MAC ATTACK

KILL

“Yuma Y e-mail işi ayın 20'si 30'u arası aksıyor. Lütfen anlayış gösterin. Geri kalan günler hepsine (yanlış yalan da olsa) cevap var.

sıcak yerde, ucu sivri kuyrukla oturmak çok zor. 1) Netekim iyi ettin. Ben çok Daggerfall tavsiye ettim, ve genelde güvenilen bir yazar olduğumdan olacak (güveniyorlar mı bana Intel? Okuyucu güvenlik dereceniz şu anda 696 efem. Peki öbür 964 niye güvenmiyor bana Intel? Bilmiyorum efem, onları imha etmemi söylemiştiniz. Hadi ya? Neyse geçti artık, sen devam et Intel) pek çok kişi bana oyunu aldıklarını söylediler. Genelde tepkiler olumlu, Daggerfall oynayışınızı da izliyorum bilin yani (valla ayıp şeyler yaptığınızda gözlerimi kapatıyorum (yani çok ses çıkarmazsanız sorun yok)). Şimdi gelelim dertlerine (a, b, olur mu çocuğum, yeni adet çıkarma başıma ha). Birinbiri) Daggerfall'in arada bir kilitlendiğini söylemek iltifat olur. Sık sık kilitleniyor. Buna yapacak bir şey yok (sık save etmekten başka). Sebepsiz kilitlendiğini söyleyemeyeceğim, kendine göre bir sebebi vardır herhalde. Başka bir oyunu çoktan bardak altlığı yapmanı söylerdim herhalde, ama birazcık hayal gücün varsa Daggerfall değer. Birinikisi) Çok anormal de bir istek değil aslında günümüz Türkiye'sinde. 486 8RAM'la oynayan çalışan tanıdıklarım da var (tebrik ediyorum cesaretlerini). Bir de, ben uzun süre direnip 450 MB, full install'la oynadım, hatta ufak bir edit numarasıyla CD'siz de oynayabiliyorsun. En güvenli/hızlı oynama yönteminin bu olduğunu görmüş bulunuyorum. Birinüçü) Ya işte dungeon'larda o kadar canavar, sokaklarda öldürecek o kadar adam var, ne diye insanların evlerine dalıp onları öldürmeye çalışıyorsun SAPIK! Yetişin dostlar, çıldırmış bu adam. Onlar ölmüyorlar, çünkü büyük bir ihtimalle her hangi bir guest'te ufak da olsa (figüran yani) bir rolleri var. Öldüremiyorsun, çünkü ilerde (belki) lazım oluyorlar. Birindördü) Daggerfall dostlarım (DALnet'de) ve benim de gıcık olduğumuz özelliklerden biri bu. Bethesda'ya mail bile attık. Bunu bir sonraki oyunda (The Elder Scrolls 3) düzelteceklerini söylediler. Ama bu kadar bug'lı oyunu (her ne kadar güzel olsa bile) piyasaya süren adamlara güven olmaz. Birinbeşi) Yok, sen sadece Tamriel'in (oyunun geçtiği yer) yasalarının sınırını aştın artık. Biz (Tamriel ileri gelenleri) karar verdik, mahkemelerin zamanını boşuna harcayacağımıza bu sapığa bir fix ceza ayarlayalım, sapıttıkça yazalım diye. Bu arada, diğer sapıklar, öldürme işlerini Daggerfall, Sentinel ve Wayrest eyaletlerinin dışında yapmanız iyi olacaktır. Oyunun ana guest'i buralarda geçtiğinden, sapıklıklarınız oyunu bitirememenize sebep olabilir. Sapıtacaksanız, gidin, çöllü möllü, boş yerlerde sapıtın (biraz daha 'sapık' yazarsam Hafta Sonu gazetesinden teklif alacağım). 2) Bi tane dövüş olması lazım, ama iki tanesi bana fazla gibi geldi. Longblade genelde yeterli (bana yetti), blunt weapons ya da axe, longblade'e göre daha geç artıyor. Bence geri kalan ikisi magic skiller olsun. Ya da değişik bir fantezi için (ben denemiştim) Stealth seçebilirsin. 3) Değişik yolları var, birincisi akıllı uslu durup sapıtmamak. Ama buna uyacağını sanmıyorum (sanki ben uyarmışım gibi), onun için Speed'in yüksekse, koşmayı, ya da atla kaçmayı, teleport kullanmayı, ya da en eğlencelisi levitate atmayı dene. Bunlar seni guard'lardan kurtarır (aslında onları öldürmek de zevkli, inançlarına hayranım, yüz tane öldürüyorsun, hala geliyorlar, HALT HALT, diye, bi halt yapabileceklermiş gibi (multi-line kelime oyunlarına devam)) ama galiba (emin değilim manasında) o şehirdeki reputation'in yine de düşmüş oluyor. 4) Ya aslında bir sürü şehir olmasına rağmen, aralarında pek bir fark yok. Eğer ana guest'i bitirmeyi düşünüyorsan, ana şehirlerde fazla sapıklık yapma. Ben şahsen Sentinel'in pseudo-arabic mimarisini (ben de entel olacağım büyüyünce) beğendim. 5) Pek kola içmiyorum artık, sadece ikide birde mutfağa gitmemek için Intel'i kahve makinasına bağladım. Onun göbek çukurundan (ay sürekli kahve içiyorum (geceler uzun, geceler sıkıcı ve de etrafta Intel'den başka kimseler yok). 6) Oyunu bitirebilmek, ya da guest'lerin çoğunda başarılı olmak için şu büyülere ihtiyaç var, SlowFalling, Levitate, Buoyancy, ve WaterBreathing. Bunlar dungeon'larda çok işine yarar. Bir de bu büyülerin, aynı işlemi yapan, ama spell maker'da hazırlanmış kendi version'larını kullanırsan karlı çıkarsın. 7) Bazı Guild'ler arasında çekişme olduğundan, biriyle olan rep'in arttıkça öbürüyle olan düşebilir. Mesela Dark Brotherhood'da yıldızının parlaması Mages' Guild'dekilerin pek hoşuna gitmez. 8) Niye? Nasıl? Neden? Druid'ler sana çok bela mı yaratıyor? Ben özellikle dişli ya da güç öldüklerini hatırlamıyorum. Sadece pis bir Drain büyüleri var, ona karşı spell reflection atmakta yarar var. 9) Ben genelde hep magic skiller'i olan karakterler oynadım ama duyduğum kadarıyla, teorik olarak bütün karakterlerle oyunu bitirmek (zor da olsa) mümkünmüş. Bunun ana sebebi de, yukarıda saydığım büyüler olmadan, bazı dungeon'larda guest objelerini almanın olması. Böyle bir karakter oynamayı düşünüyorsan, potion işine dikkat etmen lazım. Ha bir de ana guest hariç, bütün dungeon'ların random olduğunu unutmayın, yani oyun, siz o dungeon'ı bitirme 'ihtimaline' sahip misiniz değil misiniz iplemiyor bile. Baktınız olmuyor, kapıdan girmeden önceki save'e geri dönün. Bir daha generate olsun dungeon. Belki bu sefer işler daha iyi gider (hiç sanmam ama). 10) Daggerfall'ı sevmem için bir tek iyi sebep gösterebilirsen (bana, Şahin aracılığıyla, 32 MB ram kazandıracak, ve Holy abime büyük yemin ettirmiş olmasından başka) mutlu olurum. Yeteneksiz, karaktersiz, itici olması falan gibi. Villeneuve'ü (böyle yazılıyor aslında) taa IndyCar'ı kazandığı zamandan beri seyrediyorum. Bence iyi pilot. Hatta bazı karaktersizler, en iyi araba onda olduğu için hemen ona yazılabilirler (biri Emin mi dedi?). Benim Kanada'lı (commentary yaptım size) hakkındaki görüşlerim bunlar, istersen bir de Emin'inkileri sor, onlar çok daha ilginç (eheheheh, yakışıklı diye de adam tutulmaz ki azizim). 11) Yanlış kağıda oynadım, çok para kaybettim, battı. Şimdi Mac Attack var. Bu arada, MAC Attack'e yazılmasını istediğiniz bir şeyler varsa, mektubunuzun, email'inizin kenarına bir yerine ayrı bir yere MAC Attack başlığı altında yazın, OK? FÜR FEINDLICH IST Selam, Ben 22 yaşındayım. Seni 64'ler zamanından biliyorum. Hatta Beşiktaş'taki merkezine gelip senle

