Gameshow sayı 25, sayfa 52

Bu sayfadaki yazılar

Sayfanın metni

Sayfa 52

çalıştığımız roller yok (ben aslında sanat kritiği olarak yazar yazılarımı bundan sonra, mert de geometri öğretmeni olsun, emin kendini oynasın, psikopat olarak). Onun için kusurumuza bakma. 1) Aaaa (noluyor ya) hakaret ediyorsun valla. Olmaz ki ne, ben gideyim, hangi *.dll'ler silinince nereler sapıtıyor araştırayım, sen bana böyle çocuk çoluk soruları sor. Kalbim kırıldı valla. Ne var ki ne, resmi alabildiğini farz ederek (Çünkü geçen ay birilerine iyice anlatmıştım, yazıyı takip ediyorsan alabiliyor olman lazım), bmp formatına çevir (Photoshop ya da benzeri bir şeylerle), sonra istediğin yere kaydet. Win95'de desktop'tayken sağ klikle özellikler bölümünü aç, background denen yerden browse diyerek resmi bul seç, işte bu kadar. Ben de şimdi Win95 kullanarak hieroglyphics tercüme etme çabalarıma devam edeyim. 2) Derslerine çok iyi çalış, iyi bir okul bitir, bol maaşlı bir işe gir, 500 Mark biriktir, kartı al, tornavida bul, kasayı aç, hiçbir şeyi yakmadan kartı tak, kasayı kapat, kaybettiğin vidaları unut, aleti aç, bir simulasyon yükle, gör. 3) Bence şimdi gidip alırsan hayal kırıklığına uğrayacaksın. Aradan çok uzun zaman geçti, yine aldı gitti grafikler. Mesela Privateer2'nin uzay bölümleri hayvanlar kadar güzel. X-Wing'in bunun karşısında pek bir şansı yok. Biraz bekle, yeni oyun çıksın, onu alırsın. 4) 4'ü almakta yarar var. 3'ü bende o kadar oynamadım (bir baktım sadece) ama ileri ki hayatımda (Wing Commander 4 ve diğer yönlerden) bunun bir zararını görmedim açıkçası. 5) Öyle diyorsun da, çıkmayacak galiba. Benim şu andaki ricam Birthright ve Betrayal In Antara çıksın çünkü bunların resimlerine bakmaktan da sıkıldım, oynamak istiyorum artık. 6) Benim modem bilgim çok geniş değil ama, mesela Emin'in başka bir marka modemi var, yurt dışı bağlantılarında (internet değil, direkt) sorun çıkarıyor. Ondan iki katı pahalı US.Robotics takır takır bağlanıyor(muş). Demek ki bir fark var ortalarda. Ama ucuz olanlar gündelik İnternet bağlantısı için sanırım seni üzmezler. Benimki modem değil, bir ISDN kartı (başka bir şey, anlatması zor, install'i zor, adamı dağıtıyor demek oluyor yani), ve aşağılık, soyguncu, paragöz ve yalancı firma TELES'den (driver çekmek için bile 900'lü hatları var). 7) Hani bazen ne olduğunu anlamadan sandıklar ya da binalar patlıyor ya (sen uzaktayken), bu düşmanlar senin geldiğini duydular, malları ele geçirme diye imha ediyorlar demek oluyor (düşman oldukları kadar benciller de aynı zamanda). Buna engel olmak için 'sessizce' yaklaşmak lazım. Mesela kavurduğun adamların danalar gibi böğürmemesi için bıçak, ya da o kadar bile yaklaşamıyorsan Silencer'lı silahlar kullanman lazım. Sorun her iki oyunda da hemen hemen aynı. Bazı durumlarda patlayıcının hemen yanında duran adam, anında öldürmezsen patlayıcıları patlatıyor (söylemenin daha güzel bir yolunu bulamadım), bazen de birini öldürdüğünde (gürültülü bir şekilde) uzaktaki arkadaşları kıllanıyorlar (sen olsan kıllanmaz mıydın?) ve yine uzaktan kumandayla (ehem) patlayıcıları patlatıyorlar. Bir kere oynadığında tam olarak ne olup bittiğini anlamak zor aslında, benim gibi her sector'u, her görevi birkaç kere oynarsan yavaş