaşılmıyor ben de zaten şans eseri bulmuştum), yangın söndürücüler (cık cık cık bu Duke'te de vardı) örnek olabilir, hatta olur. Bakayım, eee bunun dışında camları kırın dikkatlice dışarı çıkın bir şeyler olabilir, sonra hah, kazan falan gibi şeyler görünce hemen içine dalın ve aynı hızla dışarı çıkın. Yüzde yüz içinde bir şey vardır. Çevredeki insanları, insan artıklarını kısaca çevredeki her türlü eti tırpanla parçalayın içinden life essence çıkabilir. Bu da bittiğine göre oyunun özelliklerinden bahsedeyim. Ses, grafik falan yukarıda anlattık, bu oyunun benzerlerine göre en güzel yanı level design olayı. Adamlar bayağı uğraşmışlar ve sonuçta birbirine benzemeyen bir sürü güzel bölüm çıkmış. Oyun 4 episode'dan oluşuyor. Her episode 6-8 bölüm içeriyor. Background'larda daha bir 3D havası var. Dediğim gibi motorun bütün olanakları sonuna kadar kullanılmış. Lütfen oyundan gerçekten zevk almak istiyorsanız, biraz korkmak istiyorsanız ve bu atmosferi yaşamak istiyorsanız CHEAT YAPMAYIN. Hani Hexen'i biraz anlarım ama bu oyunda cheat yapınca hiçbir zevki kalmıyor. Bir odaya girince kapının arkanızdan kilitlenip bir anda bir sürü zombinin üzerinize saldırdığında yaşadığınız heyecan başka bir oyunda yok (Bir de Quake'te var!). Yerim azalıyor son söylemek istediğim 3. bölümdeki phantom express gerçekten çok mükemmel çünkü bölüm hareket eden bir trende geçiyor. Camdan dışarı bakınca çevrenin trendeymiş gibi kayması hoş bir olay. Bir de 2. bölümün sonunda bölümü bitirmeden karanlık tüneli takip edin, yolun sonunda bir secret bölüm var. Bayağı eğlenceli! Son sözlerimi söylüyorum oyun 486'da fena çalışmıyor yalnız Min. 12 Ram istiyor ve onda bile sorun çıkarıyor yani 16 Mb Pentium şart ve zaten onda da çok iyi çalışıyor. Oyunun CD'sini alın demiştik, bakiim hah oyunun iki versiyonu var. Birisi (tabii ki korsan zaten şu anda piyasadaki oyunların çoğu korsan) Quake ve Duke 3D ile birlikte geliyor. Bende ve bir arkadaşımda (P100, 16 Ram) oyunun CD-Audio'ları ve demoları oyun sırasında çalışmadı ama CD'de var. Başka bir arkadaş da (P-pro, 32 Ram) hepsinin çalıştığını iddia etti. Bence çalışmamaları için hiçbir neden yok çünkü ne demolar ne de CD-Audio Ram'le işlemciye ihtiyaç duyuyor. Belki bu versiyon bozuktur diye teklisini tavsiye edicem ama ondan da emin değilim (denemedim). Bir şekilde deneyip öyle alın. Dungeon Keeper gelmiş cümleten hayırlı olsun, geriye Lands of Lore 2 kaldı. Oh oh 1600 kelime olmuş ben kaçıyom. May Loviatar bless you all... “turtle” Mumoğlu

FİRMA MONOLİTH TÜR EREN DOOM GİBİN SİSTEM PENTİUM 75 16 MB RAM > Hd 1CD 70 MB HARDISK

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.