Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 11
EST
keşfetmelisiniz. Daha önce inventory'den bahsetmiştim. Biraz da inventory'e alabileceğiniz objelerden bahsedelim: 1. Detector: Küçük bir radar şeklinde karşınıza çıkar. Aldığınızda haritada gizli power-up'ların yerini gösterir. Belirli bir süre içinde (sanıyorum 90 saniye) haritadaki mavi bölgeye gidebilirseniz power-up'ları alırsınız. Süre sonunda onlar da kayboluyor. 2. Power Gloves: Güç eldivenleri. Kullandığınızda belirli bir süre için verdiğiniz hasar çok artıyor (Sanıyorum sadece yumrukta). Tavsiye edilen üç'ten fazla saldırgana karşı kullanmanız. Daha azına harcamaya değmez. 3. Keys: Bence bu oyunda anahtarları boşuna yapmışlar. Gizli kapıları ayrıca aramanız gerekmiyor. Anahtarı aldıysanız önünden geçerken pat diye açılıyor. Ya da anahtarsız geçilmeyen bir geçit varsa ve siz anahtarı önceden bulduysanız oradan geçerken anahtar gerektiğini fark bile etmezsiniz. 4. Armour: Bunu kullandığınızda Captain Hunter bir cyborg'a dönüşüyor ve darbelerden daha az hasar alıyor. Tabi sınırlı bir süre için. Bu da çok saldırgana karşı kullanmanız tavsiye edilen bir obje. Ama takdir edersiniz ki çok kişiye saldırırken extra zırh ve güç kullanmak son derece mantıklı. 5. Health: Üzerinde kırmızı haçlar olan beyaz toplar tahmin ettiğiniz gibi Medi kit. Bir çok oyunun aksine bunları alır almaz etki etmiyorlar, başınız sıkışınca kullanma özgürlüğüne sahipsiniz. Bunların her biri sizi 25 oranında iyileştiriyor en büyük handikabı ise en fazla dört tane taşınabilmesi (Sadece bu değil hiç bir obje dörtten fazla taşınamıyor). İdareli kullanmanız tavsiye olunur. Sonra Armour'u açıp koştura koştura health aramaya çıkmanız gerekebilir (Tabi save'inizi de yükleyebilirsiniz). 6. Map: Meteoroloji uydusuna benzeyen bu cisim bölüm haritasının bir kısmını içeriyor (1/4). Her bölümde bunlardan dört tane var. Hepsini bir araya getirince harita tamamlanıyor. Kendiniz gezerek de haritayı oluşturabilirsiniz ama küçük bir boşluğun gözünüzden kaçma ihtimali her zaman var. Haritada daha önce gittiğiniz bölgeler sarı, gitmedikleriniz yeşil, üzerinde bulunduğunuz ise kırmızı renkte görünüyor. 7. Metabolic Adjusters (Mavi): İlk bölümün başında health bar flash ediyor. Bu kahramanımızın aşırı soğuktan zarar gördüğü anlamına geliyor yanisi durduğumuz yerde enerji kaybediyoruz. Bir an önce bu nesneyi bulursak metabolizmamızı yeniden düzenleyip bundan kurtulabiliriz. 8. Transmitter: Her ne kadar abajura benzese de anahtarın teknolojik formu. Bunu alıp lazerle kapatılmış kapıların yanında bırakıyorsunuz kapı açılıyor