yavaş olayları daha iyi görebilirsin. Valla netekim, benim Dungeon Keeper beklentim sürmekte. Umutla ve saf saf bekliyorum. Hayır, fikrin süper olmasını bırak bir kenara, ben hala böyle bir karışık fikri Nasıl oturtacaklar, oynanabilir hale getirecekler onu merak ediyorum. Şimdiye kadar gördüğüm demolar hep animasyondular (oyun ekranları vardı, ama oynanmıyordu), kısacası yani meraktan bekliyorum aslında (hani bu elbisenin altında neler vardır acaba dersin ya). WENN SIE VERSPRECHEN Sevgili MAC, Baba nasılsın, iyisin inşallah. Anormal bunaldım, sana mektup yazayım rahatlayım dedim. Hayatta başka bir şeyden anlamıyoruz (ben) bari bilgisayar muhabbeti yapalım dedim. 1- Hobbit acayip güzel kitap, Otostopçunun Galaxy Rehberi de, okurken beni ciddi ciddi güldüren ilk kitap oldu. Hobbit'i kaç yaşındayken okuduğunu sorsam ayıp olur mu? Daha doğrusu ne zaman Tolkien'den haberin oldu? Biri mi tavsiye etti? Onlardan başka önerebileceğin kitap var mı? (Türkçe) 2- Red Alert'i pek beğenmedin galiba. Bence çok iyi olmuş. Ayrıca bölümleri takır takır geçiyorum (övünmek gibi olmasın). Tiberium Sun'dan haberin var mı? Hiç resim falan gördün mü? 3- Geçen ay news'da haber yaptığınız Circle of Power herhalde Broken Sword olmalı. Çünkü konuda yazan şeyler ve resimler aynı. Yoksa Broken Sword'un devamı falan mı? Bu sorun çok önemli. Broken Sword'da İrlanda'daki aptal keçiyi geçemiyorum. N'olur yardım et. Kafayı yiyeceğim. 4- Rebel Assault 3 çıkacak mı? (lütfen çıksın, lütfen, lütfen, lütfen...) Civilization 3 çıkacak mı? (n'olur çıksın, n'olur, n'olur, n'olur). Sakın senaryo CD'sini al deme! 5- LucasArts X-Wing vs TieFighter, Jedi Knight ve kovboylu doom gibinden başka hangi oyunları çıkaracak? 6- HofM&M II oynadın mı? ilk fırsatta alacağım.

niye bu kadar pahalı? OEM yok mu? Burada orijinal 1-1.5 Milyon. Bir de aslında buradaki orijinal OEM'lerin orijinal olmadığı gibi bir his var içimde? Şimdi CD'nin üstünde oyunun resmi var ama manual'de fotokopi var, bu kesin orijinal midir? 8- Diablo oynayabildin mi? Daha oyunun başındayım? Yeni yerler çıkacak mı? Yeni köyle falan? 9- FRP oynamayı çok istiyorum. Şimdi sen tabii ki DaggerFall'ı al diyeceksin. Tamam, ama sonra. Şimdi sen Daggerfall'u C&C kabul et. Ben de senden oyun tavsiye istiyorum. Bu türe yeni başlayan biri olarak, bana Dune2 ve Warcraft yerine hangi FRP'yi tavsiye edersin? Çok eski olmasın. Mesela ben Menzo düşünüyorum. Sence iyi mi? Thunderscape nasıl? 10- Beni yanına çırak olarak alır mısın? Öğret nasıl sayfa yapılır, ben de kendi dergimi yapayım, size rakip olup sizde daha çok satayım. 11- Fiyatı 500000 yapıp 130 sayfa çıkamaz mısınız? Bence herkes almaya devam eder? Macbeth 20 sayfa olur, yeni mavra köşeler açılır, bence mükemmel ötesi olur, tabii sen de helak olursun? Red Skull, Ankara MAC: Nasılsın be koçum. Öyle işte. Sürünüyoruz yeni mekanlarda eski adetlere göre. Seni sormalı ehehehehe. 1) 13-14 yaşında falandım herhalde. Tarsus Amerikan'da mecburi okutulan kitaplardan biriydi (hala öyle mi bilmiyorum, söylesene bana Egemen, hal öyle mi?). Genelde ders olarak okunan bir kitabın nefret etkisi yapması gerekse bile benim anormal hoşuma gitmişti. Eğer komedi (konu değişti) kitaplar okumaya karar verirsen Terry Pratchett denemeni tavsiye ederim (ama yalnız olduğun yerlerde, durup dururken kahkaha atmak etrafta şüphe yaratıyor tecrübelerime göre), ha bir de Tim Robbins. 