Bu sayfadaki yazılar
Sayfanın metni
Sayfa 42
itanik, çok ünlü deniz kazasının baş kahramanı dev geminin ismi olmaktan çok daha fazla şey ifade ediyor kimi yazarlara göre. “Titanik batmaz, deyimi Tanrı'nın kulağını rahatsız etti”, Titanik için yapılan yorumlardan, çıkarılan dedikodulardan ve fısıltlardan sadece bir tanesi. Göz kamaştıran Titanik 14 Nisan 1912'de bir buzdağına çarparak batar ve yaklaşık 1500 yolcu kaybolurken 705 kişi kurtarılır. Titanik'in büyi için bir fikir olması açısından taşıdığı patateslerin 40 tonu bulduğunu söylemek istiyorum. Sizleri sıkıcı teknik bilgilerle boğmak istemem. Ve Titanik'in muhteşemliği ve etkileyiciliği hakkındaki merakınızı gidermenin en güzel yolu da Titanic: Adventure Out Of Time oyununu oynamak olacaktır. Bir İngiliz ajanı olarak batacağını bildiğiniz Titanic'e ülkeler arası bir sorunu çözmek için gönderiliyorsunuz. Oyunda yalnızca çözülecek problem yok, bunların ilgili olduğu yaklaşık 25 karakter de çevrenizde oyununuzun etki alanı içindeler. Grafikler için şöyle bir terim kullanmışlar *photo-realistic graphics”. Oyunun arabirimi oldukça kullanışlı. Dediğim gibi sadece bir macera oyunu oynamış olmakla kalmıyor, tarih yapraklarında önemli bir sayfa işgal eden titanik Kazası'nı da içinde yaşıyorsunuz. Gerekli belgeleri ve kendinizi Titanic'ten kurtarmak hedefiniz. Peki bunu gerçekleştirebilmek için nelere dikkat etmemiz gerekiyor: yerde 360 derece dönerek gidebileceğiniz yönleri ve etkileyebileceğiniz eşyaları iyice araştırın. #Adamımız Smethelis, C Deck'teki Purser, komutanımız Bayan PP, yön bulmada yardımcı olarak asansör adamı ve bilinmeyenlerin sözcüsü Trask oyunda bize yardım edecek önemli karakterler. Onları iyi dinleyin derim. #eŞu karakterle konuşun demek tüm seçenekleri aksi belirtilmediğinde kullanın demektir.. eProblemlerin birden fazla çözümü olabilir. Ve oyundaki karakterler onlarla konuşup konuşmamanıza göre oyunu şekillendireceklerinden her adımınıza ve öğrendiğiniz herşeye çok dikkat edin. Problem çoğu zaman değişik sıralamalarla da çözülebilirler. Aklınızda bulunsun. TOUR: Oyuna başlamadan önce Titanic'in içinde biraz dolaşmak hem bizi oyuna ısındıracaktır hem de oyun sırasında işimizi bayağı kolaylaştıracaktır. Bence iyi düşünülmüş bir seçenek. Farketmiş olacağınız gibi haritadaki kırmızı taralı yerlere anında ulaşabiliyoruz. Kırmızı nokta ile de o anda tam olarak nerde olduğumuzu görebiliyoruz. Ne kadar da büyük bir gemiymiş değil mi. TAM ÇÖZÜM: Bu çözüm benim oynadığım ve bitirebildiğim en kesin çözümlerden — biri. Diğer seçenekleri çözümün sonunda elimden geldiğince açıklamaya çalıştım.