KILL

<$& Bayan Rochet (böyle mi yazılıyordu)'in evine

YAR DE Her neyse benim gerçekten önemli bir sorunum var. Cevaplarsan sevinirim. Red Alert Dos altında çalışıyor (grafikler çok kötü). Win95'te çalışmıyor (Sistemim: Pent.100, 16 MB Ram, Arclogic 2000-2MB Ekran Kartı, AWE32, 2 GB Harddisk) Win95'de install'dan sonra 'Error-Unable to allocate primary video buffer aborting' yazıyor. Birkaç yere sordum. Ekran kartı 2 MB olduğu için çalışmıyor dediler. Gerçekten bundan dolayı mıdır? Bu bana çok saçma geldi. Ne yani ekran kartı iyi diye oyunu oynayamayacak mıyım? O kadar da para saydım. 2-) Yazmışken bir soru daha sorayım. Civ2'de ocean'daki whale ve fish'leri nasıl toplayacağım. 3-) Şu anda Tool 'Aenima'da Stink Fist çalıyor. Muhteşem bir albüm. Tool dinler misin? Diğer dinlediklerim Alice in Chains, Mad Season, Fugazi, Kyuss, Smashing Pumpkins, Sonic Youth, White Zombie, Korn, COC, Paradise Lost, RATM. Bunlardan hangilerini dinlersin. Tolga Yaşar MAC: Merkeze mi? Maşuklar Yokuşu 2/2'ye yani. Aynı yerden bahsediyoruz değil mi? Hani maksimum psikopat ev sahibi olan yere (unutmam, unutamam). Kibarlık ediyorsun canım. Uzun bir süre için evimdi orası, ama hiç merkez olarak bakmamıştım. Bugünlerde Bahadır ve Şahin'le sürdürdüğümüz chat'ler nostalji yaralarımı tekrar açtı zaten, kanıyorlar ince ince. 1) Evet abi, 2MB Video RAM çok zararlı bir şey, valla, bana inanmayabilirsin ama bunu doktorlar, nükleer fizikçiler falan da söylüyor. Derhal kurtulman lazım o RAM'lardan. Sök onları bana yolla, ben hallederim. Aslına bakarsan bana RAM sorunundan çok, kartın cinsi olabilir gibi geldi. Piyasadaki bazı kartlar (eski olanlar aslında) Direkt-X uyumlu değiller. Senin kartın uyumlu olup olmadığını anlamak için (diğer Direct-X oyunlar da çalışmıyorsa) şu adrese (drivers/video.html) bir bak. Burda adı geçmiyorsa, kötü. Son zamanlarda çoğu oyun bu sistemi kullanıyor. Bir de, Win95'de, System bölümünde, bir video hızlandırma bölümü var. Cache yapma falan. Oradaki ayar normalde max'de duruyor, ama sen bir de değişik miktarlarda dene. Win95 bu, her kötülükte parmağı olduğunu farz etmekte yarar var. 2) Ne o, canın sıkıldı balığa gitmeye mi karar verdin? Benim bildiğim kadarıyla oyuna bir etkileri yok (sendekiler kuduz balinalar değilse tabi). Bırak, bugünlük dardanelle idare et. 3) Şöyle diyeyim, Mad Season, Fugazi, Kyuss, RATM dinlemem, Çünkü kim olduklarından bile haberim yok. Diğerlerini de (Paradise Lost, Smashing Pumpkins hariç) VIVA (buranın müzik kanalı) tenezzül edip çalarsa dinlerim, Çünkü bende albümleri yok. Hatta şu anda, sevdiğim beğendiğim gruplardan ricam, LÜTFEN ALBÜM ÇIKARMASINLAR! Alamıyoruz işte, paramız yok, yazık değil mi bana, duygularımla oynuyorlar. Offspring çıktı, Toten Hosen (live) çıktı, Depeche Mode çıktı, Skunk A. çıktı, U2 çıktı (uuhuhuhuhuhuhu); Aerosmith yolda, hiçbirini alamadım, alamayacağım da. Kendim çalıp, kendim dinleyeceğim mecburen (maksimum eziyet, çünkü kabiliyetsizim) IN DEM BESUCHER Sevgili Macbeth, Game-Show'un 16. sayısından beri senin köşeni büyük bir zevkle okuyorum. Fakat bugüne kadar yazma gereği duymadım. Çünkü takıldığım herhangi bir konu yoktu. Ama şimdi biraz var. Sorularıma geçiyorum (Aynı zamanda dergiyi A4 yaptığınız iyi oldu): 1- Bir kaç haftadır Sherlock Holmes The Case Of Rose Tattoo oynuyorum. Tam güzel güzel ilerlerken (tabi ki sizin ocak sayısındaki açıklamalarınıza göre) birden bir problem çıktı.