2) Beğenmedim değil aslında, oynadım da sonuna kadar, sankim ben C&C oynarken annem yemeğe çağırmış (uhuhuhuhuhu), ya da köpişle gezmeye çıkmışız, geri dönmüşüm de devam etmişim gibi oldu. Yani bir kere oynamak için, C&C mission diski gibi kabul edersen iyi bir şey. Tiberium Sun'ın ilk resimleri buralarda dolanmaya başladı ama şimdilik çıkanlar hep ara demolardan, ve hepimiz ara demo resimlerine bakıp fanteziler kurmanın zararlarını öğrenmiş bulunuyoruz çoktan. 3) Ya şimdi Circle of BLOOD (power değil, o benim hatam, bırakmam lazım bu temiz havada derin nefes alma işini) aynı zamanda Broken Sword yani aynı zamanda da The Shadow of the Templars (ya da öyle bir şeyler). Kısacası galiba akıllarına üç tane iyi isim gelmiş (broken sword da o kadar iyi isim sayılmaz aslında ya neyse), birini seçememişler, hepsini birden yapıştırmışlar. Oyunun tam çözümü bu sayıda var. 4) Ya ama bak bana çok baskı yapıyorsun ha. Lütfen falan, zaten yufka yürekliyim, söyleyemeyeceğim şimdi, üzülürsün diye. Bu söylediklerin hakkında hiçbir bilgi yok ortada. Çıkabilirler de çıkmayabilirler de- 5) Bir de işte bu ay haberlere koyduğum Rebellion var. Bu da StarWars'ı konu alan uzay stratejisi İşin daha ilginç tarafı, Star Wars filminin yeni eklemelerle bir daha piyasaya sürülmüş (ve yine hasılat rekoru kırmış) olması. Empire Strikes Back de yakında çıkacakmış. Yeni (yani gerçekten yeni, daha önce çıkmamış olaraktan yeni) filmin ne zaman çıkacağını bilmiyorum, ama onun için de yakında demişlerdi. Yani oyunlar istediğin gibi çıkmazsa sinemaya gidebilirsin. 4ğj 6) Ben birincisini çok oynamıştım, bu sefer vakit olmadı, ama Mert'in dediğine göre Serkan hala oynuyormuş, tabi bu iyiye işaret mi, kötüye işaret mi bilemeyeceğim. (Serkan kardeşim, ben senin yanındayım, sen bakma o psikopata). 7) Ehheheh, seni OEM'lerin orijinal olduğunu düşünmeye ne itti bilmiyorum (umut dünyası?), ama değiller. Çoğu garip gurup yerlerdeki fabrikalardan geliyorlar. Bu arada Türkiye'deki oyun fiyatlarındaki düşme beni de şok etti açıkçası. 8) Ben biraz ilerledim aslında ama yeni bir yerler çıkmadı. Hatta uzun zaman o nehirlerin, kayaların arasında da dolandım belki aradan bir yerden başka bir yere geçiliyordur diye (umut dünyası demiştim değil mi). Sanırım bu kadar hepsi. Köy de köy olsa içim yanmaz zaten. 9) Ya bir şey söyleyeyim, çok ters gelecek ama bence hiç oynamadıysan en eski SSI oyunlarından (eye of the beholder bile değil, daha eskileri, Death Knights, Dark Queen falan) başlaman. Böylece genel büyü ve camp/heal işleri hakkında çok daha iyi bir bilgin olur. Çünkü şimdilerdeki çoğu oyunlarda fireball'la lightning arasındaki (senin fark edebileceğin) tek fark ekranda çıkan efektin rengi. Bu oyunları oynayıp (burun kıvırmadan) sonra yavaş ilerlemek hem daha eğlenceli, hem de daha eğitici olacaktır kanımca. 10) Eheheh, ben seni yanıma çırak alsam, resimlerin kenarlarını sana temizlettirip, yazım hatalarını falan düzelttirsem, acaba sende başka bir dergi çıkaracak istek/takat kalır mı. Uzaktan çok zevkli görünmekle beraber bu iş insanın kanını emmektedir açıkçası. olduğundan eziyeti fark edilmemekte, olayın ciddiyeti, dergi bitip