tüm konuşmaları yaparak Titanic hakkında biraz bilgilenin. Smethelis, Peny Pringle'den (PP), bizi jimnastik odasında (electric camel) beklediğine dair bir not da getirdi. Yatağımızdaki çantamızı ve içindeki anahtarı gözden kaçırmadığımıza göre odamızdaki sandığı bu anahtar ile açabiliriz. Sandığın içindeki gramafonun borusunu yerine yerleştirip gramofona kolunu döndürerek güç verince görevimizle ilgili mesajımızı dinliyoruz. Kutunun sol tarafındaki çekmecelerin en altındakinde bir decoder ile üstteki rafta görevimizle ilgili bir dosya var. Zarfın içindeki haritaya ve yazılı bilgilere iyice bir göz atalım. Odadaki dolabın üzerinde saatimizi ve çekmecelerde Georgia'dan bir not bulduk. Artık PP ile buluşma zamanı geldi. Eğer kafanıza takılan sorular varsa adamımız Smethelis'i B Deck Great Staircase'de bulabilirsiniz. Bulunduğumuz odanın çevresini şöyle bir dolaştığımızda gemide nereye nasıl gideceğimizi öğrenebileceğimiz asansörden sorumlu arkadaşı bulacağız. Örneğin haritada jimnastik salonunun nerede olduğunu göremediysek yada oraya nasıl ulaşacağımızı bilmiyorsak hemen O'na sorabiliriz ( konuşma sırasında more locations'l seçmeniz gerekecektir). Ve A Deck'ine çıkalım. Asansörde muhabbeti de fena değil hani: D Deck'indeki partiden ve Georgia'dan bahsediyor. A Deck'inde merdivenlerin başına gelip Trask ile tanışalım. Bu metafizik “bile” ötesi, Türk kılıklı herif de bayağı işimizi kolaylaştıracak ona göre iyi geçinelim Trask ile. Merdivenlerden yukarı çıkıp, güç bela jimnastik salonunda PP ile buluştuk diyelim. Bu hamınefendi iş arkadaşımız sakın göz koymayın! Ne yapmamız gerektiğini harfi harfine bize dikte ettirecek oyun boyunca PP konuşurken açın kulakları. Konuşma bitince etrafta biraz eğlenebilirsiniz. Salondan çıkıp kıç (aft) tarafına doğru yürüyelim ve Georgia ile konuşalım. Bir gerdanlığımız var artık. Telsiz odasına (wireless) doğru yönelelim. Bu arada birisinin bize seslendiğini duyacağız. Farketmez ama isterseniz telsiz odasındaki işimizi bitirdikten sonra ilgilenelim bu amcamla. Telsiz odasına giremezken Kaptan Morrow ile karşılaşıyoruz. Telsiz odasına girebilmemizin tek yolu tatlı dil, sırasıyla da şöyle: “The sea appears calm.”, “it's a clear night, but dark”, “What uproar?”, “You don't care for burocrats", “What war was that?”, “No wonder moonless nighis...”, “Now may | visit wireless room?” ve cevap evet. Hehehe. Masanın üzerindeki tüm telgraflara göz gezdirerek üzerine sadece rakamlar ve abuk sabuk harfler olanı ister istemez alalım, zaten. Odamızdaki decoder'ı kırmızı ve yeşil kabloları yerlerine iterek ve düğmesine basarak çalıştırdıktan sonra 4 haneli sayıyı decoder'ın üzerindeki sayılarla en alt satıra yazdıktan sonra harfleri de sırasıyla girelim. Eğer iki ayrı kelime yoksa (telgraftaki kod her oyunda değişiyordur) arada boşluk bırakmayın. “Decoder” tuşuna basınca mesajımızı almış olacağız. Hemen komutanımıza (PP) odasında durumu anlatalım. Rubaiyat'ın Boiler Room 3'de olduğunu ve kömür deposu (coal chute9 4'de de bir numaralar olduğunu başka yolla da öğrenebilirdik: Güvertede bizi çağıran adamın yanına giderdik. Seidlemann ile tanıştıktan sonra onunla dolaşmayı kabul eder ve bizi Zeitel ve Haderlitz ile tanıştırmasnı sağlardık. Onlar gidinceye kadar muhabbetten sonra Seidlemann'ın da teklifini reddedip Zeitel'in masada unuttuğu pipoyu alırdık. Seidlemann'ı Smoking Room'da bulur bizi bu kez de kumarbaz Riviera ile tanıştırmasına izin verir ve hatta Riviera ile geyiğine biraz Blackjack oynardık. A Deck'inde bıraktığımız Trask'a incelemesi için (reading with.. gibi bir konuşma ile göstereceğimiz eşyayı seçerek) pipoyu gösterir ve Türk Hamamına gitmemiz gerektiğini anlardık. Türk Hamamında