yani bakkalın üst katına gidiyorum fakat ona neleri göstereceğimi bilmiyorum (yüzük, not kağıdı ve kartı sadece gösterebildim). Ayrıca bunları gösterdikten sonra bir de masadaki kanıtları alın diye bir yazı vardı sizin açıklamanızda. Fakat bende masanın üstündeki şeyleri sağ tıkladığımda sadece look komutu beliriyor. Yani alamıyorum. Lütfen bana bu konuda yardımcı ol yoksa BAĞIRIP çıldıracağım. - Bir de Red Alert'i aldım. Beğendim güzel oyun. Ama Allied'larda 'Command Center'in içine girilen bir mission var ya

Lord, the!

Big wheels keep on turning, carry me home to see my kin singing songs about the southland. Well, I heard Mister Young sing about her, Well, I heard ole Neil put her down. Well, I hope Neil Young Will remember a southern man don't need Sweet home Alabama where the skies are so blue, Sweet home Alabama, Lord, I'm coming home to you. In Birmingham they love the Gov'nar. Now we all did what we could do. Now Watergate does not bother me. Does your bother you, tell the truth. Sweet home Alabama where the skies are so blue, Sweet home Alabama, Lord, I'm coming home to you. Now Muscle Shoals has got the Swampers and they've been known to pick a song or two. Lord, they get me off so much, They pick me up when I'm blue, now how about you, Sweet home Alabama where the skies are so blue, Sweet home Alabama, Lord, I'm coming home to you, Sweet home Alabama where the skies are so blue, Sweet home Alabama, Lord, I'm coming home to you.