(Bir objeyi bırakmak için harita ekranında üzerine gelip S'ye basıyoruz). 9. Essence Energy: Yaratıkları öldürdüğünüzde onlardan geriye küçük, renkli bir top kalıyor ve biz bunu alabiliyoruz. Bunlar güya yaratıkların öz enerjisi ve biz bunları aldıkça güçleniyoruz. Ama bunlar üç beş değil yüzler mertebesinde alındığından kaç tanesi ne kadar güç veriyor? ya da güç veriyor mu? tartışılır. 10. Vaccine (Kırmızı): Ormanlı bölümde (bölüm üç) maymun sesi çıkarıp akrep gibi saldıran garip yaratıklar zehirli. Zehirlenirseniz ilk bölümde olduğu gibi enerji kaybedersiniz. Tabi iksiri içince geçiyor ama en komiği sadece bir iksir olduğundan bir kere zehirleniyorsunuz sonra rahatsınız. 11. Magic Chest: Bu harbiden magic bir şey. Inventory'nizdeki bütün power-up'ları aynı anda çalıştırıyor ve bunu yaparken inventory'nizdekiler azalmıyor. Böyle baba bir elemanı kullanmak için bir sürü power-up birikmesini bekleyin ve önemli bir zamanda kullanın (Bölüm sonu mesela). Aksi durumlar tamamı ile israf olur. 12. Sun Goggles: Çöl bölümünde (bölüm 4) güneş ışınları gözümüzü tahrip ediyor (bu defa da güneş). Bu başlığı bulup kullandığımızda gözlerimizi koruyoruz, dolayısı ile açık havada dolaşmak enerji kaybettirmiyor (var mı temiz hava gibisi?). 13. Amulet: Amulet kullanılabilen objelerden biri değil ama bunu mutlaka saklayın zira bu son savaşın anahtarı. 14. Jumping Boots: Bu adından da anlaşıldığı gibi daha fazla zıplamaya yarayan bir şey ama daha çok bir anahtar işlevi görüyor. Yani daha yükseklere zıplamak yerine normalde geçemediğimiz bir yeri geçmekte kullanacağız. Desert Moon'da (bölüm 4) ve Proteus'ta (bölüm 5-Son) karşımıza çıkacak. Açıklamışken Açıklayalım: Blake's
Health Bar: Hayat Çizgimiz. Ne kadar uzunsa o kadar iyi. Kırmızı flash ediyorsa bu buz (Bölüm 1), zehirlendiğimiz (Bölüm 3), ya da güneşin gözlerimizi yaktığı anlamına geliyor. Bunları engellemenin yollarını yukarıda açıkladım. Alien Health Bar: Bunlardan çok olduğundan aynı barın içinde dört tanesi birden gösterilebiliyor bizim amacımız (Senin görevin Jim...) bu çizgileri mümkün olduğunca çabuk kısaltmak. Screen Navigator: Bu ekranın sol üst köşesindeki küçük haritamız ayrıca ortasındaki beyaz çizgi baktığımız yönü gösteriyor. Yani yönümüzü bulmadaki en büyük yardımcımız (Vatandaşın bir nevi bir pusulası). Oyun sırasında karşılaşabilecekleriniz bunlar. Biraz da bölümlerden bahsedelim: Ice Moon: Çok soğuk... Donuyoruz. Hemen gidip Metabolic Adjuster bulun (mavi tüp). Bu bölümde karşılaşacağınız yaratıklar. Alopex: İrice bir tür kurt. Üzerinize atlayıp sizi parçalamak eğilimindeler. Yerden saldırın. Ice Man: Oldukça hantallar. Antrenman malzemesi. Toran: Baba eleman. Dövene bölüm geçirtiyorlar. Garden Moon: Ben bahçe kısmını kaçırdım galiba ama daha çok bir Budist tapınağı. Bitirmek için bütün anahtarları toplayın. Bölümün yaratıkları: Shumeis: Kedicikler. Çevik ama etkisiz. Yerden saldırın. Monks: Shaolin rahibi. Acayip Kung-Fu biliyorlar, yüzüne yüzüne combo vuruyorlar insanın. Alttan çalışın. Shiro: Monk'ların abisi. Kardeşlerimi döven sen misin diye geliyor. Güçlü ama hantal. Side kick combo tavsiye. Forest Moon: İlk baştaki maymunlar zehirli dikkatli olun. Bu bölüm katlardan oluşuyor geçişleri açmak için transmitter'i kullanın. Yaratıklar: Aloutta: Çok zayıf ama çevikler. Zehire dikkat. Panthera: Kafanızı sakın kaldırmayın. Bunların müzikleri pek güzel değil. Sweep kick şiddetle tavsiye. Renza-Fi: Ormanın babası, Capoeira ustası, Bölüm sonu