7- Almanya'da oyunlar Tü masandan kalkmaya çalışırken sırt kemiklerinin 'when the saints go marching in' notalarına göre çıtırdadıklarında anlaşılmaktadır. Ya aslında benim de 100 sayfa olmak gibi bir fantezim olduğunu kabul ediyorum. (İntel çabuk vur bana, Taaak. Bir daha, Taaaaak. Bir daha. Taaaaaaaaak. Böyle şeyler söylememem lazım. Bir daha vur hatırlatma olarak. Taaaaaaaaaaaak) Ama elimizdeki imkanlarla şimdilik bu mümkün değil. Gerçi renk ve A4 işi için de böyle demiştik en başta, inşallah bu da olur bir gün. Ama ben o zaman olur muyum bilemem. Bir daha vur Intel, kulağıma küpe olsun (mecazi manada anne, hemen bayılma ya). Taaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaak. DAB SIE BALD WIEDER GEHN Sevgili MAC, *« Yukarıdaki paragrafı yazarken eskiyi hatırladım. Hüzünlendim. Bakalım bu halde nasıl devam edeceğim. Aaa, aklıma geldi, hani 'HitTürkiye NET'e gelecektin. Seni hitnet'e sokmak için neler yaptık, bir arkadaş E-mail'le bluewave yollamış, anlatmış ama sen hala ortalarda yoksun. Bak çok üzüyorsun beni ağlayacağım şimdi. Kıssadan hisse: seni hitnet'e bekliyoruz. Artık sorulara geçiyoruz. 1- Larry 7 çok güzel oyun ama reklam yapılmadığı için güme gittiği kanısındayım. Geminin üst katındaki kaptanın odasına nasıl gireceğim (veya kaptanla nasıl konuşacağım)? Zar oyununa nasıl katılacağım? Gene Larry de bulduğum 1134 rakamı neye yarar? 2- X-Com'da T'leth'e saldırmanın Leviathan'dan başka yolu var mı? (sadece merak) 3- Red Alert'de sandıklardan çıkan portakalımsı şey neye yarar, sandıktan başka neler çıkar? 4- Blood & Magic aldım çok beğendim (çok iyi bir strateji-frp karışımı) sence? 5- Sen Doom gibi oyunları sevmezdin, geçen ay ne oldu? 6- Win95 monitörün disketi ne yapar? Neyine yarar? Hiç yanında disketle gelen monitör gördün mü? 7- Win95'de klavyede menülü tuş tam olarak neye yarar? 8- İçinde 100 MB olan bir CD'ye DOS ve Windows 95 0 byte boş diyor, neden? 9- HardDisk'in hızı kaç hızlı CD sürücüye eşit? 10- Monitörümün üstündeki degauss tuşu neye yarar? 11- Son zamanlarda kablolu modem diye bir şey çıktı. Neye yarar? Hızı nedir? 12- Almanya'da internet bağlantısı için saatte ne kadar ödüyorsun? Undead MAC: Ya ne desem boş. Türkiye'yi direkt aramam hariç bütün önerilerle elimden geldiğince uğraştım (bir tek o yemedi), ama hala ortada bir şey yok. Olmuyor, olamıyor galiba, ya da büyük bir ihtimalle oluyor da ben beceremiyorum. Ama olana kadar HitNet'den Sinan Öztürk sizin mesajlarınızı bana, benim mesajlarımı da size ulaştırıyor (iyi çocuktur, ama casusluktan pek anlamaz ehehehe). Eğer bana ulaşmasını istediğin bir şey varsa, Sinan'ın adına post et, ve bana ulaştırmasını söyle (rica et daha yerinde bir kelime, bakan yaptım onu, ama bu yapmak zorunda demek değil). 