belki Sorularım bu kadar umarım mektubumu yayınlarsın. Çünkü Sherlock Holmes'u çözmezsem delireceğim. En kısa zamanda o lanet kadının olduğu yeri geçmek istiyorum (ama nasıl? İşte bu sorunun cevabı sende). Bence derginiz çok güzel ve bizim gibiler oldukça hiç bir zaman batmazsınız. Gencer 'Can't Live Without Metal' Güvenç MAC: Dürüstlük de iyi bir şey aslında. Bugüne kadar sana işim düşmedi yazmadım, şimdi lazım oldun, pul parasına değer herhalde dedim yazıyorum. Eheheheheh, sen bana bakma, istediğin zaman yaz tabi (her ne kadar Sherlock Holmes kara listemde olsa bile). 1) Oradaki kanıtları alamamanın sebebi, hanımefendiye söyleyecek her şeyi söylememenden kaynaklanıyor olabilir. Ne söylemen gerektiğini hatırlamamın imkansız olduğu için sen her seçeneği kadına söyle. Ayrıca inventory'deki gerekli şeyleri göstermeyi de dene. 2) Ya aslında bilmiyorum, ben zamanında Warcraft'teki 'inside' görevleri gördüğümde niye bu kadar etkilenmişim? Niye etkilenmişim kız Intel? O zaman Dune2'deki görevlerin hep aynı olmasından sıkılmıştınız efem. Bir de genç ve saftınız efem. Ha ondan mı etkilenmişim. Valla safmışım (sen bana yaşlı mı diyorsun teneke? Estağfurullah efem). Red Alert'de gerçekten gıcık oldum. Ama bu dediğin görev o kadar zor değil, sadece ilk başta güneye doğru gitmen gerek. Aşağıda depo gibi bir yer var, bütün adamlarını bırak ve Spy'ı kullanarak oraya git. O zaman Tanya gelecek (kommando hanım yani). Tanya geldi mi zaten işlerin kolaylaşıyor, çünkü medic de var, Tanya öldürsün, medic de onu iyileştirsin işte. Görev bölümü. İlk bilgisayar kuzeyde (sorun değil), ondan sonraki biraz batıda (o da sorun değil), en sonuncu da biraz daha kuzeyde ve sorun, Çünkü orada bir flame tower var. Bunu geçmek için çeşitli yollar var (Güneş yağı mesela, en güçlüsünden) ama medic hala sağsa (bir bak bakalım), Tanya'nın health'ini full yapıp kıvrak bir mouse hareketiyle ona patlattırabilirsin. Hareket yeterince kıvrak olmazsa Tanya ölür, bu da iyi bir şey değildir (mission failed). Yani kısacası, becerene kadar denemen lazım (ben 10 kere denemişimdir herhalde) ama sonunda oluyor. NUR GEDULDET SIND And now the moment you've all been waitin' for. Here comes the ROOSTER!!! Abi sıkıldım bu başlık işinden. Selam veya merhaba MAC çok klasik, sevgili MAC başka şeyler çağrıştırıyor. Bundan sonra başlıklar alakasız olacak! (...) Gelelim sorulara: 1- Bir W95 canavarı olarak söyle bakalım, bir oyundan beğendiğim bir resmi nasıl W95'e doğru duvar kağıdı yapabilirim? 2- Diamond 3D 2000'in diğer kartlardan üstünlüğünü gözümle görebilmem için bir şey tavsiye etsene. 3- İmparatora ihanet gibi olacak ama X-Wing Collector's CD'yi alayım mı? Tavsiye eder misin? 4- Wing Commander 3'ü hiç oynamadım ve almayı düşünüyorum. WC3'ü alsam mı yoksa direkt WC4'ü mü alsam diye düşünüyorum. Please advise asap. 5- Darksun'ın yenisi çıksın. 6- Modem için US Robotics iyidir de neredeyse yarı fiyatına aynı hızda modemler var. Kaliteden ödün vermemek mi lazım yoksa pek fark etmez mi? Senin ki ne? 7- JA1 veya JA2'de Silencer'ın faydası ne? 8- Gelelim başka mevzulara. Ben Dungeon Keeper'dan umudumu kestim (fazla naz aşık usandırır). Artık öyle muhteşem bir şey olması lazım ki beğenilsin (adamın sevdiği kızı çok fazla yüceltmesi ve sonunda o sevgilinin kendisinin bile o yeri doldurmaması sendromu).. Lands of Lore 1'i çıksın onu bekliyorum. I tell you all my hate, everything in an application form, dead with a kiss. Mert 'Happy these days' Kızılok, Antalya MAC: Aaaa niye öyle diyorsun, sevgili MAC, her ne kadar değişik manalara çekilebilse bile hayatta duymayı en sevdiğim laflardan biri. Mektup ya da e-mail gelmiş demek (ben de sevinirim bu durumda). Dergideki yazılarda iç olaylarımızı yansıtmamızdan yakınmışsın (yakınmıştın, yer açısından kestim). aslında bir dereceye kadar haklısın, ama şunu da unutma, biz ne yaşıyorsak onu yazıyoruz, yani öyle kendimize hazırlayıp, sonradan doldurmaya 4 im around anyhow.

