Gameshow sayı 27, sayfa 38

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 38

They are everywhere. No where to hide, no where to run!. Bu sözler bazılarınıza tanıdık gelecektir. Evet Shivers'tan bahsediyoruz (Yukarıda yazıyor mu? Hadi ya!). Sierra'nın “Şu Myst ne biçim satmış di mi! Hani diyorum KO 101'i erteleyip bu türde bir oyun mu yapsak? Hem de yeni bir seri başlamış olur.” diyerek yaptığı (biliyoruz ki konuşuyoruz) mis gibi (myst gibi - ehe ehe) bir puzzle-adventure idi. Birincisi iyi satmış olacak ki 2.'sini yapmışlar (Yukarıda görüldüğü gibi). Önce bilmeyenler için biraz Shivers'tan (ve genel olarak puzzle-adventure'lardan) bahsedeyim. Shivers'ta çevreyi kendi gözünüzden görüyor (bu durumda diğer oyunlarda başkasının gözünü ödünç alıyormuşsunuz gibi oluyor. Hay Allah nasıl söylesem? Doom gibi işte...) render ekranları dolaşıyor (hayır bu tür oyunların el çizimi olması yasak, render daha sıkıcı oluyor diye kullanıyorlar), geldiğiniz render ekranlarda gördüğünüz ilginç şekilleri, yazıları falan not alıyorsunuz (Shivers 1 notlarım 20 sayfa kadardı...), sonra da karşınıza çıkan puzzle'ların bir kısmını elinizdeki notlardan yararlanarak bir kısmını da (zeka oyunu

TWO VA SAÇ

kendimiz yarında bir şeye konu olanları)

bağlı. Herneyse benim demek istediğim bu tür oyunlarda bu durumun olmaması. Yani bir zeka oyununda takılırsanız eninde sonunda geçersiniz. Şu ana kadar da mantıksız bir bilmece görmedim. Dikkatli olup her şeyi not ettikten sonra hiç sorun çıkmıyor. Bunun yanında bu tür oyunların konuları da çok güzel oluyor, oyun bir sürü text ve filmlerle süslenmiş oluyor. Tek bir dezavantaj ise bu oyunlardaki yalnızlık hissi. Oyun boyunca karşınıza hiç kimse çıkmadığı (çıksa bile tek taraflı bir konuşma ile bir ipucu daha alıyorsunuz) gibi render grafikler sayesinde de iyice içiniz bunalıyor. Bir de başımıza her bir halt gelmesine rağmen karakterimizin gıkını çıkarmaması kendinizi iyice yalnız hissetmenize neden oluyor. (Bunun kendimizi çözmeye çalışıyorsunuz. Şu ana kadar bu tür oyunlarda hep bir tane eşya taşırdınız yani bilmeceler eşyalar üzerine değil puzzle'lar üzerine kurulmuştu. Şimdi, bu oyunlara uzaktan bakıp burun kıvırmak kolay (AMA...) aynı şekilde grafiklerine bakıp hayran olmak da kolay, ama kafanızı verip oynadığınızda normal adventure'lardan (hani eşya üzerine kurulmuş olanlar) daha zevkli gelebiliyor. Çünkü normal bir ikon adventure'da takılırsanız ya salak grafikerin ekranın bilmem neresine sakladığı bir eşyayı almadığınız için ya da inventory'de birbiriyle ilgisi olmayan iki eşyayı birbirine kullanmadığınız için takılırsınız ve genelde bu durumlarda devam edebilme şansı çok düşüktür (Kendimden örnek verdim). Aslında bu oyunun bilmecelerindeki mantığa da

Olaylar arkadaşlarınızla buluşmak için geldiğiniz Devil's Mouth'ta geçiyor. Tabii ki arkadaşlarınızı bulamıyorsunuz. Daha oyuna başlar başlamaz kasabadaki insanların garip bir şekilde kaybolduğunu öğreniyorsunuz. Çevreyi araştırmaya başladıkça arkadaşlarınızı ve kasaba halkını Darkecloud adında bir “şey”in kaçırdığını ve onları kurtarmak için sizin seçildiğinizi (sürpriz! sürpriz!) öğreniyorsunuz. Amacınız Darkcloud'un hazırladığı 4 bilmeceyi çözerek gerçek bir savaşçı olduğunuzu göstermek ve 12 prayer stick'i toplamak. İlk önce Shivers 2'nin özelliklerini yazalım: İlk gözünüze çarpan şey doğal olarak 360 derecelik bakış açımızın olması. Yani her yöne bakabiliyorsunuz. Bu aşağıda veya yukarıda da bir şeylerin olabileceği anlamına geliyor dikkatli olun. Bunun oyunun kahramanı olarak hissetmemizi sağlamak için yaptıklarını düşünüyorum ama birisi bunun oyunu sıkıcı yapmaktan başka hiçbir halta yaramadığını yapımcılara söylemeli (Bana bakmayın ben daha White Wolf'tan katalog istemeye üşeniyorum)). Herneyse biz Shivers'a dönelim. Shivers Sierra'nın diğer taklit oyunları gibi kalitesiz değil aksine benzerlerinden çok daha iyi bir oyun. Benzerleri gibi bir tek eşya taşıyorsunuz ama bir kitap bulduğunuzda onu okumak için tekrar yanına gitmek zorunda kalmıyorsunuz. Oyunda karşılaştığınız önemli şeyleri (kitaplar, demolar) flashback sayesinde tekrar görebiliyorsunuz. Ayrıca konu, ses, grafik konusunda da kusursuz ama bunları da anlatarak yazıyı Shivers 1 yazısına çevirmeyelim. Shivers 2 konu olarak birincisinin devamı değil, Amerikan mitolojisini konu alıyor.

zoom'lu olarak görüyorsunuz. Pointer'ımız alabileceğimiz, kullanabileceğimiz ve etki edebileceğimiz bir şeyin üstünden geçince renk değiştiriyor (sonunda koymayı akıl etmişler). Shivers 2'de birden fazla eşya taşıyabiliyorsunuz. Bu eşyaları nasıl ve nerede kullanacağınızı çevreyi dikkatlice araştırarak öğrenebilirsiniz. Birinci oyunda olduğu gibi bu oyunda da life essence var. Life essence ekranın altındaki çizgi oluyor. Darkcloud'un tuzaklarından birine düşerseniz, prayer stick taşırken veya Devil's Mouth'tayken life essence azalır. Prayer stick'i altar'da (sonra anlatıcam) doğru yere koyarsanız life essence artar. Devil's Mouth'ta gezerken ekranın altında veya üstünde görebileceğiniz spiral şeklini alırsanız yine life essence kazanırsınız.

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.