suyu açık bırakır aynaya dikkatlice bakarken klikleyerek aynı mesajı görürdük. PP'nin odasının bulunduğu kattaki merdivenlerden aşağı inerek Turbine odasına gidelim. İçeri girip sağımıza solumuza dikkat ederek ilerlerken aşağı inilecek merdivenleri görüyoruz ve gördüğümüz vanaları etkisinin olup olmadığını bilmediğimiz halde açıyoruz. Yukarı çıkıp Control odasına gidelim. Buradan da Engine odasına geçmek istediğimizde ukala gemici bize izin vermeyecek. Makinalarla bir sorunu olduğundan yardım etmeyi deneyelim. Kabul edecek ama bu vana ve kollarla ne yapacağımızı bilmiyoruz. Bir şey yapamadığımızdan bize fikir vermesini (advice9 isteyelim. Bize makinanın el kitabını verecek, Orda diyor ki tüm kırmızı vanaları saatin aksi yönünde sonuna kadar döndürün, Sea (Fresh) Water Pump'ını da hemen üstündeki Condenser minimum olacak şekilde 34 gibi bir orana getirin, Main boiler'ı da sıcaklığı (temperature) maksimum yapacak şekilde yukarı doğru 34 gibi bir hizaya getirin ve son olarak da en sağdaki steam valves'ını sağdaki göstergede ibre yeşil alana girene kadar değiştirelim. Makinasını ayarladığımız için genç denizci makina dairesine girmemize izin verecek. Burdan Boiling Room 1, 2 ve sonra da 3'e geçelim. İçerde Vald ile tatlı bir konuşma yapıp ona yardım edebileceğimizi söyleyelim. Bu arada Vlad'ın hemen arkasındaki merdivenlerden aşağı inelim 4 nolu mahzenin kutusundaki Rubaiyatı alıp 5 numaralı kutuya koyalım. Gerisin geri A Deck'inde 14 nolu odada Barbicon'u bulup, konuştuktan ve Vald'ın eşyalarını aldıktan sonra aynı yolardan Boiling Room 3'e geri gelelim. Eşyalarını Vald'a verdikten ve Vald odada en son masa olmak üzere herşeyi dikkatlice inceleyelim. Masadaki herşeyi de kartların arkalarını da okuyarak gözden geçirelim. Kartpostalları okumak ve saatimize bir göz atmak en önemli > noktalar. Bu arada Londra Almanlar tarafından bombalanmaktadır (14 Nisan 1942) ve bir bomba da bizi tam 30 yıl öncesine götürür (14 Nisan 1912). Artık Titanic'deki odamızdayız ve bizi bekleyen bir sürü sorunla boğuşmaya hazır olmalıyız. Kapının çalındığını farkettiyseniz kapıyı açalım ve yardımcımızla tanışalım: Smethells. Bize her konuda yardımcı olacak Smethelis, hemen “help” moduna geçti bile. İsterseniz kaçtıktan sonra aşağıda sakladığımız rubaiyat'ı alalım. Komutan PP'ye raporumuzu verdikten sonra bizden istediği gibi C Deck'indeki kıymetli eşya işlerine bakan purser'a gidelim. Buraya da işimiz çok düşeceğinden yolu iyi öğrenin. “Thayer”dan bahsedelim ve telgraf konusunda yardımcı olacağımızı söyleyelim. Rubaiyat'ı “check in” yaptıracağımızı söyleyelim ki Rubaiyat'ı kasaya koysun. Purser'dan kim hangi odada kalıyor “...reguire assistance...” ve “...passenger list...” konuşmaları ile öğrenebiliriz. Telsiz odasına giderken PP ile karşılaşacağız ve bize Zeitel & Co. ile ilgili bişeyler konuşulduğunu dinlememizi emredecek! Hemen A Deck'ine gidip dışarı çıkalım ve kıç tarafına doğru gidelim. Eğer doğru taraftan dolaşmışsak kayıp kitap hakkındaki konuşmalara kulak misafiri olacağız. İyi de olacak. Arkadaki Georgia ile de konuşmayı ihmal etmeyelim. Telsiz odasına gidip telgrafımızı yollamaya çalışalım. Masanın çekmecesindeki iki açıklamada neler yapmamız gerektiği harfi harfine anlatılıyor: Sağ üstteki aletin kolunu yukarı kaldırarak telgrafı açtığımızı lambaların yanmasından anlayacağız. Sol üstteki aparatın kolunu “transmit” yazan sol tarafa ittikten sonra sağ alttaki kutunun üzerindeki düğmeyi saatin ters yönüne çevirerek ibreyi 200'e getirirsek üzerindeki ışık yandığında artık telgraf çekmeye hazırız demektir. Masanın tam ortasındaki telgrafta elimizde tuttuğumuz çekilecek
Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.