çalıştığımız roller yok (ben aslında sanat kritiği olarak yazar yazılarımı bundan sonra, mert de geometri öğretmeni olsun, emin kendini oynasın, psikopat olarak). Onun için kusurumuza bakma. 1) Aaaa (noluyor ya) hakaret ediyorsun valla. Olmaz ki ne, ben gideyim, hangi *.dll'ler silinince nereler sapıtıyor araştırayım, sen bana böyle çocuk çoluk soruları sor. Kalbim kırıldı valla. Ne var ki ne, resmi alabildiğini farz ederek (Çünkü geçen ay birilerine iyice anlatmıştım, yazıyı takip ediyorsan alabiliyor olman lazım), bmp formatına çevir (Photoshop ya da benzeri bir şeylerle), sonra istediğin yere kaydet. Win95'de desktop'tayken sağ klikle özellikler bölümünü aç, background denen yerden browse diyerek resmi bul seç, işte bu kadar. Ben de şimdi Win95 kullanarak hieroglyphics tercüme etme çabalarıma devam edeyim. 2) Derslerine çok iyi çalış, iyi bir okul bitir, bol maaşlı bir işe gir, 500 Mark biriktir, kartı al, tornavida bul, kasayı aç, hiçbir şeyi yakmadan kartı tak, kasayı kapat, kaybettiğin vidaları unut, aleti aç, bir simulasyon yükle, gör. 3) Bence şimdi gidip alırsan hayal kırıklığına uğrayacaksın. Aradan çok uzun zaman geçti, yine aldı gitti grafikler. Mesela Privateer2'nin uzay bölümleri hayvanlar kadar güzel. X-Wing'in bunun karşısında pek bir şansı yok. Biraz bekle, yeni oyun çıksın, onu alırsın. 4) 4'ü almakta yarar var. 3'ü bende o kadar oynamadım (bir baktım sadece) ama ileri ki hayatımda (Wing Commander 4 ve diğer yönlerden) bunun bir zararını görmedim açıkçası. 5) Öyle diyorsun da, çıkmayacak galiba. Benim şu andaki ricam Birthright ve Betrayal In Antara çıksın çünkü bunların resimlerine bakmaktan da sıkıldım, oynamak istiyorum artık. 6) Benim modem bilgim çok geniş değil ama, mesela Emin'in başka bir marka modemi var, yurt dışı bağlantılarında (internet değil, direkt) sorun çıkarıyor. Ondan iki katı pahalı US.Robotics takır takır bağlanıyor(muş). Demek ki bir fark var ortalarda. Ama ucuz olanlar gündelik İnternet bağlantısı için sanırım seni üzmezler. Benimki modem değil, bir ISDN kartı (başka bir şey, anlatması zor, install'i zor, adamı dağıtıyor demek oluyor yani), ve aşağılık, soyguncu, paragöz ve yalancı firma TELES'den (driver çekmek için bile 900'lü hatları var). 7) Hani bazen ne olduğunu anlamadan sandıklar ya da binalar patlıyor ya (sen uzaktayken), bu düşmanlar senin geldiğini duydular, malları ele geçirme diye imha ediyorlar demek oluyor (düşman oldukları kadar benciller de aynı zamanda). Buna engel olmak için 'sessizce' yaklaşmak lazım. Mesela kavurduğun adamların danalar gibi böğürmemesi için bıçak, ya da o kadar bile yaklaşamıyorsan Silencer'lı silahlar kullanman lazım. Sorun her iki oyunda da hemen hemen aynı. Bazı durumlarda patlayıcının hemen yanında duran adam, anında öldürmezsen patlayıcıları patlatıyor (söylemenin daha güzel bir yolunu bulamadım), bazen de birini öldürdüğünde (gürültülü bir şekilde) uzaktaki arkadaşları kıllanıyorlar (sen olsan kıllanmaz mıydın?) ve yine uzaktan kumandayla (ehem) patlayıcıları patlatıyorlar. Bir kere oynadığında tam olarak ne olup bittiğini anlamak zor aslında, benim gibi her sector'u, her görevi birkaç kere oynarsan yavaş yavaş olayları daha iyi görebilirsin. Valla netekim, benim Dungeon Keeper beklentim sürmekte. Umutla ve saf saf bekliyorum. Hayır, fikrin süper olmasını bırak bir kenara, ben hala böyle bir karışık fikri Nasıl oturtacaklar, oynanabilir hale getirecekler onu merak ediyorum. Şimdiye kadar gördüğüm demolar hep animasyondular (oyun ekranları vardı, ama oynanmıyordu), kısacası yani meraktan bekliyorum aslında (hani bu elbisenin altında neler vardır acaba dersin ya). WENN SIE VERSPRECHEN Sevgili MAC, Baba nasılsın, iyisin inşallah. Anormal bunaldım, sana mektup yazayım rahatlayım dedim. Hayatta başka bir şeyden anlamıyoruz (ben) bari bilgisayar muhabbeti yapalım dedim. 1- Hobbit acayip güzel kitap, Otostopçunun Galaxy Rehberi de, okurken beni ciddi ciddi güldüren ilk kitap oldu. Hobbit'i kaç yaşındayken okuduğunu sorsam ayıp olur mu? Daha doğrusu ne zaman Tolkien'den haberin oldu? Biri mi tavsiye etti? Onlardan başka önerebileceğin kitap var mı? (Türkçe) 2- Red Alert'i pek beğenmedin galiba. Bence çok iyi olmuş. Ayrıca bölümleri takır takır geçiyorum (övünmek gibi olmasın). Tiberium Sun'dan haberin var mı? Hiç resim falan gördün mü? 3- Geçen ay news'da haber yaptığınız Circle of Power herhalde Broken Sword olmalı. Çünkü konuda yazan şeyler ve resimler aynı. Yoksa Broken Sword'un devamı falan mı? Bu sorun çok önemli. Broken Sword'da İrlanda'daki aptal keçiyi geçemiyorum. N'olur yardım et. Kafayı yiyeceğim. 4- Rebel Assault 3 çıkacak mı? (lütfen çıksın, lütfen, lütfen, lütfen...) Civilization 3 çıkacak mı? (n'olur çıksın, n'olur, n'olur, n'olur). Sakın senaryo CD'sini al deme! 5- LucasArts X-Wing vs TieFighter, Jedi Knight ve kovboylu doom gibinden başka hangi oyunları çıkaracak? 6- HofM&M II oynadın mı? ilk fırsatta alacağım.