1) Bilmem, belki de insanları baymaya başlamıştır artık ufak ufak. Ya da küçükken Larry'den derin zevkler alan bir sürü kişi pornografiyi keşfetmişlerdir. Ne bileyim, ben aslında en azından grafik stili (Ace Ventura'da olduğu gibi) ve espri (ucuzdur espri anlayışım) olarak beğendim, ama bu zar soruna cevap veremeyeceğim, çünkü sapıttırık olmadan nasıl diyeceğim bilemiyorum ki, eğer zarları aldıysan (heykelli yerden) gazinoya geldiğinde masaların dolu olduğunu görmüşsündür. Sen de onları oradan dağıtmak için gidip fasulyeli şeyden yemen gerekiyor. O şeyi yiyince, şey yapıyor, şooluyor, herkesten senin şeyinin şeyinden şey olup şeettirip gidiyorlar. Anladın umarım. Kaptan sorunu çok sinsice buldum, hatta beni kandırmaya çalıştığın kanısındayım :zaten oyunun bütün amacı kaptanın odasına girip şeyleriyle şaapmak değil mi? şimdi ben saf saf bu soruna şoolsam, sana bütün oyunu anlatmam gerekmez mi? şaapamayacağım şimdi, çok geç oldu, belki açıklarız oyunu yakın bir tarihte, açıklamazsak da, şaaptığın bir şey olursa, çekinme, hemen şaaap, ben de cevaplarım (rakam işini anlamadım valla). 2) Yok, aslında Leviathan'da sırf oyunun sonlarına kadar bekle diye bahane galiba. Bir nevi oyun ömrü uzatmaca. 3) Ya ne diyorsun ya? Part time olarak kabzımallık mı yapıyorsun? Ne sandığı, ne portakalı, mallar geldi mi Mahmut Abi. çürümüşler yolda ya, sana dedim soğutuculu kamyon tutah diye dinlemedin. Ben ne sandım gördüm, ne de portakal vallah. Belki sen multi player oynuyorsundur (degauss'lu monitörün olduğuna göre, oynarsın, helal), o zaman başka. Ben bilmiyorum, ama orada oyuna değişiklik katmak için bazı sürprizler varmış. Şimdi sana bu sandıklardan çıkan bonusların listesini veriyorum, böylece sürpriz müpriz kalmıyor (benim günahım yok, sen sordun, ha bu arada bunların turuncu olduğuna emin değilim). Armor upgrade: Doubles the of nearby entire map. Explosion : This hurts. Firepower upgrade: Doubles the shot power of nearby units. Heal base : All buildings are restored to full health. ICBM : Free single-shot nuke. Money : 2000 credits Napalm : This hurts too. Parabomb : Free single-shot parabomb. Reveal : Reveal entire radar map. Sonar : One-shot sonar pulse. Speed upgrade : Nearly doubles the speed of nearby units. Squad : Gives a squad of random infantry Unit : Gives a random vehicle Invulnerability : Makes units invulnerable for one minute. Timequake: Damages all units and buildings by 33 percent 4) Bilmem, ben lo-res olması şokunu atlatamadım. Yani hem AD&D license'sini alacaksın, hem de piyasa cayır cayır real time oyunlarla yanarken, gidip özenmeden bir oyun çıkaracaksın. Hayır grafik işinden öte, fikir iyi de, uygulaması çok zor. Her şeyin transform olmak zorunda olması, ve golemlerden mana toplama işi bana angarya gibi geldi. Belki de sen benden daha sabırlısındır. 5) Görev adamıyız ya, sırf benim sevdiğim oyunlar olmasın diye seçmeceye koymaya karar verdik. Ben pek memnun kalmadım, umarım sen beğenmişsindir (doom-gibin oyunları, oynuyorum, sayfa yapmak ve oyunlardan resim çalmak için, sadece bana çok zevkli gelmiyorlar). 6) Vardır aralarında bir şeyler, çok kurcalamamak lazım, doğru scan rate'leri falan merak ediyordur Win95 (canavar ya, her şeyi bilecek işte) ama denemek istersen demin anlattığım gibi, desktop'ta sağ click yaptıktan sonra özellikler deyip en sağdaki seçenekte, değiştir cart, curt deyip, monitör için have diskette diyebilirsin. Yalnız OK'e bastıktan sonra odadan hızla çıkmanı tavsiye ederim. 