Sayfa 43
Bay Chares
to konuspim. 870 numaranda duran telgrafı aynen yazmalıyız. Böylece Bay Thayer'in telgrafını çekmiş olduk. Hemen purser'a gidip bunu haber verelim. Ve Thayer'a bizim gitmemizi önerelim. Kabul etmeyip masasını boş bıraktığında da zilin yanındaki Cargo defterine bakma şansını elde etmiş olacağız. Ve Lemke&Buechner kayıtlarına dikkat edeceğiz. Gelişmeleri komutanımıza haber verince bizi tekrar purser'a göndereceğinden tekrar purser'a geldiğimizde kargoya girmek istediğimizi söyleyelim. O da bize Bay Strauss'un kol düğmesinin (cufflink) kaybolduğunu ve onu bulmak zorunda olduğunu söylediğinde yardım etmemiz gerektiğini anlayacağız ve Strauss'un koldüğmesini D Deck'inde merdivenleri arkamıza aldığımızda solumuzda kalan koltukta bulmak için önce Siedelmann'a Strauss'un nerede oturduğunu soracağız. Sorduk! Bulduk! Purser'a da götürdük. Purser koldüğmelerini heyecanla sahibine götürdüğünde de arka taraftaki anahtarlıklardan birini alalım. A Deck'inden dışarı çıkalım ve merdivenlerden aşağı inerek ön tarafa doğru ilerleyelim. Bir kapıdan içeri girip, ilerleyip sağdaki kapıyı açınca Cargo2ya yaklaşmışız demektir. Önce bizi içeri almak istemeyen genç denizci anahtarları görünce susuyor. İçeri girip üçkere ileri gidip sağa dönünce tel kapıyı açıp içeri girebileceğiz. İçerdeki arabanın farlarını yakıp aydınlattığı taraftaki sandıktan resimi almalıyız. Bu noktada buraya kadar benim anlattıklarımda gecikmeler yapanlardan yada başka bir sebepten dolayı resmi bulamayanlar heyecanlanmasınlar. Resmi bulamasanızda oyunu benim anlatacağım yolun benzeri ama eklemeler yapılmış haliyle bitirebileceksiniz. Bunu açıklamamın sonuna bırakıyorum. Resmi bulduk. Komutan PP'ye haber verdikten sonra adamımızı bizi B Deck'inin ana merdivenlerinin başında buluyoruz ve genç Alman Haderlitz'in bizi sguash kortunda kılıç oynamak için beklediğini öğreniyoruz. Bu arada hemen yanımızdaki bayanla da ilgilenirsek bizden baş harflerinin G.A.C. olduğu adamın isminin tamamını öğrenmemizi istediğini öğreniyoruz. Purser'a gidip resmi teslim (check in) edelim, passenger list'ten G.O.C.'nin uzun ismini öğrenelim ve Bayan Daisy'ye bu bilgiyi yetiştirelim ki o da bize Bay Conkling'in bizle buluşma talebinden bahsetsin.
