Gameshow sayı 29, sayfa 12

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 12

Bu gidişle üstün varlık insanoğlunun abidik gubidik, ucubik yaratıklardan kurtuluşu olmayacak galiba. Şu koskoca evrende istila edecekleri başka yer kalmadı mı yaw? Ne istiyorlar şu güzelim minicik zararsız dünyamızdan bilmem ki? Bizim yok olmak için estetik duygularımıza ters düşen ne idüğü belirsiz yaratıklara ihtiyacımız yok ki zaten. Biz güzelliklerle dolu dünyamızda kendi kendimizi yok etmiyor muyuz? Her baktığımız yerde en az yaratık kadar ürkütücü başka yaratıklar görmüyor muyuz? Bizim de elimizde üstün teknoloji olsa başka gezegenleri istila etmez miyiz? Dürüst olalım: Mars'a yolladığımız Pathfinder orada bir yaşam izine rastlasa neler yapacağımızı düşünebiliyor musunuz? Ne farkımız var onlardan (varsayım üzerine konuşuyorum gaza gelmeyin). Hem nereden biliyoruz onların da varlık ile ilgili sorunları olup olmadığını? “Evrende tek başımıza mıyız? Nereden geldik? Nereye gidiyoruz? Oluşumuzdaki süreçler nelerdir? Herhangi bir yerde bizden başka yaşam var mı? Yok mu?” gibi felsefi sorular soracak zeki yaratıklar olamazlar mı? Kötü olup istila etmeleri sadece bir evrim sorunu olamaz mı? Hem biz neden vahşi hayal gücümüzün tahriklerine kapılıp kendi kendimize bir yaratık miti yaratıp onu gerçeklere uyarlamaya çalışıyoruz ki? Varsayımlar üretip paranoyak yanımıza işkence ediyoruz? Hem ben kozmoloji uzmanıyım ki böyle şeyler yazıyorum? Neden izin veriyorsunuz bana bunları yazmam için? Ben kimim ki? Nereden geldim? Nereye gidiyorum? Bu kahrolası galaksi şeytanlarıyla ilk olarak UFO oyununda tanıştık. Olmaması gereken koordinatlarda varlığımızı tehdit eden bu mahlukatları uzayın çöplüğüne attıktan sonra 1 yıl rahat ettik. Sonra o güzelim engin okyanuslarımızın derinliklerinde meydana çıktılar. Eee teknolojileri var istedikleri gibi gelip gidiyorlar. Bu kez de mavi okyanuslarımızı bu mahlukat kabusundan kurtarıp yaratıkların pis kanıyla (başka bir sıvı da olabilir) boyadıktan sonra artık bu yaratık operasına son verdiğimizi zannettik. Nitekim 2 yıl sonra kaldığımız yerden devam ediyoruz: X-COM APOCALYPSE ile. Yenilen yaratık güreşe doymaz misali (olur öyle) bir kez daha bizim yani evrenin en korkunç yaratıklarının karşısına dikilmeye devam ediyorlar. Bu sefer 2080'li yıllardayız. Üstün teknoloji ile insanlığın tamamen bütünleşmesinden doğan mükemmel mekanik bir şekilde anti-ütopik hayatımızı sürdürürken (Yevgeni Zamyatin'in “Biz” isimli muhteşem şaheserinde olduğu gibi) birden eski dostlara rastlıyoruz. Daha biz ne oluyor ne bitiyor demeden, bu kez tam teşkilatlı ziyaretçilerimiz şehrin üzerine bombaları yağdırıveriyorlar (kötü film Independence Day'deki gibi). Evet artık o güzelim sıkıcı-monoton-mekanik günlerin sonu geldi. Hemen bir yerlerden bir Macintosh laptop bulup yaratıkların gemisine Saddam virüsü sokmazsanız şehir yerle bir olacak diyeceğim konudan uzaklaşıyoruz (hihi). Neyse artık şehrin geleceği X-COM ajanlarının elinde; yani sizin. Artık emekli olup termo nükleer evlerinde (nasıl nasıl?) rahat rahat radyasyon solumayı bekleyen X-COM ajanları da binbir türlü küfürle işbaşı yapmak zorunda kalıyorlar tabii ki. Evet hazır mısınız bu mükemmel teknolojik şehri ve insanlarını mahlukat belasına karşı korumaya? Yine olmaması gereken koordinatlarda varlığımızı tehdit eden bu pislikleri yok etmeye? Hadi bakalım şimdi kaldırın şu üzerinizdeki “stop racism” kepenklerini ve kusun ölüm gücünüzü mahlukatların üstüne. Mazgallardan gelen ve genizleri yakan pis yaratık kokularını duymuyor musunuz? Bak komşunun çocuğu korkusundan anti-gravity futbol oynayamıyor? Ne biçim X-COM ajanısınız siz. Dur şu yaratıkları gebertelim de sizin bu hımbıllığınızı maaşınızdan nasıl keseceğim... Şimdi oyun hakkındaki “technical specifications” (Türkçesini bilmiyorum) bilgileri ve oyun hakkındaki düşüncelerimi sona saklayarak bir an önce oyuna geçiyorum. Oyun geniş çaplı olduğundan (sinir olurum bu lafa aslında) size ilk önce menüleri sonra da neler yapmanız gerektiğini anlatacağım. Özellikle menüleri anlatırken ne kadar sinir olacağımı şimdiden belirtmek istiyorum. Yaw ben menü açıklamamak için oyun yazmaktan kaçarken gıcık-ötesi holy editör tuttu beni buldu menü tarlası X-COM'u açıklatmak için. Another World ne güzeldi; ne ikon ne de mikon(?). Gir, oyna, seyret film gibi (alakası yok biliyorum ama her seferinde bunu belirteceğim size ne?). Neyse bir PC dergisine ilk defa bir PC oyunu yazmamı bahane ederek şimdilik affediyorum hıyarı. Bir daha olmasın (görürseniz söyleyin). Şimdik oyuna girdiniz ve ekranda bir sürü ikon mikon var. “Bu ne abi?” sesleri duyar gibiyim. Tamam başlıyoruz, bakalım neymiş bu ikon kalabalığı. İlk olarak ekranın solundaki 6 ikondan başlayalım:

1- SWITCH CAMERA MODE: Hareket halindeki ajanlarınızı veya araçlarınızı ısrarla takip etme. UFO peşinde koştururken işinize çok yarayacak. Bu arada kameraman arkadaşın ve görev aşkını teslim edelim!)... 2- SWITCH MAP VIEW: Şehrin (bu arada unuttum, şehrin ismi Mega-Primus) izometrik veya üstten görünüşünü değiştirmek için bunu kullanacaksınız. Bütün şehri mouse ile oraya buraya hareket ettirerek görmek yerine üstten kimin nerede ne yaptığını görmek daha akıllıca. Hiçbir şey gizli kalmamalı. Bu arada şehrin dizaynını yapan şahsiyeti

3- ALIEN INFILTRATION GRAPH: Şehirdeki şirketlerin bünyesinde bulunan mahlukatların istatistik bilgilerini buradan. Bu arada mükemmel bir filmdir. 4- PERFORMANCE LOG: Yıl ve gün itibariyle yaptığınız ve mahlukatların yaptığı tüm haltların bir listesini buradan görebilirsiniz. Burada sağda 2 ikon daha var (gıcık oluyorum, gıcık) bunlar a) Performance log: aynı. b) Finance: Para abi, para. Zaman ne olursa olsun en güçlü silah. O olmadan ne yapabilirsiniz ki. Burada sağa sola sorumsuzca savurduğunuz para miktarını görebilirsiniz. 5- UFOPEDIA: X-COM'la ilgili merak ettiğiniz her şey burada. Sık sık bakın. Hatta gelin bir anlaşma yapalım: siz Ufopedia'yı okuyun, ben bir sinemaya gidip geleyim... 6- OPTIONS: Milyon tane seçenek var burada abi, hayatta açıklamam. Zaten hepsi de sizin bildiğiniz ve nedense diğer yazarların açıklamakta ısrar ettikleri şeyler. İşte save, load, restart game, Quit, falan filan... Bu options menüsüyle ilgili tek bir şikayet istemiyorum. Hepsi sizin çözeceğiniz şeyler. Buradaki ikonlar bu kadar işte. Şimdi de ekranın ortasında 8 tane ikon var. Onlara başlayalım lanet ruhlar adına: 1- BASES TAB: Buraya tıkladığınızda hemen altta sahip olduğunuz üsleri gösteren ikonlar çıkar. Sağda ise kendi üssünüzün (şimdilik bir tane) özelliklerini ayarlamak için 2 ikon vardır (lanet olsun ki öyle) şöyle ki: a) Bases: Burada size ait olan üssün tüm özelliklerini görebilirsiniz. Ayrıca üs inşasını da buradan yapacaksınız (öbür UFO'ları oynayanlar bilirler). Üst sağdaki ikonlardan ekip (yani ajanlar, askerler, her ne derseniz) kiralayıp satabilir (aklıma geldi de emlakçılar çok kazıkçı), alet edevat (silah, zırh, bomba gibi) alıp satabilir, 2 üssünüz varsa (ki ileride mutlaka olmalı) arada ekipman transferi yapabilir, ajanlarınızın silahlarını belirleyebilir, araçlarınızın donanımını yapabilir, bilim adamlarınızın projelerini ayarlayabilir ve üsse getirilen mahlukatların incelenme aşamasını görebilirsiniz. Ayrıca birçok işi aynı anda yaptığınız için kendinizle övünebilirsiniz (böyle bir

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.