niye bu kadar pahalı? OEM yok mu? Burada orijinal 1-1.5 Milyon. Bir de aslında buradaki orijinal OEM'lerin orijinal olmadığı gibi bir his var içimde? Şimdi CD'nin üstünde oyunun resmi var ama manual'de fotokopi var, bu kesin orijinal midir? 8- Diablo oynayabildin mi? Daha oyunun başındayım? Yeni yerler çıkacak mı? Yeni köyle falan? 9- FRP oynamayı çok istiyorum. Şimdi sen tabii ki DaggerFall'ı al diyeceksin. Tamam, ama sonra. Şimdi sen Daggerfall'u C&C kabul et. Ben de senden oyun tavsiye istiyorum. Bu türe yeni başlayan biri olarak, bana Dune2 ve Warcraft yerine hangi FRP'yi tavsiye edersin? Çok eski olmasın. Mesela ben Menzo düşünüyorum. Sence iyi mi? Thunderscape nasıl? 10- Beni yanına çırak olarak alır mısın? Öğret nasıl sayfa yapılır, ben de kendi dergimi yapayım, size rakip olup sizde daha çok satayım. 11- Fiyatı 500000 yapıp 130 sayfa çıkamaz mısınız? Bence herkes almaya devam eder? Macbeth 20 sayfa olur, yeni mavra köşeler açılır, bence mükemmel ötesi olur, tabii sen de helak olursun? Red Skull, Ankara MAC: Nasılsın be koçum. Öyle işte. Sürünüyoruz yeni mekanlarda eski adetlere göre. Seni sormalı ehehehehe. 1) 13-14 yaşında falandım herhalde. Tarsus Amerikan'da mecburi okutulan kitaplardan biriydi (hala öyle mi bilmiyorum, söylesene bana Egemen, hal öyle mi?). Genelde ders olarak okunan bir kitabın nefret etkisi yapması gerekse bile benim anormal hoşuma gitmişti. Eğer komedi (konu değişti) kitaplar okumaya karar verirsen Terry Pratchett denemeni tavsiye ederim (ama yalnız olduğun yerlerde, durup dururken kahkaha atmak etrafta şüphe yaratıyor tecrübelerime göre), ha bir de Tim Robbins. 2) Beğenmedim değil aslında, oynadım da sonuna kadar, sankim ben C&C oynarken annem yemeğe çağırmış (uhuhuhuhuhu), ya da köpişle gezmeye çıkmışız, geri dönmüşüm de devam etmişim gibi oldu. Yani bir kere oynamak için, C&C mission diski gibi kabul edersen iyi bir şey. Tiberium Sun'ın ilk resimleri buralarda dolanmaya başladı ama şimdilik çıkanlar hep ara demolardan, ve hepimiz ara demo resimlerine bakıp fanteziler kurmanın zararlarını öğrenmiş bulunuyoruz çoktan. 3) Ya şimdi Circle of BLOOD (power değil, o benim hatam, bırakmam lazım bu temiz havada derin nefes alma işini) aynı zamanda Broken Sword yani aynı zamanda da The Shadow of the Templars (ya da öyle bir şeyler). Kısacası galiba akıllarına üç tane iyi isim gelmiş (broken sword da o kadar iyi isim sayılmaz aslında ya neyse), birini seçememişler, hepsini birden yapıştırmışlar. Oyunun tam çözümü bu sayıda var. 4) Ya ama bak bana çok baskı yapıyorsun ha. Lütfen falan, zaten yufka yürekliyim, söyleyemeyeceğim şimdi, üzülürsün diye. Bu söylediklerin hakkında hiçbir bilgi yok ortada. Çıkabilirler de çıkmayabilirler de- 5) Bir de işte bu ay haberlere koyduğum Rebellion var. Bu da StarWars'ı konu alan uzay stratejisi İşin daha ilginç tarafı, Star Wars filminin yeni eklemelerle bir daha piyasaya sürülmüş (ve yine hasılat rekoru kırmış) olması. Empire Strikes Back de yakında çıkacakmış. Yeni (yani gerçekten yeni, daha önce çıkmamış olaraktan yeni) filmin ne zaman çıkacağını bilmiyorum, ama onun için de yakında demişlerdi. Yani oyunlar istediğin gibi çıkmazsa sinemaya gidebilirsin. 4ğj 6) Ben birincisini çok oynamıştım, bu sefer vakit olmadı, ama Mert'in dediğine göre Serkan hala oynuyormuş, tabi bu iyiye işaret mi, kötüye işaret mi bilemeyeceğim. (Serkan kardeşim, ben senin yanındayım, sen bakma o psikopata). 7) Ehheheh, seni OEM'lerin orijinal olduğunu düşünmeye ne itti bilmiyorum (umut dünyası?), ama değiller. Çoğu garip gurup yerlerdeki fabrikalardan geliyorlar. Bu arada Türkiye'deki oyun fiyatlarındaki düşme beni de şok etti açıkçası. 8) Ben biraz ilerledim aslında ama yeni bir yerler çıkmadı. Hatta uzun zaman o nehirlerin, kayaların arasında da dolandım belki aradan bir yerden başka bir yere geçiliyordur diye (umut dünyası demiştim değil mi). Sanırım bu kadar hepsi. Köy de köy olsa içim yanmaz zaten. 9) Ya bir şey söyleyeyim, çok ters gelecek ama bence hiç oynamadıysan en eski SSI oyunlarından (eye of the beholder bile değil, daha eskileri, Death Knights, Dark Queen falan) başlaman. Böylece genel büyü ve camp/heal işleri hakkında çok daha iyi bir bilgin olur. Çünkü şimdilerdeki çoğu oyunlarda fireball'la lightning arasındaki (senin fark edebileceğin) tek fark ekranda çıkan efektin rengi. Bu oyunları oynayıp (burun kıvırmadan) sonra yavaş ilerlemek hem daha eğlenceli, hem de daha eğitici olacaktır kanımca. 10) Eheheh, ben seni yanıma çırak alsam, resimlerin kenarlarını sana temizlettirip, yazım hatalarını falan düzelttirsem, acaba sende başka bir dergi çıkaracak istek/takat kalır mı. Uzaktan çok zevkli görünmekle beraber bu iş insanın kanını emmektedir açıkçası. olduğundan eziyeti fark edilmemekte, olayın ciddiyeti, dergi bitip

