Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 19
Kontroller klavye, mouse ve joystick arasından yapacağınız seçime göre değişiyor. Ben size klavye ile kontrol etmenizi tavsiye ediyorum ve bu tavsiyemi dinleyeceğinizi varsayarak size klavye kontrollerini anlatmak istiyorum. Klavye tuşları ayarlanabiliyor, default tuşları kullanacağınızı da varsayarak ona göre yazıyorum (amma çok varsaydım yaa). İki mode olduğundan her tuşun iki mode'da da farklı görevleri var. Önce normal mode: Ctrl tuşuyla ateş edebiliyorsunuz. Bu sadece adamımızın elindeki silahı kullanmaya yarıyor. Ayrıca bomba, mayın gibi silahları Ğ ve Ü tuşları ile seçip Enter ile kullanıyorsunuz. Bu silahların çoğu size de zarar verecektir. Genel.stratejiniz bombayı atıp geriye zıplayıp süzülürken ateş etmek olmalı (diyorum ben). Shift tuşu koşma Caps Lock ise sürekli koşma tuşları. Paraşütü kullanmak için önce zıplayıp (Alt) sonra havada yine zıplama tuşuna basıp (Alt) basılı tutmanız gerek. Bomba, Mayın vs. gibi silahları kolaydan seçmek için 0-9 arası tuşları kullanabilirsiniz. A ve Z ise benim pek kullanmadığım ve sadece yukarı ve aşağı bakmaya yarayan tuşlar. Yukarı-aşağı bakarken ateş ve hareket tuşları işe yaramıyor. X tuşu da strafe. Ve Sniper Mode: Bu mode bence çok iyi düşünülmüş. Space tuşuna basınca geçilen sniper mode, kendinizi bir robotun gözünden bakar gibi hissettiriyor. Tek dezavantajı hareket etmeye izin vermemesi. Sadece uzaklara bakmaya veya uzaktan suikast türü saldırılar yapmaya yarıyor. Zoom için A ve Z, ateş için Ctri, silah seçmek için de Ğ ve Ü tuşlarını kullanabilirsiniz. Ok tuşları hedefi hareket ettirmeye yarıyor. Uzaktan nişan alıp sonra zoom'da ince ayar yapmak ise uzak hedefleri vurmak için uygun. Bir de mortar ile özellikle uzağa ateş ederken yerçekimini de düşünmeniz yararınıza olur. Space ile bu moddan çıkabilirsiniz. Genel oyun stratejisi olarak her tecrübeli doom gibin oyuncusu gibi bunda da gizlenmeyi ve kaçarak ateş etmeyi iyi kullanın. Aşağıda yazmayı uygun gördüğüm bir kaç tavsiye var: ©3 boyutlu ortamda olduğunuzu unutmayın. Hareket ederken bazı şeylerin arkasında gizlenebileceğiniz gibi üzerine zıplayıp üstünden gitmeniz de gerekebilir. #eSürekli hareket halinde olun. Daha oyunun başında bile tepenize yağmur gibi bomba yağdığını düşünürseniz hareket halinde olmanız sizin yararınıza olur. eDüşmanlarınız robot ağırlıklı. Bunları teker teker katletmeniz bazen yeterli olmayabilir. Sıkı bir katliam için bomba ve mayın kullanın. Bunun dışında yerde ya da duvarda görebileceğiniz kuru kafa resmi şeklindeki nesneye de ateş edin. Nasıl? Patlama efekti nasıl güzel mi? Ne oldu katliam da mı sökmedi? Çil yavrusu gibi durmadan ortaya mı çıkıyorlar? Bunların bir kaynağı olmalı. Bu kaynak içinden robotlar fırlayan, açık renk bir obje. Zaten çevresindeki onlarca robot sayesinde tanımanız zor olmayacaktır. fazla takılıp uykusuz kalmayın. Çevremde pek çok canlı örneği