7) Bence çok işe yarıyor, soldaki start menüsüne mouse'la klik yapmakla aynı şey,, sağdaki de mouse'un sağ tuşuyla aynı işlem. Sistem iyice kanırıp seni dinlemediğinde, ya da bir program (genelde Oyun) desktop'a dönmene izin vermediğinde bunları kullanabilirsin. Aynı zamanda macbeth'i uzun yazılar yazarken serçe parmaklarını bu tuşlara koyarak dinlendirebilirsin (niye öbür tuşlar olmaz deme, onlara basınca ekranda bir şeyler çıkıyor çünkü). 8) Farzet 500 MB free dediler, ne yapacaksın? Nasıl yazacaksın? Benim bilmediğim bir CD yazma yeteneğine mi sahipsin? Bak DOS'la Windows, sırf sen üzülme diye, CD yazıcın olmadığı gerçeğini suratına vurmayıp kibarlık ediyorlar, bak abi bu cd zaten dolu, üzme kendini, yazacak bir şey yok ayağına yatıyorlar, sen nankörlük ediyorsun. 9) Tabi hard diskin hızına göre de değişir bu, ama muhabbet oralara kayarsa asla çıkamayız bu cevabın içinden (limit olarak vermem gerekir o zaman sana oranı), ama normalde, orta halli bir hd 12 hızlı bir Cd kadar hızlıdır (sanki öyle bir şey varmış gibi) 10) Birincisi bana ve tüm okuyuculara gösteriyor ki, sen de çok para var. Yani degauss dediğin her monitörle bulunmaz, pahalılarda vardır. Sen bir de tutup ilgilenmemişsin bu güne kadar, bu paranın çok daha fazla olduğunu gösterir (umursamazlık durumundan). Valla bizim çevrede bilen çıkmadı, para topladık aramızda, zengin mahallesine gittik, onlar da dediler ki, mesela full tek renk bir ekran gösterirken ekranda bazı bozulmalar, ya da renk kaymaları görüyorsan bu monitörün magnetize olmuş demek olabilirmiş. Fakirler bunla yaşamak zorundalar, çünkü yapabilecekleri bir şey yok, ama zengin olanlar degauss tuşuna manikürlü parmaklarıyla dokunup hemen bu sorunu çözerler (şaka yaptığımı biliyorsun değil mi, bugünlerde bir monitör sorunum var da, genel olarak bu konuya kinliyim). 11) Yani aslında bütün modemlerin kablosu olduğu kanısındayım, ama sen kablolu televizyon hatlarını kullananları diyorsan, bunlar bizden ileri ülkelerde yeni başlayan bir uygulama. ISP olarak kablolu yayını aldığın firmayı kullanıyorsun ve data transferini eve televizyon için çekilen kablo üzerinden yapıyorsun (görüyorsunuz, çocuklar, kablo lafı buradan geliyor). Benim anladığım kadarıyla hayvan kadar hızlılar (yani benim hız kavramını aşıyorlar). 12) Bak şimdi, mesela biz bu mektuptan sonra küsüşürsek tek suçlusu sensin. Nerede şu anda kafamı kurcalayan soru var, gelip tak diye buluyorsun. Çok Ödüyorum, hatta sinir edici derecede çok. Bir adet unlimited ISP'im var, ona 50 mark ödüyorum ayda, ama beni asıl telefon parası göçertiyor. Günün saatine göre bir saat online 5 markla 2 mark arası değişiyor. Bir de kalleş Telekom'um kendi var ki, ona abone olan saftirik insanlar saat başına 6-9 mark ödüyorlar. Bu konudaki sinirimi ya haberleşme bakanından, ya faturayı getiren postacıdan, ya faturayı ödediğim banka memuresi hanımdan ya da DURUP DURURKEN BUNU SORUP SİNİRİMİ BOZAN OKUYUCUMDAN çıkarmayı düşünüyorum. Uhuhuhuhu, Intel sinir ilacım nerede, yazı bitince okuyucuma bir özür mektubu yaz tamam mı. İnandırıcı olması için sol kulağımı da koy zarfa. Hatta elin değmişken boynumu da kes. Dergi bitti, yazı bitti, ben de bittim. Olm böyle mi kesilir boyun ya, batırdın ortalığı, ver ver, ben keserim, sen yazıyı save et. Murat'Distant'Adanç Ihlamurdere Cad. Akel İşhanı No:2/5 Beşiktaş 80690, İstanbul 'garip bir sessizlik çökerdi Boğaza geceleri'

Klavyeyle gezinmek için ← ve → tuşları.