7- Almanya'da oyunlar Tü masandan kalkmaya çalışırken sırt kemiklerinin 'when the saints go marching in' notalarına göre çıtırdadıklarında anlaşılmaktadır. Ya aslında benim de 100 sayfa olmak gibi bir fantezim olduğunu kabul ediyorum. (İntel çabuk vur bana, Taaak. Bir daha, Taaaaak. Bir daha. Taaaaaaaaak. Böyle şeyler söylememem lazım. Bir daha vur hatırlatma olarak. Taaaaaaaaaaaak) Ama elimizdeki imkanlarla şimdilik bu mümkün değil. Gerçi renk ve A4 işi için de böyle demiştik en başta, inşallah bu da olur bir gün. Ama ben o zaman olur muyum bilemem. Bir daha vur Intel, kulağıma küpe olsun (mecazi manada anne, hemen bayılma ya). Taaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaak. DAB SIE BALD WIEDER GEHN Sevgili MAC, *« Yukarıdaki paragrafı yazarken eskiyi hatırladım. Hüzünlendim. Bakalım bu halde nasıl devam edeceğim. Aaa, aklıma geldi, hani 'HitTürkiye NET'e gelecektin. Seni hitnet'e sokmak için neler yaptık, bir arkadaş E-mail'le bluewave yollamış, anlatmış ama sen hala ortalarda yoksun. Bak çok üzüyorsun beni ağlayacağım şimdi. Kıssadan hisse: seni hitnet'e bekliyoruz. Artık sorulara geçiyoruz. 1- Larry 7 çok güzel oyun ama reklam yapılmadığı için güme gittiği kanısındayım. Geminin üst katındaki kaptanın odasına nasıl gireceğim (veya kaptanla nasıl konuşacağım)? Zar oyununa nasıl katılacağım? Gene Larry de bulduğum 1134 rakamı neye yarar? 2- X-Com'da T'leth'e saldırmanın Leviathan'dan başka yolu var mı? (sadece merak) 3- Red Alert'de sandıklardan çıkan portakalımsı şey neye yarar, sandıktan başka neler çıkar? 4- Blood & Magic aldım çok beğendim (çok iyi bir strateji-frp karışımı) sence? 5- Sen Doom gibi oyunları sevmezdin, geçen ay ne oldu? 6- Win95 monitörün disketi ne yapar? Neyine yarar? Hiç yanında disketle gelen monitör gördün mü? 7- Win95'de klavyede menülü tuş tam olarak neye yarar? 8- İçinde 100 MB olan bir CD'ye DOS ve Windows 95 0 byte boş diyor, neden? 9- HardDisk'in hızı kaç hızlı CD sürücüye eşit? 10- Monitörümün üstündeki degauss tuşu neye yarar? 11- Son zamanlarda kablolu modem diye bir şey çıktı. Neye yarar? Hızı nedir? 12- Almanya'da internet bağlantısı için saatte ne kadar ödüyorsun? Undead MAC: Ya ne desem boş. Türkiye'yi direkt aramam hariç bütün önerilerle elimden geldiğince uğraştım (bir tek o yemedi), ama hala ortada bir şey yok. Olmuyor, olamıyor galiba, ya da büyük bir ihtimalle oluyor da ben beceremiyorum. Ama olana kadar HitNet'den Sinan Öztürk sizin mesajlarınızı bana, benim mesajlarımı da size ulaştırıyor (iyi çocuktur, ama casusluktan pek anlamaz ehehehe). Eğer bana ulaşmasını istediğin bir şey varsa, Sinan'ın adına post et, ve bana ulaştırmasını söyle (rica et daha yerinde bir kelime, bakan yaptım onu, ama bu yapmak zorunda demek değil). 1) Bilmem, belki de insanları baymaya başlamıştır artık ufak ufak. Ya da küçükken Larry'den derin zevkler alan bir sürü kişi pornografiyi keşfetmişlerdir. Ne bileyim, ben aslında en azından grafik stili (Ace Ventura'da olduğu gibi) ve espri (ucuzdur espri anlayışım) olarak beğendim, ama bu zar soruna cevap veremeyeceğim, çünkü sapıttırık olmadan nasıl diyeceğim bilemiyorum ki, eğer zarları aldıysan (heykelli yerden) gazinoya geldiğinde masaların dolu olduğunu görmüşsündür. Sen de onları oradan dağıtmak için gidip fasulyeli şeyden yemen gerekiyor. O şeyi yiyince, şey yapıyor, şooluyor, herkesten senin şeyinin şeyinden şey olup şeettirip gidiyorlar. Anladın umarım. Kaptan sorunu çok sinsice buldum, hatta beni kandırmaya çalıştığın kanısındayım :zaten oyunun bütün amacı kaptanın odasına girip şeyleriyle şaapmak değil mi? şimdi ben saf saf bu soruna şoolsam, sana bütün oyunu anlatmam gerekmez mi? şaapamayacağım şimdi, çok geç oldu, belki açıklarız oyunu yakın bir tarihte, açıklamazsak da, şaaptığın bir şey olursa, çekinme, hemen şaaap, ben de cevaplarım (rakam işini anlamadım valla). 2) Yok, aslında Leviathan'da sırf oyunun sonlarına kadar bekle diye bahane galiba. Bir nevi oyun ömrü uzatmaca. 3) Ya ne diyorsun ya? Part time olarak kabzımallık mı yapıyorsun? Ne sandığı, ne portakalı, mallar geldi mi Mahmut Abi. çürümüşler yolda ya, sana dedim soğutuculu kamyon tutah diye dinlemedin. Ben ne sandım gördüm, ne de portakal vallah. Belki sen multi player oynuyorsundur (degauss'lu monitörün olduğuna göre, oynarsın, helal), o zaman başka. Ben bilmiyorum, ama orada oyuna değişiklik katmak için bazı sürprizler varmış. Şimdi sana bu sandıklardan çıkan bonusların listesini veriyorum, böylece sürpriz müpriz kalmıyor (benim günahım yok, sen sordun, ha bu arada bunların turuncu olduğuna emin değilim). Armor upgrade: Doubles the of nearby entire map. Explosion : This hurts. Firepower upgrade: Doubles the shot power of nearby units. Heal base : All buildings are restored to full health. ICBM : Free single-shot nuke. Money : 2000 credits Napalm : This hurts too. Parabomb : Free single-shot parabomb. Reveal : Reveal entire radar map. Sonar : One-shot sonar pulse. Speed upgrade : Nearly doubles the speed of nearby units. Squad : Gives a squad of random infantry Unit : Gives a random vehicle Invulnerability : Makes units invulnerable for one minute. Timequake: Damages all units and buildings by 33 percent 4) Bilmem, ben lo-res olması şokunu atlatamadım. Yani hem AD&D license'sini alacaksın, hem de piyasa cayır cayır real time oyunlarla yanarken, gidip özenmeden bir oyun çıkaracaksın. Hayır grafik işinden öte, fikir iyi de, uygulaması çok zor. Her şeyin transform olmak zorunda olması, ve golemlerden mana toplama işi bana angarya gibi geldi. Belki de sen benden daha sabırlısındır. 5) Görev adamıyız ya, sırf benim sevdiğim oyunlar olmasın diye seçmeceye koymaya karar verdik. Ben pek memnun kalmadım, umarım sen beğenmişsindir (doom-gibin oyunları, oynuyorum, sayfa yapmak ve oyunlardan resim çalmak için, sadece bana çok zevkli gelmiyorlar). 6) Vardır aralarında bir şeyler, çok kurcalamamak lazım, doğru scan rate'leri falan merak ediyordur Win95 (canavar ya, her şeyi bilecek işte) ama denemek istersen demin anlattığım gibi, desktop'ta sağ click yaptıktan sonra özellikler deyip en sağdaki seçenekte, değiştir cart, curt deyip, monitör için have diskette diyebilirsin. Yalnız OK'e bastıktan sonra odadan hızla çıkmanı tavsiye ederim. 7) Bence çok işe yarıyor, soldaki start menüsüne mouse'la klik yapmakla aynı şey,, sağdaki de mouse'un sağ tuşuyla aynı işlem. Sistem iyice kanırıp seni dinlemediğinde, ya da bir program (genelde Oyun) desktop'a dönmene izin vermediğinde bunları kullanabilirsin. Aynı zamanda macbeth'i uzun yazılar yazarken serçe parmaklarını bu tuşlara koyarak dinlendirebilirsin (niye öbür tuşlar olmaz deme, onlara basınca ekranda bir şeyler çıkıyor çünkü). 8) Farzet 500 MB free dediler, ne yapacaksın? Nasıl yazacaksın? Benim bilmediğim bir CD yazma yeteneğine mi sahipsin? Bak DOS'la Windows, sırf sen üzülme diye, CD yazıcın olmadığı gerçeğini suratına vurmayıp kibarlık ediyorlar, bak abi bu cd zaten dolu, üzme kendini, yazacak bir şey yok ayağına yatıyorlar, sen nankörlük ediyorsun. 9) Tabi hard diskin hızına göre de değişir bu, ama muhabbet oralara kayarsa asla çıkamayız bu cevabın içinden (limit olarak vermem gerekir o zaman sana oranı), ama normalde, orta halli bir hd 12 hızlı bir Cd kadar hızlıdır (sanki öyle bir şey varmış gibi) 10) Birincisi bana ve tüm okuyuculara gösteriyor ki, sen de çok para var. Yani degauss dediğin her monitörle bulunmaz, pahalılarda vardır. Sen bir de tutup ilgilenmemişsin bu güne kadar, bu paranın çok daha fazla olduğunu gösterir (umursamazlık durumundan). Valla bizim çevrede bilen çıkmadı, para topladık aramızda, zengin mahallesine gittik, onlar da dediler ki, mesela full tek renk bir ekran gösterirken ekranda bazı bozulmalar, ya da renk kaymaları görüyorsan bu monitörün magnetize olmuş demek olabilirmiş. Fakirler bunla yaşamak zorundalar, çünkü yapabilecekleri bir şey yok, ama zengin olanlar degauss tuşuna manikürlü parmaklarıyla dokunup hemen bu sorunu çözerler (şaka yaptığımı biliyorsun değil mi, bugünlerde bir monitör sorunum var da, genel olarak bu konuya kinliyim). 11) Yani aslında bütün modemlerin kablosu olduğu kanısındayım, ama sen kablolu televizyon hatlarını kullananları diyorsan, bunlar bizden ileri ülkelerde yeni başlayan bir uygulama. ISP olarak kablolu yayını aldığın firmayı kullanıyorsun ve data transferini eve televizyon için çekilen kablo üzerinden yapıyorsun (görüyorsunuz, çocuklar, kablo lafı buradan geliyor). Benim anladığım kadarıyla hayvan kadar hızlılar (yani benim hız kavramını aşıyorlar). 12) Bak şimdi, mesela biz bu mektuptan sonra küsüşürsek tek suçlusu sensin. Nerede şu anda kafamı kurcalayan soru var, gelip tak diye buluyorsun. Çok Ödüyorum, hatta sinir edici derecede çok. Bir adet unlimited ISP'im var, ona 50 mark ödüyorum ayda, ama beni asıl telefon parası göçertiyor. Günün saatine göre bir saat online 5 markla 2 mark arası değişiyor. Bir de kalleş Telekom'um kendi var ki, ona abone olan saftirik insanlar saat başına 6-9 mark ödüyorlar. Bu konudaki sinirimi ya haberleşme bakanından, ya faturayı getiren postacıdan, ya faturayı ödediğim banka memuresi hanımdan ya da DURUP DURURKEN BUNU SORUP SİNİRİMİ BOZAN OKUYUCUMDAN çıkarmayı düşünüyorum. Uhuhuhuhu, Intel sinir ilacım nerede, yazı bitince okuyucuma bir özür mektubu yaz tamam mı. İnandırıcı olması için sol kulağımı da koy zarfa. Hatta elin değmişken boynumu da kes. Dergi bitti, yazı bitti, ben de bittim. Olm böyle mi kesilir boyun ya, batırdın ortalığı, ver ver, ben keserim, sen yazıyı save et. Murat'Distant'Adanç Ihlamurdere Cad. Akel İşhanı No:2/5 Beşiktaş 80690, İstanbul 'garip bir sessizlik çökerdi Boğaza geceleri'

KILL

KEİ