varken (ben de dahil) ne alaka demeyin, bana bunu sormayın. Farketmeyenler olabilir diye söylüyorum. #Oyunun en başında (yere indiğinizde) geriye bir adım atarsanız ne olduğu hakkında yorum getiremediğim bir şey sayesinde 100 birim olan zırhınız oranında artarak 150 birime çıkıyor (ders çalışmaktan böyle oldum işte). İyi ve çok işe yarar bir şey olduğu kanaatindeyim. ©Âyrıca elma ve radyoaktivite işareti olan yeşil bir şey de size enerji veriyor. Bunlar zırhınız 100'ün üzerinde olduğunda işe yaramıyor. #Oyun sırasında gereksiz yere uğraşmanızı engellemek için bazı mesajlar çıkıyor. Bunları anlamaya çalışın. Bu sayede bölümü tamamlamanız kolaylaşır. eSonradan aldığınız silahları kullanırken ekonomik davranın. Biliyorsunuz devir ekonomi devri, neyin ne zaman lazım olacağı belli olmaz. eÖnceliği ük robotlara verin. Onları peşinize takın ve yok ettikten sonra büyük robotlara yönelin. ©Nükleer bombayı öyle zart diye kullanmayın. Yalnız nükleer bomba kullanarak açabildiğiniz kapılar var. onlara sallayın bombanızı. geriye dönüp bir bakmanız iyi olabiliyor. Gökyüzünden bazı silahlar düşebiliyor. Onları kaçırmayın. bir tavsiye ama sık sık save edin. F2 ile save edin, F3 ile load edin. Ayrıca F11 parlaklık, F12 de options oluyor. Fazla karmaşık olmadığı için options menüsünü anlatmaya gerek yok (diye düşünüyorum). Tavsiyeler bu kadar. Aslında oyunu oynamak W o kadar zor değil. Kahramanımızın kontrolü rahat, yukarı ve aşağı ateş etmek için uğraşmanıza gerek yok çünkü otomatik. Düşmanların az ve salak, az ve akıllı, çok ve akıllı olmasını ise options'tan difficulty seçeneği etkiliyor. Yavaş yavaş yazının sonuna gelirken, oyun hakkında genel bir kanıya varmanız için birkaç şeyden bahsetmek istiyorum. Oyun oldukça kaliteli. Grafikleri render ağırlıklı ama oldukça güzel, ses efektleri klasik (yani patlama, robot çığlıkları falan) ama oldukça hoşuma gitti. Mesela bir yere zoom edince (sniper mode) o yerin sesini de duyabiliyorsunuz. Bazen robotlar uzakta size şaklabanlık yapıyorlarken (ciddi olduğumu söylememe bilmem gerek var mı?) çıkardıkları sesi kesmek oldukça zevkli. Ve atlanmaması gereken şeylerden biri de oyunun Müzikleri. Kim yapmışsa hakkaten süper olmuş. Yani uzun zamandır böyle kaliteli oyun müziği duymadım desem yalan olmaz (CD-Audio olanlar dahil). Uzun uzun bahsettiğim gibi, oyunu oynamak için ortalama bir pentium sistem, 16 MB ram ve söylemediğim gibi 1MB Vesa destekli ekran kartı gerekiyor. Grafik detayını makinanız P75 ve daha yukarısı ise düşünmenize gerek yok. Bir de internetten öğrendiğim kadarıyla benim de katıldığım bir görüşü dile getirmek istiyorum. Oyunu pek çok yabancı oyun sitesi “Yılın arcade oyunu” olmaya aday gösteriyor. Daha fazlası için oyunu alıp oynayın ve kararı kendiniz verin diyorum. Belki oyunun eksi yönlerini niye yazmadığımı merak eden çıkar diye diyorum, oyunda eksik kalan hiçbir şey yok. Tahminimce siz bu dergiyi okurken okulların kapanma