canavarı. Desert Moon: Öncelikle gözlüğü bulun ve platformlardan atlamak için Jumping Boots gerekiyor. Yaratıklarımız: Mosasaur: Küçük boylu dinazor. Etkili saldırıyor keratalar. Yerden saldırın. Gota: Tehlikeli savaşçılar bunlarla takılmaktansa bir an önce bölümü geçmeye bakın. (Dövüş stilleri maymun kung-fu'su). Sacra-Ja: Bölümün babası. Maymun kung-fu'sunda usta ama kim ne derse desin teketek daha zevkli. Proteus Moon: İşte zurnanın zart dediği yer (Zaaaaaarrrt -Zurna). Müsadenizle burayı açıklamıyorum. Zaten buraya kadar geldiyseniz burayı yardımsız geçebilirsiniz. Açıkçası burada benim size pek bir yardımım olamaz zaten. Oyun hakkında yeterince açıklama yapabildiğimi sanıyorum. Yazıya ara verdikten sonra yazı yazmak daha çok keyif veriyormuş insana. Şu anda saat gece üçü geçti ama ben hızımı alamadım. Kader böyleymiş yer bitti daha sık görüşelim özletmeyin kendinizi. Ha bir de gidip bir yerlerde tatil yapın bu sıcaklar bunaltıyor insanı (Gece 3'te bile)... B. Levent “Azmader yazarım” YARLI.
ARCADE
P75 8 MB RAM 1CD 25 MB HARDDISK
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 10
Yazı yazmaya uzunca bir ara verdikten sonra klavyenin başına oturmak çok garip oluyor. Ben en son yazı yazdığımda mevsim kıştı denilebilir. Cam, pencere kapalı oturuyorduk dergide. Şimdi cam kapamaya yeltenmek bir tür intihar girişimi sayılıyor. Dergiden bir süre uzak kalınca (okul filan girdi araya uzun hikaye) derginin bilgisayarlarını da bozamadım bir süre (dergi niye geç çıkıyor sanıyordunuz?) dolayısı ile kendi bilgisayarımı bozmak zorunda kaldım (bir şeyleri bozmazsam içim rahat etmez). İnsan bilgisayarını bozup bozup durursa yazı mazı yazamaz tabi. Sağ olsun editörümüz (lerimiz iki oldu iyi oldu) anlayışlı da idare ediyorlar bizi. Neyse efendim suyunu çıkartmadan asıl konumuza dönelim. Perfect Weapon, Time Commando gibi bir oyun. Time Commando çıktığı zaman çok tutmuştu. Sanıyorum bu da onun çok satmasına güvenerek yapılmış bir oyun. Ama hakkını vermişler, Time Commando'daki adam döve döve bayağı ilerletmişler. Daha doğrusu adam dövme işini bayağı ilerletmişler. Artık sadece tekmeyle yumrukla yetinmeyip bir sürü combo da yapabiliyoruz. Pek çok dövüş oyunundan da iyi üstelik. Ama adamlar da tek tek gelmiyorlar. Cüneyt Arkın gibi otuz kişiye (tırsmayın abarttım) tek girmeniz gerekince fazladan yaptığınız her hareketin yararını görüyorsunuz. Oyunda ağırlığın dövüşe kayması eğlenceyi arttırıyor belki ama macera yönünü de oldukça köreltiyor. O kadar
DERF NI zir
çok kavga oluyor ki hayatta kalmaya çalışmaktan sağla solla uğraşıp bir şeyler çözmeye vaktiniz kalmıyor. Programcılar da bunu düşünmüş olacaklar ki oyuna çözecek pek bir şey koymamışlar. Bu açıdan oyun 3D-Macera değil de Final Fight'ın üç boyutlusu gibi bir şey dersek pek fazla haksızlık olmaz sanıyorum. Oyunu baştan beri Time Commando ile karşılaştırdık (türünün ilk örneği olduğundan, yoksa kayırdığımdan değil) şimdi netleştirelim. Time Commando'dan daha heyecanlı, dövüş olayı çok daha iyi ama oyunu ilerleyip yeni şeyler görmekten çok adam dövmek için oynuyoruz. Bu tür için pek fazla önemi olmayan bir eksiklik bu aslında ama eksik eksiktir. Yeterince kritik de yaptığımıza göre artık biraz da oyunun kendisinden bahsedelim. Oyunu yaparken senaryoyla pek uğraşmamışlar galiba ya da hareketlerle uğraşmaktan senaryoya vakit kalmamış. Senaryo şu: Captain Blake Hunter, Dünya dövüş sanatları şampiyonu ve Earth