Smoking Room'a gidip Georgia'nın yanında duran Bay Charles ile konuşalım. B70 numaralı odalarına gidip Georgia ile de konuşmaya çalışalım, ta ki Charles odaya gelene kadar. Karı koca arasına girmeyelim ve çıkalım. Bu arada çok gerekli olmasa da Scotland Road'a Conkling ile de buluşmaya gidebiliriz. Scotland road'da ilerlerken Conkling ile karşılaşınca O'nun da problemini öğreneceğiz. Poop Deck'e gidip Conkling'in bahsettiği kızı ve kocasını bulalım. Onlarla konuşmamız bitince Scotland Road'a geri dönelim. Bu sefer ters tarafa doğru yürüyüp, sınıf kabinlere doğru giderken Bay Truttle ile karşılaşınca muhabbetimizi ondan da esirgemeyelim. 3. Sınıf odaların sonuncusunda da kızı bulacağız ve ondan herşeyi daha ayrıntılı ve duygusal bir biçimde öğreneceğiz. Smoking Room'da bıraktığımız Charles ile konuşup gerçek gerdanlığın Sasha'nın kabininde olduğunu öğrendik. Sasha'nın kabinine gidelim. Sasha'yı dışarı çıkarmak için arka plandaki elektrik kutusunda A14 nolu sigortayı attıralım. Sasha odasında çıkınca sigortayı tekrar eski haline getirelim. İçeri girince Rus Bebeğinin üzerindeki sayıları 15:5-3-2-5; 19:4-7-3-5; 12:3-0-1-8 ve 4:0-1-1-2 sıralamasını sağlayacak şekilde döndürelim. Bebeklerin içinden gerçek gerdanlığı bulacağız. Gerdanlığı hemen Purser'a götürdüğümüz gibi D Deck'ine gidip sguask,h kortuna gitmenin bir yolunu | bulalım. Asansörcü çocuk bize yardım edecekti, unutmayın. Haderlitz ile bir | eskrim round'u yaptıktan sonra kaybetsek de kazansak da gerekli bilgileri elde etmiş olacağımızdan komutanımıza rapor verebiliriz demektir. A Deck'inde ana merdivenlere gitmek isterken o salak Gore-joneses çifti ile karşılaşacağız. Ama bize bir mesaj getirmişler, bunu not edelim. Hemen basamaklardan yukarı çıkarsan kutsal adam Trask'ı göreceğiz ve ona okuması için Haderlitz'in bize verdiği yüzüğü verelim. Eğer maç yaptığınız halde Halderlitz'den bir yüzük alamadıysanız adamımız
Titanic'e binecekseniz yapmanızda mana olmayan şeyler ya da
WHISKY'I 'E BUZDAĞI İSTER MİYDİNİZ?
Öyle kilo vercem, tığ gibi olcam, yemicem, içmicem, salatayla beslenecem havalleri şu noktada gayet manasız aslında. 40 kilo olsanızda batacaksınız, 100 kilo da. Sıkmayın tatlı canınızı, yiyin patlayana kadar.
Hani derler ya “Ne biriktiyon, mezara mı götürecen' diye. İşte aynen öyle, paraları yastık altında istifleyip boynunuzu sakatlıcağınıza gönlünüzce harcayın.
Arabaysa araba, MMX ise MMX. Allah ne verdiyse, keyfinize bakın.
Size acı tecrübeli dost tavsiyesi, geminin akıbetinden şüphelenmeye başlarsanız, sakın ola gidip Apo Abi'ye sormayın. Genel tepkisi 'Ne batması, yok öyle bişey” olacacaktır. Koskoca 64ler gitti de haberimiz bile olmadı. Uhuhuhuhuhu (bu müdürler için de geçerli kural).
Tamam temizlik imandan gelir ve biraz sonra iman polisiyle karşılaşacaksınız ama yine de Titanic'in son anları banyo yapmak için pek akıllıca bir an Birazcık sabredin, biraz sonra (azcık soğuk olsa bile) kendinize ait okyanus kadar bir küvetiniz olacak.
Belki yolcu olarak sizi pek ilgilendirmez ama acaba kazanlara habire kömür atıp daha hızlı gitmeye çalışmak mantıklı bişe mi? Yani ne için uğraşıyoruz, en hızlı buzdağına geçirme yarışını kazanmak için mi? Şöyle aheste çeksek kürekleri daha iyi olmaz mı diyorum ben.
Yani belki bu listeye ters düşüyor ama bi de MUTLAKA yapmanız gereken bişeyler var. Anlayın canım, hani uzun zamandır planlayıpta fırsat bulamadığınız bi şey. Şu hepimiz öleceğiz, bu son şansımız, korkuyor musun, üşüdün mü numarasını denemekte yarar var kanımca.