zamanı gelmiş olduğundan gidip bilgisayarcınızdan yeni oyunları alacaksınız. Ben ise harıl harıl ikinci &hb basamak'a hazırlanıyor olacağım. Benim için dua edin. Ağustos'ta görüşmek üzere hoşçakalın, GameShow'da kalın. BIBurak “bişey yazmak gerekiyorsa yazayım ama...” Bayburtlu NOT: Bu oyunu yazmak için yardımcı olup bilgisayarını dergimize tahsis eden ve geçen ayın FIFA97 hilesinin isimsiz sahibi Loran'a ve manevi desteğini eksik etmeyen kardeşim ve dershane arkadaşlarıma teşekkürü bi borç biliyorum. Ayrıca bana sorularınızı *burak © writeme.com” dan yollayabileceğinizi de eklerim. Cya, bye... si
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 18
zuuuun bir aradan sonra tekrar merhaba. Aradan 3 ay geçmiş görüşmeyeli(takvime baktım da). Geçtiğimiz 3 ay boyunca bilgisayara elimi bile sürmemiş olmam sonucul(kuyruklu yalan) pek çok olaydan bilhaber(doğru mu yazdım aceba) kaldım. Mesela Gameshow web sitesi yeni yeni imajlara bürünmüş (reklamlar), bu arada dergi yönetimi erken çıkma problemine çözüm olarak nisan sayısını pas geçmiş, Mr. OZ elinde tezkeresiyle dergiye kesin dönüş yaparak klavye başındaki görevine geri dönmüş, Mad TV 2 çıkmış (dedikodulara göre Serkan, sırf bu »* yüzden bilgisayarını upgrade edecekmiş) falan filan. Bu arada Mad TV 2 dışında pek çok yeni oyun da piyasaya sürmüş. Aç gözlü Intel de bu oyunları yapan firmaları gaza getirip sırf kâr amacıyla (ne kadar çok MMX işlemci, o kadar, çok para) daha yüksek sistem konfirügasyonu isteyen oyunların çıkmasına sebep olmuş (P120 veya daha yukarısı işlemci isteyen oyun çıktığını biliyorum en son...). Bütün bunlar olurkene sen ne yaptın diyen sesler duyuyorumlallah allah müneccim de diilim, hayırdır inşallah). Elbette diğer 1 milyon 350 | bin civarında Türk genciyle aynı anda sınava girdim. Zamanımın sadece 3 saatini alan bu sınav geriye | kalan zamanın da çoğunu çalışmaya ayırmama neden oldu. Çalışırken insan bilgisayardan uzak kalmak zorunda kalıyor (çevrede herkes ders çalışırken siz onlara Ouake'de bilmemne b.k yaptım diyince üstünüze yürüyorlar, benden söylemesi). İşte sınavı başarıyla verdikten sonra gideyim de dergiyi alayım dedim. Dergiyi aldım ama oyunların istedikleri konfigürasyonu okuyunca sadece bir adventure ve klasiklerdeki Moonstone'un bende çalıştığını farkederek bu kadar şeyin arasında upgrade etmeyi unuttuğumu farkettim. Dedim ya dergiye gittim ama gider gitmez sevgili ve saygıdeğer Engin Abla'nız “Neredesin
Burak, sana oyun verelim de yaz..” dedi. Tabii ki oyunun çok önceden kararlaştırılmış olduğunu tahmin ederek içimden “inşallah klasik verirler” diye dua etmeye başladım. Dualarım ne yazık ki kabul olmadı ve MEG'in “Burak MDK' yı al, oyna ve yaz. Oyuna mutlaka pentium'u olan bi arkadaşında bak çünkü oyun çok güzel ama 486'da yavaş çalışabilir” diyince kaderime boyun eğerek aldım oyunu ve geçtim evde bilgisayarın başına... Ama oyun DOS'ta “senin hafıza fakiri (oysa 12MB ramim var) makinanda çalışmam” dedi. Ben de oyunu Win95 altında çalıştırırmaya çalıştım ama orada da İndependence Day'in