Command Defense Force'un bir numaralı ajanı (ve part time Cüneyt Arkın'ın dublörü). Captain Hunter bir gün durup dururken başka bir boyuta ışınlanır (başka boyutlarda televizyon yok, Game-Show da yok, canları sıkılıyor tabi). Bundan sonraki amacı; bu vahşi dünyada hayatta kalıp kurtulmanın bir yolunu bulmaktır (yanlış adama çattınız olm. Yedim sizi yedim). Klavye Örtüsü:
Yön tuşları hep aynı, yukarı-ileri, sağ-sol da dönmek için. F: Fighting mode, N: normal mode. Tab: haritayı açar. Harita açıkken; N: Inventory'deki objelerden birini seçmek için. A: seçili objeyi kullanmak için. Pause-Break: pause, +/-: kuyu-açık, Alt ve +/-: genel parlaklık (Brightness) Hareketler:
Bazı hareketlerin Türkçe karşılıklarını bilmediğim için İngilizcelerini yazıyorum siz hareketi deneyip ne olduğunu daha iyi görebilirsiniz. Kavgada sıkışırsanız; iki kere geri: geriye takla, üçüncü kere basarsanız takladan sonra arkasını döner. Dediğim gibi teker teker saldırmıyorlar. Saldırgan sayısı üçü, dördü geçtiğinde aradan sıyrılmak için en iyi yöntem bu. Etrafınız çevrili iken koşarak kaçamazsınız ama takla atarsanız önünüze gelene tekmeyi yapıştırıyorsunuz otomatik olarak. Düşmanlarınızı önünüzde tutmaya çalışın, yapabildiğiniz hareketlerin öne doğru. Eğilip tekme (Shift+Z yada X): Yerde dönerek tekme. Oyunun en etkili hareketi bu, şiddetle tavsiye ederim. Siz eğildiğinizde çok daha zor saldırıyorlar ve rakibinizi büyük ihtimalle düşürüp bir süre saldırmamasını garantilemiş oluyorsunuz ve en güzeli aynı anda iki kişiye vurulabilen tek hareket. Palm Strike (Eğilerek A+S): Ard arda sağ, sol ve dönerek yumruk. Zıplayarak tekme (Z yada X): Bildiğiniz zıplayarak tekme. Knee Grapple (A+Z): yakalayıp atma hareketi. Bunu yaparken rakibin burnunun dibinde olmak lazım. Etkili ama zor. Teketek dışında yapmayın. Geriye yumruk (Geri+S): Arkaya dönerek yumruk. Aparkat (Sağa+S): Fazladan bir direk vuruş. Kazandırdığı bir şey yok. Yapmayın derim. Dönerek yumruk (A,S yada A,A,A): İleriye doğru dönerek yumruk. Oldukça etkili, arada bir patlatın. Geriye tekme (Geri+Z): Geriye dönerek tekme. Geriye yumruktan biraz daha yavaş biraz daha etkili. Seçim sizin. Side Kick Combo (X,X,X): Rakibin yüzüne ard arda üç tekme. Oldukça etkili ve üçüncüden sonra rakip çoğunlukla düşüyor ayrıca bunu yaparken geriye basılı tutarsanız aynı hareketi aşağıdan yaparak kısa boylu yaratıklara karşı da etkili olabilirsiniz. Dezavantajı üç tekme atana kadar Ryu saldırılara açık olmanız. Bunlar yapabildiğiniz hareketlerden bazıları. Bir de Round House Combo diye bir şey var her bölümde o bölüme özel yeni bir hareket çıkıyor. Ama bunu size kimse göstermiyor. Kendiniz