Efe'ye yaptığı kıllığın bir benzerini bana yaparak makinamın yetersiz işlem kapasitesine sahip bir bilgisayar olduğunu ve bu bilgisayarda çalışmayacağını kibarca(!) yazdı. Bu uzun paragraftan çıkaracağınız sonuç oyunun en az 16MB ram sahibi bir pentium bilgisayar istediği olmalı. Benden söylemesi. Gelelim oyuna. Oyunumuzun ismi MDK (Mission: Deliver Kindness olarak deşifre ettim). Oyun şekil itibariyle Tomb Raider'a aşırı benziyor. Tıpkı TR'de olduğu gibi dışarıdan ve kahramanın arkasından gördüğümüz oyunu gerekli konifgürasyona sahipseniz DOS altında da W95 altında da sorunsuz bir şekilde kurup oynayabiliyorsunuz. Ayrıca MMX, 3D hızlandırıcı ve züğürdün çenesini yorabilecek her şeye desteği de mevcut. Konu olarak “dünyayı kurtaran adam” rolünde siz, dünyayı kötü kalpli maden avcısı(belki de gezegen avcısı demeliydim) uzaylılardan kurtarmaya çalışıyorsunuz. Olay 2000 yılına girmeye hazırlanırken uzaylıların dünyayı istilası ile başlıyor. Siz tabii süper kahraman olarak işe el koyuyorsunuz. Ama tek başınıza değilsiniz. Destek kuvveti olarak bombardıman uçağı süren bir robot köpiş var (şaka yapmıyorum). Tek destek kuvvetinizin bu köpiş olması işinizi bayağı zorlaştırıyor ama “dünyayı kurtaran adam” olmak öyle kolay değil. Oynanış şekliyle daha önce de dediğim gibi TR'a benziyor. Ayrıca ek olarak sniper mode diye bir seçenekle adamımızın gözünden görerek uzaktaki hedeflere zoom yapabiliyor ve o hedefleri vurabiliyorsunuz. Bu mode hakkında daha sonra sizi bilgilendireceğim. Oyunun amacı da tahmin ettiğiniz gibi herşeyi ve herkesi yok etmek. Bu arada kontrol sistemi bölümden bölüme değişiyor. İlerleyen V bölümlerde sizi farklı kontrollerin | beklediğini söylemek isterim(luçmak zevklidir mesela). Oyunu oynarken dikkat etmeniz gereken önemli şeylerden biri de ekranın sağ tarafında duran göstergenin üzerindeki yeşil çizgi azalmadan bölümü geçmeye çalışmak. Bu oynadığınız bölüm sırasında uzaylıların saldırdığı şehirdeki insanların sayısını gösteriyor. Bu bittiğinde (yani gereğinden fazla zaman kaybettiğinizde) “Au revoir Paris” “Here goes Los Angeles” falan gibi mesajlar görüyorsunuz. Bu bonusu etkiliyor ve şehirde insan kalmadığı anlamına geliyor. Bu arada o göstergenin ortasındaki rakamın (ki o sizin yaşam göstergeniz oluyor) sıfırlanmaması için de özen göstermeniz gerekli. Sizi büyük patlamalardan koruyan şey ise zırhınız. Bu zırh resmen her eve lazım bir şey. Özellikler olarak patlama, mermi ve bilumum tehlikelere karşı koruma, geniş bir cebe sahip olma (bi sürü cephane ve el bombasını tek cebe sığdırabiliyorsunuz da), yükseklerde uçmanızı sağlayan motor (bu kendiliğinden olan birşey) ve kullanmasını öğrenince çok faydasını göreceğiniz bir paraşüt sayılabilir. Hazır paraşüt demişken biraz bunun ve oyunun diğer kontrollerinin nasıl yapıldığını anlatayım.